Therapia?dan Tarabya?ya ? Orhan Türker

İstanbul’un Osmanlılar tarafından ele geçirilişinden sonra, fakir Rum balıkçı ve bahçevanların yaşadığı, şehrin merkezinden oldukça uzakta ve Karadeniz’den gelecek beklenmedik saldırılara karşı korumasız bir sahil köyü olan Therapia’nın kaderi 17. yüzyılın ikinci yarısından sonra değişmeye başlamıştır. Trakya’nın doğusunda İstanbul’u çevreleyen çok sayıda köyde o zamanlar yaşamakta olan ve sayıları binlerle ifade edilen Rum – Ortodoks nüfusunun dini ve sosyal dayanışma merkezi olan Derkon (Terkos) Metropolitliği, Trakya’nın Terkos (Durusu) köyünde bulunan metropolitik merkezini buradan İstanbul’a daha yakın ve deniz kenarında bir yere nakletmek isteyince; bu işe en uygun yer olarak Threapia seçilmiştir.

Kısa bir zaman dilimi içinde önce lokanta ve dükkanlar, sonra da evler el değiştirmeye başladı. Önce Rumcanın en fazla işitildiği çarşı Türkleşti. Geride kalan Rumlar Therapia’ya Tarabya demeyi zor da olsa benimsediler. Gözüpek Rum balıkçıların yerine gençler yetişmedi. Onlar kısmetlerini vatanlarından uzakta aramak zorunda kaldılar.
1970’lerden itibaren artan ve halen süregelen içgöçten Tarabya da inanılmaz boyutlarda payını aldı. Ortaya dev boyutlu, sosyal ve ekonomik çelişkilerle dolu bambaşka bir Tarabya çıktı. Eski Tarabya’dan geriye ise bu kitapta anlatılan satırlar kaldı.

Kitabın Künyesi
Therapia’dan Tarabya’ya,
Orhan Türker,
Sel Yayıncılık,
Sayfa Sayısı : 96
Basım Tarihi : 03 – 2006

Yorum yapın

Daha fazla Seyahat Kitapları
Antigoni?den Burgaz?a / Küçük Bir Adanın Hikayesi ? Orhan Türker

(*) Burgazada, bir ucundan öbür ucuna bir solukta yürünebilecek kısacık bir kıyı şeridi. Araba yok, benzin kokusu yok, kışlar vahşi,...

Kapat