Etiket: Orhan Türker

Nihori’den Yeniköy’e / Bir Boğaziçi Köyünün Hikayesi – Orhan Türker

Orhan Türker ‘Nihori’den Yeniköy’e adlı çalışmasında bugün Yeniköy’de çiroz kurutan Rum balıkçılardan, tecrübeli kayıkçılardan, yazma üreten ustalardan, ünlü kadın terzilerden ve laterna çalan Rum müzisyenlerden geriye kalanları o günlere dönerek anlatıyor. ‘Nihori’den Yeniköy’e’de 16. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına kadar dört yüz yıl boyunca Rum karakteri muhafaza edilen Yeniköy’ün Kıbrıs olaylarından itibaren girmeye başladığı Türkleşme sürecine,

okumak için tıklayınız

Therapia?dan Tarabya?ya ? Orhan Türker

İstanbul’un Osmanlılar tarafından ele geçirilişinden sonra, fakir Rum balıkçı ve bahçevanların yaşadığı, şehrin merkezinden oldukça uzakta ve Karadeniz’den gelecek beklenmedik saldırılara karşı korumasız bir sahil köyü olan Therapia’nın kaderi 17. yüzyılın ikinci yarısından sonra değişmeye başlamıştır. Trakya’nın doğusunda İstanbul’u çevreleyen çok sayıda köyde o zamanlar yaşamakta olan ve sayıları binlerle ifade edilen Rum – Ortodoks

okumak için tıklayınız

Antigoni?den Burgaz?a / Küçük Bir Adanın Hikayesi ? Orhan Türker

(*) Burgazada, bir ucundan öbür ucuna bir solukta yürünebilecek kısacık bir kıyı şeridi. Araba yok, benzin kokusu yok, kışlar vahşi, yazlarken, Marmara denizinin ortasında küçük bir ada. Orhan Türker’in Antigoni’den Burgaz’a adlı kitabında Burgazadanın öyküsünü anlatıyor. Tarihi, önemli yapıları, kiliseleri, toplumsal yaşamdan kimi dönemlere ilişkin kesitler yer alıyor Burgazada’nın öyküsünde. Daha çok eski adanın günlük

okumak için tıklayınız

Prinkipo’dan Büyükada’ya / Bir Prens Adasının Hikayesi – Orhan Türker

“İstanbul adaları içinde, Türkleşmeye en çok direnen ada Prinkipo (Büyükada) olmuştur. 19. yüzyılın ortalarına kadar fakir Rum balıkçılar ve bahçevanlarla, inzivaya çekilmiş yoksul keşişlerin barınağı olarak görülen Prinkipo, 1856 Islahat hareketlerinin getirdiği özgürlük havası ve ekonomik canlanmaya paralel olarak, Osmanlı ülkesinin, yaşam tarzı Batıya en yakın, en zengin ve en özgür köşelerinden birisi olmuştur. II.

okumak için tıklayınız

Mega Revma’dan Arnavutköy’e / Bir Boğaziçi Hikayesi – Orhan Türker

( * ) “Eğer tabiat bilinçli olarak yeryüzünde insanların yaşaması için elverişli köşeler yaratmışsa; dünyada Arnavutköy kadar üstün nitelikleri olan bir yere çok az rastlanır. Boğaz?ın diğer yerlerinde bile Arnavutköy’ün eşsiz konumu ve manzarasını görmek mümkün değildir.” Orhan Türker, “Bir Boğaziçi Hikâyesi/Mega Revma’dan Arnavutköy’e” adlı kitabında Arnavutköy’ü Yunanlı yazar Skarlatos Vizantios’dan yaptığı bir alıntıyla böyle

okumak için tıklayınız

Halki’den Heybeli’ye / Bir Ada Hikayesi – Orhan Türker

( * ) Orhan Türker’in Halki’den Heybeli’ye / Bir Ada Hikayesi adlı kitabı, Ilia Tantalidis’in Ada şiirinden dizelerle başlıyor: ??Sevdanın çam ormanlarının gölgesine sığındığı/Karabaş çiçeklerinin yeşil atlas örtüsünü süslediği/ Delikanlıların nazlı kızları düşlediği/Bu Ada’yı kim bilmez!” Heybeli’nin Halki adı şimdi oradaki Halki Palas’ta yaşıyor. Türker, Heybeliada’nın Rum nüfusunun serüvenini, akıbetini yazmış. Daha önce Nejat Gülen

okumak için tıklayınız

Psomatia?dan Samatya?ya / Bir Bizans Semtinin Hikâyesi – Orhan Türker

( * ) Orhan Türker?in belli ki çok emek verip titizlikle hazırladığı kitabı Psomatia?dan Samatya?ya geçti elime. Bu kitap aynı zamanda İstanbul?un belli başlı semtlerinin geçmişten günümüze nasıl bir seyir izlediğini araştıran çalışmalarının da sonuncusu. Kitabın sayfalarında gezinmeye başlayınca, geçmişi Bizans?tan bile eski olan bir Rum köyü olan Samatya?da dolaşmaya başlıyoruz. Diğer bölgeler gibi elbette

okumak için tıklayınız

Halkidona’dan Kadıköy’e / Körler Ülkesinin Hikayesi – Orhan Türker

Orhan Türker ?Halkidona?dan Kadıköy?e adlı bu çalışmasında, son elli yılda şekillenmiş günümüz Kadıköy?ünden çok, bu semtin İskele, Çarşı, Yeldeğirmeni, Haydarpaşa, Altıyol, Bahariye, Moda, Kızıltoprak ve Kalamış?la sınırlanmış tarihini anlatıyor. Türker, 1964 yılında Kıbrıs?ta patlak veren ?Kanlı Noel?in ertesinde İstanbul?da yaşayan Yunan vatandaşlarının sınır dışı edilmesinin, Türk vatandaşı olan İstanbullu Rumlarda panik yarattığını ve bunun da

okumak için tıklayınız