Tuhaf bir kadına dair – Elif Kutlu

leyla_erbil_kitabıLeyla Erbil dendiğinde akla ilk gelecek olan onun tuhaflığıdır. Bu tuhaflık onun bir kalıba konulamamasıyla ilgili hiç şüphesiz. Toplumsal cinsiyet rollerini aşanlar değil de bu rolleri asla benimsememiş olanlar vardır ya hani; hiçbir tabu tanımayan, rolleri alaşağı eden, sınırları görmezden gelen ve hatta ağzına geleni söyleyen… “Deli” olarak anılırlar çoğu zaman bu yüzden. İşte onlardan Leyla Erbil. Hayata ve hayattakilere anlattıklarıyla rahatsızlık verdiği için, kural tanımadığı için, her şeyi olduğu gibi öyle apaçık bir şekilde söyleyebildiği için “deli” olarak anılanlardan… Ya da biraz daha naif bir söylemle “tuhaf”.

Sonsuz bir açık sözlülüğe rağmen anlaşılmaz kılar bazı kadınları bu tuhaflık. Leyla Erbil, anlattıklarıyla, varoluşuyla, hayata karşı duruşuyla, dünyaya bakışıyla, her şeyi olduğu gibi anlatmasıyla, etkilendikleriyle, çağrışımlı diliyle ve hatta kullandığı noktalama işaretleriyle bu tuhaflığı baştan aşağı sezdirenlerden/hissettirenlerden. Deliliğe tabi tutulması da bu tuhaflıktan geliyor. Oysa anlattıklarına bakıldığında bu tuhaflığı ya da deliliği bir kenara koyup en anlatılması/söylenmesi/bilinmesi gerekenleri dile getirdiği aşikâr. Söylediklerinden dolayı ona yakıştırılanlar, toplumun bunları söylemeyi pek de “makul” görmediğinden olsa gerek.

“Normal” varsayılanların arasında tuhaf ya da deli olarak anılmak pek de kötü bir şey değil aslında. Şöyle bir düşünüldüğünde kadını, kadının ailesini, toplumla hesaplaşmasını, düzeni yerle bir etmesini, başkaldırısını, özgürlüğe olan düşkünlüğünü, varoluş sancıları çekmesini ya da yok oluş çizgisine doğru sürüklenmesini ele almak tuhaf ya da deli olmayı gerektiriyorsa, varsın Leyla Erbil susulanları söylediği için “tuhaf” ve “deli” olsun. 82 yıllık ömrüne, 52 yılı kapsayan edebiyat aşkına “Halllaç”, “Gecede”, “Tuhaf Bir Kadın”, “Eski Sevgili”, “Karanlığın Günü”, “Mektup Aşkları”, “Zihin Kuşları”, “Cüce”, “Üç Başlı Ejderha” ve “Kalan” gibi eserleri sığdırmaya yaramışsa bu iki sıfat, varsın ona yapışsın.

Leyla Erbil’e atfedilen bu iki nitelik onun birçok derginin dosyalarına konuk olmasını, ikisi doktora sekizi yüksek lisans tezi olmak üzere tam on tezde incelenmesine sebep oldu/incelenmesini sağladı. “Leyla Erbil Kitabı” da Elmas Şahin’in “Leyla Erbil’in Eserlerine Feminist Yaklaşım” isimli doktora tezi. Daha önce cinsiyet, cinsellik, başkaldırı ve aşk konuları çerçevesinde incelenen Leyla Erbil eserlerinin feminist yolculuğunu masaya yatırıyor Şahin. Leyla Erbil’in kadın deneyimini nasıl mercek altına aldığını, insanı/kadını, tarihi, kültürü, felsefeyi ve zamanı nasıl kullandığını irdeliyor. Erbil’in 1956 yılında adım attığı edebiyat dünyasına kazandırdığı eserleri tek tek ele alarak, eserlerin feminist kuram açısından önemini inceliyor. Ustaları olarak varsaydığı Freud’tan, Marx’tan, Joyce’tan, Beckett’ten nasıl etkilendiğini, mitolojik, fantastik öğeleri nasıl kullandığını, psikanalizle nasıl bir ilişki kurduğunu anlatıyor. Elmas Şahin pek tabii ki Leyla Erbil’in “aman aman” bir feminist olduğunu kanıtlama çabasında değil; yaptığı araştırmalar aracılığıyla Erbil’in feminizmi eserlerine ve yarattığı karakterlere nasıl buladığını göstermek istiyor.

“Leyla Erbil Kitabı” beş ölümden oluşuyor. Birinci bölümde ailesinden başlayıp yazarlığına, ödülleri sevmeyişine, politik duruşuna ve hayatı terk edip gidişine kadar olan zaman anlatılıyor. Ardından feminist edebiyat kuramına dair bilgilendirme yapıyor Elmas Şahin -ki Erbil’in kitabı ile kuram arasında ilişki açıkça görülebilsin. Zaten üçüncü bölümde yazarın tüm eserlerini yine feminist bir yaklaşımla ele alınması ve işlediği konuların tek tek incelenmesi ikinci bölümün varlığını anlamlandırmayı sağlıyor. Cinsiyet ve Cinsellik, Aldatma, Anne-Kız Çatışması, Bekâret, Ataerkillik gibi bölümlere ayrılan üçüncü bölüm Erbil’in kafa yorduğu konulara dair bir inceleme sunuyor. Dördüncü ve beşinci bölüm, Erbil’in diğer eserlerine yani şiir romanına ve yayımlanmamış/bir kitaba girmemiş öyküleri üzerine. Elmas Şahin, Leyla Erbil külliyatının tamamını inceleme gerekliliğini göz önünde bulundurarak bu eserleri de inceledikten sonra yaptığı değerlendirmeyle bir sonuca varıyor.

“Leyla Erbil Kitabı” bir doktora tezinden fazlası. Sadece yazar demekten imtina edeceğimiz, bundan çok dahası olduğu için yeri doldurulamayacak, içine doğduğu zamana ve mekâna belki de “fazla” geldiği için tuhaf ve “deli” bulunan bir kadının yazdıklarına eğilen bir araştırmanın ürünü. Erbil’in deyişiyle “…toplumda benim gibi düşünenlerin itilip kakılmalarına, karalanma çabalarına bir yanıt.”

Elif Kutlu
Kaynak: https://kultursanat.halkbank.com.tr/KulturDuragi/Kitap/leyla-erbil-kitabi/2386

Leyla Erbil Kitabı
Yazarı : Elmas Şahin
Yayınevi : Yitik Ülke Yayınları

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Aylan ve Sena’dan Diren’e / çocuklar gülsünler diye – Müslüm Kabadayı

Gülmek, doğada en çok çocuklara yakışıyor. Çocukların gülücüklerinde yaşamın tüm sesleri şakıyor. Yaşamı renklendiren o ses, ne yazık ki dünyayı...

Kapat