Türkiye`nin Ağaçları ve Çalıları – Necati Güvenç Mamıkoğlu

Kimi insanlar vardır çok sayıda dostları vardır. Arkadaş edinirken zorlanmazlar. Kimi insanlar vardır çok sayıda dostları olduğu gibi yeryüzünün insan dışındaki sahipleriyle de araları oldukça iyidir. Onlarla da dostturlar. Necati Güvenç Mamıkoğlu işte bu ikinci gruba girenlerden. Mamıkoğlu, 1973 yılından beri fotoğraf çekiyor ve ağaçların kimliklerini inceliyor. Yıllar olmuş ağaçlarla dost olalı. Mamıkoğlu, işte bu yılların birikimini bir kitapta topladı: Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları.
Kitapta 350 ağaç ve çalı türü, 2000’in üzerinde fotoğrafla tanıtılıyor. Necati Güvenç Mamıkoğlu yıllar boyunca yollarını aşındırdığı Trakya ve Anadolu’nun tüm ağaç varlığını ayrıntılı açıklama ve fotoğraflarla 728 sayfa boyunca meraklısına anlatıyor. Türkiye’deki ağaç türlerinin tamamına yakınının ve belli başlı çalıların tanıtıldığı kitapta, her ağacın ya da çalının tanıtıcı bilgileri, Türkçe ve Latince adı, ağacın çeşitli yörelerde ve ortamlarda kullanılan diğer adları, ağacın içinde bulunduğu sınıf, aile ve cins yer alıyor. Bu bilgilere ek olarak her bir ağacın anavatanı, dünyada ve Türkiye’de yetiştiği bölgeler, yetişme ortamları, ağaçların büyüklüğü ve yaşıyla ilgili bilgiler de bulunuyor. Kitapta Türkiye’de doğal olarak yetişmeyen ama çevremizde sıkça gördüğümüz ağaçlar da tanıtılıyor.
Bir ansiklopedi hacmi ve kapsamındaki Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları’nda yer alan fotoğraflarda, her ağacın gövdesi, yaprağı, çiçeği ve meyvesi ayrıntılı olarak gösteriliyor. Necati Güvenç Mamıkoğlu böylelikle okurun her bir ağacı rahatça tanıyabilmesini hedefliyor.

Kitabın Künyesi
Türkiye`nin Ağaçları ve Çalıları,
Necati Güvenç Mamıkoğlu,
NTV Yayınları,
2007,
728 sayfa.

Tanıtım Yazısı
CEREN’E ALBÜM OLACAKTI
Önce evimin bahçesindeki ağaçların fotoğrafını çektim. Sonra İstanbul’un park ve bahçelerindeki ağaçları, ardından Uludağ’daki ağaçları… Sonra bahar geldi başka yere, yaz geldi başka yere gittim; derken bir de baktım ki elimde fotoğraf makinesi Türkiye’nin dört bir köşesini dolaşmaya başlamışım. Ağaçları tanımayan yeğenim Ceren, elmayı çınardan ayırabilsin diye bir ağaç albümü yapmaya karar verdim. Ama bunun için önce benim ağaçları daha iyi tanımam gerekiyordu.

Araştırmaya başladım ve çok fazla kaynak kitap buldum. Ama hepsi ders kitabıydı. Bu alanda farklı bir kitaba ihtiyaç olduğunu gördüm. Çevremdeki insanlar bu çalışmayı mutlaka kitaplaştırmam gerektiğini söyledi. Ben de bu öneriyi dikkate aldım. Yani amacım ağaçları Ceren’e tanıtmaktı, sonra herkese tanıtmak oldu. Tanıyan sever, severse korur, ağacı koruyan çevreyi de korur, diye düşündüm. Mamıkoğlu’nun verdiği bilgiye göre, küçük Ceren için başladığı çalışmayı anlatırken örnek verdiği elma ağacı ile çınar ağacının farkını bize de anlattı: İŞTE ELMAYLA ÇINARIN FARKI İkisi de kışın yaprağını döker. Elma en çok 8-10 metre boylanabilir, dalları incedir, yaprakları 6-10 santimetre boyunda, tek parça eliptik biçimli ve sivri uçludur. Pembemsi gri gövdesi en çok 30-40 santimetre çap yapabilir, ince levhalar halinde soyulur. Erdişi çiçekleri beş tane açık pembe taç yaprağa sahiptir. Meyveleri herkesin tanıdığı çekici renklerdedir. Çınar ise 30-35 metre boylanabilen, kalın dallı, ulu bir ağaçtır. 10-20 santimetre boyundaki yeşil yaprakları 3-7 parçalıdır.

Gri gövdesi 5-6 metre çapa ulaşabilir ve hem dikine hem enine çatlaklıdır. Erkek ve dişi çiçekleri küçük kürecikler biçimindedir, meyveleri 2-3 santimetre çapında dikenli toplar halindedir. ÇİÇEKLER BAHARDA, MEYVELER YAZDA Kitap için yaklaşık 5 yılda 160 bin ağaç-çalı fotoğrafı çeken Mamıkoğlu, bu konuda yazılmış pek çok yayından yararlanmış. Ağaç ve çalıların mevsimsel özelliklerini görüntülemeye çaba harcamış; meyveleri yaz aylarında fotoğraflamış, çiçekler için ise bir sonraki baharı beklemiş: Sadece ağaç fotoğraflarıyla ağacı tanımıyorsunuz, ağacın gövdesi, meyvesi, yaprakları, dalı, çiçeği var, onları da çekmek gerekiyordu. Ağacın meyvesini yaz sonu ya da sonbaharda çekiyorsunuz, ama çiçeklerini çekmek için ilkbaharı beklemelisiniz.

Ben de öyle yaptım her mevsim bir yere gidip ağaçların her halini çektim. Özellikle gençler ağaçları tanımıyor, ağaçlara karşı duyarsızlık var. Ben kitabımda ağaçlara olan duyarlılığı artırmayı hedefliyorum diyor Necati Güvenç Mamıkoğlu.

Necati Güvenç Mamıkoğlu ‘nun Hayatı
1949?da Kırşehir?de doğdu. İlköğrenimini Kırşehir?de, ortaöğrenimini Ankara?da tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü?nden mezun olan Mamıkoğlu, PTT?de mühendis olarak çalışmaya başladıktan sonra, aynı üiversiteden Yüksek lisans derecesi aldı. On bir yıl PTT?de çalıştı. Bu süre boyunca görevli olarak Türkiye?nin tüm illerini görme fırsatı buldu. Daha sonra telekomünikasyon sektörünün hem işletmeci hem de teçhizet üretici şirketlerinde 18 yıl yöneticilik yaptı. 2002?de emekli olan Mamıkoğlu 36 yıldır amatör olarak fotoğraf çekiyor. 2003 Şubat?ından beri Türkiye?nin ağaçları ve çalıları üzerinde çalışıyor. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Mamıkoğlu 2007 yılı sonunda çalışmalarını bir ürüne dönüştürerek Türkiye?nin Ağaçları ve Çalıları adı altında bir kitap oluşturdu. NTV Yayınları tarafından yayımlanan bu kitap, Türkiye?nin ağaçlarını tanıtmak, sevdirmek, korunmasına ve çoğaltılmasına yardımcı olmak amacını taşıyor. Bir ansiklopedi hacmi ve kapsamındaki kitapta 351 ağaç ve çalı türüne yer veriliyor. Ağaçlarla ilgili bilgiler 2000 fotoğrafla destekleniyor. Bu fotoğraflarda her ağacın gövdesi, yaprağı, çiçeği ve meyvesi ayrıntılı olarak gösteriliyor. Mamıkoğlu şimdi çoğunu bu kitaptan derlediği 200 kadar fotoğrafı, ağaçların tanımı, tarihi ve sınıflandırması ile birlikte bir fotoğraf gösterisi olarak sunuyor.

Türkiye`nin Ağaçları ve Çalıları – Necati Güvenç Mamıkoğlu” üzerine bir yorum

  1. Merhaba Necatibey,
    Böyle bir eseri ülkemize kazandırdığınızdan dolayı sizi ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Benim de ilgimi çeken bu konularda Avrupa’da çok sayıda eser var ama inanın bu kalitede olanını ben görmedim.
    Selamlarımla

Yorum yapın

Daha fazla Doğa, İnceleme
Mustafa Suphi’yle Yoldaşlarını Kim Öldürdü? – Emrah Cilasun

Mustafa Suphi ve yoldaşları, "15'ler' diye anılan Türkiye'nin ilk komünistleri, Türkiye Komünist Partisi'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra Türkiye'ye girmeye...

Kapat