Ve Günler Yürümeye Başladı – Eduardo Galeano

Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak?tan 31 Aralık?a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar?da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin… Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur. Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek ?dünyanın vicdanı? yakıştırmasını Eduardo Galeano?nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor.

Ve günler Galeano ile yürümeye başladı – Seyyar Bellek
(03.11.2012, Radikal Kitap Eki)
Eduardo Galeano?nun yeni kitabı ?Ve Günler Yürümeye Başladı? kasım ayında Türkçe?de. Süleyman Doğru?nun çevirisiyle Sel yayıncılık tarafından yayımlanacak kitaptan Radikal kitap okurlarına özel tadımlık bölümler?

Ocak 3 

İsa?dan önce 47 yılının üçüncü gününde Antik Çağ?ın en ünlü kütüphanesi cayır cayır yandı. Romalı lejyonlar Mısır?ı istila ettiler ve Julius Sezar?ın Kleopatra?nın erkek kardeşiyle giriştiği çarpışmalardan birinde, alevler İskenderiye Kütüphanesi?ndeki binlerce papirüs rulonun büyük bir kısmını kül etti. Birkaç bin yıl sonra Kuzey Amerikalı lejyonlar Irak?ı istila ettiler ve George W. Bush?un kendi icat ettiği düşmana karşı düzenlediği haçlı seferinde Bağdat Kütüphanesi?nin binlerce kitabı yanıp kül oldu. Tüm insanlık tarihinde kitapları savaşlardan ve yangınlardan korumaya yönelik şu projenin bir benzeri daha olmadı: seyyar kütüphane, Onuncu Yüzyılın sonlarında Pers ülkesinin büyük veziri Abdül Kasım İsmail?in bulduğu bir fikirdi. Bu ileri görüşlü adam, yorulma nedir bilmez gezgin, kütüphanesini yanında taşıyordu. İki kilometre uzunluğunda bir kervan oluşturan dört yüz deve, sırtlarında yüz on yedi bin kitap taşıyordu. Develer aynı zamanda eser kataloğu vazifesi de görüyorlardı: her deve grubu Pers alfabesinin otuz iki harfinden biriyle başlayan kitap isimlerini taşıyordu.

Ocak 7

Torun Rafael Barrett?in torunu Soledad sık sık dedesinin bir sözünü hatırlıyordu: -Eğer dünya üzerinde ?İyi? yoksa onu icat etmek gerekir. Kendi seçimiyle Paraguaylı, doğuştan devrimci Rafael Barrett evde geçirdiğinden daha fazla zamanı hapiste geçirdi ve sürgünde öldü. Torunu 1973 yılında bugün Brezilya?da kurşuna dizildi. Onu teslim eden asi denizci, devrimci lider Onbaşı Anselmo oldu. Bir kaybeden olmaktan bıkan, inandığı ve sevdiği her şeyden pişman bu adam, Brezilya?daki askeri diktatörlüğe karşı birlikte mücadele ettiği yoldaşlarını birer birer ihbar etti ve onları işkenceye ya da ölüme yolladı. Aynı zamanda karısı olan Soledad?ı en sona bıraktı. Onbaşı Anselmo onun saklandığı yeri gösterdi ve uzaklaştı. İlk kurşunlar duyulduğunda o çoktan havaalanına varmıştı.

Ocak 6

Bekleyen toprak Türkiye 2009 yılında, daha önce vatandaşlıktan çıkarılmış olan Nazım Hikmet?i vatandaşlığa geri aldı ve hem en sevilen hem de en nefret edilen şairinin Türk olduğunu kabul etti. O bu güzel haberi öğrenemedi: yarım yüzyıl önce ömrünün büyük kısmını geçirdiği sürgünde ölmüştü. Toprağı onu bekliyordu, ama kitapları yasaktı ve kendisi de. Sürgündeki dönmek istiyordu: Giderayak işlerim var bitirilecek. ? Oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı. Kuyudan çektim suyu ama bardaklara konulamadı. Asla dönmedi.

Nisan 2

Kamuoyunun imalatı 1917?de, Başkan Woodrow Wilson, Birleşik Devletler?in ilk dünya savaşına gireceğini ilan etti. Wilson daha dört buçuk ay önce barışın adayı diye lanse edilerek yeniden seçilmişti. Kamuoyu onun barışçıl söylevlerini ve savaş ilanını aynı coşkuyla dinledi. Bu mucizenin öncelikli mimarı Edward Bernays oldu. Savaş sona erince, kitlelerin savaşçı ruhunu ateşlemek için fotoğraflar ve anekdotlar uydurduklarını Bernays kamuoyu önünde kabul etti. Bu reklamcılık başarısı ona parlak bir kariyerin yolunu açtı. Bernays birçok başkana ve dünyanın en kudretli şirketlerine danışmanlık yaptı. Gerçeklik gerçekte olan şey değil, benim sana olduğunu söylediğim şeydir: insanları bir sabun ya da bir savaş satın almaya iten modern kolektif manipülasyon tekniklerini herkesten daha iyi kullandı.

Şubat 21

Dünya ufalıyor Bugün Dünya Anadil Günü. Her iki haftada bir dil ölüyor. Bitki ve hayvan çeşitliliğinde olduğu gibi, insani sözleri kaybettiğinde de dünya ufalıyor. Dünyanın bir ucundaki Tierra del Fuego (Ateş Toprakları)?daki Onas yerli kabilesinin son temsilcilerinden biri olan Ángela Loij 1974?te öldü; onunla birlikte o dili konuşan son kişi de. Ángela tek başına şarkı söylerdi; artık kimsenin hatırlamadığı o dildeki şarkıları başka kimse için değildi. O gitmiş olanların Ayak izlerini takip ediyorum. Yitik bir haldeyim.

Eski zamanlarda, Onas yerlileri birçok tanrıya tapıyorlardı. Baş tanrının adı Pemaulk?tu. Pemaulk sözcük anlamına geliyordu.

Kitabın Künyesi
Ve Günler Yürümeye Başladı

Yazar: Eduardo Galeano

Çevirmen: Süleyman Doğru

Sel Yayınevi
Kasım 2012

416 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Denemeler
Sözcükleri Sıcak Tutmak – Duran Aydın

Her ne kadar ak kâğıt üstünde kaleminiz kayıyor; sözcükler cilveli bir güzel olup sizinle oynaşıyor, kışkırtıyor, diyelim ?taciz ediyor?sa da;...

Kapat