Yalınayak Gen: Hiroşima’nın Hikayesi , Keiji Nakazawa

Yalınayak Gen, atom bombasının öncesini, bombanın atıldığı günü ve sonrasını, bir çocuğun gözünden anlatan güçlü, trajik ve otobiyografik bir öyküdür. Duyguların ve yaşananların dürüstçe ifadesi, dünyanın dört bir yanındaki çocuklara ve yetişkinlere hitap etmektedir. Yalınayak Gen, savaşın masum insanlara yaşattığı acıların bir hatırlatıcısı ve korkunç bir acı kaynağı olan atom bombasının belgesidir. Bu kitap dört bölümlük bir dizinin ilk kitabıdır. Hiroşima’da yaşananları en gerçek şekliyle belki de o günü Hiroşima’da yaşamış olanlar anlatır. Kitabın yaratıcısı Keiji Nakazawa’da o gün Hiroşima’dan sağ kurtulanlardan biri.
O zamanlar altı yaşında bir çocuk olan Nakazawa gördüğü ne varsa belleğine kazımış. Böylece Yalınayak Gen dünyaya çocuk gözünden bakan bir çizgi roman olmuş. Ancak kitap kesinlikle çocukça değil. Acı verici bir deneyimi bir fotoğrafın, bir filmin, bir romanın sunabileceğinden çok daha net sunmuş. Ve daha başka birçok bizim zerre kadar fikrimizin olamayacağı olayları açık bir şekilde anlatmış…
Savaş karşıtı, canlı bir otobiyografidir ‘Yalınayak Gen’, yaşama ve ölüme, savaşın anlamsızlığına değinir; buğdayın üstüne basıldığı halde günün birinde başak vereceğini de müjdeler
Japon çizgi-roman sanatçısı Keiji Nakazawa’nın yazıp-çizdiği “Yalınayak Gen” dizisinin ilk kitabı olan “Hiroşima’nın Hikayesi” çıkar çıkmaz özellikle “Manga” tutkunlarından ilgi gördü. Malumunuz Japonya’da çizgi romana “Manga” deniyor. Keiji Nakazawa, bu etkileyici ve sarsıcı çizgi romanda, kendi çocukluğundan yola çıkarak atom bombasının atıldığı 1945 Ağustos’una götürüyor bizleri… Çizgi romanın başkahramanı küçük “Gen” de bir yerde Nakazawa’nın kendisi… Japonya’nın bugüne dek de bilmediğimiz savaş gerçeklerini de ortaya cesurca döküyor Nakazawa bu çizgi roman dizisinde. Bundan tam 62 yıl önceydi… Tarih: 6 AĞUSTOS 1945’ti… Amerika, Hiroşima?ya attığı atom bombasıyla 2. dünya savaşını da bitirmiş oluyordu… İşte bu çizgi roman, tam 62 yıl sonrasında bizi yeniden o günlerin sıcaklığına götürecek. “Yalınayak Gen”i Türkçeye Levent Türer, çizgi roman diline ise, Cihan Demirci çevirdi. Yayına İlke Aykanat Çam’ın hazırladığı kitabın editörlüğünü de gene Cihan Demirci üstlendi.
Cihan Demirci, şöyle diyor bu çalışma için:
“Tudem Yayınları, doğrusu çizgi roman denen güzelliği ciddiye aldı ve yabancı dilden direkt yapılan bir çeviriyle yetinmedi. Bana ilettikleri çevrilmiş kitapları sayfa sayfa, kare kare yeniden çevirdim. Hem bizim anlayacağımız bir çizgi roman diline çevirdim, hem de zaten belgesel tadlar taşyan bu etkileyici çizgi romanı, daha da yaşayan bir hale getirmeye çalıştım. Çocuk yaştan beri okuduğum pek çok yabancı çizgi romanın çevirileri beni tatmin etmezdi. Çünkü, çoğunluğu birebir çevirilerdi bunların. ‘Yalınayak Gen’ de titiz bir çalışmayla Keiji Nakazawa’nın sarsıcı hikayesini bozmadan daha sıcak bir hale getirdiğimizi sanıyorum. Özellikle Çizgi Roman Okurlarının buluştuğu “Crop Platform”da konunun uzmanlarından Ümit Kireççi imzasıyla çıkan bir yazı da, bu anlamda doğru yaptığımızı gösteriyor. Ama bu çizgi roman zaten çok sıcak. Çünkü Nakazawa’nın çizgi romanın başında da yazdığı gibi atom bombası atıldığı anda sıcaklık 5000 dereceye çıkmış Hiroşima’da. 5000 derece sıcaklığın romanı bu anlayacağınız….”
Unutmadan ekleyelim: Tudem Yayınları bizi bundan 62 yıl öncesinin gerçeklerine götürecek bu çarpıcı çizgi romanı “15 yaş ve üstü” ne öneriyor.
(Erdem Taner
http:mizahhaber.blogspot.com)

Keiji Nakazawa
Eşiyle birlikte Tokyo?nun banliyölerinde yaşıyor ve Gen Projesi çerçevesindeki çalışmalarla aktif olarak ilgileniyor. Artık çizgi roman dünyasından emekli olmuş olan yazarın en son çalışması, kendi yazdığı ve yönettiği, Hiroşima?da savaş sonrası büyüyen genç insanların hayatını anlatan bir macera filmi.

?Gen, 20.yüzyılın en büyük vahşetlerinden birine etkili bir biçimde tanıklık eder. Kendinizi bu olağanüstü kitaba bırakın; buğulu gözlere ve Japon tarzı çizgi romanın sıra dışı anlatımına alışın. Bu akılda kalıcı ve hüzünlü öykü, hafızanızda asla unutamayacağınız radyoaktif bir krater açacak. Aslında Gen, ihtiyaç duyulan sihirli numarayı yapan az sayıdaki çizgi romanlardan? Kağıdın üstündeki o küçük işaretler gerçek bir yaşama dönüşüyor?
Art Spiegelman
Pulitzer Ödülü Sahibi Çizgi Romancı

?Yalınayak Gen?i bir solukta okuyup bitirdim. Hem keyiflendim, hem dehşet duyguları yaşadım. Merakla devamını bekliyorum.?
Bilgin Adalı

?TUDEM büyük bir sürpriz yaparak Türkiye?de bir ilke imza atıyor, Manga yayınlıyor. Bunu yaparken de çizgi romanı çok ciddiye aldığını her sayfasında gösteriyor.?
Ümit Kireççi

Keiji Nakazawa?nın Yalınayak Gen Hiroşima?nın Hikayesi (1.kitap) adlı eseri 2007 Çizgi Roman Eleştirmenleri ve Gazeteciler Ödülü ve 2002 Tanimoto Kiyoshi Barış Ödülü aldı.
Ve 2005 Yabancı Kaynaklarda En İyi ABD Baskısı Adayı olarak gösterildi.

“… Baskı kalitesi için söylenecek tek söz var: Çok başarılı! Yayınevi çizgi romanı o kadar ciddiye almış ki hiç üşenilmeden efektlere kadar her şey Türkçeleştirilmiş. Çizgi roman basan yayınevlerinin pas geçmeyi tercih ettiği efektler Japonca bırakılmamış: Bırr, hırr, çaat, rap, şangırt, zaaart gibi efektler herhangi bir çizim görülmeden bile okuyan türk çizgi roman okurunun aklında bazı hareket ve eylemleri canlandırmada yeterli oluyordur şüphesiz. Efektlerin dışında Türkçeleştirilen diğer şey de bayrak, ilan ve afiş yazıları. Orijinal yazılar çizim içinde olduğu gibi bırakılmışken kareler arasındaki boşluklara Türkçeleri yazılmış. Bu şekilde kitabın çizgi öğeleri sanatçının becerisiyle okura ulaşırken yazıların çevrilmesiyle okurun metne ve esere tümden hakim olunması sağlanmış. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, eserin evrensel çizgi dili oldukça başarılı ve anlaşılır da olsa balonlar içerisinde yer alan diyalog, monolog ve kafa sesleri mizah çizgi romanı düzeyinde kabalaşmadan sokak diline (konuşma diline) çevrilebilmiştir. Akıcı ve anlaşılabilir bir dil yapısı edebi ve sıkıcı olabilecek yapıyı kırmıştır. Bu şekilde dramatik sanatların akıcı yapısı dille desteklenmiştir. ?dur bakim?, ?pataklıycam?, ?delirdin mi ya?, ?gidicem? sadece bazı örnekler. Özelle ?Off? ve ?ya?ların kullanımı dili inanılmaz gerçekçi kılmış. Konuşanlar bir anda canlanıyor, iki boyutlu resimler olmaktan kurtuluyorlar…” Ümit Kireççi

Aslı Tohumcu?nun 10.06.2007 tarihli Radikal Gazetesinde kitaba dair ?Bu felaketi herkes bilmeli? adlı yazısı
Adına tarih dediğimiz güzide bilim dalı, Hiroşima’yı iki madde olarak alır kaynaklarına. Bunların ilki; Japonya’da, Honşu Adası’nın güneybatısında bir ili işaret eder. İkincisiyse; dünya tarihinde ilk atom bombasının atıldığı şehri. Oysa ikisi de aynı Hiroşima’dır. Yüzbinlerce insanın ölümüne yol açan bombanın, bombayı atan bombardıman uçağının, uçağın mürettebatının adlarını verir de tarih; atom bombası kurbanlarının adlarını saymaya kalkmaz, atom bombasının yol açtığı yıkımın hikâyesiyle rakamlardan öte ilgilenmez. Bu yıkımın, nükleer silahsızlanmanın dünyanın ve insanlığın ömrü için çok önemli olduğuna işaret ettiğini kaydetmez tarih. Bombayı atma emrini verenlerin hayatlarını yazar da, bombayı yiyenlerinkini yazmaz.
Japon sanatçı Keiji Nakazawa’nın Yalınayak Gen adını verdiği çizgi roman dizisi, tarihin figürasyona layık gördüğü kişilerin başrole taşınmasıdır bu anlamda; sanatçının kişisel tarihini barışın değerini aktarmak için kalabalıklarla paylaşmasına, yaralarını tekrar kanatmasına, kişisel tarihin dünya tarihiyle kesişmesine güzel bir örnektir. Savaşı başlatan Japon askeri kanadını ve bombayı normal bir şeymiş gibi kafalarına atan Amerikalıları asla affetmeyen sanatçının, ailesini kendisinden koparan bombadan intikamını almasıdır biraz da.
6 Ağustos 1945’te, atom bombası Hiroşima’ya atıldığında altı yaşında olan Nakazawa, büyüyüp bir çizgi romancı olduğunda, o canlı cehennemle ilgili detayları farklı dergilere çizmeye başlar. Bu çalışmaları 1972’de büyük bir projeye dönüşür: Yalınayak Gen. Bir şeyin kökü, başlangıcı anlamına gelen Gen, atom gibi elementsel anlamına, canlılık, mutluluk kaynağı anlamına da gelir. Gen’i yalınayak hayal eder Nakazawa; ayrıca doğru bildiğinden şaşmayan, çocuk kaprislerini erteleyebilen, önceliği yetişkinlerin ve dünyanın acılarına verebilen, yaşadıklarından ders çıkaran biri olarak hayal eder Gen’i. Genel olarak insanlarla ilgiliyse fazlaca bir şey hayal etmesine izin yoktur; onlar oldukları gibi girerler bu çizgi roman dizisine: darkafalı ve aptal.
Amerikalılara bir de böyle bakın
Dört bölümlük dizinin ilk kitabı ‘Hiroşima’nın Hikâyesi’ adını taşır, ama bombanın atılmasıyla başlamaz bu hikâye, bombanın atılmasıyla son bulur. Savaşın yol açtığı acılar, bombanın yol açtığı acılara gelmeden önce etraflıca aktarılır bu sayede. Amerikalıların da insan olduğunu, o savaşta ölen Amerikalıların da birilerinin çocuğu, sevgilisi, kocası olduğunu vurgular da Nakazawa, Japon emperyalizmini ve sorgulama gereği duymadan savaş çığırtkanlarının peşine takılan halkını kıyasıya eleştirir.
İnsanlık hallerinin geçit resmi gibidir Nakazawa’nın çalışması: Kız kardeşini aşağılayan çocuğun parmağını ısırarak kopartan Gen bir yanda, sakat ve işsiz, borç batağına saplanmış camcının kurtuluşu için mahalledeki bütün camları aşağı indiren Gen diğer yandandır. ABD piyadelerinden kaçacak yerleri olmadığı için kendi canlarına kıyan, imparatorlarına körü körüne bağlı Japonlar, cepheye silah yetiştirmek için fabrikalarda çalışmak zorunda bırakılan çocuklar, çocuklarını döven babalar, çocuklarını kucaklayan babalar, savaşmak istemedikleri için eğitim sırasında intihar eden askerler, savaşın neye hizmet ettiğini bilenlerle bilmeyenler, savaşa karşı olmayı hainlik sayanlar vardır bu hikâyede. Savaş karşıtı, canlı bir otobiyografidir Yalınayak Gen, yaşama ve ölüme, savaşın anlamsızlığına değinir; buğdayın üstüne basıldığı halde günün birinde başak vereceğini de müjdeler ama. Sonuçta, atom bombasıyla üzerine basılan Nakazawa da, bu felaketi dünyaya her yanıyla anlatan bir çizgi romancı olmayı başarmamış mıdır!
Dünyanın dört bir yanındaki gençlere ve yetişkinlere hitap eden (15 yaş ve üstü) bu çizgi romanın görsel açıdan değerlendirilmesini ise şu sözlerle yapar Art Spiegelman önsözde: “Karakterlerin görünüşü genellikle bıkkınlık verecek kadar şirin. Gözler Disney benzeri, abartılı büyüklükte vurgulanmış ve yüzler genellikle olgun bir ifadeye sahip. Çizgi roman stili o gelenekten gelse de Nakazawa pek aldırmıyor. Çizimi biraz kaba, hatta biraz çirkin. İnce detaylar da içermiyor ama iş görüyor. Çizimi açık ve etkili, betimleme sanatına ait bütün iyi işlerin sahip olması gereken büyü numarası onda da var: Karakterler nefes alıyor ve hayat buluyor. Çizimlerin en büyük özelliği açıklığı ve içtenliği. Bu sanat, gerçek bir tanıklığın doğal sonucu.”
Bu hikâyenin birçok dilde okunmuş olmasının sırrı da sanırım burada yatıyor; gerçek bir tanıklığın doğal bir sonucu olmasında, ‘bir asır daha yaşayacaksak birbirimizi anlamamız gerektiğini’ göstermesinde.
? YALINAYAK GEN Hiroşima’nın Hikâyesi
Keiji Nakazawa, Çeviren: Levent Türer, Tudem Yayınları, 2007, 302 sayfa,

12/08/2005 tarihli Radikal Gazetesinde kitap bölümünde yayımlanan ‘Hiroşima boyunca yalınayak’ adlı yazı

Hiroşima’ya altmış yıl önce atılan atom bombasının kurbanları 6 Ağustos’ta dünyanın her yerinde törenlerle anıldı. Almanya’da yapılan törenlerin yanı sıra bir de Barfuss durch Hiroshima (Hiroşima Boyunca Yalınayak) adlı çizgi roman yayımlandı; daha doğrusu çizgi romanın son cildi yayımlandı. Daha önce Amerika ve Fransa’da yayımlanan kitap böylece Almancada da yerini buldu; Hiroşima’nın tahribinden altmış yıl sonra ilk defa olayı diğer kitaplardan, romanlardan, filmlerden çok daha derin anlatan bir çizgi romanın Almanya’da da tamamı yayımlanmış oldu.
Diğerlerinden çok daha derinini anlatıyor çünkü yaratıcısı Keiji Nakazawa, saldırıdan sağ kurtulanlardan biri. O zamanlar altı yaşında bir çocuk olan Nakazawa gördüğü ne varsa belleğine kazımış. Böylece Barfuss durch Hiroshima dünyaya çocuk gözünden bakan bir çizgi roman olmuş. Ancak kitap kesinlikle çocukça değil. Acı verici bir deneyimi bir fotoğrafın, bir filmin, bir romanın sunabileceğinden çok daha net sunmuş. Ve daha başka birçok bizim zerre kadar fikrimizin olamayacağı olayları açık bir şekilde anlatmış:
Eriyen derileri, kollarından bacaklarından lime lime sarkan insanlar nasıl görünür, yanan bir at nasıl oradan oraya koşturur, biriken gazlar yüzünden cesetleri nasıl patlar, işte bütün bunları resmetmiş Nakazawa. Böylece bizi hayal edilemez olana yaklaştırmayı becermiş oluyor kareler. Şöyle diyor resimler: “Ben, Keiji Nakazawa, 6 Ağustos 1945’i ve insanların acı çektiği, öldüğü ondan sonraki günleri gördüm.”
Gen Nakamura’yı anlatıyor Nakazawa, kendisinin bir alt benliği olarak. Hikâye, 6 Ağustos 1945’ten birkaç hafta önce başlıyor ve iki yıl sonra, saldırının ikinci yıldönümünde bitiyor. Gen’in babası büyük kızkardeşi ve erkek kardeşi evlerinin enkazı altında kalıp yanıyorlar. Annesi erken doğum yapıyor ve çocuk, radyoaktif ışınların etkisiyle iki yıl geçmeden ölüyor. Sekiz kişilik aileden, anne ve Gen’in yanı sıra biri askerde iki büyük erkek kardeş kalıyor.
Nakamura ailesini, Nakazawa’nın kendi ailesine benzetmek mümkünse de, bütün hikâyeye Nakazawa’nın otobiyografisi demek yanlış olur. Kahramanı için şunları söylüyor Nakazawa: “Hiroşima’nın yanık artıkları üzerinde yalınayak, sapasağlam duran; sesi, savaşa ve nükleer silahlara karşı yükselen bir kahraman hayal ettim”.
BARFUSS DURCH HIROSHIMA
Hoffnung
Keiji Nakazawa, Carlsen, Ağustos 2005
1) Barfuss durch Hiroshima: Kampf uns Überleben, Mayıs 2005.
2) Barfuss durch Hiroshima: Krieg des Kinders, Carlsen, 2004.
3) Barfuss durch Hiroshima: Eine Bildgeschichte gegen den Krieg, Rowohlt, 1985.
(Andreas Platthaus, Frankfurter Allgemeine Zeitung, 5 Ağustos
2005)

Keiji Nakazawa’nın İngilizce Yaşam Öyküsü
Kaynak:http://en.wikipedia.org/wiki/Keiji_Nakazawa
Keiji Nakazawa (Nakazawa Keiji?, born 1939) is a Japanese manga artist and writer.

He was born in Hiroshima, and was in the city when it was destroyed by an atomic bomb in 1945. All of his family members who had not been evacuated died in the bombing except for his mother, and an infant sister who died several weeks after the bombing.

In 1961, Nakazawa moved to Tokyo to become a full-time cartoonist, and produced short pieces for manga anthologies such as Shonen Gaho, Shonen King, and Bokura.

In 1966, following the death of his mother, Nakazawa returned to his memories of the destruction of Hiroshima and began to express them in his stories. Kuroi Ame ni Utarete (Struck by Black Rain), the first of a series of five books, was a fictional story of Hiroshima survivors involved in the postwar black market. In 1972, Nakazawa chose to portray his own experience directly in the story “Ore wa Mita” (“I Saw It”), published in Monthly Shonen Jump (In 1982, the story was translated into English and published as a one-shot comic book by Educomics as “I Saw It”).

Immediately after finishing “I Saw It”, Nakazawa began his major work, Hadashi no Gen (Barefoot Gen). This series, which eventually filled ten volumes (four volumes in English translation), was based on the same events as “I Saw It” but fictionalized, with the young Gen as a stand-in for the author. Barefoot Gen depicted the bombing and its aftermath in graphic detail, but also turned a critical eye on the militarization of Japanese society in the World War II years, and on the sometimes abusive dynamics of the traditional family.

Works
Comics
Black Series
Kuroi Ame ni Utarete [Struck by Black Rain] (Volume 1)
Black River (Volume 2)
Black Silence (Volume 3)
Struck by Black Rain (Volume 4)
Struck by Black Rain (Volume 5)
Ore wa Mita [I Saw It]
Peace Series

Aru Hi Totsuzen ni (One Day, Suddenly)
Barefoot Gen Series

Gen of Hiroshima (Issue 1)
Gen of Hiroshima 2 (Issue 2)
Barefoot Gen #1: A Cartoon Story Of Hiroshima
Barefoot Gen #2: The Day After
Barefoot Gen #3: Life After The Bomb
Barefoot Gen #4: Out Of The Ashes
Barefoot Gen #5: The Never-Ending War
Barefoot Gen #6: Writing the Truth
Barefoot Gen #7: (Not published in English)
Barefoot Gen #8: (Not published in English)
Barefoot Gen #9: (Not published in English)
Barefoot Gen #10: (Not published in English)
Others

Yakyu Baka [Baseball Fool]
Geki no Kawa [Geki’s River]

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları, Manga
35 Kilo Tembel Teneke adlı kitaba dair – Sadık Güvenç

Fransız yazar Anna Gavalda’nın yazdığı roman 35 Kilo Tembel Teneke, çocuklara okumayı sevdirecek bir yapıt. İkinci sınıfta ve altıncı sınıfta...

Kapat