YAŞLILIK VE YAŞLANMA İLE İLGİLİ METAFORLAR – Psk. Banu Beyaz

Bu yazıda önce yaşlılık ve yaşlanma tanımlanmış, ardından metaforların işlevlerinden söz edilmiş, sonra da Araştırmacılar Temel M, Dilek F, Tosun Z’ nin yarı yapılandırılmış görüşme formu ile gerçekleştirdikleri yaşlılık metaforları çalışmasından örnekler verilmiştir.

Yaşlılık, insan yaşamının en duyarlı ve kaçınılmaz dönemidir. Dünya Sağlık Örgütü Psikogeriatri Bilim Grubunun geçmiş dönemlere göre fiziksel ve zihinsel yetersizliklerin belirginleştiği’ ve “çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması” olarak tanımladığı yaşlılık dönemini 65 yaş ve üstü olarak kabul edilmektedir.

Yaşlanma sürecinde dışarıdan hemen gözlemlenebilen ciltteki kırışıklıklar, saçın beyazlaması ve seyrekleşmesi, belkemiği omurlarının sıkışması sonucu bedenin kamburlaşması ve kısalmasıdır. Birey yaş aldıkça kan damarları, tendonlar, cilt ve bağ dokular esnekliğini kaybeder. Kan damarları ve eklemler sertleşir, kemikler kırılganlaşır ve incelir, hormonal etkiler ve refleksler yavaşlar. Dolaşım sistemindeki zayıflamalar sonucu sağlık sorunları artar. Vücutta üretilen kanın azalması zihinsel kapasiteyi düşürür, dengeyi bozar, kasların ve organların etkinliğini azaltır. Kalp krizi ve felç olasılığı yükselir. Birey yaşlandıkça kas gücünün bir kısmı yitirilir, koordinasyon ve dayanıklılık zor hale gelir. Akciğerler, böbrekler gibi organların fonksiyonlarında azalma görülür. Yaşlanma sürecinde duyma ve görme kapasitesi düşer, yiyecekler aynı şekilde tat vermeyebilir, dokunma hissinin duyarlılığı azalabilir, hafıza kayıpları başlayabilir. Burada anlatılan tüm bu yaşlanma süreci bireyi yaşam biçiminden doğrudan etkilenmektedir (Türkiye Aktif ve Sağlıklı Yaşlanma Araştırması, 2017).

Yaşlanmayı etkileyen ve hazırlayan pek çok faktör olduğu için yaşlılık farklı boyutlarda tanımlanabilmektedir. Fizyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik ve kronolojik yaşlılık gibi (Cangöz, 2018).

Biyolojik yaşlılık: zamana bağlı olarak bireyin anatomi ve fizyolojisindeki değişimlerdir. Yumurtanın döllenmesinden sonra başlayıp yetişkinlik dönemi boyunca devam eden bir olgu olarak tanımlanır.

Fizyolojik yaşlılık: biyolojik yaşlılığa bağlı olarak ortaya çıkan kişisel ve davranışsal değişikliklerdir.

Fiziksel ve zihinsel yaşlılık, insanın bağımsız konumdan başkalarına bağımlı duruma geçmesi anlamına gelmektedir.

Psikolojik yaşlılık: bireyin fizyolojik yaşlanmasına bağlı olarak sosyal konumunun ve rollerinin değişmesi sonucu ortaya çıkan uyum bozukluğudur. Kişinin kendisini yaşlı hissetmesine bağlı olarak yaşam görüşü ve yaşam şeklinin değişmesidir.

Sosyal açıdan yaşlılık: bireyin konum ve rollerinin değişmesidir. Topluma, kültüre ve değer yargılarına göre değişebilir.

Ekonomik açıdan yaşlılık: bir insanın çalışma performansının ve verimliliğinin azaldığı ve çalışma hayatının sona erdiği, emekli olduğu dönem olarak ifade edilmektedir.

Kronolojik yaşlılık: doğumdan başlayarak bulunan zamana kadar geçen yılların toplamıdır.

Dünya toplumları yaş özellikleri açısından dört gruba ayrılmaktadır:

a)  Genç toplumlar: 65 yaş üzeri nüfus %4’den azdır.

b)  Erişkin toplumlar: 65 yaş üzeri nüfus %4-7 arasındadır. Yaşlı toplumlar: 65 yaş üzeri nüfus %7-10 arasındadır.

c)  Çok yaşlı toplumlar: 65 yaş ve üzeri nüfus %10 üzerindedir.

Toplumların yaşlı oranlarının artmasında; teknolojik gelişmeler ve yaşam kalitesinin yükselmesi sonucu tıbbı bakımda kaydedilen gelişmelerin ve doğumdan beklenen yaşam süresinin uzaması da etkilidir (Yaşar, 2009).

Dünyada ve ülkemizde yaşlı nüfus oranında artış vardır. Türkiye İstatistik Kurumu [TÜİK] 2014 verilerine göre, ülkemizde yaşlı nüfus oranı %8; 2023 yılında %10,2, 2050 yılında %20,8, 2075 yılında ise %27,7’ye yükseleceği tahmin edilmektedir (Bozdemir & Tokgöz, 2000). Yaşlı nüfusun %63,8’inin 65-74 yaş aralığında, %27,9’unun 75-84 yaş aralığında, %8,4’ünün ise 85 ve üstü yaş grubunda olduğu açıklanmıştır. Doğumda beklenen yaşam süresi 78,6 olup kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamaktadırlar. Erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,9 yıl kadınlarda ise 81,3 yıldır (TÜİK, 2021).

Tıbbi açıdan, yaşlılık, yasam sürecinde kayıpların ve çöküşün sıklıkla görüldüğü bir dönemdir. “Yaşlı” olarak tanımlanan nüfus grubu kendine özgü sorunları olan, diğer kesimlere göre çok daha fazla sağlık riski taşıyan özel bir gruptur (Bozdemir & Tokgöz, 2000).

Bu nüfus grubunun belirgin özellikleri söyle özetlenebilir:

a) bu grupta yer alan kişilerin önemli bir bölümünün en az bir hastalığı ya da sağlık sorunu vardır;

b) bu grupta en sık olarak gözlenen sağlık sorunları, hipertansiyon, seker hastalığı (diabetesmellitus), kronik akciğer hastalığı, Parkinson, demans, Alzheimer, kemik erimesi (osteoporoz) gibi uzun süren, izlenme ve bakım gereksinimi doğuran hastalıklardır;

c)  bireylerin yası ilerledikçe sağlık sorunları artmaktadır;

d) bu yas grubunda bulunan bireylerden önemli bir kısmının sağlık hizmetine ulaşmak için bilgilendirmeye veya yönlendirmeye ihtiyaçları vardır.

Metafor Nedir?

Metaforlar, karşılaştırmalara izin vermesi ve sonrasında problemi doğrudan ifade etmeden bir anlayışa ulaşması nedeniyle psikoloji alanında zemin kazanan edebi araçlardır.

Köklerini Yunanca bir kelime olan metapherein’den (meta: öte, üst; pherein: taşımak) alan metafor, en genel tanımıy­la dolaylı anlatım olarak düşünülebilir. Özünde “Bir yer­ den bir yere taşımak” anlamına gelen metafor, dinleyici­de görsel ve belirgin bir tanımlama yaratarak; görsel ve yaşantısal bir tepki oluşturmaktadır. Metafor, güzel ve anlamlı konuşma yaklaşımından etkilenilerek düşünceleri daha işlevsel ve estetik biçimde anlatabilmek için sosyal bilimler literatürüne girmiştir.

Cambridge Sözlüğünde (2021) metafor, bir şeyi aynı niteliklerden bazılarına sahip başka bir şeyle karşılaştırarak tanımlamanın bir yolu olarak tanımlanmaktadır.

Metafor, bir kavramsal alanı başka bir kavramsal alan açısından anlamak olarak tanımlanır. Bir alanın diğer bir alan sayesinde anlaşılmasına yönelik, herhangi bir tutarlı deneyimler bütününü yeni ve farklı bir deneyimi açıklamada kullanma metafor olarak tanımlanmaktadır (Kovecses, 2010).

Metaforlar insanın iç dünyasına tutulan aynalara benzetilebilir. Metafor sayesinde aynaya yansıyan görüntünün yanı sıra aynadaki görüntünün ötesinin de görülebileceği ifade edilmektedir. (Heston ve Kottman, 1997)

Metaforun işlevi, danışanın eski düşünce örüntülerini bozarak savunmaya geçmeden kendini keşfetmesine yardım etmek olarak ifade edilebilir.

 Metaforların kullanımında birden fazla amaç söz konusudur. Nesterova bu işlevleri şöyle sıralar: adlandırma, soyut kavramlar oluşturma, yönlendirme, yeni bilginin üretimi, psikolojik etki, paradigmaların çeşitlendirilmesi, iletişimsel ve eğitsel işlev (Aslan, 2019: 26).

 Yaşlılıkla  İlgili  Metaforlar

Bu çalışma 65 yaş üstü bireylerin “yaşlılık” kavramına ilişkin algılarını ortaya çıkarmak amacıyla nitel araştırma deseni olan fenomenolojik (olgubilim) desende yürütülmüştür

Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu: Araştırmacılar Temel M, Dilek F, Tosun Z

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 2023; 32 (2) 263 tarafından ilgili literatür incelenerek oluşturulmuştur.

Yaşlı bireylerin yaşlılık kavramını bir imgeye benzeterek açıklamaları istenmiştir. Bu gerekçeyle

“Yaşlılık……………………………..gibidir/benzer. Çünkü……………………………………………..’’

sorusu sorulmuştur.

Araştırma Mayıs-Ağustos 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veri toplama araçlarındaki sorular yüz yüze görüşme yöntemi ile yaşlılara yöneltilmiştir. Veriler ruh sağlığı hemşireliği alanında uzman olup, yaşlı sağlığı alanında çalışmalar yürüten araştırmacılar tarafından

Toplanmıştır katılımcılardan “Yaşlılığı bir imgeye benzetmeleri istenmiş ve formdaki soruyu cevaplaması istenmiştir. Bu aşamada yaşlı bireylere herhangi bir yönlendirme yapılmamıştır. Metaforlarını oluşturmaları için yaşlı bireylere 10 dakika süre verilmiştir.

Çalışmada katılımcılar tarafından “Yaşlılık” algısına yönelik 99 geçerli metafor üretildiği görülmüştür. Katılımcılar tarafından hem kelime (kış, kitap, ağaç v.b) hem de kelime grubu (dağa tırmanmak, kum saati v.b.) olarak metaforlar üretilmiştir. Yaşlı bireyler tarafından en sık ağaç, çiçek, çocuk, kitap metaforları kullanılmıştır.

Yaşlı bireylerin ifade ettiği metaforlardan “Geriye dönüşü olmayan zorlu süreç olarak yaşlılık”, “Birikimin aktarıldığı süreç olarak yaşlılık”, “Yeni deneyimler için fırsat süreci olarak yaşlılık”, “Pozitif ve negatif yönleriyle değişim süreci olarak yaşlılık”, “Tükenme ve yalnızlık süreci olarak yaşlılık” olarak 5 kategori oluşturulmuştur. Oluşturulan kategorilerin %53.9’u olumsuz (1. ve 5. kategori), %10.2’si ne olumlu ne olumsuz (4. kategori), % 35.9’u (2. ve 3. kategori) olumlu anlam içermektedir

1. Geriye Dönüşü Olmayan Zorlu Süreç Olarak Yaşlılık

Katılımcıların yaklaşık yarısı (%45.6) yaşlılığı geri dönüşü olmayan zorlukların yaşandığı bir süreç olarak görmüş ve yaşlılığa kaçınılmaz son, mücadele, güçsüzlük ve bakım ihtiyacı gibi olumsuz anlamlar yüklemiştir. 94 katılımcının metaforunu içeren bu kategoride yaşlı bireyler metaforları ve gerekçelerini şöyle açıklamıştır;

‘’Yaşlılık pil gibidir/benzer. Çünkü zamanı geldiğinde biter.’’ (E, 70 yaş).

‘’Yaşlılık ağaç gibidir/benzer. Çünkü yaşlandıkça solar yaprakların, dalların kurur ve çürümeye başlarsın. Sessiz sedasız hangi baltanın seni keseceğini düşünürsün.’’ (K,

85 yaş).

’Yaşlılık menekşe gibidir/benzer. Çünkü bakımsız kaldığı gün solar ve toparlanması zaman alır (K, 65 yaş).

‘’Yaşlılık bebek gibidir/benzer. Çünkü başkasının bakımına muhtaç kalırsın (K, 81 yaş).

‘’Yaşlılık kurşun kalem gibidir/benzer. Çünkü sonlara yaklaşırken yazmak zorlaşır. Yaşlılıkta da sona yaklaştıkça hareket kısıtlanır, zor olur. ’’ (K, 75 yaş).

‘’Yaşlılık yol gibidir/benzer. Çünkü uzun ve zordur.’’(E, 65 yaş)

‘’Yaşlılık eğitim gibidir/benzer. Çünkü sınavlarla doludur.’’( E, 65 yaş).

‘’Yaşlılık kış gibidir/benzer. Çünkü soğuk geldi mi bitmek bilmez.’’(E, 80 yaş).

Örneklerden çalışmaya katılan yaşlı bireylerin yaşlılığı çoğunlukla istenmeyen ama yaşanmak zorunda olunan olumsuz bir durum olarak algıladığı anlaşılmaktadır.

2. Birikimin Aktarıldığı Süreç Olarak Yaşlılık

Katılımcıların ürettiği metaforların 48’i (%23.3) yaşlılığı bilginin, birikimlerin,deneyimlerin bir sonraki nesillere aktarıldığı bir dönem olarak tanımlamıştır. Bu kategori altında üretilen metaforlar yaşlılığın olumlu yönlerini vurgulamaktadır. Örneğin;

’’Yaşlılık yumak gibidir/benzer. Çünkü yaşlandıkça bilgi ve tecrübelerin çoğalır.’’ (K, 68 yaş)

’’Yaşlılık ay gibidir/benzer. Çünkü ışık yansıtır’’ (K, 65 yaş)

’’Yaşlılık kitap gibidir/benzer. Çünkü bilgi ve birikimi ile ders verir.’’ (E, 65 yaş).

’’Yaşlılık tecrübe gibidir/benzer. Çünkü herşeyi görmüş, bilmiş ve yaşamışsındır.’’ (E, 66 yaş).

’’Yaşlılık kumaş gibidir/benzer. Çünkü işledikçe güzelleşir’’ (K, 68, yaş).

’’Yaşlılık kitap gibidir/benzer. Çünkü her sayfada bir hatıra vardır ’’ (E, 65, yaş).

’’Yaşlılık çınar ağacı gibidir/benzer. Çünkü gölgesi altında herkesi toplar.’’ (E, 65 yaş).

’’Yaşlılık dağ gibidir/benzer. Çünkü nereye gitseniz arkanızdadır.’’ (K, 65 yaş).

’’Yaşlılık ağaç gibidir/benzer. Çünkü yaş aldıkça köklenirsin geniş bir ailen ve sevdiklerin olur.’’ (E, 67 yaş).

Bu kategoride yer alan katılımcı ifadelerine göre yaşlılık; çocukluktan itibaren yaşanan deneyimler sonucu bilgi ve beceri bakımından gelişmeyi, olgunlaşmayı ve

bu sayede genç kuşaklara destek olmayı ifade etmektedir. Bu yönüyle yaşlı bireylerin yaşlılığı kabul edilen ve istenilen bir süreç olarak görüldüğü anlaşılmaktadır.

3.Yeni Deneyimler İçin Fırsat Süreci Olarak Yaşlılık

Bu temada katılımcıların 26’sı (%12.6) yaşlılığa olumlu bir anlam yüklemişlerdir. Yaşlılığı yeni başlangıçlar ve kişinin kendine vakit ayırabilmesi adına bir fırsat olarak ele almaktadır. Örneğin;

’’Yaşlılık tekne gibidir/benzer. Çünkü durmadan gider, önümüze yeni seçenekler çıkarır.’’ (K, 88 yaş).

“Yaşlılık bahar gibidir/benzer. Çünkü yeniden çiçekler açar.’’ (K, 70 yaş).

‘’Yaşlılık ödül gibidir/benzer. Çünkü Allah’a giderek yaklaşırız. İbadetlerimi yaparız.’’ (K, 73 yaş).

‘’Yaşlılık minder gibidir/benzer. Çünkü rahattır’’ (E, 83 yaş).

Örnek ifadeler incelendiğinde bazı yaşlı bireylerin yaşlılığı gençlik zamanlarında hayatın koşturmacasında zaman bulunamayan istekler için bir telafi süreci olarak gördükleri düşünülebilir.

4. Pozitif ve Negatif Yönleri ile Yaşlılık

Katılımcıların 21’i (%10.2) ürettikleri bu metaforlar ile yaşlılığı olumlu ve olumsuz yönleriyle birlikte ifade etmiştir.

Örneğin;

‘’Yaşlılık kurumuş ve üstünde yosunlar oluşmuş bir ağaç gibidir/benzer. Çünkü seneler zihinsel ve fiziksel olarak bir şeyleri senden götürür. Fakat oluşan yosunlar çevresine

oksijen vermeye; destek ve yol gösterici olmaya başlar.‘’ (K, 65 yaş)

‘’Yaşlılık dolunay gibidir/benzer. Çünkü bir tarafı aydınlık bir tarafı karanlıktır.‘’ (E, 75 yaş).

‘’Yaşlılık çiçek gibidir/benzer. Çünkü yazın açar, kışın solar.‘’ (K, 65 yaş).

‘’Yaşlılık deniz gibidir/benzer. Çünkü zaman zaman durgun, zaman zaman hırçındır.‘’ (E, 82 yaş).

Bu kategorideki katılımcı ifadeleri bazlı yaşlı bireylerin yaşlılığı tek yönlü bir kavram olarak görmediklerine işaret etmektedir. Buna göre yaşlılık hem avantajları hem de dezavantajları bulunan ve bu şekilde kabul edilmesi gereken bir süreçtir.

5. Tükenme ve Yalnızlık Süreci Olarak Yaşlılık

Bu temada katılımcıların 17’sinin (%8.3) yaşlılığa olumsuz bir anlam yüklediği ve yaşlılığı yalnızlaşma ve tükenme dönemi olarak gördüğü anlaşılmıştır. Bu kategoriye örnek olarak;

‘’Yaşlılık merdiven gibidir/benzer. Çünkü çıktıkça yorulursun. ‘’ (E, 72 yaş).

‘’Yaşlılık yürümek gibidir/benzer. Çünkü yol aldıkça yorgunluk artar. ‘’ (K, 68 yaş).

‘’Yaşlılık bir yaprak gibidir/benzer. Çünkü dalından düştükten sonra çürümeye mahkûmdur, ‘’ (E, 86 yaş).

‘’Yaşlılık defter gibidir/benzer. Çünkü doldurulur doldurulur bir kenara atılır, ‘’ (E, 81 yaş).

Katılımcı ifadelerinden de anlaşıldığı üzere yaşlı bireylerin bir kısmı yaşlılığı;yaşanmışlıkların verdiği yükler ve kendisine ihtiyaç kalmaması gibi düşüncelerle hayat  yorgunluğu ve yalnızlaşmayla ilişkilendirmiştir.

KAYNAKLAR

Aslan, H. (2019). Yolcu Filmi Bağlamında Sinemada Yol ve Yolcu Metaforu.
(Yüksek Lisans Tezi). Ulusal Tez Merkezi veri tabanından erişildi. (Erişim no: 553196).

Arslan, M. ve Bayrakçı, M. (2006). “Metaforik Düşünme ve Öğrenme Yaklaşımının Eğitim-Öğretim Açısından İncelenmesi”, Milli Eğitim, Sayı:171, ss100-108.

Bozdemir, N., & Tokgöz, M. (2000). Toplumdaki yaslı ve yaslanmakta olan bireylerin rehabilitasyonu ve sosyal uyum projesi. http://www.agv.org.tr/geriatri.doc

Cangöz, B. (2018). Bilişsel yaşlanma. Sunum. Ankara: Huzem Yaz Okulu Kursları
Demir, G. Y. (2015). Çevirenin Ön Sözü G. L. johnson içinde Metaforlar: Hayat, Anlam ve Dil(s. 14-15). içinde istanbul: ithaki Yayınları.
Heston, M. L. ve Kottman, T. (1997). Movies as metaphors:
A counseling intervention. Journal of Humanistic
Education and Development, 36(2), 9
Karaırmak, Ö. ve Güloğlu, B. (2012). Metafor: Danışan ve psikolojik danışman arasındaki köprü. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 4(37), 122-135
Karaırmak, Ö. (2015). Çocukla Psikolojik Danışmada Metaforik Süreç
( Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi 2015, 5 (43) 115-127

Temel M, Dilek F, Tosun Z . YAŞLI PERSPEKTİFİNDEN YAŞLILIK ALGISI: BİR METAFOR ÇALIŞMASI, Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 2023; 32 (2) 263

Türkiye Aktif ve Sağlıklı Yaşlanma Araştırması. (2017). Sağlık Bakanlığı Genel Müdürlüğü Yayını.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). (2014). Türkiye istatistik kurumu basın odası haberleri: Yaşlanıyoruz. 07.06.2023 tarihinde http://www.tuik.gov.tr/basinodasi/haberler/2014_4_20140203.pdf adresinden ulaşılmıştır.)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). (2022). İstatistiklerle yaşlılar. (07.06.2023 tarihinde https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Yaslilar-2020-37227  adresinden ulaşılmıştır.)

Yaşar, E. K. (2009). Yaşlıya evde bakım verenlerin yükünü etkileyen faktörler. (Yayımlanmamış yüksek lisan tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İzmir