Yıldız Güncesi – Stanislaw Lem

Yıldız Güncesi, Evren’in Candide’i Ijon Tichy’nin uzayın -kimi kez zamanın- derinliklerinde yaptığı yolculuklara dair notlarından oluşuyor. Yer yer ilginç çizimlerle süslediği bu notlarda, hafızaları insanlığın kıyım tarihiyle yüklenmiş bir robot topluluğu, uzay yolculuğuna merak sarmış patatesler, inanç sahibi oldukları için katakomblarda yaşamaya zorlanan dindar robotlar çıkıyor karşımıza. Derlemenin belki de en ilginç öyküsü, evrim de dahil olmak üzere dünya tarihinin içler acısı durumundan 26. yüzyıl bilim adamlarının sorumlu tutulduğu Yirminci Yolculuk. Platon’dan Spinoza’ya, Brütüs’ten Napolyon’a, Bacon’dan Marshall McLuhan’a kadar birçok tarihsel figür, Lem’in mizah yüklü kaleminden nasibini alıyor. Yirmi Birinci Yolculuk, insanlığın önümüzdeki yüzyıllarda kaydedeceği bilimsel ve teknolojik gelişmenin dinsel dogmaları nasıl birer birer yıkacağını, inananlar ile inançsızlar arasında çağlar boyu süren tartışmaların ve savaşların anlamsızlığını gösteren hüzünlü bir öykü. Lem’in sadık okurlarının alışkın olduğu bir şeydir bu – hüznün ve ironinin iç içeliği. Ama Lem, tıpkı kendi yazma serüveni gibi, okurun serüveninin de her zaman, alışkanlığa meydan bırakmayacak yeni keşiflere açık olmasını ister. Onun için değişmeyen tek bir inanç vardır belki de: Alçaklığın ve ahlâksızlığın, Evren’de yalnızca insana mahsus olduğu inancı.


KİTABIN KÜNYESİ
Yıldız Güncesi
Stanislaw Lem
İletişim Yayınları
Çeviri: Sevil Cerit
1. baskı – Eylül 2001
314 sayfa


Stanislaw Lem
12 Eylül 1921’de Lvov, Polonya’da (bugün Ukrayna), varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940’ta Lvov Üniversitesi’nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya’yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945’te ailesiyle birlikte Sovyetler’e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakov’a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askerî doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ailesi tüm mal varlığını savaş sebebiyle kaybetti. Lem bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiir ve kısa öyküleri yayımlanmaya başlandı. İlk romanı Czlowiek z Marsa (Marslı Adam) 1946 yılında Nowy Świat Przygód (Yeni Dünya Maceraları) dergisinde tefrika olarak yayımlandı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci (Astronot) 1951’de yayımlandı. 1953’te tıp öğrencisi olan Barbara Lesniak’la evlendi. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya’da Barış ve Fiyasko’nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Ede-biyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora unvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006’da Krakov’da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here