Zamanın Elleri – Mehmet Ercan

ne zaman seslensem senden kendime, sabah oluyor

yeğnice kınından çekiliyor bir hançer

karartıyorlar aşkımızın delillerini meczuplar

suçlu bulunuyorum sevme fiillinden

***********************************************

ne zaman kalbinin penceresinden baksam yaşama

yolum bir masala çıkıyor sisler içinde

eşkıyalar düşlerimi kanatıyorlar kılıçlarıyla

bir yanım köroğlu kesiliyor, deli dumrul bir yanım

**************************************************

ne zaman gözlerin gözlerimden gitse gurbette

yağmurlar özlemlerimizi yıkıyor gökkuşağıyla

öpüşün bahar gibi çoğalıyor tenimde

göğün şiwan?ları türküleriyle nakışlıyorlar seheri

*************************************************

ne zaman ellerin bir destanla buluşsa çiçekler ülkesinde

düğün kuruyorlar ağaçlar zemheride

selamlıyorum onları köylü şapkamla

çobanların gözyaşlarını siliyorum sevdanın mendiliyle

*********************************************************

ne zaman bir ülkede şair olsam, etrafımda karanlığın telden dikenleri

dalından koparılmış çığlık oluyorum filistin askısında

dirim ölümle sevişirken, ellerini ovuşturuyor şeytanlar

menüm, sofralarına sunuluyor kanlı kurtların

***********************************************************

ne zaman bir şehrin adını ansam, kılıçlar bileniyor boynumda

ya bir şehzade oluyorum iple boğulan, dar vakitte

ya hicivleri eceli olan, boğaz sularına atılan nef? î ? yim

bir sona koşuyorum; atların sağrısı ter, yenlerim kan içinde

**********************************************************

ne zaman çocukların sevincine karışsam, memeleri oluyorum kibele?nin

aşkın dem halinden geçerek, kiraz topluyorum dudaklarından kadınların

benim oluyor dünyanın bütün çocukları, evren dolaşırken kanımda

sizi sevdim diye vuruyorlar, bulunmuyor faillerim nedense

***********************************************************

ne zaman kuzuları düşünsem, çakallar üşüşüyor salyalarıyla tenime

gemi oluyorum adsız denizlerde, bayrağı kuru kafa, tek gözü uçmuş

kim öldürdü diyorum bu kuzuları, yaşamak aşk tadındayken

meteorlar yağarken, dünyanın kan sıvalı çirkin yüzüne lenin?ya da

***************************************************************

ne zaman kitapların esrarına kapılsam, kapalı odalar buluyorum karşımda

inandırmıyor beni uzay çağının sanal masalları, tuh diyorum böyle çağa

hangi kapıyı açsam, karşıma canalıcı çıkıyor elinde tırpanıyla

kan tutmuş gözlerle ağlıyorum, dudaklarının mührü açılmamış ergen ölenlere

*******************************************************************

ne zaman rüzgârın kavalından türkülerini dinlesem dağların

sonu hüzünle biten bir yaprak oluyorum aşk ağacında

yorgun seviler taşıyorum yeğnimde yıldızlara

ay bulutların şarabını içerken gecenin tılsımlı dudağından

**************************************************

ne zaman sevgilim hülya olsa, şiir yazıyorum mavi gözleriyle

kleopatra edasıyla dolaşıyor yüreğimin göllerinde kuğular

leyla bir seraptı çöllerde nafile aradığım, mecnun kahramanı o rüyanın

sevmek kavuşmak değildi bu masalda, aşk kavuşmamaktı

*******************************************************

ne zaman uçurtma olsam kanatları kuşlardan, ipi düşlerinden çocukların

kendileri değil, gölgeleri duvarlarda kalan bir hiroşimalı oluyorum insanlığın yüzünde

korksa da hitler?in fırınından, odunu olmaktan kurtulamayan bir yahudi?yim

dalgalanırken yüzümde öfkenin bayrakları, inancım örtüşmese de musa?yla

*******************************************************************

ne zaman güvercinden bir kürt olsam, sabaha yetişmiyor soluğum

ya bir keklik takımı gibi öldürülüyorum halepçe?de, koynunda kahpeliğin

ya roboski?de ölüm kuşları kül ediyor, dost görünen bir şeytanın emriyle

barışın iffetini kirletiyorlar, salyaları sakallarına karışmış islamın münkirleri

*****************************************************************

ne zaman firar etsem kendimden, anneler ağıt yakıyor güllerin anısına

martılar, törenle ölümü kaldırıyorlar köpükten bir bulutla

ertelenmiş bir devrim oluyorum, kanlı sayfalarında tarihin

ipi ışıktan, adı deniz olan çocuklar doğarken darağacında

Yorum yapın

Daha fazla Şiirler
Anadolu – Ahmed Arif

ANADOLU Şiire Yorum Yapın Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun ? Utanırım,...

Kapat