18 Ağustos 2026

Edebiyat Dersinde Riskli Okuma: Kitaplar Öğrencilerin Ruh Sağlığını Tehdit Eder mi?

Edebiyatın dönüştürücü gücü tartışılmazdır; ancak bir hikayedeki hasta, travmatik ya da intihara meyilli bir karakterle okuyucunun özdeşleşimi o kadar yoğunlaşabilir ki, bu durum kendi ruh sağlığını tehdit edebilir. Bu olguya “riskli okuma” denir. Profesör Jeffrey Berman’ın “Risk Altındaki Öğrencilere Ders Vermek” başlıklı makalesi, edebiyat öğretmenlerinin er ya da geç karşılaştığı kritik bir soruyu inceliyor: Öğrencilerimizin

devamını oku

Romeo’nun Trajedisi Kader Değil, Çocukluk Travması mıydı?

Shakespeare’in Romeo ve Juliet trajedisi, genellikle yıldızların kötü hizalanmasıyla ya da aileler arasındaki kan davasının yarattığı talihsizliklerle açıklanır. Aşklarının önüne geçen dış engeller yüzünden genç aşıkların kurban olduğu düşünülür. Ancak Psikanalist Marvin Krims, oyuna klinik bir kulakla yaklaştığı makalesinde, trajedinin asıl motorunun Verona sokaklarında değil, Romeo’nun bilinçdışında yattığını iddia ediyor. Krims’e göre Romeo’nun yıkıcı davranışları,

devamını oku

Başkalarını Anlamak İçin Önce Kendini Çözümle: Psikanalizde Öz-Analizin Gücü

Bir hastayı, bir yazarı, bir edebi karakteri veya kültürel bir objeyi psikanalitik açıdan anlamaya çalışırken, ne kadar nesnel kalabiliriz? Analiz koltuğunun bir tarafında oturmak, öteki tarafı tüm çıplaklığıyla görebileceğimiz anlamına gelir mi? Daniel Rancour-Laferriere, “Öz-Analiz Başka-Analizi Geliştirir” başlıklı makalesinde, bu sorunun cevabının “Hayır” olduğunu iddia ediyor. Yazara göre, “öteki” kim olursa olsun, o ötekiyi psikanalitik

devamını oku

Freud’un Temel Yanılgısı: Oidipus Kompleksi Klinik Değil, Tiyatro Sahnesi Kanıtı mıydı?

Psikanalizin temel direği, hatta deyim yerindeyse “kilit taşı” olan bir kavram vardır: Oidipus Kompleksi. Çocukluk döneminde ebeveynlere yönelik arzu ve rekabet duygularını içeren bu teori, Freud tarafından tüm insanlık için evrensel bir çatışma olarak ilan edildi. Freud’un Kanıtı: Sofokles’in Gücü Freud, Oidipus kompleksini ilk kez kamuoyuna sunarken, teorisinin evrenselliğini desteklemek için neredeyse hiç klinik kanıt

devamını oku

Ah, Şu Rüyaların Muamması! Kitaplar Anamızın Kucağı mı Ola, Beyler?

Ey, İstanbullu efendiler, hanımefendiler! Gecenin sükûneti çöktüğünde, başımızı yastığa koyup da o acayip, o karmakarışık alemlere dalmaktan kimimiz kurtulabilmiştir? Hani Viyana’da meşhur bir hekim varmış ya, Sigmund Freud Efendi. O, “Rüyaların Yorumu” namıyla bir eser kaleme almış ki, sanki insanın bütün iç alemini, bütün o nefsani hevesatını o kitaba sığdırmış. Fakat gel gör ki, insanın

devamını oku

Nehrin Şehrinde Bela: Lacan’ın “Mektubun Ajanlığı” Üzerine Kritik Bir Portre

Jacques Lacan… Adını duyduğumuzda akla gelenler: Psikanaliz, yapısalcılık, Signifier ve Signified (Gösteren ve Gösterilen) ve tabii ki anlaşılması inanılmaz zor bir üslup. Fransız psikanalist, eserleriyle eleştiri ve edebiyat dünyasında derin izler bıraktı, ancak onu okuma deneyimi genellikle bir tür entelektüel mücadele olarak tanımlanır. Andrew M. Gordon’ın “Nehrin Şehrinde Bela, ya da Lacan’ın ‘Bilinçdışında Mektubun Ajanlığı’”

devamını oku

BARAKA / Dünyanın Nabzına Dokunan Sessizlik – Luna Madanoğlu

Sessizliğin İlk Nefesi Baraka, izleyeni yalnızca bir belgeselin içine değil, dünyanın ritmine doğru taşır.Ron Fricke’in 1992’de dünyanın kutsal alanlarından modern şehirlerin karmaşasına uzanan geniş bir coğrafyada çektiği bu film, sözcükleri kullanmayı reddeder; çünkü söylemek yerine hissettirmeyi seçer.Baraka, bir hikâye anlatmaz — bir varoluş hali sunar. Doğanın Unutulmuş Nabzı Himalaya tapınaklarının dumanı, Amazon’un ağır nefesi, çöl

devamını oku

Balzac’ın Goriot Baba’yı Yazım Süreci: Hız, Uykusuzluk ve Yoğun Çalışmanın Poetikasına Dair

Honoré de Balzac’ın üretim pratiği, 19. yüzyıl Fransız roman tarihinin en dikkat çekici çalışma rejimlerinden birini oluşturur. Yazarlığın fiziksel bir çileye, neredeyse manastıra kapanmış bir disipline dönüşmesi Balzac’ın biyografilerinde sıkça vurgulanan bir olgudur. Goriot Baba’nın (1835) yazım süreci de bu çileci estetiğin en belirgin örneklerinden biri olarak kabul edilir. Graham Robb’a göre Balzac, romanın büyük

devamını oku

Balzac’ın Goriot Babası ve “Tekrar Eden Karakterler” Sisteminin Kuruluşu

Honoré de Balzac’ın İnsanlık Komedyası projesi, Fransız realist romanının yapısal mantığını değiştiren en özgün yeniliklerden biri olan “tekrar eden karakterler” ilkesine dayanır. Goriot Baba (1835), bu sistemin yalnızca bir örneği değil, aynı zamanda Balzac’ın geniş temsili dünyasında karakter dolaşımının ilk büyük kristalleşme anı olarak kabul edilir. Pierre Barbéris’in vurguladığı gibi Balzac, toplumu “organik bir bütün”

devamını oku

Donald Meltzer: Otizmin Sırrı ve Klostrofobinin Anatomisi

Psikanaliz, Neden Sanat Formudur? Estetik Çatışma ve İçsel Anne Yazar: Jungish (Kleinian Gelenekten Çıkan Asi Bir Şairin Hikayesi) Aziz Okuyucularım, Ey Dışlanmışlığın Dertleriyle Boğuşanlar! Şimdi size, psikanalizin kurallarını esneten, zorlu çocukluk durumlarına klinik neşteri vuran o büyük Amerikalı analistten bahsedeceğim: Donald Meltzer (1922–2004). Meltzer, sadece bir Kleinian değildi; o, W.R. Bion‘un fikirlerini alıp, otizmin, klostrofobinin

devamını oku

Hanna Segal: Kleinian Düşüncenin Sesi ve Sembolizmin Gücü

Simgesel Denklemden Temsile Geçiş: Savaşın ve Sanatın Psikolojisi Hanna Segal (1918–2011), Polonya doğumlu Britanyalı bir psikanalist ve Melanie Klein’ın en önemli takipçisi ve yorumcusu olarak bilinir. Segal, Klein’ın çalışmalarını net bir şekilde açıklayarak, teorinin daha geniş kitlelere ulaşmasında büyük rol oynamıştır. Aynı zamanda estetik, sanat, sembolizm ve savaş konularına dair önemli katkılarda bulunmuştur. I. Kleinian

devamını oku

Thomas Ogden: Şairin Psikanalisti ve Analitik Alanın Yeniden Keşfi

Rüya Görülmemiş Rüyaları Düşlemek: Bilinçdışının Sınırlarında Yeni Bir Duyarlılık Thomas Ogden, Amerikan psikanalizinin önemli bir figürü ve yazarıdır. Kendini bağımsız bir düşünür olarak tanımlar ve çalışmaları, psikanalitik tekniğin yeniden gözden geçirilmesine odaklanmıştır. Ogden, Bion, Klein ve Winnicott gibi İngiliz okulunun teorilerinden ve Borges, Kafka ve Frost gibi edebi figürlerden büyük ölçüde etkilenmiştir. I. Merkezi Psikodinamik

devamını oku

Stavrogin mi, Şatov mu? Dostoyevski’nin Cinler Romanında Kahramansız Merkez ve Çift Odaklı Anlatı

Fyodor Dostoyevski’nin Cinler (Бесы, 1872) romanı, geleneksel anlamda tek bir “kahraman” etrafında örülmez; aksine, farklı ideolojik, psikolojik ve toplumsal eksenlerin birbiriyle çatıştığı çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Romanın iki kritik figürü olan Nikolay Stavrogin ve İvan Şatov, bu eksenlerin iki ayrı kutbunu temsil eder. Araştırmacılar, romanın merkezinin “kimde” toplandığını tartışırken genellikle Stavrogin’in psikolojik derinliği ile

devamını oku

Dostoyevski’nin Cinler Romanında Pyotr Verhovenski; Devrimci mi, Politik Şarlatan mı?

Fyodor Dostoyevski’nin Cinler (Бесы, 1872) romanındaki Pyotr Stepanoviç Verhovenski, Rus devrimci hareketinin 1860’lar sonrası yönelimlerini temsil ettiği kadar, bu yönelimlerin karikatürize edilmiş ve bozulmuş hâlini de somutlaştırır. Roman, Pyotr’ın bir “devrimci lider” olarak kurduğu görünümün ardında ideolojik içeriği olmayan bir siyasi şiddet girişimcisinin bulunduğunu gösterir. Böylece Dostoyevski, devrimci enerji ile ahlaki boşluk arasındaki gerilimden doğan

devamını oku

Gogol’ün Ölü Canlar’ında Troika Metaforu

Nikolay V. Gogol – Ölü Canlar (Birinci Cilt, 11. Bölüm’ün sonundaki ünlü «Rus Troykası» pasajının tam metni) Mazlum Beyhan’ın Türkçe çevirisi(İletişim Klasikleri, 2020, s. 367–369) Ey, üç atlı araba! Kuş troykası! Seni kim icat etti acaba? Bilirsin, böyle çevik bir troykayı ancak hareketli bir halkın arasında icat edebilirdiler… Orada arabalar değil, yuvarlak kalkanlar gibi uçan

devamını oku

Logo Baskılı Promosyon Termos Ürünleri

Kurumsal kimliği güçlendirmek isteyen markalar için doğru promosyon ürünü seçimi büyük önem taşır. Özellikle ofis ortamlarında, seyahatlerde veya dış mekân etkinliklerinde sıkça kullanılan termoslar, markaların görünürlüğünü artıran pratik bir araç haline gelmiştir. Logo baskılı promosyon termos modelleri, estetik tasarımlarıyla kullanıcı deneyimini zenginleştirirken, markaların akılda kalıcılığını destekler. Promosyon termoslarda dayanıklılık, ısı koruma süresi ve tasarım detayları

devamını oku

Drone Ehliyeti Nasıl Alınır? 2026 Güncel Süreç, Şartlar ve İHA Sınıfları

Drone uçurmak dışarıdan “kumandayı al, havalan” kadar basit görünüyor; ama işin içine güvenlik, sorumluluk ve mevzuat girince tablo değişiyor. Özellikle ticari uçuş yapmayı düşünüyorsanız, drone ehliyeti konusu bir anda en kritik başlık haline geliyor. Bizce bu işin en güzel tarafı şu: Doğru eğitimle hem daha güvenli uçuyorsunuz hem de “acaba bir sorun olur mu?” stresini

devamını oku

Kuramsal Zırvalar ve Video Bandı: İtalyan Psikoterapisinin Utancı

Bilim mi, Yoksa Kumar mı? Terapi Okullarından Kimler Neden Zengin Oluyor? Yazar: Jungish (Psikoloji Kendini Fizik Sanınca Ne Olur?) Aziz Okuyucularım, Ey Psikoterapiye Servet Dökenler! Şimdi size İtalya’dan gelen, lakin bizim memleketimizin psikoterapi okulları âleminde de ceyran eden büyük bir skandalı anlatacağım. Mesele, psikoterapinin “bilim mi, yoksa züğürt tesellisi mi” olduğudur. Ve bu mesele, sadece

devamını oku

Rehabilitasyonun Yeni Yüzü: Psikolojiyi Teknisyen Olmaktan Kurtarmak

Dert, Sadece Beyindeki Arıza Değil, İlişkinin Yokluğudur! Yazar: Jungish (Makine Değil, İnsan: Rehabilitasyonun Dikeyden Yatay Düzleme Geçişi) Aziz Okuyucularım, Ey Çaresizliğin Ortasında Umudu Bulanlar! Şimdi size, Roma’daki o büyük rehabilitasyon merkezlerinden gelen, bizim psikoloji camiasının yaşadığı kibirli dönüşümü anlatan mühim bir haberi nakledeceğim. Uzun yıllar boyunca, rehabilitasyon dendi mi, akla hemen sert, mekanik, tepeden inme

devamını oku

Melanie Klein ve Mahler: Çocukluk Çağı Nevrozunun Kökleri ve Anne Desteği

Bebeğin Şizofrenik Kahramanlığı: Seno İyi, Seno Kötü! Yazar: Jungish (Psikanalizin Aile Labirenti ve O Mükemmel Mazeretin Kaybı) Aziz Okuyucularım, Ey Çocuğun Dertlerini Basit Sananlar! Şimdi size, psikanalizin o iki koca hanımefendisinin, Melanie Klein ve Margaret Mahler’ın, çocukluk nevrozlarının köklerine dair söylediklerini anlatacağım. Freud’un tek kişilik koltuğunu bırakıp, doğrudan bebeğin ruhuna bakan bu iki dâhi, bizim

devamını oku