50. Sanat Yılında / Acıya Gönüllü Bir Şair: Burhan Mendi – Duran Aydın

Aslen şiir ülkesinin bir şair yurttaşı Burhan Mendi, tam da kendisine yakışır biçimde;

?ağacın saçlarında bir kuş
kuşun bakışında bir hüzün
hüznün dudağında umutlar
neden olmasın?

dileğindedir.
Kimliğinde yer alan diğer tanımlamalar onun ?şairliği?nin yedeğine düşer.
Dile kolay; 50 yıl şiirle sevişircesine dövüşmek, can suyuyla hayat bulmak, sayısı 10?u aşan kitapta yüzlerce şiir yaşatmasına neden olmuş.
Kendisinden sonrakilere bırakacağı en önemli miras, bence bu kitapların sayfaları arasında kanat çırpan şiirlerdir. Bir zamanlar evinin odalarında cıvıltılı tınılarıyla oynaşan çocuklarından sayar kitaplarını. Kızı ve oğulları gibidir şiirleri. Sever, öper, korur, kollar?
?Bulut Geçti? (1984), ilkidir şiir kitaplarının. Sonuncusu ?Çığlık?, 2012?nin Ocak ayında karışır hayata.
Arada; ?Kardereli Yusuf?, ?Birin İçindekiler?, ?İçimdeki Uzaklar?, ?Yalnızlık Umutları?, ?Deniz Mantolu Kadın?, ?Kar Sıcağı?, ?Sevdalı Yalnızlıklar?, ?Kıvırcık Saçlı Rüzgâr?, ?Gardiyan?, ?Bir Damla Hüzün? şiir; ?Çukurovalı Öyküler? biçiminde adlandırdığı bir de öykü kitabı sığdırmıştır 74 yıllık ömrüne: ?Banik.?
?Banik?teki öykülerden ?Kumsaldaki Altın? 40. Ulusal, 14. Uluslararası Hacıbektaş Veli Kısa Öykü Yarışması?ndan 2003?te; ?Kırlangıç Mavisi?, yine aynı adlı yarışmadan 2005?te ödüllerle döner.
Burhan Mendi bir Köy Enstitülü olmasa da, onlarla aynı ?terbiyeden? geçmiş, o soydan bir öğretmen, eğitimcidir.
Karacaoğlan?dan beslenir sevdası. Ama Serez Çarşısı?nda Bedrettin?den, Yıldızeli?nde Pir Sultan?dan, Yedi Tepeli Şehir?de Nâzım?dan, Sıvas Madımak?ta tutuşan can?larından ayrı düşürmez şairliğinin acısını. Çünkü şiirle yatıp şiirle uyanmak acı verir biraz da insana; bilirsiniz? Ama böylesi acılarla yaşamak kendi seçimidir şair kişinin. Gönüllülük ister! Acıeri şair Burhan Mendi de, dünden hazırdır kederin, efkârın silsilesine? Kim bilir hangi fırtınalı duygularla yazdığı yürek depremlerinden arda kalan dizeleri daha ilk kitabı ?Bulut Geçti?de (1984) yayımlar:

?al bu bakışlarını denizlerimden
yıkanmış gök gibi içimde yalnızlığım
üşümüş soğuk dudaklarımda ıslak
yürüyüp gidemediğim kaldığım
çek bu bakışlarını denizlerimden
ağladığım?
(Bulut Geçti, ?Ama Sen? s.19)

Hikmet Dizdaroğlu, 1966?da biraz Dağlarca etkisinde sayar Mendi?nin şiirini. Ama bunun olağan ve çıktığı yoldan alıkoyucu bir durum olmadığını; sanat yolunun ?dar geçit?inin gerektirdiğini belirtir.
Dizdaroğlu o günlerde şunun da altını çizer: Mendi, bir sevda ve aşk şairidir. Duygusal şiirleri, zamanla gerçeğin sert rüzgârlarında yürümeyi deneyecekse de o günler için biraz ?mistik? bulunur. Ama mistisizmden sakınmalıdır; bir süre sonra karanlığına çekebilir!
Şimdilerde de ?genç bir şiir? yazan o yılların delikanlısı Burhan Mendi uyarılardan yararlanır. Yararlanmasaydı:

?ayrı kutuplarda sen
yarım kalmış ezgileriyle yalnız
üşümüş soğuk uçlarda şimdi
gözlerin biri biri ellerin senin
(?)
aynı şarkıyı söylüyor bakışların
bir umut kalıyor içimde yoksul
oysa kar gibi nar gibi sen
ellerin biri bir gözlerin senin?
(Bulut Geçti, ?Uçlarda Biri? s.22)

biçimindeki dizeleri yazabilir miydi?
?Aşk acısı?nın yaktığı hemen bütün şairler gibi Mendi de hayatı boyunca şiirlerinde bu
 kor?un aydınlığına sığınır. Biraz Attila İlhan, biraz Ümit Yaşar ipekliğindedir dizeleri. O yüzden belki; kimileri bestelenir, nağmelenir. Bunların adına; ?Alev Alev?, ?Anlayamadım?, ?Bir Bir Sanki?, ?Kader?, ?Islak Şarkı?, ?Böyle Bir Şarkı?, ?Silemem?, ?Bir Umut Gibi?, ?Dağlansa da?, ?Gönlümü Nasıl Kırdın?, ?Kır Çiçekleri?, ?Anarken? demiştir Burhan Mendi.
 Şiir üzerine kafa yormak, onu bir sanat dalı olmanın daha ötesinde görüp ?yaşam  biçimi? olarak benimseyenlerin zaten yapmaları gereken bir şeydir. Mendi için de yalnızca ak kâğıda şiir nakışlamak yetmez? Bu yüzden, şiir işçiliği üzerine de kimi uyarılarda bulunmaktan geri durmaz; özellikle genç şairlerin sıklıkla düştüğü ?gibi olma? tuzağına karşı onları uyarır. Çünkü, geçirdiği evrelerden böylesi bir deneyime ulaştığı apaçıktır.
Ona göre; ?Gibi olmak, benzeşmeyi zorunlu kılan bir olgu, başkalarının ayak izlerine basmaktır. Kendi kimliğini arayış aşamasında en büyük engeldir. Özgün çizgisini, deyişini, dünyasını yaratma gücünü ıskalamaktır.? Ama, ?Esinlenmek farklıdır,? Mendi?ye göre de? Kaçınılmaz ve doğal olandır bir yerde: ?Esinlenmek insan doğasına özgü etkileşimdir. Belli bir aşamadan sonra yazarın, şairin esinlendiği sanatçının üzerinden yeni dünyalara erişebilmesi, bir kez daha kurabilmesi; kendi çizgisini oluşturması, tek başına soluk alabilmesidir. Şiire soyunmanın, şiir yazmanın pek de kolay bir uğraş olmadığı açıktır. Evrensel değerleri yakalamak isteyen şair, yarına bir taş atabilmelidir. Onun atacağı her taş, gelecekte kendi kimliğinin, yeteneğinin, yaratıcı gücünün belgesi olacaktır. (Şiire Sevdalanırken ?Gibi Olmak?, ?Sevdalı Yalnızlıklar?, s.5)
Bunca yıllık hayatında önemli bir dönemi ?dergici? olarak geçiren Mendi, önce ?Söylem?, ardından ?Ardıçkuşu? deneyimlerini yaşar. ?Ardıçkuşu?nu bitek topraklarda, Çukurova?nın Adana?sında 10 yılı aşkın bir süre yaşatır. Anadolu dergiciliğinde çok uzun bir süredir 10 yıl! Öyle ki, aylık olarak, kesintisiz 107 sayı yayımlanır ?Ardıçkuşu.? Çukurova?da, Adana?da bir ?ilk?tir bu anlamda?
?Ardıçkuşu?nda dergiciliğin yükünü omuzlarına yüklenirken, mutluluğuyla da ömrüne ömür katar; en azından edebiyata doyar!
Dergicilik yıllarında üretkenliğinde eksilme görülmez. Tersine, en verimli olduğu dönemlerini, Çukurova?nın yanı sıra Türkiye?nin değişik yörelerinden şair ve yazarlarla, imece yöntemiyle çoğaltarak edebiyatımıza umut ekeler?
Bu arada, şiirleri için düşünen, yazan insanlar giderek artar. Şiirlerinde ?öykü? belirgin ve yoğunlukludur. Ama neylersiniz ki, şiirde ?öykü? değil, öyküde ?şiir? artı sayılır. Yer yer yinelemelere düştüğü, ?şiirsel? değil ?şairane? söylemin onu kuşattığı görüşü yaygındır.
Bir yandan da, yazdıkları lirik bulunur. İmgelerin ayak seslerini bir yerlerden işitir şiirlerini okuyanlar. Çünkü sokakta karşılığı vardır.
Özellikle son yıllarda yazılan, ?şair?lerinin bile anlamakta güçlük çektiği ve giderek ?bulaşıcı? bir hale getirilen ?kapalı? şiirler onun düş semtine bile uğrayamaz. Türkçesi yalın, dil bilinci ve sevgisi örnek alınması gereken inceliktedir. Bu noktada günümüzde giderek gereksinilen ?şairin ve şiirin işlevi?ni, önem ve değerini birçoklarımıza anımsatır?

?akan sular gibiydi yüreğin
neler bıraktığını bilmeden gittin
sarışın bir rüzgâra yaslanan yalnızlığın
ıslanır düşerdi yollarına bir bir
denizlerin koynunda uyurken hasretin?
(Sevdalı Yalnızlıklar, ?Gittin? s.13

Burhan Mendi şiiri için yazanlardan Muzaffer Uyguner, onun; ?Barıştan yana olduğu için ağaçlarının bile barışa susadığını? söyler. Bayıldıran; ??içeriğin yapıya uydurulmasını? kusur olarak görüp ?yapı-içerik diyalektiğini yakalayamıyor, temaları aynı yapının içine yerleştirdiği için şiiri sakatlıyor? derken, onun, imge kurmadaki rahatlığının altını çizer. Soyutu somutlama başarısını görmezden gelemez.
Güngör Gençay da; ?Doğaya sıkı sıkıya bağlı bir şair? olarak nitelendirirken, ?İnsanın özelliklerini değer ve ilişkilerini doğayla bütünlüklü olarak ele alıyor. Kimi zaman da mizah ögelerinden yararlanıyor.? diyecektir.
Vedat Yazıcı; Mendi?nin, ?Aşkı dallarında baharlaştırdığını? belirtir. A. Neyzar Karahan?a göre ?Derinlik ve genişlik; duygu, sezgi ve akıl katkısız bir duruluk katıyor?dur Mendi şiirine.
 Değerlendirmelerin çok azıdır bunlar ve elbette Burhan Mendi gibi bir çınarın uçlardaki keşfedilmemiş dalları ulaşılmayı bekler? Çoğunlukla, onun şiirinde aşkın, insanlık değerlerini yücelttiği kimse tarafından ıskalanmamıştır. Böylesi bir aşk ?düşman başına!?

?bir kar çığlığı kıvranır içimde
korkularım tanelenir?

ya da,

?hangi kuşun kolunda
çiçeği burnunda
yalnızlığın ucunda
bahar yok ki?

benzeri dizeleriyle; bütün söylenenlerin hakkını veren Burhan Mendi, hepimiz adına hayatı savunmaya ve sahiplenmeye 50. Sanat Yılı?nda da devam ediyor hâlâ?
İnsanlık adına sürdürdüğü bu kavgada onu yalnız bırakmayalım, olur mu?

DURAN AYDIN
8 Nisan 2012, Adana

50. Sanat Yılında / Acıya Gönüllü Bir Şair: Burhan Mendi – Duran Aydın” üzerine bir yorum

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Yalvaç Abi Okulunuza Geldi mi? ? Sennur Sezer

O, ?Dünya Çocuk Şiirinin Şampiyonu?dur. Gerçek adı Yalvaç Ural. Gazete ve dergilere göre bütün çocukların ?Yalvaç Abi?sidir. Aziz Nesin?in de...

Kapat