Kadın/Erkek Cinsiyetinden Bağımsız Arketipik Enerjiler
Marion Woodman, hem erkek hem de kadındaki dişil ve eril prensiplerin () olgunlaşmasına ve bu prensiplerin dönüşümdeki rolüne derinlemesine odaklanan bir yazardır.
Eril ve Dişil Prensibin Olgunlaşması
Woodman, “dişil” kelimesini sadece kadınlar bağlamında değil, hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan dişil prensip açısından kullandığını açıkça belirtir.
- Dişil Prensip (Kadeh olarak Kabul Etme): Dişil taraf olgunlaştıkça, alma yeteneği (kabul etme) artar ve bu, kadeh (chalice) olarak imgelenir. Olgunlaşan dişil, eril taraftan gelen çok daha güçlü bir itme kuvvetini (thrust) sürdürebilir. Yani, güçlü bir erili tutabilmek için çok güçlü bir kadehe ihtiyaç vardır; bu nedenle ikisi birlikte olgunlaşır. Hristiyan mitinde bu, ilahi çocuğu ortaya çıkaran kap olan Meryem Ana’ya (receptacle) benzetilir.
- Eril Prensip (Yaratıcı İtme): Yaratıcı eril prensip de dişil ile birlikte olgunlaşır. Pozitif eril prensip, artık babadan (father) bağımsızdır; yani kişi, artık bilinçsizce eski bir kalıbı veya geleneği takip etmez (babasını memnun etmeye çalışmaz).
Bu iki prensip olgunlaştıkça, ikisi birlikte ilerler: pozitif dişil öne geçer, pozitif eril öne geçer ve birbirlerine ayak uydururlar. Psikolojik entegrasyon fiziksel entegrasyonla paralellik gösterdiğinde, içgüdüler, duygular ve ihtiyaçlar farklılaşır ve kendine ve başkalarına karşı yeni bir duyarlılık gelişir.
Dişil Bilgelik ve Bedenin Rolü
Woodman, dişil bilgeliğin kaynağına vurgu yapar:
- Dişil bilgelik, soyut teorilerden veya mantıksal nedenlerden gelmez.
- Dişil bilgelik, deneyimin ıstırabından ve kemiğin iliğinden (marrow of bone) gelir.
- Kadın, ilkel kadın gibi, kozmik doğa ritimlerinin bir parçası olarak kendini deneyimlediğinde olgunluğa geçer, aynı zamanda anlık olarak değişen burada ve şimdinin (here and now) gerçeğine de bakar.
- Psikolojik entegrasyon bedensel entegrasyonla paralel olduğunda, bedenin semptomları ilişkide bir termostat görevi görmelidir.
İlişkilerde ve Cinsellikteki Dönüşüm
Olgunlaşma süreci, köklü ilişkilerde sorunlar yaratabilir:
- Olgun dişil, ataerkillikten koptuğunda ve pozitif animus ile birleşmeye çalıştığında, uzun süredir devam eden ilişkilerde gerçek sorunlar ortaya çıkmaya başlar ve simbiyotik ikizler parçalanır.
- Eğer bir kadın analizdeyse ve dişil egosu bedeniyle sağlam bir şekilde temellenmişse, başlangıçta cinsel olarak kendini bırakması kocası için şaşırtıcı olabilir. Ancak daha sonra bilinç, bedensel blokajları aydınlatabilir veya Öz (Self), farklı bir fiziksel ve ruhsal ilişki seviyesi talep etmeye başlayabilir.
- Bu durumda kadın veya erkek, doğal bir bekârlık (celibacy) dönemi isteyebilir. Eğer kadın içgüdülerine karşı çıkarsa, bedeni daha yoğun fiziksel semptomlar gösterecek ve sorun ruhsal düzeyde çözülene kadar bekârlık talep edecektir.
- Cinsellik, yakınlıktan (intimacy) ayrıştırılmalıdır. Ruhsal bir uyum yoksa veya Öz farklı bir başarı talep ediyorsa, partnerler kendilerini kandırmaya çalışsalar bile beden yalan söylemez.
- Bedenin bilgeliği, ilişkiyi yeni bir ruhsal yakınlık seviyesine zorlamaya çalışır. Bir ilişkinin hayatta kalabilmesi için, bu geçiş, her iki partnerdeki dişil prensibin de yüceltilmesini (magnification) gerektirir.
İlkel Toplumlarda Eril ve Dişil Başlatma Ayinleri
Woodman, konteynerlerin (kapsayıcı yapılar) kültürel kaybını açıklarken, ilkel topluluklardaki erkek ve kadın başlatma ayinlerinin (rites of passage) farklı amaçlarına değinir:
- Erkek Başlatma Ayinleri: Erkek, kendini toplumdaki hiyerarşide bulmak için bu ayinlerden geçerdi. Amaç, onları anneden ayırmak ve savaşçı yapmaktı.
- Kadın Başlatma Ayinleri: Kadınların ayinleri çok farklıydı; kadının statüsünü değiştirmekten ziyade, temel varlıklarını (fundamental being) değiştirmeyi amaçlıyordu. Kadın, bir topluluğun üyesi olmaktan çok, bir kozmosun üyesi haline geliyordu. Göbek bağı genellikle yeryüzünün merkezi olacak şekilde sarılır, böylece kadın, yaşamın geleceği tanrıça haline gelirdi.
- Kadın ayinleri, kadının güçlerini, yeteneklerini ve deneyimlerini büyütmeyi (magnification) içerirdi.
Modern Kadınların Dönüşüm Sorunları
Modern toplumda ritüellerin kaybı nedeniyle, kadınların dönüşümde zorluk yaşadığını belirtir:
- Menopoz geçişini yaşamaya çalışan kadınların çoğu, ergenlik (puberty) geçişini yaşamaya başlar. Bunun nedeni, o ergen kızın kendi bedenine, kendi dişil varoluşuna ve kozmosa olan ilişkisine asla sahip çıkmamış olmasıdır.
- Kadın, menopoz dönemi gibi kendisini daha büyük bir şeye teslim etme zamanı geldiğinde, vücudu spazm geçirir. Woodman’a göre, kadın, teslim olmadan önce, bedenine sahip çıkmalı, onu benimsemeli, içinde yaşamalı ve onu sevmeli (claim it, own it, inhabit it, cherish it).
Egonun Teslimiyetinde Prensip Rolleri
Egonun teslimiyeti sürecinde, birey, krizin merkezinde sabit kalmak zorundadır:
- Bu sabitliği korumak için, farklılaşmış dişil prensip teslim olmak için kullanılır.
- Ayırt edici eril prensip ise sorgulamak için kullanılır. Yani her iki tarafın da, bu yıkıcı ve irrasyonel deneyim sırasında işlev görmesi gerekir.