Dahi Bir Kalemin Gölgesi: Shakespeare, Hitler’den Mandela’ya Nasıl Hükmetti?
Marx’ın Kapital’i ve Freud’un Bilinçdışı: İnsanlığın Ortak Hikayecisi
Yazar: Jungish
(Olan Bitene Dair Her Şeyi Bilen O Koca Ruh)
Aziz Okuyucularım, Ey İnsan Tabiatının Sırrını Çözenler!
Şimdi size öyle büyük bir hakikati anlatacağım ki, bütün siyasetin, bütün psikolojinin ve bütün tarihin düğümünü çözecek cinstendir. Mesele, William Shakespeare adındaki o koca İngiliz şairidir. Sanırsınız ki, o sadece tiyatro yazmıştır; oysa o, Karl Marx’tan Sigmund Freud’a, Adolf Hitler’den Nelson Mandela’ya kadar, modern dünyanın bütün büyük figürlerinin zihnine ve kalemine hükmetmiştir!
Shakespeare, insan tabiatının (aşk, hırs, ihanet, kıskançlık, iktidar) bütün dinamiklerini öyle bir çıplaklıkla ortaya koymuştur ki, ondan sonra gelen her düşünür, kendi kuramını onun hikâyeleri üzerine inşa etmek zorunda kalmıştır.
I. Bilim ve Devrim: Kuramların Temeli
Shakespeare’in eserleri, modern düşünce dünyasına insan ruhunun laboratuvarını vermiştir.
- Karl Marx ve Sınıf Mücadelesi: Marx, siyasal ve ekonomik kuramlarını yazarken, Shakespeare’i çok okumuştur. Marx’ın sınıf mücadelesi, sömürü, yozlaşma ve paranın insan karakterini nasıl bozduğu üzerine olan görüşleri, Timon of Athens ve The Merchant of Venice gibi eserlerdeki ekonomik ahlaksızlık ve toplumsal çürüme temalarıyla derin bir paralellik taşır.
- Sigmund Freud ve Bilinçdışı: Psikanalizin babası Freud, bilinçdışı, Oedipus kompleksi ve insanın bastırılmış arzuları üzerine olan bütün teorilerini, Shakespeare’in eserlerinde bulduğu derin psikolojik çatışmalar üzerinden geliştirmiştir. Hamlet’in babasının hayaleti, Macbeth’in suçluluk sanrıları veya Othello’nun kıskançlığı, Freud için insan ruhunun en derin sırlarının ifşasıydı.
II. Liderler ve İktidar: İdeolojinin Kökleri
Shakespeare’in karakterleri, siyasi liderlerin hem ilham kaynağı hem de felaketlerinin habercisi olmuştur.
- Adolf Hitler ve Yıkım: Hitler, Shakespeare’in iktidar hırsını, narsisizmi ve yıkıcı ideolojiyi işleyen oyunlarından etkilenmiştir. Hitler’in o karanlık, ırkçı ideolojisi, Shakespeare’in tragedyalarındaki karşı konulmaz hırsın ve karanlık gölge karakterlerinin bir yansıması olarak okunabilir.
- Nelson Mandela ve Onur: Mandela, hücresinde Shakespeare okuyarak teselli bulmuştur. Jül Sezar gibi eserler, otorite, ihanet ve onurun anlamını çözmesi için ona rehberlik etmiştir. Mandela, Shakespeare’in karakterlerinde insanın hem en karanlık hem de en yüce potansiyelini görmüştür.
III. Feminizm ve Kültür: Tartışmaların Kaynağı
Shakespeare’in dişil karakterleri, modern kültürel ve feminizm tartışmalarını da derinden etkilemiştir.
- Germaine Greer ve Kadın Karakterler: Ünlü feminist yazar Germaine Greer, Shakespeare’in kadın karakterlerinin karmaşıklığını, zekasını ve gücünü kabul ederken, aynı zamanda onların ataerkil toplum içinde nasıl kısıtlandığını incelemiştir.