Benim Çocuğum En Zeki! Ebeveynin Kör Aşkı ve Narsisizm Tohumları

Evladını “Dâhi” Sananların Vahim Yanılgısı ve Kırılgan Egolar

Yazar: Jungish

(Olan Çocuğa Olur: Ebeveynin Kibri, Yavrusunun Omuzlarında Yük Olur.)


Aziz Okuyucularım, Ey Evladının Başarısıyla Dünyayı Fethedenler!

Şimdi size, her anne-babanın kalbinde saklı duran, lakin dikkat edilmezse felakete yol açan bir sorundan bahsedeceğim: Çocuğunu aşırı yüceltme (overvaluation)

Hepimiz, kendi evladımızın eşsiz, zeki ve dünyanın görmediği bir dâhi olduğuna inanmak isteriz. Lakin bilimsel çalışmalar, bu kör, abartılı sevginin, çocuğun ruhunda öyle tehlikeli tohumlar ektiğini gösteriyor ki, titrememek elde değil.

I. Gündelik Misal: “Evlad-ı Zirve” Sendromu

Mahallemizde, çocuğu ilkokulda A aldı diye, onu Einstein zanneden o hevesli velileri düşünün. Bu durum, çocuğa ne yapar?

  1. Narsisizm Tohumları: Araştırmalar, ebeveynleri tarafından sürekli ve abartılı bir şekilde yüceltilen çocukların, narsisizm geliştirme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu çocuklar, kendilerini diğerlerinden üstün, özel ve ayrıcalıklı görmeye başlarlar.
  2. Kırılgan Ego: Bu çocuklar, dış dünyada bekledikleri o abartılı takdiri bulamadıklarında ne olur? Kırılgan, hassas ve en ufak bir eleştiride dağılan bir Ego geliştirirler. Çünkü onların özsaygısı, kendi başarılarına değil, ebeveynlerinin yansıttığı sahte kusursuzluk imajına dayanır.
  3. Çaba Yerine Hak Görme: Bu çocuklar, hayatta çabalamak yerine, her şeyi hak ettiklerini düşünürler. Başarıyı elde etmek için gereken disiplin, sabır ve alçakgönüllülükten mahrum kalırlar.

II. Ebeveynin Derin Yarası: Çocuğuyla Kendi Ego’sunu Doyurmak

Ebeveyn, neden bu denli kör bir sevgi gösterir? Bu, sadece çocuğa duyulan saf bir aşktan ibaret değildir; bu, ebeveynin kendi çözülmemiş psikolojik yaralarının bir yansımasıdır.

  • Telafi Mekanizması: Ebeveyn, kendi hayatında ulaşamadığı hedefleri, gerçekleştiremediği hayalleri veya içindeki yetersizlik duygusunu, çocuğunu aşırı yücelterek telafi eder. Çocuk, ebeveynin kendi Ego’sunun bir uzantısı haline gelir.
  • Koşullu Sevgi Tuzağı: “Seni seviyorum, çünkü sen dâhisin” mesajı, aslında koşullu sevgidir. Çocuk, o dâhi rolünü kaybettiği an, sevilemeyeceği korkusunu taşır.

III. Sonuç: Sağlıklı Sevgi, Dürüstlükle Başlar

Çocuğumuza sağlıklı bir ruh sağlığı miras bırakmak istiyorsak, kibirli narsisizmden vazgeçmeliyiz.

  1. Dürüst Geri Bildirim: Çocuğumuzu kusurlarıyla, hatalarıyla ve ortalama halleriyle sevmeliyiz. Onu, olduğu gibi kabul etmeliyiz; olmasını istediğimiz kişi olarak değil.
  2. Çaba ve Değer: Onlara, sonuçtan (birincilikten, yüksek nottan) çok, sürecin, çabanın ve öğrenmenin değerini öğretmeliyiz.

Velhasıl: Evladımızı narsisist bir tiran olarak değil, sağlıklı, kırılgan ve insancıl bir birey olarak yetiştirmek, hem onun hem de toplumun geleceği için en büyük sorumluluğumuzdur.