Aktif İmajinasyon: Gözü Açık Rüya Görmek mi, Yoksa Ruhunla Kavga Etmek mi?

Efendim, toplanın! Size öyle bir “iç dünya” hikayesi getirdim ki, bizim mahalledeki Şükufe Hanım’ın rüya tabirleri bunun yanında çocuk masalı kalır. Jung Amca’nın talebelerinden John Betts Efendi diyor ki: “Ruhunuzun derinliklerinde bir savaş var, ama bu savaştan bir barış (sentez) doğabilir!” İşte bu barışın adı Aşkın Fonksiyon, yolu ise Aktif İmajinasyon.

1. Aktif İmajinasyon Nedir?

Aktif imajinasyon dediğimiz şey, efendim, öyle boş boş hayal kurmak değildir. Gözlerini kapatıp, rüyandaki o korkunç devi veya o gizemli kadını (anima) karşına alıp, “Yahu birader, senin derdin ne?” diye sormaktır.

Hüseyin Rahmi’nin o “batıl inançlı ama meraklı” mahalleli tipleri olsa derdi ki: “Aman evladım, cinlerle perilerle konuşulur mu? Çarpılırsın!” Ama Jung Amca diyor ki: “Hayır, onlarla konuşmazsan onlar seni uykunda çarpar (kompleksler).” Aktif imajinasyon, bilincin (Ego) o vahşi bilinçdışıyla medeni bir şekilde masaya oturmasıdır.

2. Aşkın Fonksiyon

Peki bu kadar gürültü patırtı ne için? Aşkın Fonksiyon (Transcendent Function) için! Jung Amca diyor ki; ne o tarafı tut ne bu tarafı, ikisinin arasındaki gerilime dayan!”

Aşkın fonksiyon, bilinç ve bilinçdışı arasındaki zıtlıklardan doğan o muazzam gerilimin sonucunda ortaya çıkan **”Üçüncü Yol”**dur. Matematikteki karmaşık sayılar gibi; hem gerçek hem hayali! Bu fonksiyon, kişiyi bir ruh halinden diğerine taşır, insanı “olduğu şey”den “olması gereken şey”e (individuation) dönüştürür.

3. Teknoloji ve Ruh: Skype’ta Psikanaliz mi Olur?

İşte John Betts’in en ilginç iddiası burada: Betts Efendi diyor ki, günümüzün çevrimiçi (online) analizleri, aşkın fonksiyonu ilk kez bu kadar net görünür kılıyor. Ekranın bir tarafında analist, diğer tarafında hasta; ama aradaki o dijital boşlukta ruhlar buluşuyor. Teknoloji, sanki aşkın fonksiyonun o “köprü kurma” işlevini somutlaştırıyor.

“Görüyor musunuz komşular? Eskiden hocalar nefesle okurdu, şimdi Skype’la ruh okuyorlar! Bilim dedikleri şey, en sonunda bizim tılsımlı aynalarımıza geri döndü!”

Kapanış: Ruhun Cesareti

Aktif imajinasyon yapmak cesaret ister. Çünkü kapının ardında sizi bekleyen şey her zaman pembe bir hayal değildir; bazen kendi karanlığınızdır. Ama o karanlıkla konuşmadan, aşkın fonksiyonun o ışıklı yoluna çıkamazsınız.

Aktif imajinasyon, ego ile bilinçdışı arasında bir **”etik yüzleşme”**dir.

“Kısacası efendim; rüyanda gördüğün o canavarla masaya oturup ‘Buyur bir çay içelim de şu meseleyi konuşalım’ demedikçe, o canavar seni gerçek hayatta yemeye devam eder. Bizim toplumda herkes canavardan kaçar, ama kimse canavara ‘Sen kimin nesisin?’ diye sormaz. Haydi, buyurun hayal gücünün o tehlikeli ama şifalı sularına, korkmayın; yanınızda bir analist (veya en azından sağlam bir irade) varsa boğulmazsınız!”