
Çalışma hayatı, insanların günlük rutin yaşamında önemli bir konumdadır. İnsanlar gün içindeki zamanlarının çoğunu iş yerinde harcarlar, ayrıca iş yaşamı hakkındaki mevzular çalışma süreleri içinde de dışında da devamlı olarak akıllarına gelir. Çalışma hayatı, insanların toplumdaki yerini, ailevi yaşantısını, yaşam doyumunu ve hayatta hoşlandığı şeyleri kısacası hayatın tüm boyutlarını etkilemektedir.(Altıntaş, 2003). Bundan dolayı bireyin çalışırken aldığım doyum önemlidir. Mesleki tatmin, insanların yaptıkları işe dair düşünceleridir. Bireylerin geliştirdikleri tutumların olumlu ya da olumsuz olması onların işten aldıkları tatminin az ya da çok olmasında oldukça etkilidir. Yapılan işten alınan doyum bireyin sağlıklı bir hayat sürmesinin ve mutluluğunun kaynağını oluşturur. (Özkalp ve Kırel, 2018).
Çalışma ortamından alınan doyum çalışanların fiziksel ve zihinsel durumunun yanı sıra bireysel, fizyolojik ve ruhsal durumunu da etkilemektedir. Çalışma ortamında doyuma ulaşamayan bireylerde, olumsuz duygulara yönelme, bedensel, ruhsal ve sosyal sağlığın bozulması gibi sonuçlar baş gösterebilir. Bunun sonucu olarak bireylerde işten uzaklaşma, işi terk etme, sürekli iş değiştirme gibi iş doyumsuzluğu ve tükenmişlik durumları yaşanabilir (Karadağ vd. 2002). Vroom’ un beklenti kuramına göre istek ve motivasyonunu yalnızca ihtiyaçlar değil aynı zamanda beklentiler de belirler. (Aslan 2006). Kişi olumlu sonuca ulaştıktan sonra tatmin duyguları açığa çıkar. Birey iş yerinde uyumu yakalarsa örgüt amaçlarını benimser duruma gelir.(Heller 2002).
Yaşam kalitesini etkileyen ve azaltan bir çok etken vardır. Yaşam kalitesini azaltan durumlar; kişinin ihtiyaçlarını karşılayamaması, gelecek ile ilgili kaygılar, akut ya da kronik sağlık sorunları, kronik yorgunluk, halsizlik, vücut imajının değişmesi, kişinin öz bakım davranışlarını yerine getirememesi, günlük yaşam aktivitelerinde tamamen bağımsız olamaması, cinsel fonksiyonlarında bozukluktur. Yaşam kalitesini arttıran durumlar ise; güven içinde yaşamak, itibar görmek, mahremiyetine saygı gösterilmesi, sosyal güvenceye sahip olmak, ekonomik açıdan bağımsız olmak, istediği konfora sahip olmak, kişisel görüşleriyle değer görme, anlamlı bulduğu bir yaşamı sürdürmektir. (Aybar, 2014) Yaşam kalitesi ve genel anlamda çalışma hayatının düzenlenmesi, çalışanların iş hayatından ve çalışma ortamından aldıkları haz ile yeterlilik, memnuniyet ve sağlıklı, verimli, performansı yüksek çalışma şeklini beraberinde getirecektir. Bu bağlamda çalışma alanlarının iyileştirilmesi, çalışma sürelerinin standart hale getirilmesi, çalışma süresinin dışında kalan sürede çalışan personelin sosyal hayat ve süreçlerini daha verimli geçirebilmeleri açısından yönetim ve idarenin çalışanlara bu olanakları sağlaması yaşam kalitesi açısından sağlık çalışanları için büyük önem arz etmektedir. (Erat ve arkadaşları, 2011). Yapılan araştırmalarda Erat ve arkadaşları (2011) ile Kılıç ve Keklik‟in (2012) yaptıkları araştırmalarında; sağlık çalışanlarının yaşam kalitelerini arttırabilmek için çalışma sürelerinin düzenlenmesi, sağlık çalışanlarının maddi olarak tatmin edilmeleri, çalışanların kendilerine zaman ayırabilmeleri gibi olumlu iyileştirmeler sonucunda sağlık çalışanların yaşam kalitesini ve çalışma isteğinin arttırılabileceklerini ifade etmişlerdir.
Bireylerin yaşam biçimleri hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini etkilemektedir. Sağlıklı yaşam biçimi, bireyin sağlığını etkileyen tüm davranışlarını kontrol etmesi, günlük aktivitelerini düzenlemede kendi sağlık durumuna uygun davranışları seçmesi olarak tanımlanabilir. Sağlığı geliştiren davranışlar, bireyin iyilik düzeyini arttıran, kendini geliştirmeyi sağlayan davranışları kapsar. (İlhan ve arkadaşları, 2010). Beslenme, stres yönetimi, fiziksel aktivite, manevi gelişim, kişiler arası ilişki ve sağlık sorumluluğu sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında sayılmaktadır.
Sağlık Çalışanlarının Yaşam Kalitesini Azaltan Durumlar
·Temel ihtiyaçların az olması
· Bedensel olarak değişim yaşama
· Kişisel bakım ve günlük yaşam aktivitelerinin yetersizliği
· Çalışma yoğunluğuna bağlı olarak sürekli yorgun ve halsiz hissetme
· Cinsel yaşamda aksaklık
· Gelecek endişesi
· Destek mekanizmasında eksiklik
· Kronik olmayan sağlık sorunları ya da kronik olan sağlık sorunlarıyla birlikte yaşamak (Erkıral, 2014).
Sağlık Çalışanlarının Yaşam Kalitesini Arttıran Durumlar
· Kişinin ekonomik alanda ve sosyal alanda kendini garanti altında hissetmesi
· Güvensizlik yaşamaması
· İhtiyacı olan rahata kavuşmuş olması
· Aktif bir hayat sürmesi
· Yakın çevresiyle olumlu ilişkiler kurması
· Mutlu olduğu şeyleri yapması
· Diğer insanlara da saygı duyması
· Özerklik duygusuna sahip olması
· Özel yaşamının gizliliğine özen gösterilmesi
· Kendisini ifade edebilmesi
· Kendini birçok bakımdan yeterli görmesi
· Farklı ve yaratıcı bir kişi olarak tanınması
· Huzurlu, inancını yaşayabilen ve kişisel değerlerine itibar edilmesi gerekmektedir. (Erkıral, 2014)
Çalışma yaşamında kalitenin artırılması hasta bakımına doğrudan yansımaktadır. Dolayısıyla; sağlık çalışanının, yani sağlık hizmeti veren bireyin sağlıklı olması, sağlık hizmeti alan bireyin de sağlığını ve yaşam kalitesini artırmaktadır. (Karadağ ve Kabasakal, 2013).
Çalışma yaşam kalitesi, örgüte önemli katkılar sağlayan güvenilir, sorumluluk sahibi ve yetenekli insanları örgütün en önemli kaynakları haline getiren ve onlara gerekli saygınlığı gösteren bir felsefe ve ilkeler dizini olarak tanımlanmaktadır. (Straw ve Heckscher, 1984: 261). Çalışma yaşam kalitesi, bir bireyin işle ilgili refah durumu ve ödüllendirme, tatmin ve stresten kaçınma ile diğer negatif kişisel çıktılar gibi mesleki deneyimleri içeren kapsamlı bir yapıdır. (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/797466)
Çalışma yaşam kalitesinin amaçları Solmuş (2000:38) tarafından aşağıdaki gibi ifade edilmektedir:
*İş, insan ve sosyal ihtiyaçlar arasında denge kurulması.
*Çalışma yaşamının daha ödüllendirici olması, çalışanların işle ilgili kaygılarının azaltılması, işle ilgili kararlara daha fazla oranda katılmaya cesaretlendirilmesi ve kaza ya da yaralanma olasılığını en aza indiren çalışma ortamının oluşturulması.
* Bireysel yeteneklerden maksimum düzeyde faydalanmak için işlerin, örgütsel süreçlerin ve yönetsel işlemlerin planlanması
*Çalışanların, işlerinden daha fazla gelir elde etmelerinin sağlaması, üretkenliklerinin artırılması ve işten kaçmalarının azaltılması.
Tanım gereği mesleki yaşam kalitesi, çalışanların iyi oluşunu ve işlevselliğini etkileyen bireysel, örgütsel ve toplumsal düzeyde hem olumlu hem de olumsuz değişkenleri içermektedir. Olumlu ve olumsuz faktörlerin dinamik etkileşimi, mesleki yaşam kalitesinin kapsayıcı yapısını oluşturmaktadır. Mesleki yaşam kalitesi içinde hem risk faktörlerini hem de koruyucu faktörleri barındırır ve bunlar birbirleri ile ters ilişki içinde olabilirler. Mesleki yaşam kalitesinde bu faktörlerden birinin yokluğu, diğerinin varlığını öngörmektedir. Bilimsel konferanslar, sürekli eğitim ve çevrimiçi kaynaklar aracılığıyla mesleki eğitime erişim, olumlu mesleki yaşam kalitesi için koruyucu faktörlerdir. Ruh sağlığı uzmanları için koruyucu faktörler, seans sayısı, travma vakalarının oranı, dengeli vaka yükü, çalışma araçlarına kolay erişim, yeterli gelir, düzenli mesai saatleri ve kişisel izin süresi ise önemli koruyucu faktörlerdir .Yüksek iş tatmini ise aynı zamanda güçlü bir koruyucu faktördür.
Vaka yükünün fazla olması, destekleyici olmayan bir çalışma ortamı ve çalışma ortamı güvenliğinin yetersiz olması ise risk faktörleri arasında yer almaktadır .Mesleki izolasyon, destekleyici olmayan ya da var olmayan sosyal ağlar da mesleki yaşam kalitesi için diğer risk faktörleridir.(Bulut;2025)
Mesleki yaşam kalitesi tükenmişlik, eş duyum yorgunluğu ve şefkat memnuniyeti olarak üç boyuttan oluşmaktadır. Bunlardan tükenmişlik ve eş duyum yorgunluğu kavramın olumsuz boyutu, şefkat memnuniyeti ise kavramın olumlu boyutu olarak ele alınmaktadır.
Mesleki Yaşam Kalitesi Ölçeği: Mesleki Yaşam Kalitesi Ölçeği, bakım ve yardım mesleklerinde çalışan profesyonellerin mesleki yaşamla ilişkili olumlu ve olumsuz duygularını değerlendirmek amacıyla Stamm (2005) tarafından geliştirilmiştir. Ölçek, özellikle yardım etme motivasyonu ve empati temelli stres belirtileri arasındaki dengeyi ölçmeyi hedeflemektedir. Ölçeğin Türkçeye adaptasyonunu Yeşil, Ergün, Amasyalı, Er, Olgun ve Aker (2009) yapmıştır. 30 maddeli ölçek üç alt boyuta sahiptir. Ölçeğin alt boyutları şunlardır: Şefkat Memnuniyeti, Tükenmişlik ve Eş Duyum Yorgunluğudur. Katılımcılar, her bir maddeyi “hiçbir zaman” (0) ile “çok sık” (5) arasında yer alan altı basamaklı Likert tipi ölçekle değerlendirmektedir. Şefkat Memnuniyeti alt boyutu 10 maddeden (3, 6, 12, 16, 18, 20, 22, 24, 27, 30), Tükenmişlik alt boyutu 10 maddeden (1, 4, 8, 10, 15, 17, 19, 21, 26, 29) ve Eş Duyum Yorgunluğu alt boyutu da 10 maddeden (2, 5, 7, 9, 11, 13, 14, 23, 25, 28) oluşmaktadır. Ölçekteki ters maddelerin numaraları 1, 4, 15, 17 ve 29’dur ve analizlerde bu durum dikkate alınmalıdır. Yüksek şefkat memnuniyeti puanı, bireyin yaptığı işle ilgili doyum yaşadığını; yüksek tükenmişlik ve eş duyum yorgunluğu puanları ise mesleki stres ve empati temelli duygusal yüklenme yaşadığını göstermektedir. Bu bağlamda ölçek hem olumlu hem de olumsuz mesleki deneyim bileşenlerini kapsayan bütüncül bir değerlendirme imkânı sunmaktadır.
ÇALIŞANLAR İÇİN YAŞAM KALİTESİ ÖLÇEĞİ
Yaptığımız işin veya mesleğin gereği olarak insanlara yardım etmek, onların yaşantısıyla doğrudan temasa geçmemizi sağlar. Duygularımız ya da yaşanılan acıyı paylaşabilmemiz ve hissedebilmemiz yardım ettiğimiz kişinin olumlu ve olumsuz yaşantılarından veya durumundan etkilenecektir. Mesleğinizin özelliklerinden kaynaklanabilecek olumlu ve olumsuz deneyimleriniz hakkında sorular sormak istiyoruz. Lütfen, her soruyu içinde bulunduğunuz durumu göz önüne alarak değerlendiriniz. GEÇTİĞİMİZ SON BİR AYDAKİ duygu ve düşüncelerinizi dikkate alarak içinde bulunduğunuz durumu ne kadar sıklıkla yaşadığınızı aşağıdaki çizelgede belirtilen 0 ile 5 arasındaki rakamlardan herhangi birini seçerek yanıtlayınız. Katkılarınız için teşekkür ederiz.
0=Hiçbir zaman
1=Nadiren
2=Bazı zamanlar
3=Sıkça
4=Sık Sık
5=Çok Sık
____ 1. Kendimi mutlu hissediyorum.
____ 2. Yardım ettiğim kişiler zihnimi aşırı meşgul ediyor.
____ 3. İnsanlara yardım edebiliyor olmaktan memnun oluyorum.
____ 4. Başkalarıyla ilişki kurabildiğimi hissediyorum.
____ 5. Ani ya da beklenmedik ses duyunca sıçrıyor ya da ürküyorum.
___ 6. Başkalarına yardım ettikten sonra kendimi daha güçlü hissediyorum
____ 7. Yardım eden rolümle kendi özel hayatımı birbirinden ayırmakta zorlanıyorum.
____ 8.Yardım ettiğim kişinin yaşadığı çok acı bir olay uykumun bozulmasına neden oluyor.
____ 9. Yardım ettiğim kişilerin yaşadığı stresin bana de geçebileceğini düşünüyorum.
____10.Yardım eden olarak kendimi kapana sıkışmış gibi hissediyorum.
____11. Yardım için yaptığım çalışmalarımdan dolayı zaman zaman kendimi zorda hissediyorum.
____12. İşimi seviyorum.
____13. Yardım eden olmamın sonucunda kendimi çökkün hissediyorum.
____14. Yardım ettiğim kişilerin başlarından geçen çok acı yaşantıları sanki kendim yaşıyormuş gibi hissettiğim oluyor.
____15. Bana güç veren inançlarım var.
____16. Bildiğim yardım yöntemlerini ne kadar çok kullanabilirsem o kadar iyi hissediyorum.
____17. Her zaman olmak istediğim gibi bir insanım.
____18. İşim beni tatmin ediyor.
____19. Kendimi tükenmiş hissediyorum.
____20. Yardım ettiğim kişiler ve onlara yaptığım yardımlarla ilgili olumlu düşünce ve duygular taşıyorum.
____21. Yaptığım işin yoğunluğu veya yardım ettiğim kişilerin çokluğu gibi nedenlerle kendimi tükenmiş hissediyorum.
____22. İşimde yaptıklarımla bir fark yaratabileceğime inanıyorum.
____23. Bana, yardım ettiğim insanların korku verici yaşantılarını hatırlattığı için çeşitli etkinlik ve durumlarda bulunmaktan kaçınıyorum.
____24. Yardım edebildiğim durumlardan gurur duyuyorum.
____25. Yardım etmemin sonucu olarak sıkıntı verici veya korkutucu düşüncelerim oluyor. ____26. Çalışma sisteminden dolayı kendimi çıkmaza girmiş gibi hissediyorum.
____27. Yardım eden olarak kendimi “başarılı” hissediyorum.
____28. Travma mağdurlarıyla yaptığım çalışmaların önemli bölümlerini hatırlayamıyorum.
____29. Çok hassas bir insanım.
____30. Bu işi seçtiğim için mutluyum.
Kaynakça
Altıntaş, E. (2003). Stres Yönetimi. İstanbul: Alfa Basım Yayın Dağıtım.
Aybar S. (2014). Özel Eğitim Merkezinde Tedavi Edilen Çocukların Anne Ve Babalarında Depresyon Ve Yaşam Kalitesinin Analizi. İstanbul Bilim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Yüksek Lisans Programı, İstanbul, (Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ümit Uğurlu)
Bulut , Ö.A.(2025) Psikolojik danışmanların Özbakım Davranışları, Mesleki Yaşam Kaliteleri ve Mesleki Tamamlanmışlık Düzeyleri ile İyi Oluşları Arasındaki İlişkide Duygu Düzenleme Becerilerinin Aracı Rolünün İncelenmesi .Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Erat Ş., Korkmaz M., Çimen V., Yahyaoğlu G. (2011). Hemşirelerin İş Yaşam Kalitesinin Motivasyona Etkisi. Uluslararası Hakemli Akademik Spor Sağlık Ve Tıp Bilimler Dergisi. 1(1): 3-5.
İlhan N., Batmaz M., Akhan LU. (2010). Üniversite Öğrencilerinin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi; 3(3).
Karadağ M., Kabasakal E., (2011). Hemşirelerin Çalışma Ortamlarında Karşılaştıkları Risklerin ve Maruziyet Sıklıklarının Belirlenmesi. Sağlık Çalışanlarının Sağlığı 4. Ulusal Kongresi, Ankara. s:58
Kılıç R., Keklik B., (2012). Sağlık Çalışanlarında İş Yaşam Kalitesi ve Motivasyona Etkisi Üzerine Bir Araştırma. İİBF Dergisi; 14(2):2-3.
Özkalp, E. ve Kırel, Ç. (2018). Örgütsel Davranış. Ekin Basın Yayın Dağıtım.
Solmuş, T. (2000). İş yaşamında kalite ve kaliteyi arttırmaya yönelik program. Türk Psikoloji Bülteni, Eylül, 18.
https://toad.halileksi.net/wp-content/uploads/2022/07/calisanlar-icin-yasam-kalitesi-olcegi-toad.pdf