Absürd Tiyatro (Theatre De l’absurde) – Martin Esslin

‘Absürd Tiyatro’ terimini ilk defa ortaya atmış olan tiyatro profesörü olan Martin Esslin’in başyapıtı, Samuel Beckett’tan Arthur Adamov’a Eugene Ionesco’ya Jean Genet’ye, Harol Pinter’a kadar bu türde eserler vermiş yazarları ele alıyor.
Yazar, ‘absürd geleneği’nin “İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin karakteristiği olan derin bir düş kırıklığı, yaşamdaki anlam ve amacın yok olması gibi duygulardan çıktığını” belirtir. Ve aynı yazarın değerlendirmesiyle, “absürd” kavramı, ” Sartre, Camus gibi Hristiyan olmayan varoluşçularda, insan ve dünya arasındaki aşılmaz uçurumu, insan olmanın özlemleriyle dünyanın bu özlemleri karşılamaya yeterli olamayışı arasındaki uçurumu” niteler.
Yazara göre “Absürd” kavramı, Aydınlanma çağı ile başlayan ve Nietzche ile “Tanrının öldüğünü” ilan eden dinsel inanç yitikliği, radikal toplumsal devrim umutlarının sönmesi, iki dünya savaşı ile ırkçılık ve barbarlığa dönüş çağında ortaya çıkar.
Her türlü ümit teminatları, bütün kesin anlamlar için yapılan açıklamaların maskeleri birer anlamsız hayal, boş sözler olarak yere düşmüştür. Hiç kuşku yok, bir çok insan için yirminci yüzyıl anlamından çok şey kaybetmiştir. Böylesi bir anlam yokluğu duygusu “dil”in kuşku ile karşılanışına doğru gider. Bunun sonucu olarak da Absürd tiyatro, anlamını yitirmiş bir dünyaya ve dilin fosilleşmiş biçimlerine yapılan saldırılarla dikkate değer bir şekilde ortaya çıkar. Absürd, düş, bilinçaltı ve zihinsel dünyayı paradoksal bir biçimde yüceleştirme ve bu içsel manzarayı imgelendime için sahnesel metaforu bulabilme kapasitesine sahiptir. Kötümser olsalar da, sadece yılgınlığın dışa vurulması demek doğru olmaz Absürd oyunlar için; bildirilerinin arkasında yatan meydan okuma ise yılgınlıktan başka her şeydir. Kolay çözüm yollarından, insana rahatlık veren hayallerden arınmak insana acı verebilir ama bu arınma, arkasında bir kurtuluş ve özgürlük duygusu bırakır. Absürd tiyatro işte bu yüzden, yılgınlık gözyaşları değil, özgürlüğe kavuşmanın verdiği kahkahaları uyandırır insanda. Evrensel kaos, dilin parçalanışı ve insanlığın armonik imgesinin eksikliğini yansıtmak için yapısal temel olarak benimsenen absürd tiyatro şimdiden tiyatro tarihinde yerini almıştır.

Martin Esslin, Çeviren: Hamit Çalışkan
?Absurd Tiyatro? çok sık ve çoğunlukla da yerli yersiz kullanılan bir terim haline geldi. Bu terimle ne anlatılmak isteniyor? Böyle bir nitelemenin doğruluğu nasıl açıklanabilir? Belki de önce ikinci soruyu yanıtlamaya çalışmak daha yerinde olacak.Bu yaftayı kendilerine yakıştıran ne örgütlü bir hareket,ne de biy oyuncular okulu var ortalıkta.Bu nitelemeye göre sınıflandırılan birçok oyun yazarı,kendilerine Absurd Tiyatro kavramının içinde yer alıp almadıkları sorulduğunda,bunu şiddetle reddedeceklerdir ve bu konuda çok haklıdırlar.Çünkü bu bağlamda anılan oyun yazarlarının hiçbiri,dünyayı kendi kişisel kavrayışlarından daha az ya da daha çok ifade etme arayışında değildir.

Yine de,duyarlık gerektiren bu tür kavramlar,yeni ifade biçimleri ve sanatta yeni yönelimler ortaya çıktığında yararlı bir işlev görürler.Ionesco,Beckett,Genet ve Adamov?un oyunları ilk kez sahnelendiğinde,izleyiciler kadar eleştirmenlerin çoğu da şaşkınlık ve tepki göstermişlerdi.Bu oyunlar yüzyıllardır tiyatroyu tiyatro yapan bütün ölçütleri yerle bir ettiler ve bu yüzden,tiyatroya iyi tasarlanmış bir oyun izlemeyi umarak gelen insanlara karşı bir kışkırtma gibi göründüler. İyi tasarlanmış bir oyundan,iyi gözlemlenmiş ve davranışları ikna edici karakterler sunması beklenir;bu oyunlar ise çoğunlukla tanımlanması güç karakterler ve anlamsız eylemleri içerirler.İyi tasarlanmış bire oyundan zekice ve mantıklı bir biçimde kurgulanmış,akıcı diyaloglarla izleyiciyi eğlendirmesi beklenir;bu oyunlardan bazılarında ise diyaloglar anlamsız eveleme gevelemelere indirgenmiştir.İyi tasarlanmış bir oyundan bir başı,gelişimi ve derli toplu bağlanmış bir sonu olması beklenir;bu oyunlar ise çoğunlukla rastgele başlayıp yine rastgele biterler.Tiyatro oyunlarının değerlendirilmesindeki geleneksel ölçütler göz önüne alındığında,bu oyunlar,berbat olarak nitelendirilmelerini bir yana bırakın,tiyatro oyunu adına bile layık görülmezler.

Tüm bunlara karşın,garip de olsa bu oyunlar izleyici çekip kendilerine özgü bir etki ve hayranlık yaratabildiler.Önceleri bu hayranlığın sansasyonel olduğu,insanların Beckett?ın Godot?yu Beklerken?ine ya da Ionesco?nun The Bald Primadonna?sına,sırf partilerde bu oyunların yarattığı tepki ve şaşkınlık hakkında konuşmak moda olduğu için akın ettikleri söylendi.Ama böylesi bir sav bu türden bir iki oyun dışındakileri açıklamaya yetmedi ve benzeri Gelenek dışı oyunların başarısı giderek belirginleşti.Eğer uygulanamadıysa, bu durum varılmak istenen amaçların farklılığına,farklı sanatsal araçların kullanımına,kısaca bu oyunların farklı bir tiyatro geleneği yaratıp uygulayabildikleri gerçeğine bağlanmalıdır.Soyut bir resmin,perspektifinin ya da algılanabilir bir konusunun olmayışı nedeniyle yerin dibine batırılması ne denli saçmaysa,üzerinde konuşulacak bir olay örgüsü olmamasından ötürü Godot?yu Beklerken?i yadsımak da o kadar anlamsızdır.Mondrian gibi bir ressam çizgi ve karelerden bir bütünlük yaratırken doğadaki herhangi bir nesneyi betimlemek ve bir bakış açısı oluşturmak istemez.Aynı biçimde,Beckett da Godot?yu Beklerken?i yazarken bir öykü anlatmak niyetinde değildi.İzleyicilerin,oyunda ortaya konan sorunun çözümünü bilerek ve bunun sonucunda da doyuma ulaşmış olarak evlerine dönmesini amaçlamadı.Bu nedenle onu,hiçbir zaman kalkışmadığı bir şeyi yapmamakla suçlamak anlamsız olur ve bu bağlamda yapılacak en akılcı iş,onun neyi amaçladığını bulmaya çalışmaktır.

Absurd Tiyatro yerimi,yaklaşım,yöntem ve gelenek benzerliklerinin,bilinçte ya da Bilinç altında yer etmiş ortak felsefi ve sanatsal önermelerin ve ortak bir geleneğin etkilerinin oluşturduğu karmaşık yapının bir tür entelektüel kısaltımı olarak anlaşılmalıdır.Böylesi bir yafta,olayın anlaşılmasına yardımcı olduğu ve bir Sanat yapıtının algılanmasına katkı sağladığı oranda geçerlidir.Dolayısıyla bunu bütüncül bir sınıflandırma olarak görmemek gerekir.Kesinlikle her şeyi kapsayıcı ya da bazı şeyleri dışlayıcı değildir.Bir oyun ancak bu tür bir nitelemenin ışığında anlaşılabilecek bazı etmenleri içerebilir.Öte yandan,aynı oyundaki başka etmenler farklı bir gelenekten kaynaklanıyor ya da ancak o gelenek bağlamında daha iyi anlaşılıyor olabilir.Örneğin Arthur Adamov Absrud Tiyatronun temek örneklerinden sayılabilecek birçok oyun yazmıştır.Ama şimdi bu yaklaşımı oldukça açık ve bilinçli bir biçimde yadsımakta,daha farklı ve gerçekçi oyunlar yazmaktadır.”

“Kolay çözümleri ve rahatlatıcı düşleri fırlatıp atmak belki acı verir ama arkasında bir özgürlük ve huzur duygusu bırakır. Bu yüzden Absurd Tiyatro, çaresizliğin göz yaşlarını değil özgürlüğün gülümsemesini haykırır.”
?absürd amacı olmayandır… dinsel, metafizik ve deney ötesi köklerinden kopmuş bir kayıptır, onun bütün eylemleri anlamsız, saçma ve yararsızdır.? Martin Esslin

Martin Esslin’in Hayatı
Martin Julius Esslin (asıl adı Julius Pereszlenyi, d. 6 Haziran 1918 – ö. 24 Şubat 2002), Macar asıllı İngiliz radyo programı yapımcısı, senaryo yazarı, gazeteci, çevirmen, eleştirmen, akademisyen ve 1962 yılında aynı adlı çalışmasıyla “Absürd Tiyatro” terimini ilk defa ortaya atmış olan tiyatro profesörüdür.
Julius Pereszlenyi adıyla Budapeşte’de doğmuş olan Esslin, küçük yaşta ailesiyle Viyana’ya taşındı ve burada Viyana Üniversitesi’ne devam etti. Yahudi kökenli olan Esslin, 1938’de Avusturya’nın ilhakı üzerine Avusturya’ya gitti.
Dış Avrupa Servisinde görev yaptıktan sonra, 1963-67 arası BBC Radio Drama’nın sorumlusu olarak çalıştı. BBC’den ayrıldıktan sonra, Florida State ve Stanford Üniversitelerinde üst akademik dereceler aldı.
Wolfgang Bauer’ın oyunlarının da aralarında bulunduğu pek çok oyunu Almanca’dan çevirdi ve uyarladı.

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Tiyatro oyunları
Nazım Hikmet ‘Tabu ve Efsane’ – Ataol Behramoğlu

Ülkemiz şiirinin önemli isimlerinden Ataol Behramoğlu, Nâzım Hikmet üzerine yazdığı incelemelerini kitap haline getirdi. Evrensel Basım Yayın tarafından ?Nâzım Hikmet:...

Kapat