Alberto Moravia ‘nın Hayatı

Alberto Moravia, 12 Kasım 1907’de Alberto Pinchole adıyla Roma’da dünyaya geldi. Babası varlıklı bir mimar, annesi ise Slavik asalete mensup bir kadındı. Dokuz yaşındayken kemik tüberkülozuna yakalanan Moravia, 18 yaşına gelene kadar çeşitli sanatoryumlarda tedavi gördü.
Yazarlığa hastalığı devam ettiği sırada başlayan Moravia, 16 yaşındayken “Aylaklar” adlı kitabını kaleme almaya başladı. Bu kitabı 1925 yılında tamamlamasına rağmen ancak dört sene sonra yayınlatabildi. Orta halli bir ailenin çöküşünü konu aldığı kitabında, yayıncıya verdiğinde Pinchole soyadını kullanmak istemeyerek Alberto Moravia takma adını aldı.
“Aylaklar”, karamsar özelliklerinden dolayı beşinci baskısından sonra yasaklandıysa da bu kitapta geçen cinsellik, para hırsı ve çöküş motifi Moravi’nin sonraki eserlerinin hemen hemen tümüne damgasını vurmuştur. 1930-35 yılları arasında Londra ve Paris’te yaşamış olan yazar, İtalya’nın Birinci Dünya Savaşı’na katılma kararı alınana kadar Roma’da gazete yazarı olarak çalıştı. Alberto Moravia, 1941’de yazar Elsa Morante ile evlenerek Capri’ye yerleşti. Hayali bir Orta Amerikalı diktatörü yeren “Maskaralık” adlı romanı, İtalya’nın Duçesi Bonito Mussolini’nin onurunu zedeleyici kabul edildiğinden, ikinci baskısı engellenerek Moravia’ya yayın yasağı getirildi. Aynı yıl içinde orta sınıfın ergenlik çağı sorunlarını konu alan “Agostino” ve “Başkaldırı” adlı kısa romanlarını yazan Moravia, bu yapıtlarında psikanalizden de yararlandı. 1943’de, Mussolini’nin faşist iktidarını kurduğu yıllarda ‘kışkırtıcı bir kişi’ olarak nitelendirilen yazar, kovuşturulan kişiler listesine alındı. Gözaltına alınmamak amacıyla eşi Elsa Morante ile birlikte dağlara kaçtı ve orada tam dokuz ay saklanmak zorunda kaldı. Moravia-Morante çifti, 1944’de Roma’nın kurtarılmasının ardından kente dönebildi. Döner dönmez yazarlık serüvenine devam eden Moravia’nın yazdığı “Umut” adlı denemesinde Marksist ideolojiye yaklaştığı görünmektedir.
Bütün bu eserlerine rağmen Alberto Moravia’ya asıl başarıyı “Romalı Kadın” adlını taşıyan kazandırdı. Fahişeliğe itilen bir genç kızın hayatının anlatıldığı bu roman, 1 milyondan fazla satış yaptı. İkinci Dünya Savaşı’nın izlerinin yavaş yavaş sona erdiği 1950’li yılların başında, faşizm yanlısı bir adamın psikolojik analizini yaptığı “Düzen Adamı”nı yayınladı. Kitaba en büyük tepki Katolik kilisesinden geldi. Katolik kilisesi müstehcen tasvirleri yüzünden yalnız Düzen Adamı’nı değil Moravia’nın bütün yapıtlarını kilisece yasaklanmış kitaplar listesine aldı. 20’inci yüzyılın ikinci yarısında yazdığı öykülerde, tıpkı romanlarında olduğu gibi İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının etkisini yansıtan yazar, öykülerinde Roma’nın öteki yüzünü, sıradan insanların günlük yaşantısını ve varoşlardaki karanlık hayatı anlatmaya başladı. 1957’de yayınlanan direniş romanı “La Ciociara”da savaşın vahşetini gözler önüne serdi. Küçük esnaftan bir kadının, kızıyla birlikte Roma’daki savaştan kaçarken dağlarda da savaşla karşı karşıya kalmasını bu sayede esnaf kadın savaşın, bir grup politikacının çıkarından başka hiçbir işe yaramadığını anlamasını işleyen yazar kadının gözüyle direnişçilerin neyi amaçladıklarını öğretir. Alberto Moravia, açık, erotik bölümleri yüzünden yarattığı skandalla karışık büyük bir başarıya ulaşan “Kıskançlık” adlı romanıyla, burjuvazinin analizini yapmaya geri döner. “Kıskançlık”, yaşamdan sıkılmış olan zengin bir burjuva çocuğun, kendisine ressam olarak bir hayat kurmak istemesini ve ressam arkadaşının çıplak modeline aşık olmasını anlatır. Arkadaşının ölümünden sonra model kızla ilişkiye giren genç adam, aşkın esiri haline gelse de reddelişi ve hayalkırıklığını bir arada yaşar.

1962’de eşi Elsa Morante’den boşanan yazar, bu tarihten ölümüne kadar geçen 24 yılını Dacia Maraini ile paylaştı. Bu yıllarda yazdığı tiyatro oyunlarında başarılı olamamıştır. Tiyatro oyunlarındaki başarısızlığını edebiyatla gidermeye çalışarak 1971 “Ben ve O” adlı romanın yayınladı. “Romalı Kadın” gibi “Ben ve O” da büyük ilgi uyandırdı ve Moravia tekrar en çok satanlar listesine girdi. Romanda gözü yükseklerde olan genç bir adamın yani Ben’in asi cinsellik organıyla yani O ile tartışması anlatılır. Yine 70’li yıllarda yazdığı Desideria adlı romanda varlıklı bir burjuva aileden gelen genç bir kadının kurulu düzene başkaldırmasına neden olan toplumsal olayları inceler.

1984’de İtalyan Komünist Partisi PCI, 77 yaşındaki yazarı bağımsız aday olarak Avrupa Parlamentosu’na gönderdi. Burada bir süre çalışan yazar, iki yıl sonra kendisinden yaşça çok küçük olan 32 yaşındaki İspanyol yazar ve tarihçi Carmen Llara ile evlendi. Eserlerinde başvurduğu açık cinsel anlatım ve rejime karşı tutumu yüzünden sık sık kovuşturmaya uğrayıp skandal yaratan Alberto Moravia, 26 Ekim 1990’da doğduğu şehir Roma’da yaşamını yitirdi.

Eserleri
Romanlar: Aylaklar (Gli Indifferenti, 1929), Maskaralık (La Mascherata, 1941), Agostino (1944), Romalı Kadın (La romana, 1947), Başkaldırı (La disubbidienza, 1948), Düzen Adamı (II conformista, 1951), La Ciociara (1957), Kıskançlık (La noia, 1960), Ben ve O (Io e lui, 1971), Desideria (La vita interiore, 1972)
Deneme: Umut (la speranza, 1944)
Öyküler: Roma Öyküleri (Roccanti Romana, 1954), Yeni Roma Öyküleri (Nuovi racconti romani, 1959)

Alberto Moravia ‘nın Hayatı” üzerine bir yorum

  1. Alberto Moraiva 1983’de Dacia Maraini’dan ayrılıp kendinden 45 yaş küçük bir kızla evlenmiştir. Ölümüne dek geçen(1983-1990) Dacia Maraini ile görüşmemiştir. Bir Dacia Maraini hayranı olarak bu önemli HATAYI hatırlatmak istedim.
    Selamlar,
    B Uzuner

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler
Leyla Erbil ‘in Hayatı

Leyla Erbil, 1931 yılında İstanbul'da doğdu. Beyoğlu Kız Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi'nde okudu. İst. Ünv. Edb. Fak. İng. Edb....

Kapat