Alternatif Tarih Okumaları – Hikmet Temel Akarsu

Her yıl hitama doğru ilerlerken, yıl içinde yaptığım okumalarımı gözden geçiririm. Yakaladığım en değerli eserleri sıralarım kendi kendime. Çetelelerimi tutarım. Neler öğrendim bu yıl? Hangi önemli yapıtları yakaladım?! Nasıl olmuş da bunları bilmeden kendi kendimi yazar ilan edivermişim?! Ne kadar da küstahmışım! Ne kadar da haddini bilmez, saf ve budalaymışım meğer; diyerek dövünürüm.

Her nasılsa her yıl çıta daha da yükselir. Bu yıl da öyle oldu. Henüz çıkan bir kitabı okudum ve koca bir tarih gözümün önünde yeniden oluştu, canlandı, ete kemiğe büründü ve kalkıp karşımda oynamaya başladı. Tarih algım değişti, dönüştü. Çağın hikayesine yaraşır bir hale erişti. Kitabın adı Kukla Ustaları. Yazarı İngiliz askeri haberalma örgütünden emekli albay John Hughes-Wilson. Söz konusu muhteşem kitabı etkileyici bir şekilde dilimize çeviren değerli şahsiyetin adı ise Suat Ertüzün. Saygıdeğer çevirmen o denli mükemmel bir inceleme ve deneme kitabı hazırlamış ki 421 sayfalık eseri başımı kaldırmadan ağır ağır, tüm bilgelik kalıtlarını özümsemeye çabalaya çabalaya bir oturuşta bitirdim ve ?yamuldum(!)?. Okumam sona erdiğinde, başka bir alemde uyanmış ve sarhoş gibiydim. Başım dönüyordu.

O denli etkilenmiştim.

Kitap bilebildiğimiz tarih boyunca olan biten bütün önemli tarihsel olayların arkasındaki gerçek güçleri, asıl olay örüntüsünü ve asıl tecelli şeklini ayrıntılarıyla, sıkmadan, akıcı, belagatli bir dille anlatıyor. Ve anlatılar boyunca görüyoruz ki tarih hiç de bilebildiğimiz, görebildiğimiz ya da bize resmi kanallardan anlatıldığı gibi değil. Ve tarih boyunca bütün olayların arkasında, olan biteni yönlendiren güçlü eller var. Bu güçlü eller istihbarat servisleri ve casus ağları aracılığıyla çalışıyor ve bütün olayların gidişatını yönlendiriyor. Tarihte kim başarılı olmuşsa, hükmettiği istihbarat gücünün başarısı oranında olabilmiş.

Komplo kuramcılığının tavan yaptığı bir dönemde bu düşünceleri dile getirmek çok da enteresan gözükmüyor eminim ki. Fakat bu kitap özelinde önemli olan, bu olayları anlatan yazarın dünyanın gelmiş geçmiş en önemli istihbarat örgütü olan İngiliz askeri haberalma örgütünün bir albayı olması ve bu önemli odaktan aldığı bilgilerle olayları bütün ayrıntılarıyla sıkmadan ve stilize etmeye çabalamadan anlatması.

Kitapta olaylar tarihsel sırasına göre anlatılıyor. Yazar işe Hazreti Musa?nın halefi Yeşu?nun işleri ile başlıyor. M.Ö. 1200 yılında Ceriko kentini fethetmek isteyen Yeşu?nun kente soktuğu ajanları dost bir fahişe olan Rahav saklar. Antik Yunan?da istihbarat hiç de öneminden kaybetmez. Pers Kralı Darius?a tutsak düşen Histiaeus?un istihbarat gönderme yöntemi dahicedir. Kölesinin saçlarını kazıtır, şifreli mesajı kafatasına dövme ile yazar ve saç uzayıncaya kadar bekleyip kölesini, saçlarını kazımalarını söylemek üzere kendini kurtaracak İonyalılar?a yollar. Antik çağda, Roma?nın başına bela olmuş ve boydan boya Küçük Asya?yı fethedip Trakyada bile fetihlerine devam edebilmiş Pontus Kralı Mithradates?in de başarısının sırrı bütün Küçük Asya?yı ajan ağı ile donatmasındadır. Roma kapılarına dayanan Hannibal?i alt eden Romalı komutan Scipio?nun da başarısı aynı şekilde istihbarattan geçmiştir. Spartaküs isyanını bastıran Caesar?ın tefecisi ve komutanı, para ve güç delisi Crassus?un bu başarısı da aynı şekilde bütün Roma?da muhteşem bir haberalma ağı kurmasından geçer. Bu ağ daha sonra onu Roma İmparatorluğunun başına da taşır. Söz konusu tarzın, entrika ve ihanetin anavatanı Bizans?ta ne hal alacağını anlatmaya bilmem gerek var mı?…

Ardından gelen İsmailiye Tarikati?nin (Haşhaşiyun) istihbarat alanındaki muhteşem örgütleyicisi Hasan Sabbah, Alamut Kalesindeki fedaileri aracılığıyla; dahiyane ve yanısıra acımasız yöntemleri ile bütün Büyük Selçuklu Coğrafyasını zehirler. Başarısı tartışılmazdır. Ve tek bir nedene dayanır. Güçlü bir istihbarat ağı. Tarihin en büyük imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu?nun gücünün günde 240 Km yol alabilen hızlı atlarla sürekli hareket halinde olan üç yüz bin atlının getirdiği istihbarata bağlı olduğunu biliyor muydunuz? Bir ucundan diğer ucuna 2400 Km olan İmparatorlukta Cengiz Han en uzak eyaletten en geç on gün içinde istihbarat alabiliyordu. Peki erişilmez ticari istihbarat sistemi ile Venedik Cumhuriyetinin kurduğu ağın bütün Ortaçağın zenginliğine hükmettiğini biliyor muydunuz? Ya 1345 yılındaki banker krizini tetikleyen Venedik tacirlerinin Floransadaki bütün bankaların batmasını sağladığını… Sultan II. Mehmet?in Balkanlardaki güçlü istihbarat ağını ve parayla istihbarat satın aldığını… Venedik?in Osmanlılar?a parayla istihbarat sattığını; taklitçisi Ragusa (Dubrovnik) şehir devletinin de aynı işi iki yanlı yaptığını…

Bütün iktidarlar aynı hızla kirleniyordu ama birinciliği Vatikan?a verdiler… Papalık çevresinde örgütlenmiş, engizisyonu kullanan Katolik Kilisesinin, tıpkı İngiltere İmparatorluğu ve İsviçre Bankaları gibi bütün zamanların en mükemmel istihbarat sistemini kurduğunu ve bunla bütün Ortaçağ ve Yeniçağ servetlerine hükmettiğini biliyor muydunuz? Peki ya İngiliz İmparatorluğunun gücünün kaynağı olan, I. Elizabeth?in başcasusu Francis Walsingham?ın hem Katoliklerin hem de İspanyolların İngiltere?yi zaptetmesini istihbarat ağı sayesinde engellediğini, Kraliçe Mary?yi idama gönderen entrikaların arkasındaki isim olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya Fransa Kralının gücünün Kaynağı olan kusursuz casus şebekesinin hükmedicisi Kardinal Richelieu ve Üç Silahşörler?den çok iyi anımsadığımız halefi Kardinal Mazarin?in edip eylediklerini?… Ya Napoleon Bonaparte?ın bütün askeri başarılarını başta Fouché olmak üzere korkunç polis şeflerinin istihbaratları sayesinde başardığını… Hakkı yenmiş, kalbi kırık bir İngiliz Subayı olan General George Washington?un Amerika?nın bağımsızlık savaşını başarmasının baş nedeninin başarılı bir istihbarat sistemi kurmasında yattığını… Benjamin Franklin?in kazanan taraf belli olana kadar İngiltere ile Amerika?yı beraber idare eden müthiş başarılı bir deha, ikili oynayan bir büyükelçi olduğunu… Alman birliğini sağlayan Bismarck?ın Avusturya ve Fransa?yı fethetmesini sağlayan savaşları Steiber adlı korkunç bir polis şefinin, ürpertici yöntemlerle yaptığı istihbaratları sayesinde başarabildiğini…

Daha bitmedi. Olaylar günümüze kadar geliyor. Kanlı 20 Yüzyıl, İki Dünya Savaşı, kod çözme, şifre kırma serüvenleri, Soğuk Savaş, U2?ler ve Asimetrik Savaş Çağı: Terörün küreselleşmesi… Anlatmakla bitecek gibi değil. Diyeceğim şu ki; bu kitabı okudum ve dilim tutuldu. Tarihin aslında ne olduğunu daha iyi anladım. Geleceğin kurtlar sofrasında, büyük üzüntüler yaşamak istemiyorlarsa, sevgili ülkemin bütün insanlarının bu değerli kitabı satır satır okumalarını dilerim. Fakat bu ürpertici kitabı, ülkemin tüm hariciyecilerinin, tüm siyasetçilerinin, tüm askerlerinin, tüm işadamı ve CEO?larının, tüm güvenlikçilerinin ve tüm entelektüellerinin satır satır ezberlemesini dilerim. O denli önemli bir kitap Kukla Ustaları.

Kitabın yazarı John Hughes-Wilson?u yetiştiren ülke İngiltere?yi ve askeri haberalma örgütünü ise sadece ve sadece kutlamak gerekir. Demek ki bulundukları mevki tesadüf değilmiş. Politika, askeri sanatlar, edebiyat, felsefe, tarih, sosyoloji, psikoloji, ekonomi ve teknolojiyi her birini virtüoz düzeyinde olmak üzere konuşturan bu denli yetkin elemanlar yetiştiren bir örgütün karşısında şapka çıkarmaktan başka ne yapılabilir?! Aynı şekilde, bu benzersiz hazineyi dilimize kazandırdığı için de başta kitabın editörü Seçkin Selvi olmak üzere Can Yayınları İngilizce editörlerini de tebrik etmek gerekir. Büyük bir iş başarmışlar. Muhteşem bir alternatif tarih hazinesi sermişler önümüze.

Hikmet Temel Akarsu
htakarsu@pen.org.tr
www.myspace.com/hikmettemelakarsu

(Bu yazı Radikal Kitap?ın 12 Aralık 2008 Tarihli nüshasında yayınlandı.)

Kitabın Künyesi
Kukla Ustaları
John Hughes-Wilson
Çeviren: Suat Ertüzün
İnceleme-Deneme
421 Sayfa
Can Yayınları

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Ne Anlatayım Ben Sana! – Ece Temelkuran

Kaç kişi sustuk biz? (...) Bazen en uzak halk kendimizinkidir bize. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye. Bu toprağın yeniden...

Kapat