Andre Breton ‘dan şiirler… “Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Yüreği yoktur umutsuzluğun…”

Andre Breton; 1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yazarak Gerçeküstücü akımın kurucusu, ”Gerçeküstücü Devrim” dergisinin editörü, Cezayir’deki Fransız sömürgeciliğine karşı ”121’in Manifestosu”nu kaleme alan, “Manyetik Çayırlar”, ”Çılgın Aşk” ve ”Nadja” gerçeküstücü başyapıtların yazarıdır.

Olmak
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok
umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada,
toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir
sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir
karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki
yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya
da düşen kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanlarının en küçük
bir kalınlığı yok. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Başa takılan süslerle çevrilmiş küçük bir şey o. Umutsuzluk o.
Kopçası bulunamayan inci gerdanlık, bir ipe gelmez, böyle bir
şey işte umutsuzluk. Gerisinden, ondan hiç söz etmeyelim.
Başlamışsak bitiremeyiz umutsuzluğu. Saat dört sularında
avizeden umutsuzlanırım ben, gece yarısına doğru da
yelpazeden umudumu keserim, tutukluların cigaralarından
umutsuzlanırım. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Yüreği yoktur umutsuzluğun, el umutsuzlukta hep soluk
soluğa kalır, umutsuzlukta kalır öyle aynalar, bize asla ölüp
ölmediklerini söyleyemezler. Beni büyüleyen umutsuzluğu
gördüm ben. Yıldızların türkü söyledikleri vakit gökyüzünde
uçan bu mavi sineği seviyorum. Şaşılacak, o uzun dolu
tanelerine benzeyen umutsuzluğu, o kendini beğenmiş o öfke
küpü umutsuzluğu büyük çizgileriyle tanıyorum. Her gün
herkesler gibi kalkıyorum, kollarımı çiçekli bir kâğıda
uzatıyorum, hiçbir şeycikler hatırlamıyorum, ama hep
umutsuzluğun yardımıyla o geceden koparılmış güzelim
ağaçları görüyorum. Odanın havası davul tokmakları gibi
güzel. Zaman içinde zaman bu. Büyük çizgileriyle tanıyorum
umutsuzluğu. Bana bir sırık uzatan perdenin rüzgârı gibi o.
Böylesi bir umutsuzluk akla gelir mi! Yangın var! Ah yine
geliyorlar… İmdat! İşte merdivenlere düştüler… Ve o gazete
ilanları, o kanal boyunca ışıklı reklamlar. Kum yığını, git, pis
kum yığını! Büyük çizgileriyle önemli değil umutsuzluk. Bir
orman yapmaya giden angarya ağaçlar, bir gün daha yapmaya
giden bir yıldız angaryası, ömrümü uzatan bir angarya günleri
daha.

André BRETON
Çeviri: İlhan BERK

Özgür Birlik
Orman ateşi saçlı karım
Isı şimşeği düşünceli
Kaplan ağzında susamuru bel?li karım
En iri yıldızlar demeti ağızlı kokart ağızlı karım
Ak toprak üzerinde ak sıçan izi dişli karım
Amber dilli perdahlanmış cam dilli
Kesilmiş kurban dilli karım
Gözlerini açıp kapayan bebek dilli
İnanılmaz taş dilli karım
Çocuk el yazısı elif kirpikli karım
Kırlangıç yuvası kenarı kaşlı
Kış bahçesi tavanı şakaklı arduvaz şakaklı karım
Cam buğusu şakaklı
Şampanya omuzlu karım
Buz altında kalmış yunus başlı çeşme omuzlu karım
Kibrit bilekli
Rastlantı parmaklı kupa beyi parmaklı karım
Kesilmiş saman parmaklı
Zerdeva koltuklu karım
Saint-Jean gecesi ve kurtbağrı koltukaltlı karım
Deniz köpüğü ve bölme kollu karım
Değirmen ve buğday karışımı kollu
Füze bacaklı karım
Umutsuzluk ve saat makinesi devinimli karım
Mürver ağacı iliği baldırlı
Baş harf ayaklı karım
Anahtar demeti ayaklı su içen gemi işçisi ayaklı karım
İncili arpa boyunlu karım
Val d ?or boğazı boyunlu

Sel yatağının ta içinde sözleşmek boyunlu karım
Gece göğüslü
Deniz tepeciği göğüslü
Yakut potası göğüslü karım
Çiğ altında gül görüntüsü göğüslü
Günlerin açılan yelpazesi karınlı karım
Dev pençe karınlı
Dikey uçan kuş sırtlı karım
Cıva sırtlı
Işık sırtlı karım
Yuvalanmış dövülmüş taş ve ıslanmış tebeşir enseli
Ve biraz önce içilen bir bardağın düşüşü enseli karım
Tekne kalçalı
Avize ve ok tüyü kalçalı karım
Ak tavuskuşu tüyü sapı kalçalı
Duyulmaz dengeli
Kumtaşı ve amyant kabaetli karım
Kuğu sırtı kabaetli
Bahar kabaetli karım
Glayöl kasıklı
Altın damarı ornitorenk kasıklı karım
Yıllanmış bonbon ve yosun kasıklı karım
Ayna kasıklı
Islak gözlü karım
Menekşe zırh takımı ve mıknatıslı iğne karım
Uçsuz bucaksız çayır gözlü
Hapishanede içilecek su gözlü
Hep balta altında kalan odun gözlü
Su düzeyi gözlü hava toprak ve ateş düzeyli gölü karım

Andre Breton
Çev.: Selahattin Hilav

Tiki şiiri
Denizlere karşı seviyorum seni
Kırmızı yumurta gibi yeşil olduğu zaman
Bir düzlüğe götürüyorsun beni
Ellerin bıldırcın gibi yumuşacık
Kadının karnına dayıyorsun beni
Sedef renkli bir zeytine dayarmış gibi
Dengeliyorsun beni
Yatağa yatırıyorsun
Yaşamış olmaya bakarak
Önce ve sonra
Kauçuk gözkapaklarının altında

Andre Breton
Çev.: Özdemir İnce

O Taraçaların
O taraçaların en üstlerinden biz kuşları daim büyüyen sen
Her gece çiçekli bir dal yapan omuzlarından o kuşlar biz o canım
Arabanın kollarına
O kuşlarınız biz kıvılcımlardan daha parlak fışkıran bileğinden
O iç çekişleriyiz camdan heykelin o dirsekleri üzerinde kalkıp
doğrulan uyurken biri
gedikler açılan o pırıl pırıl yatağında
gedikler ki oradan mercan ormanlarda o düzlüklerde
geyikler görünür
Sonra çırılçıplak kadınlar ta derinlerinde bir
Maden ocağının
Hatırlarsın sonra sen uyanır trenden inerdin
Şöyle bir durup bakayım demezdin o koca koca barometrimsi
Köklerin peşindeki lokomotife şöyle bir
O ki sızlanır durur bakir ormanlarda ölümcül kazananlardan
Sızlanır durur o sümbül tüten bacalardan gömlek değiştiren
Mavi yılanlardan
O zaman biz senin önünden gidiyorduk biz o değişmelere
Bağlı bitkiler
Birinin her zaman suçüstü yakalayabileceği o her gece işaretler
Yapan biz
O hani evi yıkılırken hani birbirine karışmış bir yığın acayip şeyin
Önünde şaşırıp kalan
Sonra yatağını sofayı merdivenini arayan hani
Merdiven dallanır budaklanır büyür durmadan
Götürür değirmen taşından bir kapıya genişler nasıl bir
Alanda birdendire
Kuğular gibi sırtını çıkarır kanadını açar bir sahanlık yapar
Bir yerini ısıracakmış gibi kendi üstüne kıvrılır
Ama basamakların ayağımızın altında çekmeceler gibi birer birer
Açılışına bayılır
Ekmek çekmecelerin şarap sabun ayna merdiven çekmeceleri
O bir tutamlık saçın ten çekmeceleri
Tam bu sırada bakarsınız binlerce Vaucanson ördeği
Tüylerini parlatır
Sen şimdi geriye dönmeden göğüslerini yapan o malayı alıyorsun
Biz sana gülüyoruz sen bizi uzunlarımıza tutuyorsun
Sonra senin isteğin gibi duruyoruz işte
Göz kapaklarımızın altında öyle kımıldamadan hiç
Hani o yattığı neden sonra bir bakmak isteyen
Kadın gibi hani

Andre Breton
Çev.:İlhan Berk

Andre Breton ‘nun Hayatı
Fransız şair, deneme yazarı, eleştirmen ve editör, Paul Eluard, Josef Agnon, Luis Bunuel, Salvador Dalí ve Jean Cocteau’nun da içinde bulunduğu sürrealist akımın kurucusu.
Andre Breton, 18 Şubat 1896’da Normandiya’da doğdu. Çocukluğunu Britanya sahillerinde geçiren yazar, ilk şiir denemelerini burada yazdı. Gençlik döneminde, 24 yaşında Seine nehrine atlayarak intihar eden yazar Jacques Vache ile tanışması, Breton’un edebiyat yaşamında önemli bir rol oynadı. Vache’in savaşa ve sanata bakışı sürrealist akımın oluşmasında referans alındı. Breton, Vache’in savaş sırasında yazdığı mektuplar üzerine dört deneme yazdı. Tıp ve psikiyatri eğitimi alan Breton, 1921’de Viyena’da Freud’la tanıştı. I. Dünya Savaşı’nda nöroloji koğuşunda çalışırken, Freudçu psikanalist yöntemlerini hastaların tedavisinde kullandı.

1916 yılında Dadaist gruba katılan Breton, 1919 yılında Louis Aragon ve Philippe Soupault ile birlikte ”Edebiyat” adlı dergiyi kurdu. 1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yazarak Gerçeküstücü akımın kurucusu oldu. Freund’un psikanalitik kuramından etkilenerek oluşturduğu otomatizm tekniğiyle ilk kitabı Manyetik Çayırlar’ı(Les Champs Magnétiques) yazdı. Paul Éluard, René Crevel, Michel Leiris, Benjamin Peret, Antonin Artaud ve Robert Desnos gibi genç şair ve yazarlarla birlikte çıkarttığı ”Gerçeküstücü Devrim” dergisinin editörü oldu.

Andre Breton ve meslektaşlarına göre, insan ve sanat ancak bilinçaltı serbest bırakıldığında özgür olabilirdi. Hieronymus Bosch ve James Ensor gibi ressamların eserlerinden ve Arthur Rimbaud`nun özgür sanat anlayışından yola çıkarak otomatizm tekniğini geliştirdiler. Politik arenada Marksist düşünceyi savunan Breton, 1927 yılında Fransız Komünist Partisi’ne katıldı. Ancak 1933 yılında partiden ayrılmasıyla birlikte geçimini bir sanat galerisi işleterek sağladı.

1929 yılında ikinci manifestosu ile birlikte 1930’lu yıllarda bir çok şiiri ve ”Çılgın Aşk” ve ”Nadja” isimli öyküleri de yayınlandı. 1932 yılında en yakın çalışma arkadaşı Louis Aragon ile bağını tümüyle koparan şair, sanat ve edebiyat üzerine konferanslar vermek için gittiği Meksika’da bir çok kez Troçki ile bir araya geldi. İkisi birlikte ” Özgür Sanat Devrimi İçin” manifestosunu yayınladılar. Ancak II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti ve New York’da gerçeküstücü bir sergi düzenledi ve ”VVV”adlı dergiyi çıkardı. 1946 yılında Paris’e geri dönen Breton, Cezayir’deki Fransız sömürgeciliğine karşı ”121’in Manifestosu”nu yazdı. 1959 yılında İspanya’da, daha sonra aralarında anlaşmazlık çıkacağı Salvador Dalí, Joan Miro, Enrique Tábara ve Eugenio Granell gibi gerçeküstücü sanatçıların eserlerini yer aldığı ”Gerçeküstücülük Evi” segisini düzenledi. Ölümüne dek sanatsal ve siyasi alandaki birçok etkinlikte faal bir rol üstlenen Breton üç kez evlendi. 28 Eylül1966 yılında, yetmiş yaşındayken Paris’te öldü.

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Şiire Dair
Sabahattin Ali’nin soyadını alma öyküsü

Haziran 1934?te yürürlüğe giren Soyadı Kanunu gereği herkesin kendisine soyadı seçtiği günlerde Sabahattin Ali, Ayşe Sıtkı?ya gönderdiği mektubunda şöyle yazmaktadır:...

Kapat