Antikçağ Ütopyaları / Platon’dan Jambulos’a. “Eşitliğin ilk adımları”

Sadık Usta’nın derleyip çevirdiği ‘Antikçağ Ütopyaları’nı, insanlığın eşitlik ve mutluluk arayışının tarihi olarak okumak mümkün. *MÖ 5. ve 4. yüzyıl, hem Antikçağın rönesans çağıdır, hem de Antik Yunanistan’ın Aydınlanma dönemidir. Ütopyalar da o günün siyasal ve toplumsal arayışlarının ürünleri olarak ortaya çıktılar. Geçmiş dönemin ütopik devletlerini, Herakles, Prometeus, Dionysos, Helios, Mithra, Zerdüş ve Tao kurardı; ancak bunlar dinsel-kutsal motiflerle süslü efsanelerdi. Ama antikçağ onları, iki açıdan dünyalılaştırdı.
Hem onları laikleştirerek gökten yere indirdi, hem de evrenselleştirerek insanlığın ortak kültür mirası hâline getirdi. Elinizdeki çalışmada bulunan ürünlerin büyük bir kısmı ilk kez derlenerek Türkçeye çevrilmiş”.
Kitabın başında yeralan **“Güneş Adaları, antikçağın yarattğı en radikal ütopyadır, düşünsel bir şaheserdir ve yüzyıllar boyu kuşakları etkilemiştir. Kitapta yer alan ikinci eser Kadınlar Halk Meclisi, Antik Yunanistan’ın ünlü hiciv ustası Aristophanes’e aittir. Platon’un Atlantis Efsanesi, tam 2 bin yıldır büyün insanlığı meşgul ediyor. Yine bu kitapta bulacağınız başka bir yazısı, Platon’un kendi deyimiyle ‘En İyi İkinci Devlet’tir. Altıncı ve yedinci ütopyaların kaynağı Aristoteles’tir, ama asıl yazarlar hemşehrimiz olurlar.
Biri kadıköylü Phaleas, diğeri ise Miletli Hippodamos… Sonra Siculus’un kaleminden Msseneli Euhemeros’un ütopyası ve ardından de Hesiodos’un ‘Altın Çağı Özlemi’ ile tanışıyoruz. Ve okura sunduğumuz bu keyifli yolculuk. Lukianos’un ‘ Ütopyalar diyarına Yolculuk’ uyla tamamlanıyor. Ama Antikçağ Ütopyaları’nda, aynı zamanda insanlığın eşitlik, kardeşlik ve mutluluk arayışının uzun ve zorlu tarihine tanık olacaksınız. ”

*“Bir şafak vakti kocalarının giysilerini üstlerine geçiren Atinalı kadınlar, halk meclisini doldurur ve ardından da tüm devlet erkinin kadınlara bırakılması yönündeki bir önergeyle iktidarı ele geçirirler.
Sonrası ise evlere şenlik. Bundan tam 2500 yıl önce düşünülmüş bir ütopya olan Kadınlar Halk Meclisi’nin zeki çözümleri bugün bile insanı hayrete düşürür. Komedyanın şahı Aristophanes eserleriyle insanı kimi zaman kara kara düşündürür, kimi zaman da öldüresiye güldürür. Hint Okyanusu’nun ortasında bir adaya sürüklenen Jambulos, dört yüz kişilik komünlerden ibaret eşitlikçi bir toplumla karşılaşır. Tarihin ürettiği en radikal ütopyalardan biri olan Güneş Adaları, bugün bile bir özlem olmaya devam ediyor.
Muhafazakâr komünist bir toplum hayal eden Platon’un bu düşü, az kalsın Syraküsa’da hayatına mal oluyordu. Büyük filozof Platon, eşitlikçi bir toplumu kurmaya kalkarken kellesini kurtarır, ama köle olarak satılmaktan kurtulamaz. Devlet’le de amacına ulaşamayan Platon çareyi, hem İkinci En İyi Devlet’te, hem de epik bir tarzda kaleme alınmış olan Atlantis’te bulur. Atlantis Adası insanlığın ilk eşitlikçi devletidir. Ne var ki güçlendikçe yozlaşır ve en sonunda da Tanrı’nın gazabına uğrayarak, Atlantik Okyanusu’nun derinliklerini boylar.
Gönülde bir ütopya
Herkesin gönlünde bir ütopya olur da Antikçağ’ın muzip çocuğu Lukianos’un olmaz mı? O da ütopyayı cehenneme taşımış. Orada herkes çıplaktır. Tahtlar yoktur, makam yoktur, güzellik yoktur, para ve şöhret yoktur. Hatta kibir ve çalım da yoktur. Ama Menippos’un sadeliği ve dostluğu vardır. Herkes sırat köprüsünden geçerken tüm dünyevi nimetlerden soyunmak ve arınmak zorundadır.
Bu ütopyaların tamamı ve daha fazlası Kaynak Yayınları tarafından basılan Antikçağ Ütopyaları’nda bulunuyor. Sadık Usta’nın derleyip çevirdiği bu esere ayrıca Euhemeros’un Kutsal Metinleri, Miletli Hippodamos’un Eşitlikçi Kenti, Kadıköylü Phaleas’ın Eşitlikçi Devleti, Lukianos’un Ütopyalar Diyarına Yolculuk’u, Hesiodos’un Altın Çağ’ı ve diğerleri de alınmış.
Bugüne kadar ütopyalar dizisinde dört ayrı eser yayımlamış olan Kaynak Yayınları seriyi bu kez de Antikçağ Ütopyaları adlı çalışmayla devam ettiriyor.
Bu kitaptaki çalışmalar, hem felsefi derinlik açısından birbirilerine benzerler, hem de yazıldıkları çağın ortak özelliğini yansıtırlar. Bunlar, tarihe yön veren iki zıt ütopik-kutup arasında yer alan ve dolayısıyla daha kabul edilebilir düşleri ifade etmiş bir türün örneklerini oluşturuyor. Kutbun bir ucunda hepimizin ‘yakından bildiği’ Sinoplu Diojen bulunur.
Hani şu, dünyanın malına ve mülküne sırtını dönen hatta elindeki su kabını bile fazla bulan ve bir fıçıda yaşamayı erdem sayan Diojen; işte o, dünya malından nefret ettiği kadar bir başkasının emrinde çalışmaktan da nefret edermiş. Diojen’e göre, insanlık mal mülk hırsı nedeniyle köle gibi çalışır. İnsan bir bakıma lüks düşkünlüğü yüzünden mutsuz ve köledir. Ama ‘zorunlu olmayan ihtiyaç’ ortadan kalkınca, köleleştirici iş de olmayacaktır. Diojen’in amacı, ‘köpeksi’ bir yaşam sürdüren insanlardan ibaret bir fıçı-kent kurmaktı. Düşlerin diğer ucunda ise hedonizmin babası Aristoppos’un ‘haz öğretisi’ bulunur. Ona göre ‘haz almak, insan olmanın en doğal hâlidir’ ve insanı hayvandan ayıran en temel ayrım da budur. Aristoppos’a göre insanlık hayvanlar âleminden, haz alma duyusu sayesinde kurtulmuştur. Hedonistler, hiçbir insani tavizden yana değildirler; onlara göre hazzı sınırlayan aile de olmamalıdır, vatanda. Hedonistlerin bir başka ünlü filozofu Annikeris ise bütün yaşamı boyunca, hazzı kutsayan insanlardan oluşan bir kent-devlet arayışını sürdürüp durdu.
MÖ 5. ve 4. yüzyıl, hem Antikçağın rönesans çağıdır, hem de Antik Yunanistan’ın Aydınlanma dönemidir. Ütopyalar da o günün siyasal ve toplumsal arayışlarının ürünleri olarak ortaya çıktılar. Geçmiş dönemin ütopik devletlerini, Herakles, Prometeus, Dionysos, Helios, Mithra, Zerdüş ve Tao kurardı; ancak bunlar dinsel-kutsal motiflerle süslü efsanelerdi. Ama antikçağ onları, iki açıdan dünyalılaştırdı.
Hem onları laikleştirerek gökten yere indirdi, hem de evrenselleştirerek insanlığın ortak kültür mirası hâline getirdi. Elinizdeki çalışmada bulunan ürünlerin büyük bir kısmı ilk kez derlenerek Türkçeye çevrilmiş.
*Can Yağmur?un 25/11/2005 tarihinde Radikal Gazetesinde yayınlanan yazısı

**Tanıtım Yazısı

Kitabın Künyesi
Antikçağ Ütopyaları Platon’dan Jambulos’a
Yazarı: Derleme
Yayın Evi: Kaynak Yayınları
Baskı Tarihi: Ocak 2005
Basım Dili: Yunanca
Çevirmen: Sadık Usta

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
Ütopya Ağacı / Felsefi Meyve – Nejdet Evren

Bir ağaç dikelim ve adı ütopya olsun; öyle bir ağaç ki, adı gibi özgür ve sınır tanımaz olsun, öyle bir...

Kapat