Ataol Behramoğlu’yla “Militan” Dergisi Üzerine Söyleşi – Gündoğusu

Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram, 1975 yılında “Devrimci Sanat ve Kültür Kavgasında Militan” adında bir dergi çıkarmaya başladılar.

Ocak 1975 tarihli ilk sayısında bulunan “Çıkarken…” başlıklı yazıda belirtildiği üzere derginin ilk hedefi:”…sanat-kültür ortamında çeşitli görünüşlerde yaygınlığını sürdüren küçük burjuva kökenli tutumlar ve yönelişlere karşı toplumcu sanat-kültür anlayışının kavgasını vermek” ti. Derginin diğer hedefleri de sırasıyla: ” …toplumcu sanat kisvesi altında, özellikle son zamanlarda bir yaygınlık kazanan şematik, sekter, mekanik anlayışlara karşı mücadele vermek”, çünkü “Militan” dergisine göre, “Toplumcu sanat bir takım konu, sözcük, imge ve görüntülerin tekrarlanması demek değil”di ve son olarak, ” …sanatın toplum içindeki önemini vurgulamak, onda hayatın dokusu olma özelliğini göstermek”ti.

Yetmişli yılların devrimci gençliğinde önemli bir iz bırakan “Militan” dergisinde, yayımlandığı süre boyunca, kurucuları Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram’ın yanı sıra, Yaşar Kemal, Ahmed Arif, Can Yücel, Aziz Nesin, Kemal Özer, Fikret Otyam gibi isimler yer aldı; Marx, Engels, Neruda, Brecht, Jack London ve José Martí gibi pek çok ustanın eserleri Türkçeye kazandırıldı.

Gündoğusu olarak, Ataol Behramoğlu’na “Militan”ı sorduk.

GÜNDOĞUSU: Bugünden “Militan” dergisini çıkarmaya başladığınız günlere baktığınızda, Türkiye’de nelerin, nasıl değiştiğini söylersiniz?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Türkiye bazı bakımlardan ileriye doğru bazı bakımlardan geriye doğru gitti. Bütünüyle bakarsak geriye doğru gittiğini söyleyebiliriz. Biz o günlerde bu kadar gerici, bu kadar çağ dışı, emperyalizme bu kadar odaklanmış bir iktidar gelebileceğini bu ülkeye, doğrusu düşünmemiştik. Ne 1960’larda, ne 1970’lerde. Tabii ciddi sorunlarımız vardı, her zaman olduğu gibi; ama bugün gerçekten, tam anlamıyla bir yalan dolan düzeninde yaşamaktayız. Ahlak dışı bir dönemde yaşamaktayız. Her şeyin ötesinde, sınıf mücadelesi, ekonomik sorunlar, sosyalizm mücadelesi, hepsinin ötesinde bir yalan dolan ahlaksızlık düzeni bu, şu anda Türkiye’ye hâkim olan. Dolayısıyla bu apayrı bir dönemdir.

GÜNDOĞUSU: Kitle hareketi ya da kitlede sanatın, edebiyatın yarattığı etki bakımından kuşkusuz yetmişlerdekinden çok daha gerideyiz; ancak örneğin Milliyetçi Cephe hükümetleri sizce AKP’den daha mi iyiydi?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Mesele şudur, toplum daha ciddiydi, ölçüler daha ciddiydi. En azından kavga daha ciddiydi. Bugün artık her şey yalana dönüşmüş. Bu sanal dünyanın gücü her şeyi etkiliyor. Her yer yalancılarla dolu, iktidar yalancıların elinde. Bana sorsan bugün iktidarda kimler var diye, yalancılar var derim. Ahlaksızlar var derim. Böyle… Bu artık sınıfsal terminolojinin ötesinde, başka bir şey. Bunu anlatmaya çalışıyorum.

GÜNDOĞUSU: “Militan” dergisinin amacını özetleyebilir misiniz?

ATAOL BEHRAMOĞLU: “Militan” dergisi, “Halkın Dostları” dergisi sonrasında, benim yurtdışı dönemimle de ilgili olarak, yurtdışındaki – dört yıl kadar kaldım 1970 ve 1974 yılları arasında – gözlemlerim, izlenimlerim, özellikle Fransa’da yaşadıklarım, çünkü 1968 kuşağının Fransa’sının esintileri devam ediyordu ve ben dönüşümde böyle bir sentez dergide, yani bireysel yaşantının her türlü sorunlarıyla, durumlarıyla, toplumsal bağlanmanın arasındaki ilişkileri bir bütünlük içinde vermeyi düşündüm. Bunu da zannediyorum gerçekleştirdik. Bir José Martí özel sayısı, Attila Jòzsef özel sayısı, bir özel sayısı, hep bu anlamda şeylerdir. Yani toplumculukta yeni bir açı…

GÜNDOĞUSU: Derginin tam ismini söylersek, “Devrimci Sanat ve Kültür Kavgasında Militan”.

ATAOL BEHRAMOĞLU: Doğrudur.

GÜNDOĞUSU: Peki sanatçıya devrimci hareket içerisinde bir rol biçiyor muydunuz?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Tabi ki biçiyorduk, bugün de biçiyoruz.

GÜNDOĞUSU: Nasıl bir rol? Ne yapmalıdır sanatçı sizce, devrimci hareket içinde?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Bir kere sanatçının ülkede olup bitenlerle ilgili olması lâzım. Ben toplumun dışında sanat yapıyorum diye bir şey olmaz. Tabi ki biz kimseye şöyle yaz, böyle yaz diye model öneremeyiz. Herkes kendi yaradılışına göre, kendi eğilimlerine göre yapacaktır eserini koyacaktır ortaya. Ama toplumla muhakkak yakın bir ilişki içinde olmalı ve bir biçimde de yanıt vermelidir. Toplumdaki sorunlar konusunda duyarsız bir sanatçı bence olmaz.

GÜNDOĞUSU: Militan mücadele içerisindeki yeri nedir peki, sanatın ve sanatçının?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Militan mücadele içindeki yeri daha çok duygusal eğitim. Yani burada hümanizm çok önemli bir değerdir. Bütün değerlerin yabancılaştığı bir ortamda ve tamamen tersine döndüğü bir ortamda, insani değerleri yeniden ayağa kaldırmak ve insanın dünyadaki varoluşunun öneminin altını çizmek. Esas meseleler bunlar, yani temel meseleler bunlardır. Daraltmadan meseleye bakmak lâzım, daha geniş bir perspektifte bakmak lâzım. Bir de tabi halkla daha yakın bir ilişki, halkla daha yakın bir temas öğreticidir diye düşünüyorum. Aslında yetmişli yıllarla bugün arasında çok fark yok bu bakımdan, yani yüz yıl önce da aynıydı, bu gün de öyle.

GÜNDOĞUSU: Peki bir sanat dergisini nasıl konumlandırabiliriz burada? Bir sanat dergisi militan mücadelede ne kadar güçlü olabilir?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Bir dergi ne kadar güçlü olabilir? Genç insanların ülkeleriyle ve dünyayla daha ilgili olmaları yönünde yayınlar yapmak lâzım. Onların zihinlerini açıcı, öğretici yayınlar yapmak lâzım. Militan mücadele, dünyanın daha doğru dürüst bir dünya olması için yapılan mücadele demektir. İşin esası budur. Dolayısıyla, gerçeklerden kopmadan; ama şematize de etmeden, herkes aynı tip yazsın anlayışına da düşmeden, böyle bir mücadele yürütmek lâzım.

GÜNDOĞUSU: Elbette yetmişlerin dünyası bugüne göre bambaşkaydı. Yükselen devrimci hareket içerisinde bir sanat dergisi ve genel olarak sanat kavgası kendini daha kolay konumlandırabiliyordu. Bugüne baktığımızda, söz ettiğiniz bu yalan atmosferi içinde, bir sanat dergisi sıyrılıp gelebilir mi sizce?

ATAOL BEHRAMOĞLU: Gelir. Doğrunun her zaman başarı şansı vardır. Bütün bu yalan dolan ortamı içinde, doğru, hakikat, gerçek ışıldar. Ben bundan en ufak bir kuşku duymam. Yeter ki biz onu inançla savunalım ve sanatsa konuştuğumuz konu, güzel ürünler verelim. Bunu da düşünelim, yani meselenin estetik boyutunu da hiç bir zaman gözden kaçırmayalım.

Kaynak: http://www.gundogusu.net/ataol-behramoglu/ataol-behramogluyla-militan-dergisi-uzerine.html

Ataol Behramoğlu’yla “Militan” Dergisi Üzerine Söyleşi – Gündoğusu” üzerine bir yorum

  1. Militan çok özenle hazırlanan bir dergi idi.Birçok sayısı elimde,bazı sayı eksiklerim var,birgün tamamlamak umudu ile,Ataol ve Nihat a saygı ve sevgiler.

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Gönül Dağında Bir Garip / Neşet Ertaş Kitabı – Söyleşi: Haşim Akman

'Bu türkü de mi onunmuş? ' Türkü seven, türkülerle ilgilenen, türkü dinleyenler arasında bu şaşkınlığı yaşamayan yoktur. Aklımıza, dilimize ve...

Kapat