Ateş Karınlı – J. C. Michaels

“Hepimiz bir kabın içinde doğduk, hayatımızı çevreleyen bir kabın. Bize okula gitmemizi söylüyorlar. İyi notlar almamızı söylüyorlar. Onlar gibi giyinmemizi, onlar gibi hareket etmemizi, iş bulmamızı, kariyer yapmamızı, ev almamızı. Beni ben yapan şeylerin çoğu tamamen tesadüfi. Hedeflerim, amaçlarım benim değil, benden başka herkesin… Neyim ben? Kimim? Öğretmenler, anneler, babalar, akrabalar, hepsi akıl veriyor. Uyum sağlamamı, başa çıkmamı, başarmamı tavsiye ediyorlar.”
Amerikalı yazar J. C. Michael’in kendi yaşamından izler taşıyan romanı Ateş Karınlı, evcil bir hayvan olarak rahat bir yaşam sürmek ile vahşi doğada macera dolu bir gelecek arasında seçim yapmaya çalışan küçük bir kurbağa hakkında. Hikâyenin altında ise yorumu okuyuculara bırakılan, çoğu varoluşçuluk felsefe akımı ve yazarlarıyla ilintili pek çok farklı tema ve metafor var.
Ayrılmış olan anne ve babasının evleri arasında mekik dokuyan Caroline’in satın aldığı anlatıcı konumundaki kurbağası onun odasındayken mutlu; “Fikirlerimi hapseden, kirli yeşil sınırlar artık yoktu. Bu yeni kabın dört bir tarafı şeffaf camdı, o kadar şeffaftı ki pencereden görünen muhteşem manzaraya iki kurbağa sıçramasıyla atlayabilirmişim gibi görünüyordu. Ah! Neler kaçırmışım meğer. O dakikada, tüm dünya görüşümün büyük bir cırcır böceğinin kafasından daha büyük olmadığını fark ettim. Göl denince, farklı saklanma yerlerinden başka hiçbir şey gelmezdi aklıma, daha önce gölün bir şeklinin, etrafında sınırlarının olduğunu ve yüzeyinin cam gibi pürüzsüz olduğunu hiç düşünemezdim.”
Küçük bir kurbağanın neler yapabileceğini anlatan romanı okurken, varoluşçuların üzerinde durdukları özgürlük, seçme, sorumluluk ve var olmak fikirlerine doğru ilginç bir yolculuğa çıktığımızı fark ediyoruz. Varoluşçuluğun anahtar öğe olduğu romanda çatışmalar hayattaki pek çok şey gibi içsel ve rastlantısal. Ateş Karınlı’nın temel çatışması geleceğini seçme konusunda bir karar verememesi.
Evcil ya da özgür olmak
Bu sıra dışı romanın öteki kahramanı Caroline ise başka bir zamanda ve yerde doğsaydı, kim olacağını araştırıyor. “Hepimiz bir kabın içinde doğduk, hayatımızı çevreleyen bir kabın. Bize okula gitmemizi söylüyorlar. İyi notlar almamızı söylüyorlar. Onlar gibi giyinmemizi, onlar gibi hareket etmemizi, iş bulmamızı, kariyer yapmamızı, ev almamızı. Beni ben yapan şeylerin çoğu tamamen tesadüfi. Hedeflerim, amaçlarım benim değil, benden başka herkesin… Neyim ben? Kimim? Öğretmenler, anneler, babalar, akrabalar, hepsi akıl veriyor. Uyum sağlamamı, başa çıkmamı, başarmamı tavsiye ediyorlar.”
Yazar, anlatımı kahramanlara, daha çok ‘ateş karınlı’ya bırakarak bizi bir yakınlık içine atıyor, onları çok iyi tanımamızı sağlıyor, bu doğrudan anlatım ile çözüm gücü yoksunluğunu aynı kişide bir araya getirmekle de onların duyduğu boşluğun güçlü bir izlenimini bizde yaratmış oluyor.
Ne olabileceği ile ne olması gerektiği arasındaki farkı anlamaya çalışan kahramanımızın yaşamı, evcil bir hayvan olarak kalmak ile özgür olmak arasında kalan, bu ikisi arasında sağlıklı ve sonradan pişman olmayacağı bir seçim yapmaya çalışan ateş karınlı bir kurbağanın yaptıklarıyla birbirine bağlanıyor.
Yazar; Sartre, Dostoyevski, Heidegger, Kierkegaard, Buber gibi varoluşçu yazar ve düşünürlerin fikirlerinden yararlanıyor ve bütün varoluşçu yaklaşımlarda olduğu gibi somut bir tutum içinde oluşu, anlatı-mını dolambaçsız, süssüz, açık ve net kılıyor. Böylelikle kolaylıkla algılanabilir dili ve sevimliliği ile herkesin ilgisini çekebilecek kitabın konusunu daha fazla özetlemem romanın niteliğini bozabilir. Bazı kitap-larda doyurucu sanılan özet, ele alınan olaylarla bağdaşmayabilir. Oysa yazar Ateş Karınlı’da yaşantının uyumsuzlu-ğunu göstermeye çalışı- yor. Bu bakımdan çok kesin bir özet kitabın başlıca amaçlarından birini yok edebilir.
Kısacası Michaels’in romanındaki kurbağa ile arasında koşutluk kura-bileceğimiz, “düzen mi insanları belirler, insan-lar mı düzeni, belirleme birgün kalkıverirse ne olur” gibi soruların ve 20. yüzyılın çok önemli yazarlarının eserleri üzerine kurulan Ateş Karınlı, sürükleyici hikâyesiyle okurları fikir zenginliğine, özellikle de var olmanın ne demek olduğunu sorgulamaya yöneltiyor.
İlk sayfasından felsefeyle ilgili, macera yolculukları rehberi ve müzisyen olduğunu öğrendiğimiz kitabın yazarı J. C. Michaels, romanını bitirdikten sonra varoluşçuluğa şekil verenlere birkaç sayfa yer vermiş, bir de merak edenler için kırmızı karınlı kurbağalarla ilgili kısa bir bilgi… Ateş Karınlı, çorak güncelliğimize yenilik ve hareket katacak ilginç mi ilginç bir roman.?
*
Münevver Soylu?nun 21.03.2008 tarihinde Radikal Gazetesi?nde yayımlanan kitaba dair ?Kurbağalar hakkında? adlı yazısı

ATEŞ KARINLI
J. C. Michael, Çeviren: Didar Zeynep Batumlu, Sel Yayıncılık, 2008, 190 sayfa,

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Goriot Baba – Honore de Balzac

Honore de Balzac?ın dev yapıtı ?İnsanlık Komedyası?, seksen sekiz ciltten oluşur. ?Goriot Baba? (Le père Goriot), bu büyük yapıtın bir...

Kapat