Yazar: cemalumit

Niccolò Machiavelli: İnsanlar, özellikle hükümdarlar nelerden övgü, nelerden yergi alırlar?

1. Şimdi de sıra bir hükümdarın uyrukları ve dostlarına nasıl davranması, hangi tutum içinde olması gerektiğini incelemeye geldi. Bu konuda çok yazıldığını biliyorum. Ben de yazıyorum, ama şimdiye dek yazılanlardan ayrıldığım için kendini beğenmişlikle suçlanacağımdan kuşku duymuyorum. Ne ki, benim niyetim anlayana yazmak olduğu için imgelem dünyasının değil, somut gerçekliğin ardından gitmenin gereğini düşünüyorum. Çoğu

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli: Hükümdarlıkların gücü nasıl ölçülmelidir?

1. Bu hükümdarlıkların özelliklerini incelerken bir başka konuya da bakmak gerek. Bir başka deyişle, çok büyük bir devlete sahip bir hükümdar gereksinim duyduğunda kendi başına ayakta durabilir mi, yoksa kendini savunmak için hep başkalarından mı yardım almak zorundadır? Şimdi ben konuyu daha iyi irdeleyebilmek için ya insan ya da parasal güçlerine dayalı olarak karşılarına kim

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’e soru: Yazı yazma kararını hangi yılda verdiniz?

Alain Bosquet 9– Tutalım ki bir gün yazı yazmaya karar verdiniz. O günkü kültürünüzü ve toplam bilgi dağarcığınızı bilmek isterdim. Yazmak bir kaprisin, önemli bir fizik gereksinmenin, anlaşılmaz bir deliliğin sonucu olabilir; ya da tersine, her yönden mantıklı ve istençli bir girişimin sonucu olarak doğabilir. Bu kararı hangi yılda verdiniz? Yaşar Kemal 9– İlk şiirim

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’e soru: Sizi yazmaya iten ya da gençliğinizde, bir gün gelip kendinizi yazma eylemine adayacağınızı size söyleyen özel bir olay oldu mu?

Alain Bosquet 8- Sizi yazmaya iten ya da gençliğinizde, bir gün gelip kendinizi yazma eylemine adayacağınızı size söyleyen özel bir olay oldu mu? O sırada kaç yaşındaydınız. Ya da belki daha önceleri başka düşleriniz, başka amaçlarınız var mıydı? Yaşar Kemal 8- Çok küçüktüm. Kaç yaşımda olduğumu bilmiyorum. Bir gün köyün kızları bir eğlencede toplu olarak

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’e soru: Sizi etkileyen ilk kitabı, tam olarak hangi yaşınızda okudunuz? Hangi kitaptı bu? Hemen, bir gün böyle bir kitap yazacağınızı düşündünüz mü? Bu okumanın üstünüzdeki etkisi ne oldu?

Alain Bosquet 6- Sizi etkileyen ilk kitabı, tam olarak hangi yaşınızda okudunuz? Hangi kitaptı bu? Hemen, bir gün böyle bir kitap yazacağınızı düşündünüz mü? Bu okumanın üstünüzdeki etkisi ne oldu? Düşler kuran bir çocuk muydunuz, doyumsuz muydunuz, yoksa ortamınızla bütünüyle uyum içinde miydiniz? Ne zaman bağımsız olmanız gerektiği izlenimini aldınız? Bir de kuşkusuz daha önemli

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Knut Hamsun hakkında görüşü

Son devir dünya edebiyatında şöhretleri kendi memleket hudutlarını aşmış ve dehâları sağken teslim edilmiş birkaç isim söylemek istenirse aklımıza evvela şu dört isim gelecektir: Bernard Shaw, Rabindranath Tagore, Maksim Gorki, Knut Hamsun. Tagore, bazı zevkler için çok güzel bir şair olmasına rağmen şöhretini biraz da yabancı olmasına ve acayip bir lisan konuşmasına borçludur. “Shaw”un ise,

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali ile Şiire Dair Bir Görüşme

Sabahattin Ali ile Şiire Dair Bir Görüşme40 Geçen gün yeni şairlerden Arif Dino ile şaire dair yaptığımız bir görüşmede o, “Şiir ifrazattır”41 demiş ve ilave etmişti: Aklın ifrazatı. Belediyenin çöpü tariften âciz kaldığı bir sırada bir şairin şiiri tarif edivermesi herkesin hayretini mucip oldu. Anketçiler şimdiden harekete geçmiş bulunuyorlar. Fıkracılar bu “ifrazat” meselesiyle meşgul. Aklın

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’ye Soru: Artistin sosyal vazifesinden ne anlarsınız?

Artistin zaten bir tek vazifesi vardır: Eser vücuda getirerek muhtelif şekil ve suretle neşretmek, ifade etmek istediği şeyleri türlü kalıplara koyarak diğer insanlara uzatmak. Bu da tamamıyla sosyal bir iştir. Bütün sanat sosyal bir iştir. Şu halde artist de hizmetinde bulunduğu sosyeteyi –hatta kudretine göre bütün insanlığı– daha doğruya, daha iyiye ve daha güzele götürmek

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’ye Soru: Sizce edebiyat modern sosyetelerde ilmin ve endüstrinin yaptığı gibi temelli bir vazife mi görür, yoksa tali bir rol sahibi midir?

İlim ve endüstriden evvel de sanat ve edebiyat mevcut olduğuna göre edebiyatın rolü hiç olmazsa onlardan aşağı değildir. Edebiyat, alelumum sanat, endüstri ve ilmi vücuda getirecek insanı ve cemiyeti yaratmak, ona şekil vermek gibi birtakım vazifelere maliktir ki, bunlara tali demek bilmem mümkün olur mu? Yeni Adam, (247), 21 Eylül 1939

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali ile Bir Konuşma – Muzaffer Reşit

— Bugünkü edebiyatımız hakkında toplu fikriniz nedir? — Edebiyat, içinde yaşanan cemiyet şartlarının şuurlu veya şuursuz bir ifadesi olduğuna göre, bugünkü edebiyatımız, bugünkü cemiyetimizin bir örneğidir. Ve burada da, hayatta olduğu gibi, birtakım değişme, kendini idame prosesüsleri4 ile karşı karşıyayız. İleri hamleler, geriye doğru çeken mürteci kuvvetler dövüş halindedir. Hatta hayatta ortadan kaldırılması kolay olan

okumak için tıklayınız

Neden İnegöl Mobilya?

30 yılı aşkın bilgi ve birikimiyle sektörde bir marka haline gelen İnegöl mobilya, estetik ve kaliteyi birleştirerek mobilyacılık alanının parlayan bir yüzü konumundadır. İnegöl Mobilya olarak bizler, firmamızı kurduğumuz ilk gün yaşadığımız heyecanla birlikte çalışmalarımızı yapıyor ve bu hizmeti müşterilerimize sunuyoruz. Her bütçeye uygun, her zevke göre ürettiğimiz mobilyalarla İnegöl Mobilya satış sürecine devam etmekteyiz.

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Alçakça yollardan hükümdarlığa ulaşanlar üstüne

1. İnsanoğlunun tümüyle yazgının yardımı ya da kendi becerisine yaslanmadan yalın yurttaşlıktan hükümdarlığa yükselmekte başvurulabileceği iki yolu daha vardır. Bunlardan birinin cumhuriyetlerden söz edildiğinde ayrıntılı olarak ele alınması gerekse de, bence, burada da unutulmamasında yarar vardır. Bunlardan biri alçakça ve iğrenç yollarla iktidarı ele geçirmeye dayalıdır; öteki de yurttaşlarının onayını alarak ülkesinde hükümdar olmaktır. İlk

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Başkalarının silahlı gücü ve yazgıyla ele geçirilen yeni hükümdarlıklar

1. Yalnızca yazgılarıyla yalın yurttaşlıktan hükümdar olanlar, çok çaba göstermeden hükümdar olurken hükümdarlığı elde tutabilmek için oldukça zorlanırlar ve yol boyunca herhangi bir güçlükle karşılaşmazlar, çünkü kuş gibi uçarak ulaşırlar. Tüm güçlükler iktidara ulaşınca çıkar karşılarına. Böylesi bir durum ya para karşılığında ya da armağan olarak verilen iktidarlarda görülür. Yunanistan’da çoğunun başına konan devlet kuşunu

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Kendi askerleri ve becerisiyle elde edilen yeni hükümdarlıklar

Kendi askerleri ve becerisiyle elde edilen yeni hükümdarlıklar 1. Ben gerek hükümdarı, gerek devleti tümüyle yeni olan hükümdarlıklardan söz ederken çok önemli örnekler verirsem kimse şaşırmasın! İnsanlar başkalarının geçtiği yollardan geçerken ve girişimlerinde başkalarına öykünürken, yollardan sapmadan geçemediği ve öykündüğü insanların becerisine ulaşamadığı için, sağduyulu olanlar her zaman büyük insanların geçtiği yollardan geçmeli ve öykünülmeye

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: İşgalden önce kendi yasalarıyla ayakta duran hükümdarlıklar ve kentler nasıl yönetilmelidir?

1. Dediğim gibi, kendi yasaları ve özgürlük içinde yaşamaya alışkın devletler ele geçirildiklerinde elde tutmanın üç yolu vardır: İlki onları ortadan kaldırmak; ikincisi gidip orada yerleşip oturmak; üçüncüsü vergiye bağlamak ve içeride sana yöre insanın dostluğunu sağlayacak az sayıda kişiden oluşmuş bir hükümet kurarak kendi yasalarıyla yaşamalarına izin vermektir. Ve o hükümet, o hükümdar tarafından

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli: Hangi nedenden ötürü İskender’in işgal ettiği Dareios Krallığı, İskender’in ölümünden sonra ardıllarına başkaldırmadı?

1. Yeni işgal edilmiş bir devletin elde tutulmasının ne kadar güç olduğunu bilenler, Büyük İskender’in[28] kısa zamanda Asya’ya egemen olması ve orayı işgal ettikten kısa bir süre sonra ölmesine karşın, ardıllarının hiçbir ayaklanmayla karşılaşmamış olmalarına şaşırabilirler. Gerçekte doğru olan İskender’in ölümünden sonra bir ayaklanmanın gelmesiydi. Ne ki, İskender’in ardılları işgal ettikleri toprakları elde tutmak için

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli’nin “Konuşmalar” ve “Hükümdar” adlı eserleri

Machiavelli 1513’te Konuşmalar’ı yazmaya başlar, ama ilk kitaptan sonra çalışmasını sürdürmez ve Hükümdar’ı yazmaya koyulur. Ardından gene Konuşmalar’a döner 1514-1521 tarihleri arasında ikinci ve üçüncü kitabı yazar. Konuşmalar, Tito Livio’nun ilk on kitabı üzerine yazmış olduğu değerlendirmeleri içerir. Livio, Roma tarihini yazmıştı bu kitapta. Machiavelli o kitaptan esinlenerek ülkesinin sorunlarına ışık tutmak istemişti, ama günceldeki

okumak için tıklayınız