Aziz Nesin ile yapılan söyleşi ilk kez yayımlandı

Aziz Nesin’le ilgili yayımlanmamış bir kitap kaldığına inanmam zordu. Onun yüz yaşının eşiğinde Yüksel Pazarkaya’nın yaptığı nehir söyleşi yayımlanınca umutlandım. Belki, başka kitaplar da vardır arşivlerde. Pazarkaya’nın yirmi beş yıl önce yapılmış söyleşi kitabının gecikmesi ses aygıtlarından kasetlerden konuşmaları yazıya geçirmenin zorluğu yüzünden. Eski bir radyocu olan Pazarkaya anlaşılan bu konuda epey titiz davranmış.Konuşma çeşitli tarihlerde, çeşitli ortamlarda sürmüş.

Pazarkaya’nın Aziz Nesin’i değerlendirmesi şöyle:
“Özgürlük anlayışının hiçbir zaman ideolojik bir sınırı olmamıştır. Yani taraf olmadığı görüş, tavır ve yaşam biçimlerinin özgürlüğü için de savaşım vermekten geri kalmazdı. Ama aynı zamanda yaşam boyu her türlü bağnazlığa karşı da ödünsüz savaştı . Ama herkesin inancına ve yaşam biçimine de saygılıydı. Elbette aynı saygıyı kendisi için de bekliyordu., çoğun bulamıyordu. Bu yüzden kaç kere yaşamına kast edildi.
Yaptığı her işin sorumluluğunu yüreklilikle üstlendi ve taşıdı. 12 Eylül darbecileri vakıfta onu ararlarken, Stuttgart’ta birlikteydik. Onu bulamayınca vakıftaki insanlara baskı yapıldığını öğrenir öğrenmez, bir telgraf çekerek, insanlara dokunulmamasını, uçağa binip derhal döneceğini söyledi. Ve döndü.”
Aziz Nesin’in bu uzun söyleşide kendisinin yurt dışına çıkış yasağının yurt dışından bir “ricayla” kaldırılışının ulusal onur açısından onu nasıl incittiğini de görüyoruz: “Tabii, elbette bir cumhurbaşkanı ya da dışişleri bakanı telefon açıp rica etmiştir. Ama aslında bu ricanın altında başka bir anlam var tabii. Çok üzücü bir olay bu.(…) Başka ülkelerin dışişleri bakanlarından buyruk alırlar. Yazarlarının ve kendi ulusal değerlerinin farkında değillerdir. Nasıl doğal kaynaklar harcanır, sular akar, madenlerle ilgilenmezlerse, o milletin beyniyle de ilgilenmezler, bilim adamlarıyla sanat adamlarıyla da ilgilenmezler. Kendi doğrultularında insanlar isterler. Oysa yazarlar, yalnız Türkiye’de değil, dünyanın her yanında tarih boyunca, içinde yaşanılan durumu değiştirmeye çalışan insanlardır. Hükümetler de var olan durumu tutmaya, korumaya çalışan örgütlerdir. Bunun için yazarlarla hükümetler bütün tarih boyunca çatışma halindedirler. Akıllı hükümet odur ki , bunu bilerek o yazarı, sanatçıyı ezmeye çalışmaz. Çünkü sonuçta kendisi kaybeder.”
Aziz Nesin’in bu nehir söyleşisinde dış güç, ulusal akıl,ulusal onur, despotizmin yol açtığı aptallık gibi pek çok tartışılacak sorun var.Bulgaristan’ın Türklere Türklerin Kürtlere davranış ve baskılarının karşılaştırılması da var.
Yüksel Pazarkaya’nın Aziz Nesin Konuşuyor’u hemen okunup bırakılacak bir kitap değil. Bu ünlü yazarımızın söyledikleri sözlerden geçen zamanda gerçekleşenler, gerçekleşmeyenler bakımından da irdelenmesi gerekli . Demek ki mutlaka okunmalı.

Sennur SEZER
6 Aralık 2014, http://www.evrensel.net/

*Aziz Nesin Konuşuyor,
Yüksel Pazarkaya, Nehir Söyleşi,
Nesin Yayınevi, 184 s.

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri, Makaleler, Söyleşi
Dişil ütopya eril distopyaya karşı

İçinde yaşadığımız dünyanın keskin ve yalın bir analizini arıyorsanız, Kadınlar Ülkesi'ni de çoktan okuduysanız, Bizim Ülkemiz'i kaçırmayın. Ütopyalar insanlığa duyulan...

Kapat