Başkasının Çantasını Taşıma – Doğan Soydan

Öğretmen olduğum ilk yılı devirmiş, 1970?in ilkbaharına girmiştik. Dağlardan çiçek kokuları derleyip getiren nisanın ilk günleriydi. Çiçeği burnunda bir köy öğretmeniyim. Annem, babam istemediği halde bir motosiklet almıştım. Her gün ilçeden köye, köyden ilçeye düşe kalka gidip geliyordum. Babam, ?Senin okula yarın müfettiş gelecekmiş? dedi. Hay Allahım!? Göreve başladığım günden beri gözümde büyüttüğüm müfettiş! Bir yandan da kendi kendimle konuşuyorum: ?40-50 metrekarelik bir sınıf, bir öğrenci kayıt defteri, bir yoklama defteri? neyi denetleyecek ki?? Söylemeyi unuttum; 70 kadar da kayıtlı öğrencim var. Yarısı öğrenim çağını aşmış. Evlenenler, çocuk sahibi olanlar bile var; kayıtları silinmemiş. Beş sınıf bir arada ders yapıyoruz.

Ertesi sabaha müfettiş korkusuyla uyandım. Motosikletime atlayıp erkenden okula gittim. Dersliği bir güzel temizledik, pencereye de teneke kutularda yetiştirilmiş birkaç çiçek yerleştirdik; her türlü denetime hazırız şimdi? Derken, istenmeyen misafirimiz, o gün öğleye doğru geldi. Eli çantalı, pardösülü, uzun boylu, gür saçları arkaya taranmış, kundurası pırıl pırıl, yakışıklı bir beyefendi; müfettiş Haşim Bey? ?hoş geldiniz? dedim. Babacan bir bakış sundu bana. İçim ısındı birden. Dünden beri biriktirdiğim korkularım hepten silindi. Şimdi sınıfa girecek, sınıf defterine bakacak, öğrencilere sorular soracak, bilemezlerse yüzüm kızaracak, falan filan? ama hiçbirini yapmaya niyeti yok gibi. Çocukların cıvıltıları arasında -bir aşağı bir yukarı- okulun bahçesini arşınlıyoruz; onlarca kez gidip geldik. Sonra, ?Ben karşıdaki şu köye gideceğim? dedi.
– Müfettiş Bey sınıfa girmeyecek misiniz, denetlemeyecek misiniz? dedim.
– Bak ne güzel! Çocukları toplamışın; gülüp oynuyorlar. Bu köyde onlardan farklı, örnek bir kişi olarak gözlerinin önündesin. Boş oturmuyorsun ya bir şeyler öğretiyorsun! Hafta sonları göndere bayrak da çekiyorsun; bu yeter? dedi. Yürüdük? Okuldan biraz uzaklaşınca: ?Müfettiş Bey, çantanızı ben alayım? dedim. O yumuşak bakışlı, babacan tavırlı adam birden sertleşti: ?Hayatın boyunca başkasının çantasını taşıma!? dedi.
Görevimi sürdürdüğüm yirmi beş yıl boyunca “başkasının çantasını taşımadım” ama, ?çanta taşımak? için can atan nice dalkavuklar gördüm! Ne zaman, nerede başkasının çantasını taşıyan birini görsem, hep Müfettiş Haşim Bey?i anımsadım; kutsadım! O sihirli dört sözcükle ne büyük, ne sağlam bir hayat dersi vermiş bana!? O?nu görsem yüzlerce kez teşekkür edeceğim.

Başkasının Çantasını Taşıma – Doğan Soydan” üzerine bir yorum

  1. Duran Hocam Merhaba,
    Beyninde taşıyacak güzel değeri, yüreğinde özgürlük sevdası olmayanlar başkalarının çantalarını taşır. Bu “yaşantı öykü”nün çağrışımıyla Dünyayı çanta taşıtıcıların tahakkümünden ve çanta taşıyıcılarının dalkavukluğundan kurtaracak kişiliklere de yol açmışsınız. Kaleminize kuvvet…
    Müslüm Kabadayı

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı
1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı / Anlatılar ve Fotoğraflarla – Mary Kilbourne Matossian, Susie Hoogasian Villa

20. YY başlarında Anadolu?nun kırsal bölgelerinde yaşayan Ermenilerin gündelik hayatını konu alan bu inceleme, Anadolu?nun çeşitli yerlerinde dünyaya gelmiş olan...

Kapat