Kanadının Ucu Tatlı Padişahım – Doğan Soydan

Müfettiş Haşim Bey, ?Hayatın boyunca başkasının çantasını taşıma? dedikten sonra komşu köye gitmek üzere yürüdü. Köyün çıkışına kadar ona refakat ediyordum. Ayrılacağımız noktanın sağı ve solu mezarlık; yol, mezarlığı ikiye bölmüş. Solumuzda, yolun hemen kıyısında bir adam, hayvan gübresinden oluşmuş bir gübre yığınının üzerinde horlayarak uyuyordu. Müfettiş: ?Bu adam kim?? diye sordu. ?Köyümüzün imamı? dedim. Fazla bir öğrenim görmemiş; ezan okumak, namaz kıldırmak, cenaze yıkamak gibi köyün dinsel gereksinimlerini yerine getirecek denli kendini yetiştirmiş, ücretini harman hasat sezonunda köylüden toplayan; ama siyaseti, ideolojisi, cini şeytanı olmayan saf ve dürüst bir imamdı bu…

Müfettiş Haşim bey durdu, adama ve manzaraya uzun uzun baktı. Güney yamacı bahar güneşiyle biraz kurumuş, gölgede kalan kısımları henüz nemli, oldukça pis kokan bir gübre yığını ve bunun üstünde horlayarak tatlı tatlı uyuyan köyün imamı!? Bana dönerek: ?Şimdi bu adama ?hayatından memnun musun?? diye sorsak ne der? dedi. Bilmem!… dedim. Sonra kendi sorusunu kendisi yanıtladı: “Çok memnun olduğunu söyleyecektir. Niçin memnun biliyor musun? Bak anlatayım? dedi ve bana bir fıkra anlattı:

?Padişahın sarayında bir Keloğlan varmış. Keloğlan?ın görevi, her gün padişaha bir tavuk kesmekmiş. Keloğlan kesmiş padişah yemiş, Keloğlan kesmiş padişah yemiş? Tam kırk yıl sürmüş bu? Padişah, her tavuğun kanadının ucundan Keloğlan?a da birazcık verirmiş. Onca yıldan sonra Keloğlan?a sormuş: ?Keloğlan, tavuğun neresi tatlı?? Keloğlan: ?Kanadının ucu tatlı padişahım? demiş; çünkü kanadının ucundan başka bir yerini tatmamış ki?
Fıkrayı anlattıktan sonra adama uzun uzun bir kez daha baktı ve bana dönerek:

?Hayatından niçin memnun biliyor musun?? dedi ve kendi sorusunu yine kendisi yanıtladı: ?HAYATIN BUNDAN DAHA İYİ, DAHA GÜZEL YANLARINI GÖRMEDİĞİ, BİLMEDİĞİ İÇİN?? dedi.

Evet, bütün amacımız, çabamız insanlara hayatın daha güzel yanlarını göstermeye yönelik oldu. Yalnız o imama değil; ondan sonra gelen çocuklarımıza da hayatın güzelliklerini hep anlattık, gösterdik, fakat onlara güzel bir hayat sunamadık! Niçin? Çünkü, hayatın güzel yanlarını göstermek, anlatmak bizim dilimizde; ama onu insanlara sunmak ise hep ?padişahların? elinde, yetkisinde oldu?

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı
Başkasının Çantasını Taşıma – Doğan Soydan

Öğretmen olduğum ilk yılı devirmiş, 1970?in ilkbaharına girmiştik. Dağlardan çiçek kokuları derleyip getiren nisanın ilk günleriydi. Çiçeği burnunda bir köy...

Kapat