Beyaz Zenciler – İngvar Ambjörnsen ‘imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat’

1986 yılında yayınlanan Beyaz Zenciler ile yazın hayatının en büyük başarısını yaratan İngvar Ambjörnsen bu romanında, egemen sistemin nosyonlarına isyan edenlerin, hayatın kıyısında yaşayıp bir türlü içine giremeyenlere nanik yaparak uçuruma ramak kalanların, özgürleşenlerin hüzünlü öykülerini anlatıyor.
Beyaz Zenciler uyku tulumları, sırt çantaları ve bira kasalarıyla Çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir… Beyaz Zenciler şairdir, çılgındır, düş kurmayı ve küfretmeyi severler: Onları en iyi polisler tanır!… Beyaz Zenciler mahkum edildiğimiz rezil, yoz televizyon dizilerine benzeyen hayatlardan, eğitim, kariyer, başarı ve benzeri cüce düşüncelerden nefret ederler… Beyaz Zenciler sevgi edebiyatı yapmazlar, severler: Bütün enerjilerini kendilerini garantiye almak için harcayanların hiçbir zaman anlayamayacağı kadar çok severler… Beyaz Zenciler gerçekten “düzen karşıtı”dırlar, tüm ideallere ve ideolojilere karşı ihanet içindedirler. Onlar toplum dışına atılmamaışlardır, orada, “imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat” yaşamayı seçmişlerdir… (Tanıtım Yazısı)

Ingvar Ambjörnsen’in Hayatı
Ingvar Ambjörnsen (D. 1956) Norveç’in güneyinde Larvik adlı küçük bir kentte doğdu. 15 yaşında kitaplara tutulup yazar olmaya karar verdi, okulla ilişkisini kesti. Okuldan ayrıldıktan sonra 10 yıl boyunca -kendi deyimiyle- uyku tulumunun içinde yaşadı, çeşitli kentler, ülkeler dolaştı ve her çeşit işte çalıştı. 10 yıl boyunca yazdığı şiirler yeleşik yayınevleri tarafından basılmadı; ancak, 1970’li yılların başında Norveç’te gelişen anti-kültür ve bu kültürü temsil eden “Gateavisal/Sokak gazetesi” türü dergilerde yayımlandı.

Upuzun saçları ile Hair müzikalinden bir figürana benzetilen Ambjörnsen, eleştirmenlere göre gerçek hippi olmak için biraz genç… Hippi ile punk arası bir kuşağı temsil ettiği söyleniyor. Kendisine yakıştırılan etiket ise “Uyuşturucu maddeler yazarı”. Bu konuda ise şöyle diyor: “Beni Beyaz Zenciler ve Son Tilki Avı’nı yazmaya iten 70’li yıllarda yayınlanan kitaplar oldu. Bu kitaplar blöf doluydu. Uyuşturucu cehennemlerini anlatan uyduruk anı defterleri, filan. Her şeyin bombok çevreler olarak anlatıldığı bu kitaplar beni çok öfkelendiriyordu. İnsan her yerde insanlar. İnsan bilmediği şeyleri yazmaya çalışmamalı. Ben bunları hem bildiğim, hem de takıntım olduğu için yazdım.”

İlk kitabı 1981’de 25 yaşında yayımlanan ve hızlı bir tempo ile her yıl birden fazla kitabı basılan Ingvar Ambjörnsen günümüzde “Yerleşik bir toplumdışı” olarak tanımlanıyor.

Çevirmen olan Alman eşi le 1986 yılından beri Hamburg’da yaşayan yazar Norveç’e kitaplarını lanse etmek, kitabından yapılan filmi görmek ya da ödül almak gibi nedenlerle gidiyor.

Son olarak 1991 yılında polisiye kitaplar yazarlarına verilen Riverton Altın Tabanca Ödülü’nü Oslo’da aldı.

1986 yılında yayınlanan Beyaz Zenciler ile yazın hayatının en büyük çıkışını yapmış, kitabın 50.000 satması üzerine Cappelon Yayınevi’nden ödül almıştır.

Yayımlanan Kitapları:
23. Salon, 1981, roman; İnsan Postuna Bürünmüş Köpek, 1982, roman (çev.: Banu Gürsaler Syversten, 1994, Ayrıntı Y.), Son Tilki Avı, 1983, roman; Darağacına Doğru, 1984, roman; Cadıların Çarmıhı, 1987;
İsa Kapıda Duruyor, 1988, öyküler; Bekçi Köpeği Olan Bellona Tanrıçası, 1988, çevre belgeseli; San Sebastian Blues, 1989, polisiye; Mekanik Kadın, 1990, polisiye; Pelle ve Proften, gençler için yazılmış serüven dizisi; Devler Düşüyor, 1987; Oslo Garında Ölüm, 1988; Zehirli Yalanlar, 1989; Satılık Gerçek, 1990.

Beyaz Zenciler
Yazar: İngvar Ambjörnsen
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çeviren: Banu Gürsaler
Sayfa Sayısı: 317 sayfa

Beyaz Zenciler – İngvar Ambjörnsen ‘imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat’” üzerine bir yorum

  1. beyaz zencileri okudum çok sevdim.doyamadım yazarın anlatımına, sadeliğine, yorumlarına…şahane kitap hiç sıkmadı.yaşam tarzı belki hoş değil ama umudu var basit değil, sıradan değil en azından sıkıcı değii.okurken yaşadığı hayatı yaşamış gibi oldum.norveç ülkesi ve insanları hep ilgimi çekmiştir zaten.keşke film yapılsa da seyretsek hiç bitmesin istedim kitabı okurken.teşekkürler ingvar

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar, Yeraltı Edebiyatı
Kusma Kulübü – Mehmet Eroğlu

Mehmet Eroğlu'nun medya ve popüler kültürü sert bir biçimde eleştirdiği sekizinci romanı Kusma Kulübü Şubat 2004'de yayımlandı. Eroğlu, tabiri caizse,...

Kapat