İnsan Postuna Bürünmüş Köpek – İngvar Ambjörnsen

İngvar Ambjörnsen’in 1982 yılında yayımladığı “İnsan Postuna Bürünmüş Köpek” adlı yapıtı, kalplerinde bomba taşıyan, içindeki duvarların dışına çıkamayan, başka insanların da kendisine ulaşmasına izin vermeyen insanlardaki “kötücülüğün” romanıdır…
“Köpek efendi istemezdi, efendi köpeğin dünyasını yıkmasaydı eğer” diyerek zorunluluğa dönüşmüş sadakatin ikiyüzlülüğüne dikkat çeken Ambjörnsen, bu kez “köpeksi” bir insanı anlatıyor. Ahlâki değer ölçülerinin iyice silikleştiği, ölüm ve boşluğun hüküm sürdüğü kentlerde “ilik” peşinde koşan ve yanlızlığa gömülmüş birini betimliyor yazar. O, ne tek başına ne de başkalarıyla “sevgi” adına bir şey üretebilmiştir.
İnsanları kullanarak, aşağılayarak, kişiliklerini parçalayarak onlardaki “sahicilik” kalıntılarından beslenmektedir…
Yüreğinde gardiyan vardır… Kadınlar
avlar, dünyaları talan eder, ıssızlaştırır… (Arka Kapak Yazısı)

Ingvar Ambjörnsen’in Hayatı
Ingvar Ambjörnsen (D. 1956) Norveç’in güneyinde Larvik adlı küçük bir kentte doğdu. 15 yaşında kitaplara tutulup yazar olmaya karar verdi, okulla ilişkisini kesti. Okuldan ayrıldıktan sonra 10 yıl boyunca -kendi deyimiyle- uyku tulumunun içinde yaşadı, çeşitli kentler, ülkeler dolaştı ve her çeşit işte çalıştı. 10 yıl boyunca yazdığı şiirler yeleşik yayınevleri tarafından basılmadı; ancak, 1970’li yılların başında Norveç’te gelişen anti-kültür ve bu kültürü temsil eden “Gateavisal/Sokak gazetesi” türü dergilerde yayımlandı.

Upuzun saçları ile Hair müzikalinden bir figürana benzetilen Ambjörnsen, eleştirmenlere göre gerçek hippi olmak için biraz genç… Hippi ile punk arası bir kuşağı temsil ettiği söyleniyor. Kendisine yakıştırılan etiket ise “Uyuşturucu maddeler yazarı”. Bu konuda ise şöyle diyor: “Beni Beyaz Zenciler ve Son Tilki Avı’nı yazmaya iten 70’li yıllarda yayınlanan kitaplar oldu. Bu kitaplar blöf doluydu. Uyuşturucu cehennemlerini anlatan uyduruk anı defterleri, filan. Her şeyin bombok çevreler olarak anlatıldığı bu kitaplar beni çok öfkelendiriyordu. İnsan her yerde insanlar. İnsan bilmediği şeyleri yazmaya çalışmamalı. Ben bunları hem bildiğim, hem de takıntım olduğu için yazdım.”

İlk kitabı 1981’de 25 yaşında yayımlanan ve hızlı bir tempo ile her yıl birden fazla kitabı basılan Ingvar Ambjörnsen günümüzde “Yerleşik bir toplumdışı” olarak tanımlanıyor.

Çevirmen olan Alman eşi le 1986 yılından beri Hamburg’da yaşayan yazar Norveç’e kitaplarını lanse etmek, kitabından yapılan filmi görmek ya da ödül almak gibi nedenlerle gidiyor.

Son olarak 1991 yılında polisiye kitaplar yazarlarına verilen Riverton Altın Tabanca Ödülü’nü Oslo’da aldı.

1986 yılında yayınlanan Beyaz Zenciler ile yazın hayatının en büyük çıkışını yapmış, kitabın 50.000 satması üzerine Cappelon Yayınevi’nden ödül almıştır.

Yayımlanan Kitapları:
23. Salon, 1981, roman; İnsan Postuna Bürünmüş Köpek, 1982, roman (çev.: Banu Gürsaler Syversten, 1994, Ayrıntı Y.), Son Tilki Avı, 1983, roman; Darağacına Doğru, 1984, roman; Cadıların Çarmıhı, 1987;
İsa Kapıda Duruyor, 1988, öyküler; Bekçi Köpeği Olan Bellona Tanrıçası, 1988, çevre belgeseli; San Sebastian Blues, 1989, polisiye; Mekanik Kadın, 1990, polisiye; Pelle ve Proften, gençler için yazılmış serüven dizisi; Devler Düşüyor, 1987; Oslo Garında Ölüm, 1988; Zehirli Yalanlar, 1989; Satılık Gerçek, 1990.

Ingvar Ambjörnsen
İnsan Postuna Bürünmüş Köpek
Çevirmen : Banu Gürsaler Syvertsen
Yayınevi: Ayrıntı
302 sayfa / 1. Baskı
Yayın Tarihi: Temmuz 1994

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar, Yeraltı Edebiyatı
Duygusal Eğitim – Gustave Flaubert

1836 yılında Gustave Flaubert, 15 yaşında Trouville sahilinde, o sırada 26 yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca...

Kapat