Bir Vicdan Davası – Aziz Nesin

Onbeş yıl süren TYS genel başkanlığım süresini ve yazarlarımıza ilişkin anılarımı ayrıntılı olarak yazmayı çok istiyorum ama yetmişyedi yaşımdan sonra buna artık zamanım olacağını sanmıyorum. Tomris Uyarı aşağıladığım savı ile 3 milyon lira ile birlikte [toplam 51 milyon [667 bin 5001 lira tazminat ödeme cezasına çarptırılmış olmam dolayısıyla bu kitapta derlediğim belgeler onbeş-yirmi yıllık sendika yaşamımın hiç olmazsa çok kısa bir bölümünü yansıtacaktır diye düşünüyorum. Amacım, kendimi savunmak yada kendisini aşağıladığımı söyleyen Tomris Uyar’ın haksızlığını kanıtlamak değil. Açtığı tazminat davasını kazanan Tomris Uyar’ı ister haklı ister haksız bulun, bu kitapla yaşadığım çağda TYS gibi önemli bir örgütün ekseni çevresinde ülkemizin bir toplumsal kesitini sunmak istiyorum.

Kitabın Künyesi
Bir Vicdan Davası
Aziz Nesin
Nesin Yayınları / Anı Dizisi
Kasım 2012
310 sayfa

“Vicdan” denen yer neresi? – Oktay Akbal
“…sonunda değmeyeceğini bile bile, bir ulusal onur savunmasıyla tam on beş yıl Türkiye Yazarlar Sendikası’nın başkanlığını sürdürdüm. Buna sürdürmek değil de katlanmak demek daha doğru olur.”
“Dünyanın bütün ülkelerinde yazar örgütlerini devletin kültür bakanlıkları, belediyeler, yayın örgütleri gibi kuruluşlar desteklerken, Türkiye’de TYS bu tür kuruluşlardan hiçbir destek almadığı, alamadığı gibi, bütün bu kuruluşlar TYS’nin karşısında olmuştur.”
Aziz Nesin’in bir öykü niteliğindeki “Bir Vicdan Davası” adlı kitabını okuyorum. (Adam Yayınları). Sağlığında yazdığı, hazırladığı bir ilginç kitap… Aziz Nesin’in sendika kongresinde söylediği bir söz, daha doğrusu yazılı, sözlü sataşmalara karşı öfkeyle kendini tutamayıp bir kadın yazar için “Elini vicdanına koyacağına başka yerine koymuş” demesi… Bu sözün ona beş milyon liraya mal olması!..
Ben de, Aziz Nesin gibi Türk yazarlarının bir örgütte toplanmasını, sorunlarını bu örgüt eliyle çözümlemeye çalışmasını savunanlardan biriyim. Kaç kez yazdım, ta 1945’teki “Genç Yazarlar Derneği”nden 1950 sonrasının Türk Edebiyatçılar Birliği’ne, 1970’ten başlayarak Türkiye Yazarlar Sendikası’na elden geldiğince yazarlarımızın belli bir çizgide, edebiyat, sanat yolunda başarılı çalışmalar yapmasını sağlamaya uğraştım.”
Aziz Nesin’in 29 Ocak 1992’de yayımlanmak için hazırladığı “Bir Vicdan Davası”nın önsözünde yazdığı şu sözlere, daha doğrusu bu yargıya, ben de katılıyorum:
“Ama TYS örgütünün en çok karşısında ve karşıtı olanlar – çok şaşılası bir şey! – yine yazarlar, hatta örgütün üyesi olan yazarlar olmuştur… Türkiye’ye özgü durumdan dolayı 500 üyesi olan TYS’yi yönetmenin bütün Türkiye’yi yönetmekten daha zor olduğunu söylersem abartma olarak alınmamalıdır.”
Bu sözü bir kez ben de SHP Genel Başkanı Sayın Erdal İnönü’ye bir kurultay sırasında söylediğimi anımsıyorum. “Sizin partiyi, SHP’yi yönetmek çok zordur, ama bizim sendikayı yönetmek çok daha zor” dediğimde İnönü, “Sizin her üyeniz ayrı bir sorun, ayrı bir kişilik, elbet öyle olur” demişti… Zoraki başkan olarak (tıpkı İnönü gibi) beş yıl başkanlığını yaptığım TYS’den bir kaza sonunda ayrıldım. Şimdiki başkan, değerli şair dostum Ataol Behramoğlu’na kolaylıklar dilerim.
Gelelim “Bir Vicdan Davası”na… Davayı Tomris Uyar açmıştı. Tomris Uyar, benim en beğendiğim öykücülerdendir. İşlediği konular, anlatış biçemi Uyar’ı öykü sanatının önde gelen bir yazarı yapmıştır. Ne var ki Uyar, sendika kongresinde Aziz Nesin’in bir sözüne alınmış, mahkemeye başvurarak Aziz Nesin’den cezasıyla birlikte toplam beş milyon almıştır. Aziz Nesin gibi eli sıkı bir yazardan beş milyon alabilmek büyük bir anlam taşır. Ama Nesin bu vicdan davasını kitaplaştırarak bu beş milyonu kat kat çıkartacağını biliyordu, ne var ki yaşamında bunu başaramadı.
Bakın mahkemedeki savunmasında ne demiş Aziz Nesin:
“Bunca haksız ve hiçbiri doğru olmayan suçlamaları yapan insan, elini vicdanına koyarak bu suçlamaları yaptığını söylerse, o insana, elini vicdanına değil, vicdanı sanarak yanlışlıkla başka yerine koymuş olacağını söylemek, hiç de hakaret değil ancak ağır bir suçlamanın yanıtıdır. Elini vicdanı sanarak sarhoşlukla başka bir yere koymuş olmalı sözünden neden ve nasıl hakaret olduğunu anlamıyorum.”
Ben de vicdan denen yer neresidir diye düşündüm. Kimine göre yüreğinin üstü, kimine göre beyni, kimine göre başka yeri… Vicdan, bir kadın adıdır. Nerde olduğunu kimsenin bilemediği bir ‘yer’! Bu olay eli sıkı Aziz Nesin’e beş milyona mal olmuş!.. Ama sonunda bir kitap çıkmış, belgesel, eğlenceli, rahat okunan bir anlatı: “Bir Vicdan Davası.”

Yorum yapın

Daha fazla Mektup
Çığlık, Vahşet ve İsyanın Mekânı: Diyarbakır Zindanı – Müslüm Üzülmez

diyarbakır; taşların gibi bir yanın hep karanlık olsa da, sanmıyorum güneş seni sevdiği kadar başka bir kenti daha sevsin. Diyarbakır...

Kapat