Bir Yanılgı Mekanizması – Suat Kamil Aksoy

Gelelim insan bu iken, onun kendini aldatışının somut örneklerine!
Spinoza kutsal kitapları incelerken ve tanrının gerçekte ne olduğunu bize anlatırken büyük bir özenle konuşuyor. Onu örnek alabilmek gerekir. Marx?ın üslubu ve dikkati Spinoza ile ne kadar ilgilidir bilemiyoruz. David Harvey Bilgi Üniversitesi?ndeki konuşmasında Kapital?in anlaşılması için Spinoza okunması önerileriyle alay ediyordu. Tüm dünyada bir moda haline gelmiş olan öneriyi bir Kapital uzmanı olarak yersiz bulmakta olan Harvey?in yaptığı konuşmadan yola çıkarak, Spinoza okumak yerine kendisinin Kapital?i 16. kez okumayı tercih edeceğini rahatlıkla düşünebiliriz. Tepkisinde ve önerisinde çok haklı! Buna karşın, Spinoza?yı anlarken Kapital?in okunmasının çok kritik yararları olabileceğini iddia etmek istiyoruz.

Kendi yaşadığı çağ itibariyle burjuva aydınlanmasının bir öğesi olarak görünen Spinoza, sınıf denklemi içerisinden bakmakta olan Marksistler için ötekiler kampındadır ve sırf bu yüzden liberal kategori altında taraflı bir düşünür sayılmaktadır. Öncelikle bu haksızlığı gidermek durumundayız. Liberal kendi anlamı ile kullanırsak özgürlükten yana olan demektir. Bu açıdan liberal olmamayı, özgürlükten yana olmamayı her solcu ya da Marksist ya da çağdaş insan kendisine hakaret sayar, saymalıdır. Bu açıdan Spinoza?da çağının ortak onurlu seçimi olan özgürlükten yanadır. Ancak yukarıda da biraz açtık gerçekte insanın mutlak bir belirlenim altında olduğunu ve bu anlamda özgürlük diye bir şeyin varolmadığını, olabilecek ise bunun ancak gerçekliğin ya da zorunluluğun bilinci olabileceğini söyleyen ve bunu tanıtlayan da Spinoza?dır. Bu anlamda Marx?ın benzer yöndeki aforizmaları Spinoza?ya gönderme yapar. Kimse önsel olarak doğru olamayacağı için, insanın gerçeklikle ilişkisinde her tür zor ve baskıdan arınması ilke olarak kabul edilir. Liberalizm budur ya da bu olmalıdır, dolayısıyla liberal olmamak ayıptır. Ancak liberalizmin ikinci bir anlamı daha vardır. Liberalizm, güncel kapitalist iktisadi yapılanmayı kabul etmek ve savunmak anlamına da gelmektedir. Spinoza bir kapitalizm eleştirisine sahip oldu mu, ya da olabilir miydi bilemiyoruz. Muhtemelen bu konu ya ilgisini çekmedi, ya da yaşadığı dönemde kapitalizm ilgiye mazhar olacak boyutlarda değildi. Spinoza?nın hahamlar ve papazlar tarafından aforoz edildikten sonra kendi emeği ile yaşamını sürdürmek gibi bir tercihi olduğunu biliyoruz. İktisadi bir ambargoya maruz kalacağını tahmin ederek mercek yontuculuğunu öğrendi ve yaptığı merceklerin kalitesiyle gökbilimcilere de yardımı dokundu. Elbette zengin bir hayat sürmedi, varolabilmek ve yazabilmekten başka bir şey istemediği için hayatından memnundu. Çevresinde ona maddi yardımda bulunmak isteyen para sahipleri vardı.

Onlardan gelen sen mercek yontuculuğu yaparak vakit harcama biz senin geçimini sağlarız önerilerini, bu yardımın kendi düşüncelerini olumsuz yönde etkileyebileceği gerekçesi ile geri çevirdi. Özetle o zengin olmaya çalışmayan bir küçük üretici idi. Günün yarısında geçimini sağlamak için, diğer yarısında bize seslenmek için çalıştı. Kimse onu sömürememiş oldu, olduysa o da onun sesine kulak veren bizden başkası değildir. Tek güdüsü gerçeği aramak olan birisinin toplumun sınıfsal katmanlarının bir nesnesi olduğunu söylemenin, yani Spinoza?yı liberal burjuva kategorisine yerleştirmenin çok uygunsuz bir yorum olacağı sanırız anlaşılmıştır.

Suat Kamil Aksoy

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
?Ten ve Tül?ü Sarınarak? – Duran Aydın

Yenilerde, yüz yüze değilse de yazışarak, telefonda konuşarak tanıştığımız benim bir ?kekom? oldu: Fesih Vural? 1970?te, Van?ın Muradiye?sinde doğmuş. Orada...

Kapat