Borçla Büyümek (!): Leeds ve Fiorentina – Osman Bulugil

1999?2000 sezonunda UEFA Kupası yarı final maçıyla hafızalarımızda yerini aldı Leeds United. Sportif açıdan başarılı sayılabilecek bir dönem geçiriyorlardı ve kadrolarında birçok yıldız oyuncu forma giyiyordu. Başka tarafıyla da adeta fırtına öncesi sessizlik yaşanıyordu.
Leeds?in yanı sıra Floransa?nın mor menekşeleri, futbolda ticarileşmenin ve günümüzde artarak devam eden kulüplerin zengin işadamlarına satılmasının, kulüpleri nasıl batırabileceğinin tipik bir örneğini oluşturuyor.
200?2001 sezonunda 60 milyon sterline yakın harcama yapan Leeds United?ın, R.Ferdinand?ı 25 milyon sterline transfer etmesiyle tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Bu süreçte borçlanmaya devam Leeds, uzun vadeli borç alarak kısa vadede borçları öteledi ve geri kalan kaynak transfere ayrıldı. 2001 yılına gelindiğinde Leeds United?ın borcu 75 milyon sterlini aşıyordu. Ertesi yıl şampiyonlar Ligi?ne katılamayan Leeds United için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Leeds yönetimi, elindeki yıldız oyunculara güveniyordu ve birkaç yıldız oyuncu satarak borçlardan kurtulabileceklerini düşüyordu. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı.
2003?e kadar birçok oyuncuyu satan Leeds United?ın borçlarını, satışlardan kazanılan para temizleyemedi. Artık Leeds küme düşme korkusu yaşayan, yıldızlarını kaybetmiş, ağır borç yükü olan bir kulüptü. 2003 yılında Leeds, elli milyon sterlin civarında bir zarar açıkladı. 2000?de UEFA yarı finali, 2001?de Şampiyonlar Ligi yarı finali oynayan, birçok yıldıza sahip, genç, enerjik, güçlü bir takıma sahip olan Leeds, 2004 mayısında ağır borç yükü altında Premier Lig?den küme düşüyordu. Yüksek bonservis bedelleri karşılığında transfer ettikleri yıldız oyuncuların satışlarında istedikleri rakamlara ulaşamadılar. Aslında tam da bu noktada piyasanın sihirli elinden bir tokat yediler. Transfer piyasasının tekelleşmiş yapısında, kapitalizm kendi çocuğunu yemeye devam ediyordu.
Mor Menekşeler de Leeds United ile benzer bir süreci yaşadı. Yıldız oyuncuların satan ve borç batağından çıkamayan Mor Menekşeler ekonomik sorunlar nedeniyle küme düşürüldü. Seri B?ye düşürülen Fiorentina, Haziran 2002?de kayyuma devredildi. Fiorentina, Seri B?ye finansal problemleri yüzünden kayıt yaptıramamıştı. Bu durum Fiorentina?nın dağılması anlamına geliyordu. Seri B?ye kayıt yaptıramayan Fiorentina?da tüm oyuncular serbest kaldı.
Floransa?yı temsil edecek yeni bir kulüp kurulması için çalışmalara başlandı. Fiorentina 1926 Florentia adı taşıyan yeni kulübün başkanlığını belediye başkanı yapacaktır. 2002/2003 sezonunda mücadeleye başlayan yeni kulüp, C2?den (dördüncü küme) mücadeleye başladı. Nisan ayına gelindiğinde ligden yükselmeyi garantileyen mor menekşeler Seri C1?e yükseldi. Her ne olursa olsun sadakatiyle kulübe bağlılıklarını sürdüren, kulübü terk etmeyen taraftarlara ayrı bir yere koymak gerekiyor. Fiorentina taraftarı, Seri C2?de bile yirmi beş bin seyirci ortalamasına ulaşarak rekora imza attı. Taraftarla beraber sadakat örneği gösteren kaptan Di Livio?yu unutmamak gerekiyor. Mücadelesini Fiorentina 1926 Florentia olarak sürdüren mor menekşeler, mayıs 2003?te eski kulüpleri Fiorentina?nın satışa çıkarılan tüm haklarını (renk, logo vb) satın aldı ve böylece AC FİORENTİNA tekrar futbola dönmüş oldu. Ağustos 2003?te İtalya Futbol Federasyonu (FIGC) Seri B?ye 20 takımdan 24 takıma çıkartma kararı sonrasındaki gelişmelerle Seri B?ye dördüncü takım olarak Fiorentina alındı. Bir yıl sonra ?Haziran 2004- Fiorentina, Seri A?ya yükseldi.
Paranın futbola hakim olamayacağının göstergesi Leeds United ve Fiorentina. Dolar milyarderlerinin yönettiği ya da liberalizmin o ışıltılı görünen piyasasının sihirli eliyle yönetilen kulüplerin ne olduğunun birer örneği.

Osman Bulugil

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Dünya Kadını’na Bir Bakış – Nejdet Evren

Dünya Kadını rakamlarla konuşmasını sürdürecektir. Entel gevezeliğin, ben özgürüm şeklindeki bireysel yaklaşımlar ile kadın sorununu göremeyen ve erk-egemene sür-git gizli...

Kapat