Çalınmış Hasat / Küresel Gıda Sorunu – Vandana Shiva

Çalınmış Hasat / Küresel Gıda Soygunu, Hindistanlı araştırmacı ve aktivist Vandana Shiva tarafından kaleme alınmış. Vandana Shiva bu kitapta Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası kuruluşların ve onların ortağı konumundaki küresel gıda tekellerinin dayattığı tarım-gıda sistemleriyle halkların, yerel toplulukların geleneksel tarım ve gıda sistemleri arasındaki mücadeleyi konu alıyor. Bu mücadelenin bir kanadında yeryüzündeki yaşamın bütünlüğünü ve ekosistemlerin sınırlarını hiçe sayan endüstriyel tarım faaliyetleri, diğer tarafında ise diğer doğanın kurallarıyla uyum gözeten geleneksel tarım faaliyetleri bulunuyor. Genetiği değiştirilmiş tarım bitkilerinin, tohum çeşitleri üzerinde fikri mülkiyet haklarının, aşırı miktarlarda kimyasal girdi ve enerji tüketen çiftlik hayvancılığı ve su kültürlerinin gıda üretimine egemen olduğu bir dünyada, geçimlik ekonomilerin ve yüz milyonlarca küçük çiftçinin mülksüzleşmesi kaçınılmaz hale geliyor. Çalınmış Hasat gerçekçi bir tablo çizmekle birlikte gelecek hakkında umutsuz değil: Küresel ölçekte büyümekte ve birbirleriyle ilişkilenmekte olan köylü-çiftçi hareketlerinin ‘gıda egemenliğini’ yeniden kazanmak üzere tüketici hareketleri ve bilim insanları ile kurdukları koalisyonlara özellikle değiniyor.
Yazan: Ali K. Saysel, 27/04/2007 tarihli Radikal Kitap Eki.

Abdullah Aysu ‘nun Kitaba Dair http://www.karasaban.net’te Yayınlanan Yazısı
Günümüzde ekonomik gereklilikler ileri sürülerek yaşamımızda, çevremizde, doğamızda bir dizi değişiklikler yapılıyor.
Yapılan bu değişikliklerden etkilenen/etkilenecek olan kesimlerin görüşlerine başvurulmadan yapılıyor bütün bunlar?
Yapılan bu değişiklikler sonrasında ekonomik büyüklüklere ulaşıldığı doğrudur. Ancak ekonomik büyüklüğe bir avuç insanın ulaştığı, toplumun büyük bir kesimini yoksullaştırdığı, insanlar, doğa ve diğer tüm canlılar ile birlikte dünyamız için sürdürülebilir olmadığı bilindiği halde tartışılır, durulur.
Yapılan bu tartışmaları yanıltıcı demeyeyim ama çoğu kez eksiklik bulmuşumdur, nedense? Çünkü ne pahasına bu ekonomik büyüklüğe erişilmiştir sorusunun yanıtında kargaşa vardır?
Ayrıca gözlerini kâr hırsı bürümüş olan bir avuç azınlık sermayeye ve bu sermayeden yana tutum alanlara hiddetlenilir, yanlı tutumlarına içerlenilir.
İnsanların bir avuç sermayeye karşı olan düşünce, duygu ve pozisyon tutuşların hepsinin insani ve etik olduğuna inanırım. Pek tabiidir ki toplumun büyük bir kesimin çıkarlarının örtüştüğü yerde yer almak insanı gönendirir.
Kendi adıma yer aldığım saf/yan bellidir. Dünyanın baş belaları haline gelmiş olan ulusaşırı şirketler karşıtıdır yerim. Bunu da yalnızca sınıf, yani çalışanların emeklerinin sömürülmesi, yoksullaştırılması karşıtlıklarıyla açıklanması beni tatmin etmez, etmedi bu güne kadar. Bu; iri bir avuç sermayenin dünyamızdaki tüm canlı ve cansız varlıklar için bir tehlike oluşturduğunu, sadece çalışanları sömürmekle zenginleşmediklerini tüm canlılardan ve topraktan hırsızlama yaparak irileştiklerini düşünürüm.
Yaşadığım tüm bu duygu, düşünce ve kaygılarımın tamamına yakınını Vanda Shıva?nın yazdığı -Küresel Gıda Soygunu ?Çalınmış Hasat?- kitabında buldum, diyebilirim.
Vandana Shıva kitabında, ekonomik büyümenin aslında doğa ve insanlar aleyhine yapılan bir tür hırsızlık olduğunu söyleyerek gerçeklerin üzerindeki şalı çekmiş, çıplak gözle görülür hale getirmiş, her konuyu verilerle destekleyerek de anlaşılır kılmış?
Shıva; ?pek çok çevreci, bir doğal ormanın monokültüre dönüştürülmesinin yoksullaşma olduğunu kabul ettiği halde bu kavrayışı endüstriyel tarımı da kapsayacak şekilde genişletmez. Endüstriyel tarımın daha fazla gıda üretmek ve açlığı azaltmak için bir ihtiyaç olduğu safsatası büyük şirketler tarafından üretilmiştir ve pek çok ana akım çevreci ve kalkınma örgüt tarafından da paylaşılmaktadır. Birçokları, yoğun ve endüstriyel tarımın kaynak tasarrufu sağladığına ve dolayısıyla da türleri koruduğuna inanmaktadır. Fakat büyüme yanılsaması, ormancılıkta olduğu kadar tarımda da doğaya ve yoksullara karşı yapılan soygunu gizlemekte, kıtlık yaratılmasını büyüme olarak maskelemektedir.
Küreselleşmiş ekonominin yaygınlaşmaya başlamasıyla bu soygun daha da şiddetlenmiştir. Gümrükler ve Ticaret Anlaşması (GATT) Uruguay Turu?nun 1994?te tamamlanması ve Dünya Ticaret Örgütü?nün (DTÖ) kurulması, büyük şirketlerin doğadan ve insanlardan hasat çalmaya dayalı büyümelerini kurumsallaştırmış ve yasalaştırmıştır. DTÖ?nün Ticaret ile ilgili fikri Mülkiyet hakları Anlaşması tohum saklama ve tohum paylaşmayı suç haline getirmektedir? diyor, yazdığı bu kitabın girişinde.
Dünyaca ünlü ekoloji ve çevre düşünürü, araştırmacı ve aktivist olan Shıva; ulusaşırı şirketlerce, küresel gıda soygunun nasıl yapıldığını, yerel gıda ve kültürlerinin yok edilişini, denizin altındaki hasadın çalınışını, ?deliren danaların mı yoksa danaları delirten insanların deliliği mi sebeptir bütün bu olup bitenlere? sorusunu sorarak konunun bam teline basıyor. On binlerce yıldır var edilen ve kullanılan tohumların çalınmasını, gen mühendisliğiyle sağlığın, doğanın tahrip edilişini ve hayvanlara nasıl işkence yapıldığını daha birçok konuyu sohbet tadında anlatıyor?
Kitap bu alandaki tartışmalara sağladığı geniş perspektifi zengin verilerle destekleyerek, güçlendiriyor.
Bu kitabı Türkçeye duru ve anlaşılır bir dille kazandırarak bizi güzel insan düşünür, araştırmacı ve aktivist Shıva ile buluşturduğu için Ali K. Saysel?i de izninizle kutlamak istiyorum.

Kitabın Künyesi
Çalınmış Hasat
Küresel Gıda Sorunu
Vandana Shiva
Çeviren: Ali K. Saysel
BGST Yayınları / Ekoloji Dizisi
Baskı Tarihi: Nisan 2006
160 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Doğa
Türkiye`nin Ağaçları ve Çalıları – Necati Güvenç Mamıkoğlu

Kimi insanlar vardır çok sayıda dostları vardır. Arkadaş edinirken zorlanmazlar. Kimi insanlar vardır çok sayıda dostları olduğu gibi yeryüzünün insan...

Kapat