Kategori: Edebiyat

Yaşar Kemal’e soru: Sizi etkileyen ilk kitabı, tam olarak hangi yaşınızda okudunuz? Hangi kitaptı bu? Hemen, bir gün böyle bir kitap yazacağınızı düşündünüz mü? Bu okumanın üstünüzdeki etkisi ne oldu?

Alain Bosquet 6- Sizi etkileyen ilk kitabı, tam olarak hangi yaşınızda okudunuz? Hangi kitaptı bu? Hemen, bir gün böyle bir kitap yazacağınızı düşündünüz mü? Bu okumanın üstünüzdeki etkisi ne oldu? Düşler kuran bir çocuk muydunuz, doyumsuz muydunuz, yoksa ortamınızla bütünüyle uyum içinde miydiniz? Ne zaman bağımsız olmanız gerektiği izlenimini aldınız? Bir de kuşkusuz daha önemli

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Knut Hamsun hakkında görüşü

Son devir dünya edebiyatında şöhretleri kendi memleket hudutlarını aşmış ve dehâları sağken teslim edilmiş birkaç isim söylemek istenirse aklımıza evvela şu dört isim gelecektir: Bernard Shaw, Rabindranath Tagore, Maksim Gorki, Knut Hamsun. Tagore, bazı zevkler için çok güzel bir şair olmasına rağmen şöhretini biraz da yabancı olmasına ve acayip bir lisan konuşmasına borçludur. “Shaw”un ise,

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali ile Şiire Dair Bir Görüşme

Sabahattin Ali ile Şiire Dair Bir Görüşme40 Geçen gün yeni şairlerden Arif Dino ile şaire dair yaptığımız bir görüşmede o, “Şiir ifrazattır”41 demiş ve ilave etmişti: Aklın ifrazatı. Belediyenin çöpü tariften âciz kaldığı bir sırada bir şairin şiiri tarif edivermesi herkesin hayretini mucip oldu. Anketçiler şimdiden harekete geçmiş bulunuyorlar. Fıkracılar bu “ifrazat” meselesiyle meşgul. Aklın

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’ye Soru: Artistin sosyal vazifesinden ne anlarsınız?

Artistin zaten bir tek vazifesi vardır: Eser vücuda getirerek muhtelif şekil ve suretle neşretmek, ifade etmek istediği şeyleri türlü kalıplara koyarak diğer insanlara uzatmak. Bu da tamamıyla sosyal bir iştir. Bütün sanat sosyal bir iştir. Şu halde artist de hizmetinde bulunduğu sosyeteyi –hatta kudretine göre bütün insanlığı– daha doğruya, daha iyiye ve daha güzele götürmek

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’ye Soru: Sizce edebiyat modern sosyetelerde ilmin ve endüstrinin yaptığı gibi temelli bir vazife mi görür, yoksa tali bir rol sahibi midir?

İlim ve endüstriden evvel de sanat ve edebiyat mevcut olduğuna göre edebiyatın rolü hiç olmazsa onlardan aşağı değildir. Edebiyat, alelumum sanat, endüstri ve ilmi vücuda getirecek insanı ve cemiyeti yaratmak, ona şekil vermek gibi birtakım vazifelere maliktir ki, bunlara tali demek bilmem mümkün olur mu? Yeni Adam, (247), 21 Eylül 1939

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali ile Bir Konuşma – Muzaffer Reşit

— Bugünkü edebiyatımız hakkında toplu fikriniz nedir? — Edebiyat, içinde yaşanan cemiyet şartlarının şuurlu veya şuursuz bir ifadesi olduğuna göre, bugünkü edebiyatımız, bugünkü cemiyetimizin bir örneğidir. Ve burada da, hayatta olduğu gibi, birtakım değişme, kendini idame prosesüsleri4 ile karşı karşıyayız. İleri hamleler, geriye doğru çeken mürteci kuvvetler dövüş halindedir. Hatta hayatta ortadan kaldırılması kolay olan

okumak için tıklayınız

Kafka’nın Şato’su: Bir şato kadar esnek, kırılgan ve katı – Süreyya Evren

Her gün Franz Kafka ile ilgili yeni bir yorum yeni bir okuma ile karşılaşıyoruz. En son Kafka’nın romanlarının “The Franz Kafka Video Game” adıyla bilgisayar oyununa çevrildiğini duyurmuştuk. Bir süre önce de NTV Yayınları Kafka’nın Dava’sını çizgiroman olarak yayımlamıştı Kutlukhan Kutlu çevirisiyle. Kolektif Kitap da Dönüşüm’ü Luis Scafati’nin çizimleriyle, İlknur İgan’ın Türkçesiyle sunmuştu. Kafka’nın metinleri

okumak için tıklayınız

Tabu ahlâkı, ilkel anlayışın gösterisi – Bertrand Russell

TABU AHLÂKI Tabu ahlâkından ne anlıyorsunuz, Lord Russell? Bertrand Russell — Size gerekçesini vermeden, yasakları gösteren bir dizi ahlâk. Bu nedenleri kimi zaman bulabilirsiniz, kimi zaman da boşuna ararsınız. Ama herhalde kesindir bu düzen ve yapılmaması gereken şeyler vardır. Neler? Uygarlık düzeyine bağlı bunlar. Tabu ahlâkı ilkel anlayışın gösterisidir. Sanırım bu, başkasının çanağından yemenizi yasaklayan

okumak için tıklayınız

İşsizlik, Bertrand Russel ve Aylaklığa Övgü

İşsizlik sorunu, sadece işsiz kalan kişiyi değil tüm toplumu ilgilendirir. Bertrand Russel bu meseleye başka bir açıdan yaklaşıyor. Günümüzün en büyük problemi işsizlik. TÜİK’in son yayınladığı verilere göre her dört gençten bir tanesi işsiz. Toplumda artan işsizlik hepimizin hayatını doğrudan etkiliyor. Neticede artan işsizlik doğurduğu sonuçlar itibariyle geniş bir toplumsal depresyon hali yaratıyor. Bunun sonuçlarından

okumak için tıklayınız

Edebiyatta Kişiselcilik ( Personalizm )

Bir edebi akım olarak kişiselcilik (personalizm), soyut düşüncülükle özdekçiliğin karşısına tinsel gerçekliği, sözü geçen iki bakış açısının da parçalara böldüğü birliği yeniden yaratacak sürekli çabayı koyar. Kişiselcilik, Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse varım” (Cogito ergo sum) geleneği içinde yer alır. Kişiselciliğin ana yapısı şöyle özetlenebilir: Kişilik, bilinç, kendi yargısını özgürce belirleme, amaçlara yönelme, zamanın akışına karşı öz

okumak için tıklayınız

Yalana Karşı Duran – Zafer Köse

Bir deprem olur bir yerlerde. İnsanlar enkaz altında kalır, umutlar ezilir, hayaller yıkılır. Felaketle ilgili haberleri duyarsınız, okursunuz. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir adam işsiz kalır bir yerlerde. İş ilanları takip edilir, yaşama hevesi azalır, akşamları eve gitmek zorlaşır. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir çocuk

okumak için tıklayınız

Kasketli çizgi arkadaşımız Cin Ali geri döndü – Emrah Güler

Cin Ali kitapları, özgün halleriyle yeniden kitapçılarda. Yani aynı kağıt ve aynı boyutla. 1968?de doğduğundan beri önemli bir kültürel simge olan Cin Ali?nin hikâyesini, yaratıcısı Rasim Kaygusuz?un kızı Nevin Kaygusuz Apaydın anlattı. Ve karşımıza bir dönemin çocukları ve kültürü çıktı. Neredeyse yarım yüzyıldır birçok kuşağa okumayı öğreten, birçok kişinin ilk edebi kahramanı olarak hayatlarına giren,

okumak için tıklayınız

Bir Karakter Yaratmak – Konstantin Stanislavski

20. yüzyılın en büyük tiyatro kuramcılarından Konstantin Stanislavski, “Bir Karakter Yaratmak” kitabıyla, kendi sistemi doğrultusunda bir sanat olarak oyunculuğu ve sanatın, insan doğasının en yüce anlatımı olduğu anlayışını ön plana çıkarmıştır. ?Burada ?Stanislavski Yöntemi? olarak değinilen yöntemin en büyük özelliği, onun herhangi bir kimse tarafından uydurulmamış ya da bulgulanmamış olduğudur. Hem ruh, hem vücut yönünden

okumak için tıklayınız

Bir Aktör Hazırlanıyor – Konstantin Stanislavski

20. yüzyılın en büyük tiyatro kuramcılarından Konstantin Stanislavski, “Bir Aktör Hazırlanıyor” kitabıyla aktörlük sanatına kendi yaklaşımının ana hatlarını sergilemekte ve ‘Stanislavski Sistemi’ diye bilinen yordamını geliştirmektedir. ?Aktörlük sanatının grameri sayılan bir yapıtı dilimize çevirmekle, yöntem yoksulluğu içinde kıvranan tiyatromuza, azıcık da olsa, bir yararımız dokunabileceği umudu içindeyiz. Sanat abecesinin A’ sı yetenek ise B’si de

okumak için tıklayınız

Romantizm Antoloji – Erdoğan Alkan

Klasik Akım, ‘Aydınlanmacılar’ ve Fransız Devrimi’nden sonra; a. Toplumsal değişimler b. Alman yazınının etkisi c. Olumsuz eleştiriler ve bıkkınlık nedeniyle yıkıldı ve yerini romantizm aldı. Önce Nerval’in Du Bellay’ye (dolayısıyla Pleiade Okulu ve Klasik Akım’a) karşı eleştirisiyle başlayalım. Schlegel’den bir alıntı yapıyor Nerval: “Eğer Fransada şiir sonradan yeşediyse bu başarıya, ne İngilizlere, ne de bir

okumak için tıklayınız