Kategori: Edebiyat

Edebiyatta Kişiselcilik ( Personalizm )

Bir edebi akım olarak kişiselcilik (personalizm), soyut düşüncülükle özdekçiliğin karşısına tinsel gerçekliği, sözü geçen iki bakış açısının da parçalara böldüğü birliği yeniden yaratacak sürekli çabayı koyar. Kişiselcilik, Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse varım” (Cogito ergo sum) geleneği içinde yer alır. Kişiselciliğin ana yapısı şöyle özetlenebilir: Kişilik, bilinç, kendi yargısını özgürce belirleme, amaçlara

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yalana Karşı Duran – Zafer Köse

Bir deprem olur bir yerlerde. İnsanlar enkaz altında kalır, umutlar ezilir, hayaller yıkılır. Felaketle ilgili haberleri duyarsınız, okursunuz. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir adam işsiz kalır bir yerlerde. İş ilanları takip edilir, yaşama hevesi azalır, akşamları eve gitmek zorlaşır. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bir Karakter Yaratmak – Konstantin Stanislavski

20. yüzyılın en büyük tiyatro kuramcılarından Konstantin Stanislavski, “Bir Karakter Yaratmak” kitabıyla, kendi sistemi doğrultusunda bir sanat olarak oyunculuğu ve sanatın, insan doğasının en yüce anlatımı olduğu anlayışını ön plana çıkarmıştır. ?Burada ?Stanislavski Yöntemi? olarak değinilen yöntemin en büyük özelliği, onun herhangi bir kimse tarafından uydurulmamış ya da bulgulanmamış olduğudur.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bir Aktör Hazırlanıyor – Konstantin Stanislavski

20. yüzyılın en büyük tiyatro kuramcılarından Konstantin Stanislavski, “Bir Aktör Hazırlanıyor” kitabıyla aktörlük sanatına kendi yaklaşımının ana hatlarını sergilemekte ve ‘Stanislavski Sistemi’ diye bilinen yordamını geliştirmektedir. ?Aktörlük sanatının grameri sayılan bir yapıtı dilimize çevirmekle, yöntem yoksulluğu içinde kıvranan tiyatromuza, azıcık da olsa, bir yararımız dokunabileceği umudu içindeyiz. Sanat abecesinin A’

OKUMAK İÇİN TIKLA

Romantizm Antoloji – Erdoğan Alkan

Klasik Akım, ‘Aydınlanmacılar’ ve Fransız Devrimi’nden sonra; a. Toplumsal değişimler b. Alman yazınının etkisi c. Olumsuz eleştiriler ve bıkkınlık nedeniyle yıkıldı ve yerini romantizm aldı. Önce Nerval’in Du Bellay’ye (dolayısıyla Pleiade Okulu ve Klasik Akım’a) karşı eleştirisiyle başlayalım. Schlegel’den bir alıntı yapıyor Nerval: “Eğer Fransada şiir sonradan yeşediyse bu başarıya,

OKUMAK İÇİN TIKLA