Kategori: Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki Pavel İvanoviç Çiçikov’un çevresindekiler mi saftır, yoksa çıkar ortaklığı mı içindedirler?

Gogol’ün Ölü Canlar romanında Çiçikov’un etkileşime girdiği toprak sahiplerini tek bir kalıba sokmak zordur; ancak genel tabloya bakıldığında karşımızda “saf” insanlardan ziyade, ahlaki bir çürüme ve derin bir bencillik içerisinde yaşayan figürler bulunur. Çiçikov’un başarısı, bu karakterlerin saflığından değil, her birinin kendi özel kusuruna (açgözlülük, hayalperestlik, cimrilik veya kaba bir pragmatizm) uygun bir maske

okumak için tıklayınız

Gogol’ün ‘Burun’ Öyküsünde Absürd Olanın Normalleşmesi (VİDEO)

Nikolay Gogol’ün Burun adlı eserini inceleyen bu video, yazarın absürd olayları sunarken kullandığı sakin ve bürokratik anlatım diline odaklanmaktadır. Video, hikâyedeki mantıksız durumların bir kriz olarak değil, aklın bu gariplikleri evcilleştirme ve normalleştirme çabası olarak ele alındığını savunur. Ana karakter Kovalyov’un yaşadığı kayıp, varoluşsal bir sorgulamadan ziyade toplumsal statü ve işlevsellik üzerinden okunarak modern öznenin pragmatik yapısı ifşa

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Burun Öyküsünde Anlatısal Sükûnet ve Aklın Normalleştirici İşlevi

Nikolay Gogol’ün Burun (Nos, 1836) öyküsü, Rus edebiyatında absürdün erken ve çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilir. Ancak metnin asıl felsefi gücü, anlattığı “mantıksız” olaylarda değil, bu olayların son derece sakin, gündelik ve neredeyse bürokratik bir anlatım diliyle sunulmasında yatar. Burunun sahibinden koparak bağımsız bir varlık gibi dolaşması başlı başına akıl dışı bir durumdur;

okumak için tıklayınız

Çiçikov ve Lacan’ın Büyük Öteki Kavramı (VİDEO)

Bu video, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki başkarakter Çiçikov’u Jacques Lacan’ın “Büyük Öteki” kavramı üzerinden psikanalitik bir perspektifle incelemektedir. Yazar, Çiçikov’un servet ve itibar arayışının salt kişisel bir hırs değil, toplumsal onay alma ve sistemin içinde meşruiyet kazanma çabası olduğunu ileri sürer. Videoya göre karakterin “ölü canlar” biriktirmesi, aslında simgesel bir kimlik inşa ederek toplumun beklentilerine yanıt verme

okumak için tıklayınız

Chichikov’s Obsession with Money and Prestige: The Search for Social Approval in the Context of Lacan’s “Big Other”

This study psychoanalyzes the character Pavel Ivanovich Chichikov in Nikolai Gogol’s novel Dead Souls (1842) within the context of Jacques Lacan’s concept of the “Big Other.” Chichikov’s obsession with money and social prestige can be interpreted not as an individual ambition, but rather as a manifestation of his attempt to

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Ölü Canlar’ında Troika Metaforu

Nikolay V. Gogol – Ölü Canlar (Birinci Cilt, 11. Bölüm’ün sonundaki ünlü «Rus Troykası» pasajının tam metni) Mazlum Beyhan’ın Türkçe çevirisi(İletişim Klasikleri, 2020, s. 367–369) Ey, üç atlı araba! Kuş troykası! Seni kim icat etti acaba? Bilirsin, böyle çevik bir troykayı ancak hareketli bir halkın arasında icat edebilirdiler… Orada arabalar

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Ölü Canlar eserinde Puşkin’in etkisi

Gogol’ün Ölü Canlar (1835–1842) eseri, Rus edebiyatında sadece hiciv ve toplumsal eleştirinin değil, aynı zamanda yazarlar arası entelektüel etkileşimin de önemli bir örneğidir. Bu bağlamda, Aleksandr Puşkin ile Gogol arasındaki ilişki ve Puşkin’in doğrudan katkıları, eserin doğuşu ve yapısal karakteri üzerinde belirleyici olmuştur. 1. Biyografik ve Mektupsal Kanıtlar 2. Tematik

okumak için tıklayınız

Gogol ile Puşkin: Tanışma, İlişki ve Edebi Etki

Gogol (1809–1852) ve Puşkin (1799–1837), 19. yüzyıl Rus edebiyatının iki büyük ismidir. Gogol, Puşkin’i hem bir ilham kaynağı hem de bir edebi akıl hocası olarak görmüştür. Bu makalede, onların tanışma tarihçesini, ilişkilerinin niteliğini ve birbirlerinin eserlerine etkilerini ele alacağız. 1. Tanışma Tarihi ve İlk Temaslar 2. İlişkinin Niteliği: Mentor, Dostluk

okumak için tıklayınız

Gogol’ün dini bunalımı ve yazma sürecine etkisi

1. Gogol’ün Dini Bunalımının Arka Planı Gogol’ün 1840’ların ortasından itibaren yaşadığı ruhsal/dinsel çöküş, yalnızca kişisel bir kriz değil, aynı zamanda dönemin Rus düşüncesindeki dini uyanış hareketlerinin de bir parçasıdır. Özellikle Rus Ortodoks mistisizmi, özeleştiri kültürü ve ahlaki arınma doktrini, Gogol’ün zihninde ağır bir yük oluşturdu. Temel Etkenler: 2. Dini Bunalımın

okumak için tıklayınız

Çiçikov’un Para ve Saygınlık Takıntısı: Lacan’ın “Büyük Öteki” Bağlamında Toplumsal Onay Arayışı

Bu çalışma, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar (1842) romanındaki Pavel İvanoviç Çiçikov karakterini Jacques Lacan’ın “Büyük Öteki” kavramı bağlamında psikanalitik olarak ele almaktadır. Çiçikov’un para ve toplumsal saygınlık takıntısı, bireysel bir hırs olmaktan ziyade, toplumsal düzende kabul görmek için “Büyük Öteki”nin onayını arama çabasının bir tezahürü olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda, Çiçikov’un

okumak için tıklayınız

Çiçikov’un Sahte Başarı Arzusu: Modern Toplumlarda “İtibar Ekonomisi”nin Erken Bir Eleştirisi

Bu çalışma, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar adlı romanındaki başkahraman Pavel İvanoviç Çiçikov’un toplumsal yükselme stratejilerini “itibar ekonomisi” kavramı çerçevesinde inceler. Çiçikov’un sahte başarı arzusu, modern toplumlarda görünüşe dayalı statü inşasının erken bir temsili olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda metin, Pierre Bourdieu’nün “sembolik sermaye”, Thorstein Veblen’in “gösterişçi tüketim” ve Erving Goffman’ın “benliğin

okumak için tıklayınız

Gogol: “Eğer Çiçikov kurtulursa, ben de kurtulurum.”

Çiçikov: Gogol’un Kendi Ruhunun Alegorisi Nikolay Vasilyeviç Gogol’un Ölü Canlar adlı eseri, yalnızca Çarlık Rusyası’nın toplumsal ve ahlaki yozlaşmasının panoramasını sunmakla kalmaz; aynı zamanda yazarın kendi iç dünyasındaki ahlaki çatışmayı da sembolik düzeyde yansıtır. Gogol’un Çiçikov karakteri, birçok araştırmacıya göre, onun benliğinin dünyevi ve çıkarcı yüzününkişileştirilmiş hâlidir (Wasiolek, 1969; Nabokov, 1981). 1. Çiçikov: Gogol’un dünyevi

okumak için tıklayınız

Çiçikov’un Politik Görüşü ve Gogol Dönemi Rus Düşüncesi İçindeki Yeri

1. 1840’lar Rusya’sında Politik Atmosfer Bu iki akımın arasında Gogol’ün Ölü Canlar (1842) eseri, toplumsal bir hiciv olarak konumlanır.Ancak Gogol, ne Slavofiller gibi mistik-maneviyatçı, ne de Batıcılar gibi rasyonel-modernisttir. O, ahlaki yozlaşmayı sistem içinde teşhis eder ama politik dönüşüm önermeksizin (Peace, 1981, The Enigma of Gogol). 2. Çiçikov: Statüko Bürokratı Olarak Politik Tip Romanın kahramanı Pavel

okumak için tıklayınız

Kurumsal Dünyada Çiçikov Davranış Biçimleri

1. Kurumsal Dünyada Çiçikov Tipi Nedir? Gogol’ün Çiçikov’u, görünüşte “saygın”, çalışkan, sistemin dilini bilen ama içsel olarak çıkar odaklı, empatisiz ve ahlaki esnekliğe sahip bir karakterdir.Modern kurumlarda bu tip, genellikle: Bu kişi, sistemin çelişkilerini ahlaki sorgulama yerine fırsata dönüştürür.Tam da bu nedenle, birçok kurumsal yapı Çiçikov tipi insanları ödüllendirir —

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Ölü Canlar’ındaki o kurnaz, düzenbaz ama bir o kadar da “normal” görünen adam Çiçikov’dan bugüne ne kaldı?

1. Çiçikov Bir Tiptir, Bir Dönem Değil Gogol’ün Ölü Canlar’ı yalnızca 19. yüzyıl Rusya’sının yozlaşmış bürokratik sistemini anlatmaz; aynı zamanda insanın çıkar hırsıyla ahlaki kimliğini kaybetme sürecinin alegorisidir. Bu nedenle Çiçikov bir karakter değil, bir arşetiptir — yani her çağda başka biçimlerde karşımıza çıkan bir insan modeli (Jung, 1959). Bugün

okumak için tıklayınız

Gogol’ün psikanalitik açıdan babasıyla ilişkisi ve baba eksikliğinin eserlerindeki izleri

1. Gogol’ün Babası: Vasiliy Afanasyeviç Gogol-Yanovski Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809–1852), Poltava yakınlarındaki Sorochintsy kasabasında doğmuştur. Babası Vasiliy Afanasyeviç Gogol-Yanovski (1777–1825) küçük bir toprak sahibi, aynı zamanda amatör bir oyun yazarıydı (Peace, 1981). Gogol’un babası köy tiyatroları için komediler yazar, mizahı seven ancak duygusal olarak içe kapanık bir kişiliğe sahipti. Eğitimli

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Ölü Canlar (1842) adlı eserinde yer alan Çiçikov’un Babasıyla İlişkisi: Psikanalitik Bir İnceleme – (Freud, Adler, Lacan, Winnicott temelinde)

Çiçikov’un Babasıyla İlişkisi: Psikanalitik Bir İnceleme Özet Bu çalışma, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar (1842) adlı eserinde yer alan Pavel İvanoviç Çiçikov’un babasıyla ilişkisini psikanalitik açıdan incelemektedir. Çalışmada Freud’un kişilik kuramı, Adler’in bireysel psikoloji yaklaşımı, Lacan’ın “babanın adı” (Nom du Père) kavramı ve Winnicott’un nesne ilişkileri kuramı temel alınmıştır. Bulgular, Çiçikov’un

okumak için tıklayınız

The Novel “Dead Souls”: Gogol’s Social Criticism Woven with Humor and Tragedy

Why Are “Dead Souls” Still Being Spoken About? Nikolai Gogol’s masterpiece, “Dead Souls,” is a mirror not only of 19th-century Russian literature, but of every era. It both makes one laugh and think, and reminds the reader of a bitter truth: Sometimes a person lives, but their “soul is dead.”

okumak için tıklayınız

“Ölü Canlar” Romanı: Gogol’un Mizah ve Trajediyle Dokuduğu Toplumsal Eleştiri

Neden “Ölü Canlar” Hâlâ Konuşuluyor? Nikolay Gogol’un başyapıtı “Ölü Canlar”, yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının değil, her çağın aynasıdır. Hem güldürür hem düşündürür; hem de okura acı bir gerçek hatırlatır: İnsan bazen yaşar ama “ruhu ölü”dür. “Ölü Can” Nedir? Gerçek Anlamı Çarlık Rusyası’nda köylüler nüfus kayıtlarında “can” olarak geçerdi. Rusya’da

okumak için tıklayınız

Çiçikov’un Sahtekârlığı: Kapitalist Çöküşün Aynası mı, Hırsın Portresi mi?

Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar eserindeki Pavel İvanoviç Çiçikov, yalnızca bir roman karakteri değil, aynı zamanda insan doğasının ve toplumsal düzenin karmaşık bir yansımasıdır. Çiçikov’un sahtekârlığı, ölü kölelerin mülkiyet belgelerini satın alarak servet biriktirme planıyla, hem bireysel hırsın hem de kapitalist toplumun ahlaki erozyonunun bir temsili olarak okunabilir. Bu metin, Çiçikov’un

okumak için tıklayınız

How does the crushing influence of bureaucracy and hierarchy on Akaky Akakiyevich symbolize the loneliness and helplessness of the individual in modern society?

The crushing influence of bureaucracy and hierarchy on Akaky Akakiyevich is a tragic symbol of the loneliness and helplessness experienced by the individual in modern society. This situation offers deep philosophical implications about how Akaky shapes his existence, his identity and ultimately his destiny. Loneliness in the Gears of the

okumak için tıklayınız

Inwiefern symbolisiert der erdrückende Einfluss von Bürokratie und Hierarchie auf Akaki Akakijewitsch die Einsamkeit und Hilflosigkeit des Einzelnen in der modernen Gesellschaft?

Der erdrückende Einfluss von Bürokratie und Hierarchie auf Akaki Akakijewitsch ist ein tragisches Symbol für die Einsamkeit und Hilflosigkeit, die der Einzelne in der modernen Gesellschaft erfährt. Diese Situation bietet tiefgreifende philosophische Implikationen darüber, wie Akaki seine Existenz, seine Identität und letztlich sein Schicksal gestaltet. Einsamkeit im Getriebe des bürokratischen

okumak için tıklayınız

¿Cómo la influencia aplastante de la burocracia y la jerarquía sobre Akaki Akakiyevich simboliza la soledad y la impotencia del individuo en la sociedad moderna?

La aplastante influencia de la burocracia y la jerarquía sobre Akaki Akakiyevich es un símbolo trágico de la soledad y la impotencia que experimenta el individuo en la sociedad moderna. Esta situación ofrece profundas implicaciones filosóficas sobre cómo Akaky configura su existencia, su identidad y, en última instancia, su destino.

okumak için tıklayınız

Comment l’influence écrasante de la bureaucratie et de la hiérarchie sur Akaki Akakiyevich symbolise-t-elle la solitude et l’impuissance de l’individu dans la société moderne ?

L’influence écrasante de la bureaucratie et de la hiérarchie sur Akaki Akakievitch est un symbole tragique de la solitude et de l’impuissance que ressent l’individu dans la société moderne. Cette situation a de profondes implications philosophiques sur la manière dont Akaky façonne son existence, son identité et, en fin de

okumak için tıklayınız

Bürokrasinin ve hiyerarşinin Akakiy Akakiyeviç üzerindeki ezici etkisi, modern toplumdaki bireyin yalnızlığını ve çaresizliğini nasıl sembolize eder?

Bürokrasinin ve hiyerarşinin Akakiy Akakiyeviç üzerindeki ezici etkisi, modern toplumda bireyin yaşadığı yalnızlık ve çaresizliğin trajik bir sembolüdür. Bu durum, Akakiy’in varoluşunu, kimliğini ve nihayetinde kaderini nasıl şekillendirdiğine dair derin felsefi çıkarımlar sunar. Bürokratik Çarkın Dişlilerindeki Yalnızlık Akakiy Akakiyeviç’in yaşamı, modern bürokratik aygıtın işleyişi içinde eriyen bir bireyin en çarpıcı

okumak için tıklayınız

Leo Trotzki: Nikolai Wassiljewitsch Gogol

Jetzt, fünfzig Jahre nach dem Tode Gogols (1852), der sich längst vom verpönten Schriftsteller zum anerkannten „Ruhmesblatt der russischen Literatur“ wandeln konnte und offiziell, von kompetenter Seite bestätigt, in den Rang der „Väter der realistischen Schule“ erhoben wurde – jetzt über Gogol in einem flüchtigen Feuilleton schreiben, heißt den Autor

okumak için tıklayınız

Lev Troçki: Nikolay Vasilyeviç Gogol

Şimdi, Gogol’un ölümünden (1852) elli yıl sonra, kendisini uzun zamandan beri kaşlarını çatmış bir yazardan “Rus edebiyatının ihtişamlı bir sayfasına” dönüştürebilmiş ve resmi olarak, yetkin kaynaklar tarafından onaylanmış, “Gerçekçi Okulun Babaları” rütbesine yükseltilmiş olan Gogol, şimdi Gogol hakkında kısacık bir feuilleton içinde yazıyor, Ölü Canlar’ın yazarı Bazı basmakalıp sözlerin ve banal övgülerin

okumak için tıklayınız

Gogol’un ‘Palto’ öyküsündeki karakterlerin Akakiy’e karşı tutumu, insan doğasındaki iyilik ve kötülük kavramları hakkında ne söyler? Gogol, insanın bencilliği ve duyarsızlığını nasıl ele alır?

Nikolay Gogol’ün Palto öyküsü, toplumsal sınıf farklarını, insan doğasının bencilliğini ve duyarsızlığını keskin bir ironiyle ele alır. Ana karakter Akakiy Akakiyeviç, sıradan, silik, kendi halinde bir devlet memurudur. Hayatını mütevazı bir şekilde sürdürür ve en büyük tutkusu işini yapmaktır. Ancak, yıpranmış paltosunu yenileme ihtiyacı, onun hayatında beklenmedik bir olaylar zincirine

okumak için tıklayınız

Gogol, ‘Burun’ adlı öyküsünde burunun bağımsız bir karaktere dönüşmesindeki absürt durum üzerinden toplumsal hiyerarşi ve iktidar ilişkilerine nasıl bir eleştiri getiriyor?

Nikolay Gogol’ün “Burun” adlı öyküsü, absürt ve fantastik bir anlatımla toplumsal hiyerarşi, iktidar ilişkileri ve insanların statüye verdiği abartılı önemi eleştirir. Öyküde, bir berber sabah uyandığında ekmek içinde bir burun bulur ve bu burun, bir süre sonra kendi başına hareket eden, üniforma giyen ve toplumda yüksek bir statüye sahipmiş gibi

okumak için tıklayınız

Gogol, Araba öyküsünün karakteri Çertokutski ile insanın hangi olumsuz davranışlarını nasıl ele alır?

Nikolay Gogol’ün “Araba” (Коляска) adlı öyküsü, Rus toplumundaki yozlaşmış aristokrasi ve sosyal statüye dair eleştirel bir bakış sunar. Öykünün baş karakteri Piyotr Petroviç Çertokutski, taşralı bir toprak sahibidir ve kendini beğenmiş, gösteriş meraklısı, aynı zamanda da tembel ve sorumsuz bir karakter olarak tasvir edilir. Gogol, Çertokutski üzerinden insanın bazı olumsuz

okumak için tıklayınız

Gogol’un Araba öyküsünde yeralan Çertokutski karakteri neyi temsil eder?

Nikolay Gogol’un Araba (Kolyaska) öyküsünde yer alan Çertokutski karakteri, dönemin Rus aristokrasisinin yüzeysel değerlerini, kibirli ve gösteriş düşkünü tavrını temsil eder. Çertokutski, düşük rütbeli bir subaydır ve statüsünü olduğundan daha önemli göstermek için çaba harcar. Sahip olduğu arabayla (kolyaska) toplum içindeki statüsünü vurgulamaya çalışır, ancak gerçekte bu statünün içi boştur.

okumak için tıklayınız

Gogol, “Ölü Canlar” adlı romanının ikinci cildini neden yaktı?

Nikolay Vasilyeviç Gogol, “Ölü Canlar” (Мёртвые души) adlı romanının ikinci cildini 1852 yılında kendisi yaktı. Bunun nedenleri konusunda farklı teoriler vardır: 1. Dini ve Ruhsal Kriz Gogol, hayatının son dönemlerinde derin bir dini krize girdi. Bir Ortodoks papaz olan Matvey Konstantinovski, ona dünya işlerinden elini çekmesini ve kendisini tamamen dine adamasını öğütledi. Bu

okumak için tıklayınız

Palto – Nikolay Vasilyeviç Gogol “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık” Dostoyevski

‘Palto’, Nikolay Vasilyeviç Gogol’un 1842 yılında yayımlanan uzun hikayesi. Yazar gerçekçi bir üslupla kaleme aldığı bu hikayesinde küçük adam temasını ele alır. Sıradan insanların çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlikler ve çektikleri acılar hikayenin başkahramanı Akakiy Akakieviç’in yaşantısıyla tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilir. Bu yapıtı dönemin Çarlık Rusyası’nda büyük tepki

okumak için tıklayınız

Burun – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Gogol, Burun’u 1833’te yazmaya başladı. 1835’te ilk biçimini vererek bitirdikten sonra “Moskovski Nablüdatel” dergisine gönderdiyse de derginin yönetmeni, öyküyü bayağı bulduğu için geri verdi. Ama bu öykünün sanat güzelliğini, yergi değerini hemen anlayan Puşkin, 1836’da, yönettiği “Savremennik” dergisinde Burun’u yayımladı. Ayrıca şöyle bir not koydu: “N. V. Gogol uzun süre

okumak için tıklayınız

Müfettiş – Nikolay Vasilyeviç Gogol ‘Müfettiş benim yaşamımda bir dönüm noktası oldu.’

Nikolay Vasilyeviç Gogol’un aklını 8 yıl meşgul eden, Müfettiş  adlı oyun, 1836 yılında yayınlandı ve sahnelendi. Gogol, “çarlık yönetiminin çürümüş, kokuşmuş ve çirkefe bulaşmış ilişkilerinin ve taşra bürokrasisinin korku ile bezenmiş aymazlıklarının mizah ve ironin bütün dilsel olanaklarını kullanarak yetkince kotardığı oyununda; bürokratik ilişkilerin tepeden tırnağa yozlaşmışlığı ve iktidarın olanaklarını

okumak için tıklayınız

Nikolay Vasilyeviç Gogol’un Yaşam Öyküsü

Nikolay Vasilyeviç Gogol (31 Mart 1809 – 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski Köyü’nde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisi’nde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol

okumak için tıklayınız

Taras Bulba Filmini İzle (Nikolay Gogol’un Romanı)

Taras Bulba Nikolay Gogol’un aynı isimle yazdığı eserinin uyurlaması olan tarihi bir filmdir. Film 16. yüzyılda geçmektedir. Ukrayna’lı Cossack savaşçılarının Polonya’ya karşı verdikleri mücadele anlatılmaktadır. Taras Bulba – Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün Ukrayna Kazakları’nın 15. yüzyıldaki yaşamlarını, savaşlarını ve zaferlerini destansı bir dille anlattığı romanıdır. Taras Bulba destansı öykü hakkında bilgi

okumak için tıklayınız

Fayton adlı öykü – Nikolay Vasilyeviç Gogol

“1835’te yazılmış olan Fayton’un ana düşüncesi yaşamın içinden alınmıştır. Gogol’un Viergorski adlı, dalgınlığıyla ünlü bir tanıdığı varmış. Bir gün Petersburg’daki bütün diplomatları şölene çağırmış, ama o gün şöleni unutarak kulübe yemeğe gitmiş; geç vakit evine döndüğünde şöleni anımsamış. Ertesi gün özür dilemek için bir gün önce resmi üniformalarıyla evine gelmiş

okumak için tıklayınız

Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol

İki bölümden oluşan Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar, daha sonra Petersburg Öyküleri ve Ölü Canlar gibi eserleriyle dünya edebiyatına damgasını vuracak olan Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün ilk kitabıdır. Dikanka yakınlarında bir köyde, köy ahalisi her akşam arıcının evinde toplanıp birbirlerine masallar, hikâyeler anlatır. Yalnızca güzel kızlar ve yiğit delikanlılarla değil, cadılar,

okumak için tıklayınız

“Burun” adlı öykü – Nikolay Vasilyeviç Gogol

I 25 Martta Petersburg’da pek tuhaf bir olay oldu. Vosneçenski Caddesi’nde oturan berber İvan Yakovleviç (soyadı zamanla unutulmuştu; dükkânının tabelasında bile yazılı değildi; yüzü sabunlanmış bir adamı gösteren bir resmin yanında yalnızca şu yazı okunabiliyordu: “Hacamat (1) da yapılır.”) o sabah, oldukça erken uyandı. Uyanır uyanmaz da sıcak bir ekmek

okumak için tıklayınız

Taras Bulba – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Vasilyeviç Gogol´ün Taras Bulba adlı eserinin bu büyük ustanın yapıtları arasında çok farklı ve özel bir yeri vardır. Güçlü ve yiğit Taras Bulba önderliğindeki Kazakların Polonyalılara karşı isyanını ve Taras Bulba´nın iki oğlunun yargılanışını konu edinen bu tarihsel öykü, Ukrayna´nın Kazak gelenekleri ve zengin halk kültürüyle beslenerek yetişen Gogol´ün,

okumak için tıklayınız

Ölü Canlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol

“Gogol’e ününü sağlayan “Müfettiş” ve “Palto” gibi, “Ölü Canlar” da Rus toplumsal hayatına yapılmış ağır, ama mizahi bir eleştiridir. Kahramanı Pavel Ivanovich Chichikov’la giderek palazlanan iş bitirici ve şarlatan bir insan tipine; onun “can” denilen serfler üzerine çevirdiği dolaplarla kazandığı güç üzerinden ise Rus kanunlarına ve sınıfsal ilişkilere saldırmıştır yazar. Chichikov’un

okumak için tıklayınız

Petersburg Öyküleri – Nikolay Vasilyeviç Gogol

19. yüzyıl Rusya’sını anlatan bu öykülerde Petersburg’un ünlü sokaklarını arşınlarken sıradan Rus memurların evlerine, soyluların akşam davetlerine konuk oluyor; bir ressamın ve bir delinin zihninin sınırlarına çarpıyor; kopmuş bir burnun peşinde gerçeküstücülüğün izinde bir yolculuğa çıkıyoruz. Gogol’ün ironisiyle, insanın kimlik arayışını bir hiçlik mertebesine yükselttiği en ünlü öykülerinden; “Nevski Bulvarı”,

okumak için tıklayınız

Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852), Klasik Rus Edebiyatı?nın Puşkin?le birlikte en önemli iki kurucusundan biri olan Gogol, 1831 ? 1832 yıllarında yazdığı Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol?un bir anda parlamasına yol açar. 

okumak için tıklayınız