Kategori: Otizm

Otizmli Olmak Nasıl Bir Şey – Bölüm 2

Greg Burns, Otizmli Olmak Nasıl Bir Şey başlıklı yazısında , otistik olmanın nasıl bir şey olduğunu harika bir şekilde anlatmıştı. ( Aşağıda bu yazıya ulaşabilirisiniz). Ancak açıklamasını okurken hepimizin ne kadar benzer ve bireysel olarak ne kadar farklı olduğumuza şaşırdım. Bu yıl 61 yaşında OSB-1 teşhisi konduğundan , deneyimlerimi anlatmaya çalışacağım. Bunlar benim deneyimlerimdir ve herkes için geçerli

okumak için tıklayınız

Psikodinamik Tanı Kılavuzunda Otizm

PDM Nedir? Psikodinamik Tanı Kılavuzu (PDM), 2006’da yayımlanan ve 2017’de PDM-2 ile güncellenen bir tanı el kitabıdır. Psikodinamik teorilere dayalıdır, yani Sigmund Freud’un bilinçaltı, kişilik yapısı (İd, Ego, Süperego) ve erken çocukluk deneyimlerinin davranış üzerindeki etkisine odaklanır. DSM ve ICD gibi diğer kılavuzlara ek olarak, bireyin içsel dünyasını, duygusal durumlarını ve öznel deneyimlerini daha derinlemesine

okumak için tıklayınız

Leigh M. Porch’un Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik Kitabından Pozitif Ebeveynlik ve Büyütme Önerileri

Doğrudan Cevap Leigh Merryday Porch’un Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik = pozitif ebeveynlik, otizmli çocukların benzersiz özellikleri kabul ederek, onların potansiyellerini onaylayarak, sevgi ve anlayış odaklı bir yaklaşım ifade eder. Porch, otizmli bir oyun annesi ve bir eğitimci olarak, çocukların çocuklarını oldukları gibi sevmediklerini, dostunu yeniden tanımlamalarını ve zorluklarla başa çıkmak için pratik stratejiler geliştirmelerini önerir.

okumak için tıklayınız

Otistik Bireylerde Streotipik- Tekrarlayan Davranışlar ve Sınırlı İlgi Alanları

Meltzer’ın otistik çocuklardaki tekrarlayıcı davranışları (stereotipiler) ve dar ilgi alanlarını (idiot-savant eğilimi gibi), (parçalara ayırma, alfa-işlevi, konteyner vb.) ışığında nasıl açıkladığını detaylı olarak inceleyelim. Meltzer ve ekibi, otistik çocuklarda gözlemlenen bu davranışları, temel zihinsel işleyişin ciddi bozukluklarının ve otizmin iki ana formülasyonu olarak gördükleri “Gerçek Otistik Durum” (Autistic State Proper) ve “Post-Otistik Zihniyet” (Post-Autistic Mentality)

okumak için tıklayınız

Pozitif Ebeveynlik ve Annenin Kapasitesi

Psikodinamik Bir Okumayla Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik Kitabının Tartışması Leigh M. Porch’un Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik kitabı, otizmli insanlara yönelik pratik ve duygusal bir rehber sunuyor. Bu kitap, çocuklarını oldukları gibi kabul etmeyi, dostumu yeniden tanımlamayı, destek aramayı, stres ve uykusuzlukla başa çıkmayı, çocuklarına uygun bir plan oluşturmayı, birikimlerini koymayı ve kopyalarını kendi özen göstermeyi

okumak için tıklayınız

Leigh M. Porch’un Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik Önerilerinin Psikodinamik Perspektifi

Ana Noktalar Pozitif Ebeveynlik ve Annelik Porch’un Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik kitabı, otizmli kişilerin ihlalleri, çocuklarını yargılamadan kabul etmesi ve onların gelişimini desteklemeyi öğütler. Psikodinamik açıdan, bu öneriler, annenin çocuğunun duyarlı bir şekilde tepki vermesini, kendi duygusal süreçlerini yönetmesini ve çocuğun benlik gelişimini desteklemesini sağlar. Örneğin bir anne, çocuğun tekrarlayan davranışlarını sakinleştirici bir mekanizma olarak

okumak için tıklayınız

Otistik Çocuklarda Gözlemlenen İletişim ve Dil Sorunlarına (özellikle mutizmin) Donald Meltzer’ın Bakışı

Harika bir soru. Size Meltzer ve ekibinin “Explorations in Autism” kitabındaki bulgulara ve önceki konuşmalarımıza dayanarak, otistik çocuklarda gözlemlenen iletişim ve dil sorunlarının (özellikle mutizmin) Meltzer’ın teorik çerçevesi (parçalara ayırma, alfa-işlevi, konteyner vb.) üzerinden nasıl açıklandığını detaylı bir şekilde anlatabilirim. Amacım, bu karmaşık kavramları analiz etmenize ve stratejik öneriler geliştirmenize yardımcı olmaktır. Kitap, otistik durumun

okumak için tıklayınız

Otistik Çocukların Nesne İlişkileri

Otistik çocukların nesne ilişkileri (kendilik-nesneleri, nesnelerin manipülasyonu veya yok edilmesi) ve bu ilişkileri etkileyen savunma mekanizmaları çerçevesinde detaylı olarak analiz edelim. Bu analiz, otizmin altında yatan dinamikleri ve bu vakalarda gözlemlenen spesifik davranışların klinik anlamını anlamak açısından önemlidir. Otistik bozukluğun temelinde yatan patoloji, normal gelişimdeki “ilkel kendilik”in sağlıklı bir şekilde “deentegre” (deintegrated) olamayıp bunun yerine

okumak için tıklayınız

Otizmli Olmak Nasıl Bir Şey?

Greg Burns ”Geçtiğimiz yıl ( 56 yaşında ) bana 1. seviye otizm spektrum bozukluğu (ASD) teşhisi kondu; daha önce Asperger sendromu olarak adlandırılıyordu . Otizmli olduğumu fark etmek benim için birçok şeyi perspektife oturttu, ancak bu konudaki hislerimi takdir edebilmeniz için kendi hayal gücünüzü kullanmanız gerekiyor. Otizmli olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatan 22 yol Bunun nasıl bir şey olduğunu anlamak için şunu

okumak için tıklayınız

“Keşke Bizi Kendi Halimize Bıraksalardı”: Bir Bireysel ve Toplumsal Feryat

Otistik bireylerin ve ailelerinin iç dünyasından yükselen bu güçlü ve yürek burkan feryadı: “Keşke Bizi Kendi Halimize Bıraksalardı” derinlemesine ele almak istiyorum. Bu cümle, sadece bir isyan ifadesi değil, aynı zamanda yanlış yönlendirilmiş iyi niyetlerin, dayatmacı müdahalelerin ve anlaşılmamanın yarattığı derin bir yorgunluğun ve hayal kırıklığının da dışavurumudur. Bu cümle, otistik bireylerin ve onların bakım

okumak için tıklayınız

Sherlock Holmes’un Zihni: Otizm, Sosyopati ve Tutkulu Nesnelliğin İzinde

Sherlock Holmes: Otistik mi, Sosyopat mı? Bir Kurgu Karakterinin Psikolojik Analizi Sherlock Holmes, Arthur Conan Doyle’un 1887’de yayımlanan A Study in Scarlet adlı eserinde ilk kez ortaya çıkan ikonik bir kurgu karakterdir. Holmes’un keskin zekâsı, olağanüstü gözlem yeteneği ve mantıksal çıkarım becerileri, onu edebiyat tarihinin en tanınmış dedektiflerinden biri yapmıştır. Ancak, Holmes’un kişilik özellikleri, özellikle

okumak için tıklayınız

Otizmi Anlamanın Psikanalitik Kodları

Psikanalist Donald Meltzer’in Fikirleri ve Psikanlist W. R. Bion ile İlişkisi ; Meltzer ve Bion’un Otizme Yolculuğu” D. Meltzer ve W.R. Bion’un çalışmalarını karşılaştırmak, Meltzer’ın otizme yaklaşımının büyük ölçüde Bion’un temel kavramları üzerine inşa edildiğini ve bu kavramları otistik durumların spesifik fenomenolojisini açıklamak için genişlettiğini ve derinleştirdiğini anlamayı gerektirir. Meltzer’ın “Explorations in Autism” adlı eseri,

okumak için tıklayınız

Donald Meltzer; Post-Otistik Zihniyet Nedir ?

Psikanalist Donald Meltzer ve ekibinin “Explorations in Autism” kitabında sunduğu temel kavramlardan biri, otistik durumları iki ana kategoriye ayırmaktır: “Autistic State Proper” (Gerçek Otistik Durum) ve “Post-Autistic Development” veya “Post-Autistic Personality” (Post-Otistik Gelişim veya Post-Otistik Kişilik/Zihniyet). Gerçek Otistik Durum, zihinsel yaşamın özünde bir askıya alınmasıdır. Post-Otistik Zihniyet ise, Gerçek Otistik Durum’un dışında veya sonrasında ortaya

okumak için tıklayınız

“Hayatımın Tamamını Normal Olmaya Çalışarak Geçirdim”: Bir Otistik Yetişkinin Maskeleme İtirafları

Hatırlıyorum da, daha çok küçük bir çocukken bile bir şeyler farklıydı. Akranlarımın kolayca anladığı şakaları anlamazdım, gözlerinin içine bakmak garip gelirdi ve o ‘doğal’ akışta sohbetlere katılmak sanki bir yabancı dil konuşmak gibiydi. Kimse bana “otizm” kelimesini söylemedi o zamanlar. Sadece “tuhafsın”, “garipsin”, “niye böyle yapıyorsun?” derlerdi. Ben de tek bir şeyi anladım: Normal olmalıydım.

okumak için tıklayınız

Sana Hak, Bana Yasak: Ayrıcalıklı Normlar Üzerinden Kurulmuş Bir Sistem Eleştirisi

1. Sana hareket özgürlüğü, bana sınır ve yasak Yani birinin ifadesi doğal, diğerinin varlığı “sorun.” 2. Sana erişim, bana engel Toplum kime göre, neye göre kuruldu? 3. Sana söz, bana susturma Yani herkes otizm hakkında konuşabilir, ama otistik bireyin kendisi konuştuğunda rahatsızlık yaratır. 4. Sana destek, bana ihmal Eğitim sisteminde bile “hak” değil, “verimlilik” esas.

okumak için tıklayınız

Çılgınlığın Estetik İsyanı: Otizm, Sanat ve Nietzsche’nin Dionizyak Dünyası

Nietzsche’de Estetik Fenomen ve Hakikat Ötesi Nietzsche’ye göre dünya, ancak bir “estetik fenomen” olarak katlanılabilirdir. Hakikat, Apolloncu bir yanılsamadır; asıl olan, Dionizyak bir taşkınlıkla hayatın kaotik enerjisini kucaklamaktır. Otizmli bireylerin sanatı da bu bağlamda “hakikat ötesi” bir ifade biçimidir. Dilin sınırlarını aşan, sembolik düzenin dışında kalan bu yaratımlar, Nietzsche’nin “tragedya doğuşu”nda bahsettiği gibi, bireyin kozmik

okumak için tıklayınız

Sanatın Otizmli Zihinlerdeki Aynası ve Nietzsche’nin Kendini Aşma Felsefesi

Sanatın Özgürleştirici Dili Sanat, otizmli bireyler için iç dünyalarını dışa vurmanın bir aracı olarak, dilin ve toplumsal normların kısıtlamalarından bağımsız bir alan sunar. Bu bireyler, renklerin, şekillerin ve tekrarlayan motiflerin kaotik dansında, sözcüklerin ötesine geçen bir iletişim biçimi yaratır. Nietzsche’nin bireyin kendini aşması fikri, bu bağlamda, otizmli sanatçının toplumsal dayatmalardan sıyrılarak kendi özünü inşa etmesi

okumak için tıklayınız

Otizmli Bireylerin Sanatında Varoluşsal Özgürlüğün Yankıları

Sanatın Sessiz İsyanı Otizmli bireylerin sanatta sergiledikleri kendine özgü ifade biçimleri, Nietzsche’nin “varoluşsal özgürlük” anlayışına çarpıcı bir ayna tutar. Bu bireyler, geleneksel normların ötesinde, kaotik ve katmanlı bir estetik yaratır; bu, Nietzsche’nin “Tanrı öldü” deklarasyonuyla örtüşen bir nihilizmden doğan özgür iradenin tezahürüdür. Sanatları, dilin ve toplumsal kodların zincirlerini kırarak, saf bir yaratım alanına adım atar.

okumak için tıklayınız

Otizmli Sanatçı ve Nietzsche’nin Üstün İnsanı: Normların Ötesindeki Yaratıcılık

Normları Aşan Sanatsal İfade Nietzsche’nin üstün insanı, sürü ahlakını reddederek kendi anlamını yaratır; bu, bireyin normların ötesine geçmesini gerektirir. Otizmli bir sanatçı, eserlerinde bu kuramsal zemini doğal bir şekilde somutlaştırır. Toplumsal normlara uyum sağlamakta zorlanan otizmli bireyler, sanatlarında genellikle alışılmadık perspektifler sunar. Örneğin, bir otizmli ressamın renkleri veya formları toplumun estetik normlarından bağımsız bir şekilde

okumak için tıklayınız