Kategori: Öyküler
Hasır Koltuktan Masal – Herman Hesse
Genç bir adam bir çatı odasında tek başına oturuyordu. Ressam olmak istemişti her zaman, ama bunun için bazı zorlukları aşması gerekiyordu.
okumak için tıklayınızYaşasın Aşk – William Saroyan (Çeviren: Orhan Veli)
“Uyandığım vakit ne saati kestirebildim, ne günü ne de hangi şehirde olduğumu. Yalnız, bir otel odasında olduğumu biliyordum. Vakit, bir hayli ilerlemişe benziyordu; yahut da küçük bir kasabadaydım.
okumak için tıklayınızİmparatorun Haberi – Franz Kafka
Şöyle anlatılır: İmparator sana, tek başına sana, sen zavallı bendesine, İmparator güneşinden çok ama çok uzaklara kaçmak zorunda kalan minicik gölgeye, doğrudan sana, yattığı ölüm döşeğinden bir haber yollamıştır.
okumak için tıklayınızYeni Avukat – Franz Kafka
Yeni bir avukatımız var: Dr. Bucephalus. Uzaktan bakıldığında Makedonyalı İskender’e yardım etmiş bir savaş atını andıracak tek özelliği yok.
okumak için tıklayınızÇakallar ve Araplar – Franz Kafka
Vahada mola verdik. Yoldaşlarım uykuya dalmıştı. Bindiğimiz develere yiyeceklerini, sularını veren uzun boylu, beyaz tenli bir Arap önümüzden geçip yatmaya gitti.
okumak için tıklayınızEvin Beyinin Tasası – Franz Kafka
Odradek’in Slav dillerinden geldiğini söyleyerek sözcüğün anlamını açıklamaya çalışıyor kimileri. Kimileri de Almanca kökenli olduğu, Slav dillerinden de etkilendiği iddiasında.
okumak için tıklayınızEskiden Bir Yaprak – Franz Kafka
Ülkemizin savunulması görevi ciddiye alınmışa benzemiyor pek. Bugüne dek biz de önemsemedik bunu, gündelik işlerimizin peşine düştük; fakat şu son zamanlara olup bitenler, hepimizi kara kara düşündürüyor.
okumak için tıklayınızBir Düş – Franz Kafka
Josef K. düş görüyordu. Öyle güzeldi ki gün, K.’nın canı gezmek istedi. Fakat iki adım bile atamadan mezarlıkta buldu kendini.
okumak için tıklayınızBugün son günüm, bu da benim son tesellim! – Sadık Hidayet
Bir Eşeğin Ölüm Vakti / Hal Diliyle Söyledikleri Ah! Vücudum acıdan titriyor. Bu acımasız, zalim iki ayaklı hayvana verdiğim bütün hizmetlerin karşılığı bu işte. Bugün son günüm, bu da benim son tesellim!
okumak için tıklayınızKerec Don Juanı – Sadık Hidayet
Nedendir bilmem, bazıları daha ilk karşılaşmada, halk tabiriyle, can ciğer kuzu sarması olurlar. Birbirlerini hiçbir zaman unutmamak için bir kere tanışmaları yeter.
okumak için tıklayınızAylak Köpek – Sadık Hidayet
Verâmin* meydanını açlık gideren ve günlük yaşantının basit gereksinimlerini karşılayan birkaç ekmek fırını, kasap, attar, iki kahvehane ve bir berber oluşturuyordu.
okumak için tıklayınızMaden Ocağını Ziyaret – Franz Kafka
Mühendislerin en önde gelenleri bugün bizim yanımızda, aşağıdaydılar. Yönetimin son talimatına göre, yeni dehlizler açılacaktı, bu dehlizlerin ilk ölçümlerini yapmak için geldiler.
okumak için tıklayınızOn bir oğlum var – Franz Kafka
ON BİR OĞUL On bir oğlum var. Birinci oğlum, uzaktan bakıldığında hiç de gösterişli durmuyor, yine de sakin huylu ve akıllıdır; evet, onu da ötekiler kadar seviyorum ama ona pek değer verdiğim söylenemez. Sanki fazla dar görüşlü; sağına soluna, hatta ilerisine baktığı söylenemez, hep aynı dar çemberin içinde dönerek düşünüyor; bu çemberin dışına çıkamıyor bir
okumak için tıklayınızKoyun Masalı – Sabahattin Ali
Bir zamanlar iri ağaçlı, uçsuz bucaksız bir ormanın kenarındaki çayırlıkta, başında çobanı ve köpekleriyle, bir koyun sürüsü yaşıyordu.
okumak için tıklayınızSavaşçı ile Tutsağın Öyküsü – Jorge Luis Borges
La poesía (Bari, 1942) adlı kitabının 278. sayfasında Croce, tarihçi Diyakoz Peter’in bir Latince metnini özetlerken Droctulft’un yazgısını anlatır ve onun gömüt yazıtını aktarır; her ikisi de benzersiz bir etki bırakmıştır bende; nedenini sonraları kavradım. Droctulft, Ravenna’nın kuşatılması sırasında arkadaşlarının safından ayrılan önceleri saldırıya geçtiği kenti savunurken can veren bir Lombard savaşçısıydı.
okumak için tıklayınızTuz Kokarsa – Ümit Evran
Mesleğinde oldukça tecrübeli ve işini iyi yapan bir hekimdi. Uzmanlık eğitimi için gittiği Almanya’nın Hannover şehrinde oldukça büyük bir klinikte çalışmış, özellikle komplike kanser ameliyatları konusunda uzmanlaşmış ve yıllar sonra kendi insanlarına hizmet verebilmek için hevesle ülkesine dönmüştü. Şimdi bir devlet hastanesinde çalışıyor, yurtdışında edindiği deneyimleri ile hastalarına yararlı olmak için çırpınıyordu. Yaşamı hastane ile
okumak için tıklayınız