Kategori: Sigmund Freud

Günümüzü Okuyabilmek İçin, Kitle Psikolojisi – Sigmund Freud

Bencil ve yalnız ama birey olma yetisinden yoksun çağımız insanının bizi getirdiği uçurumun başında, ölümlere, savaşlara, acılara ve şiddete alışarak yaşamayı öğreniyoruz. Bunun adına yaşamak denebilirse. Her an yanı başımızda bir bomba olabilir son gördüğümüz. Herkes mutsuz, herkes dünyanın geleceğinden umutsuz. “Artık çok geç” demeden önceki son duraktayız. Atacağımız tek adım bizi kurtaracak ya da

okumak için tıklayınız

Psikolojide Temel Düşünürler – Rom Harre

20. Yüzyıl, psikolojik olguları niteleme ve açıklama, bu sayede insan zihnini anlama girişimleri bakımından zengindi. Bu projeler, çok büyük sayı oluşturan farklı kişiler tarafından üstleniliyordu. En önemlileri arasında Ivan Pavlov, Sigmund Freud, Alexander Luria, Ludwig Wittgenstein, Lev Vygotsky, Jean Piaget, Burrhus Frederick Skinner, Alan Turing, Noam Chomsky, Frederic Bartlett, Jerome Bruner ve James Gibson vardı.

okumak için tıklayınız

Freud’un psikanaliz kuramından etkilenmiş 10 film

Psikanaliz kuramının kurucusu Sigmund Freud’un psikanaliz ve insan psikolojisine olan bakışını beyaz perdedeki etkilerini analiz edildiğinde ortaya çıkan birçok filmde bu çözümlemenin yansıdığı görüldü. Bu filmlerin senaristleri Freud’u yönteminden oldukça etkilenmiş.  

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud: İnsanoğlunun mutluluk arayışının olumlu sonuçlanması olası mıdır?

Bize göre hayat çok zordur; çok fazla acı, çok fazla hayal kırıklığı ve imkânsız görevler gerektirmektedir. Hafifletici çareler bulmadan yapamayız. Yardımcı kurgulardan vazgeçemeyiz. (…) Üç adet yol bulunabilir: acımız hakkında az düşünmemize sebep olan güçlü ilgi sapmaları; acıyı azaltarak onun yerine geçen doyumlar ve bizi acıya duyarsız hale getiren alkollü maddeler. Bu tür bir şey

okumak için tıklayınız

Kendi Çağından Bizim Çağımıza Sigmund Freud – Elisabeth Roudinesco

Freud’un yaşamı değişik yazarlarca defalarca ele alındı, yapıtının her satırı farklı şekillerde yorumlandı. Aşırı övgü ya da nefret içeren yazılarla, bilimsel çalışmalarla, yenilikçi yorumlarla ve haddini aşan beyanlarla geçen yılların ardından, bugün hâlâ Freud’un kim olduğunu anlamakta güçlük çektiğimiz bir gerçek. Bunca yorum, fantezi, efsane ve söylenti fazlalığı, düşünürün kendi çağındaki ve bizim çağımızdaki paradoksal

okumak için tıklayınız

Bilinçaltı Kişiliğinin Ödünsüz Savaşçısı: Sigmund Freud – Bedriye Korkankorkmaz

19 Haziran benim doğum günüm. Doğum günümde evimde kendime randevum vardı. Evimde ruhumun sesini dinlemek ve bilinçaltıma yolculuk yapmak için sağaltıcı koltuğum olan yatağıma uzanıyorum. Gözlerim kapalı kendime soracağım sorular üzerinde düşünüyorum. O an modern psikanalizin babası olan Sigmund Freud’u anımsıyorum. Freud psikoterapi yöntemiyle kendi bilinçaltına yolculuk yapıyor. O da benim gibi savunma kalelerini ortadan

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud’un yaşamla ilgili 17 sözü “Yaşamın amacı ölümdür.”

Sigmund Freud (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya – ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram’ın kurucusu olan Sigmund Freud, psikologluğu dışında çok önemli bir nörolog, bilim adamı, filozof ve yazar da aynı zamanda. O, tüm yaşamını, insanlığın gizlerini

okumak için tıklayınız

Freud’da Toplum, Kültür, Din Felsefesi

Başlangıcından itibaren psikanalitik kuram din, sosyoloji, uygarlık tarihi ve güzel sanatlar alanlarına da yayılıp yansımaya başlamıştır. Bu yansımalar belki psikanalizin yüzyılımız eğilim ve düşünceleri üzerine yaptığı en önemli etkidir. Asıl amacı olan psikiyatri ve tıp alanındaki etkisinin görece zayıfladığı sırada doruğa çıkmış görünen bir etki. Bugün özellikle uygulamalı sosyoloji denilebilecek olan politika, ekonomi ve eğitim

okumak için tıklayınız

Freud’un Bilinçdışı Dünyası – Stefan Zweig

Bildiğin bir şeyi unutmak istemek her zaman özel bir çaba ister; çünkü insanın kendini yüksek bir görüş basamağından bir kez daha yapay bir şekilde daha basit bir görüşe geri burgulaması gerekmektedir; tıpkı bunun gibi, insanın bugün kendini 1900’ün bilim dünyasının bilinçdışı kavramını kullandığı düşünme tarzına geri götürmesi de kolay değildir. Ruhsal gücümüzün hiçbir zaman bilinçli

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud: Tabu ve Karşıt Duygular

Tabu sözcüğü Polinezyaca bir sözcüktür, tam çevirisi güçtür; çünkü karşıladığı anlam bugün bizde kalmamıştır. Eski Romalılar zamanında böyle bir sözcük vardı: sacer sözcüğü Polinezyalıların tabusuna karşılıktı. Yunanlıların ägoV sözcüğü, İbranîlerin kodaush sözcüğü, Polinezyalıların ve Afrika’daki (Madagaskar), Kuzey ve Orta Asya’daki birçok budunun benzer sözcüklerle tabu deyimiyle karşıladıkları anlamda bir sözcük olsa gerektir. Bizim için tabunun

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’de nevrozun varlığını bize açık seçik gösteren kanıtlar nelerdir? Sigmund Freud

Bizzat Dostoyevski kendisini saralı olarak tanıtmış, bilinç kayıpları, kasılmalar ve ruhsal çöküntülerle (depresyon) seyreden ağır nöbetlerden dolayı başkalarınca da öyle tanınmıştır. Doğrusu bu sara (epilepsi) nöbetlerinin sanatçıdaki bir nevrozun belirtisi (semptom) olması hiç de düşünülemeyecek gibi değildir; böyle bir durumda da Dostoyevski’deki saranın isteri sarası diye nitelendirilmesi, yani ağır isteri vakası sınıfına sokulması gerekecektir. Ancak,

okumak için tıklayınız

Psikoloji tarihinde Freud ve Jung ‘un mektuplaşmasının büyük önemi

Önsöz Napolyon, “Zamanı gelmiş bir düşünce, bayraklarını dalgalandıran bir ordudan daha güçlüdür” demişti. Bu söz adeta, kısa süren ortaklıklarının başlangıcında hemen hemen dünya çapında bir muhalefetle uğraşmak zorunda kalan Freud ve Jung’un düşüncelerinin yayılması için söylenmiş gibidir.

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud kimdir? Hayatı

Sigmund Freud, nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) – ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram’ın kurucusudur.

okumak için tıklayınız