Cesur Eleştirmenlere İhtiyaç Var – Sadık Güvenç

Okuma Yazmanın IzdıraplarıOkuma yazma bir ızdırap mıdır?
Okuduklarınızdan dolayı acı çeker misiniz?
Yazdıklarınızdan dolayı birileri sizi rahatsız eder, bunun için acı çekmezsiniz, aksine yazdıklarınızla vermek istediğiniz mesajı verdiğiniz için sevinirsiniz. Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmiştir. Ya yazamadıklarınızdan dolayı ızdırap çeker misiniz?

“Kendisini anlamak ve anlatmak istemeyen bir insanlık ve toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. Ben buna, kitapta, “karınlarından ibaret insanlık” diyorum. İlk şairlerden Heseidos’tan iki bin yedi yüz yıl öncesinden alınmış bir tanımlama. Boğaz tokluğuna çalışma ve yaşama çemberine sokulmuş bir insanlığın durumunu anlatıyor. Karınlarından ibaret bir insanlığın egemen kültür olduğu bir zamanda, okuma yazmanın sevinçleriyle ızdırapları birbirinden ayrılmaz olmuştur.” (B.Sadık Albayrak, Okuma Yazmanın Izdırapları, s.10)

“Okuma yazmanın ızdırapları, yazarlık cephesinden, toplumsal açıdan gereksiz bir iş sayılışıyla başlıyor.” (AGE,s.12.)

B.Sadık Albayrak, Doğu Kitabevi tarafından 2015’te 2. baskısı yapılan Okuma Yazmanın Izdırapları’nda alışageldiğimiz, kanıksamamız istenen yanlışların ve bu yanlışı yapanların üstüne üstüne gidiyor. Başta edebiyat olmak üzere tüm sanat çevrelerinde gördüğü yanlışlıkların, bencilliklerin, oralara kümelenmiş kimi ‘üstat’ ların ipliğini pazara çıkartıyor. Okuyucunun, izleyicinin, dinleyicinin (kısaca sanat ve edebiyat takipçilerinin) sınıfının farkına varmasını istiyor. Yazarlık ile yazıcılığın farklarını ortaya koyuyor.

Düşkıranlar, B. Sadık Albayrak’ın yine Doğu Kitabevi tarafından 2015’te yayımlanan diğer kitabı.
Okuma Yazmanın Izdırapları’ndaki eleştiri ve değinilerine, uyarılarına devam ediyor yazar. Sanatın ve sanatçının ne olduğu, nasıl olması gerektiği; sanatın ve sanatçının ne olmadığı, nasıl olmaması gerektiği hakkında örnekler veriyor.

Kitabı okudukça ufkunuz açılıyor. Bazı taşlar yerli yerine oturuyor.
“Düşkıranlar kitabı, tekeller düzeninin insani kültürü yok eden sürecini, bunun ekonomi politiğini, estetik kuraklığını, insan akıl ve kişiliği üzerindeki kurutuculuğunu, 90’lardan başlayarak, neredeyse bir çığlık keskinliğinde yazmaya çalıştığını belgeliyor.” (B. Sadık Albayrak, Düşkıranlar, s.10)

“Düşkıranlar, direnişin olduğu kadar bir yenilginin de belgesi oluyor.”

B. Sadık Albayrak, Düşkıranlar’da edebiyat ve sanat dünyamızın içinde bulunduğu durumun ayrıntılı bir fotoğrafını da gözler önüne seriyor. Hemen her satırının altını çize çize okuyacağınız kitaplardan.

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
İftarlık Gazoz’da anlatılan kimin hikayesi?

Türkiye toplumu, 1980'li yıllardan bu yana bir kimlikler savaşı yaşıyor. Yüzyıllık modernleşme ve uluslaşma süreci içinde bastırılmış ve dışlanmış kimlikler,...

Kapat