Cim Düğme Ve Vahşi 13’ler – Michael Ende

Michael Ende, 1960?ta ?Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas? adlı kitabıyla adını duyurdu. Bu kitabı ?Cim Düğme ve Vahşi 13?ler? izledi ve iki kitaplık bir seri olarak kaldı.
* Michael Ende, bu romanda da fantastik yolcuklara sürüklüyor okurlarını. ‘Cim Düğme ve Lukas’ bu ikinci ve son bölümde de yolculuklara çıkıyor ve kendilerini birçok maceranın içinde buluyorlar. Elbette yolculukları boyunca yeni arkadaşlar ediniyorlar, eski dostlarıyla karşılaşıyorlar ve birçok sorunun üstesinden gelmeyi yine başarıyorlar.
Michael Ende; 12 Kasım 1929’da, gerçeküstücü bir ressam olan Edgar Ende’nin tek oğlu olarak Almanya’da dünyaya gelmiş. 1945’te, on altı yaşındayken askere çağrılmış. Savaştan sonra aktörlük yapmış, skeçler ve kısa oyunlar yazmış, Münih Halk Tiyatrosu’nda yönetmenlik ve bir yapım şirketi için film eleştirmenliği yapmış.
Yazar olarak ilk büyük başarısı; çocuklar için yazdığı ‘Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas’ (Jim Knopf und Lukas der Lokomotivfuehrer). Bu kitap Almanya’da 1960 yılında yayımlanmış ve büyük bir ilgiyle karşılanmış. Cim Düğme karakteri radyo ve televizyona pek çok kez uyarlanmış. Michael Ende için; “Fantezi dünyasını seçen, fakat gerçek dünyayla olan bağlarını da koparmayan öyküleriyle pek çok övgü ve ödül almasına karşın alçakgönüllülükten vazgeçmemiştir” deniyor. Fantazi romanı ‘Bitmeyecek Öykü’yle dünya üzerindeki milyonlarca çocuğu büyüleyen Michael Ende’nin en çok ses getiren kitabı bu oldu. 1979 yılında yayımlanan ‘Bitmeyecek Öykü’ otuzdan fazla dile çevrildi. Michael Ende 1994’te yaşamını yitirdi.
‘Cim Düğme ve Vahşi 13’ler; fantastik öyküleri seven tüm çocuklar için ideal, ancak ilk kitap okunduktan sonra ele alınırsa daha anlamlı olacağı kesin. Bu kitap; Hasvetya’da, Bayan Nee’nin mutfağında başlıyor. Hasvetya’da yağmurlu bir günde Cim Düğme, Prenses Li Zi ile mutfakta karşılıklı oturmuş, resim yaparlarken yani. Ama siz bu durgun görüntüye aldanmayın. Çünkü ilerleyen sayfalarda Cim Düğme dahiyane bir fikirle çıkagelecek! Karanlıkta Hasveyta kıyılarına çarpan gemileri engellemek için ne yapılması gerektiğini bulacak.
Bay Tur Tur’u Hasvetya’ya getirip fener kulesi olarak kullanma fikrini kral Alfons da beğenince iş başa düşerr… Cim Düğme ve Lukas, yani iki meslektaş Bay Tur Tur’u getirmek için yola çıkarlar. Aslında gemi olmayan gemileriyle, yani lokomotifleriyle Barbar Denizi’ne ulaşan ikili burada güzel bir denizkızıyla karşılaşır. Deniz aydınlatmasının çalışmadığından yakınan denizkızı Cim Düğme ve Lukas’tan mıknatısı tamir etmelerini ister . Bizim ikilinin aslında yollarda olması gerekmektedir, ancak tabii bu sorunu çözmeden de olmaz. Çözünce de başka bir problem çıkar; mıknatısın çekimine kapılıp yola çıkamazlar.

Süt gölleri, krema dağları
Kitabı okuyanlar aynı zamanda her metalin, demirin, kurşunun, gümüşün ya da herhangi başka bir şeyin Sonsuzluk Kristali’ne nasıl dönüştüğünü de öğrenebilirler. Ayrıca; Cim Düğme ve Lukas’ın icat ve imal ettikleri ‘devridaimobil’ hakkında bilgi sahibi de olabilirler. Devridaimobil, yalnızca kendi gücüyle hareket eden, karada giden, uçabilen, yüzebilen ve dalabilen bir araç… Üstelik kitapta, devridaimobilin nefis çizimleri de var. Cim Düğme ve Lukas yolculuklarının kalan kısmında devridaimobilleriyle “sütten yapılma göller ve bunların etrafını çeviren krema dağlarının” üstünden geçiyorlar, “dağların üzerinde pudra şekerinden yapılmış gibi görünen surlar ve kuleler” var, “tüm ağaç ve bitkilerse sanki narin kuştüyünden yapılmış gibi…” (sf: 109) Hangi çocuk böylesi bir yolculuk yapmak istemez ki?
Bir süre sonra güya dev olan arkadaşları Bay Tur Tur’a kavuştuklarındaki heyecanlarına ne demeli? Üstelik arkadaşlarıyla yaptıkları kahvaltıdan söz etmemek de olmaz. İncir kahvesi, hindistancevizi sütü, pekmez, deve ekmeği, baobap ağacı kabukları, kaktüs balı, hurma kurabiyeleri, haşhaşlı çörek, ceviz yağı ile donatılmış bu sofrayı görmeyi açıkçası çok isterdim ben…
319 sayfa boyunca maceradan maceraya koşan bu ikiliyi birçok çocuk sevecektir. Üstelik bundan kırk iki yıl önce yazıldığı düşünülürse bu romanın değeri daha da iyi anlaşılacaktır. Üstelik Micael Ende’nin bu iki kitaplık serisinin, kitabın arka kapağında yazdığı gibi çocuklara olduğu kadar, çocuk kalmaya uğraşan büyüklere de uygun olduğunu söyleyelim. Gerçek dünyadan uzaklaşmanın keyfine varabilmek için ‘Cim Düğme ve Vahşi 13’ler iyi bir kaçış yolu gibi görünüyor…
* Ece Arar Emener, 15/10/2004 Tarihli Radikal Gazetesi

Kitabın Künyesi
Cim Düğme Ve Vahşi 13’ler Michael Ende,
Çeviren: Saadet Özkal,
Çizimler: F. J. Tripp,
Kabalcı Yayınevi, 2004, 319 Sayfa.

Tanıtım Yazısı
Aynı anda hem büyük hem de küçük olan bir deniz feneri mümkün mü ya da bir lokomotifi uçurmak? Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas’ın fantastik yolculukları sürüyor.
Öykünün bu ikinci ve son bölümünde Cim’in geçmişi üzerindeki sır perdesi kalkıyor. Ayrılmaz ikili pek çok buluşa imza atıyorlar. Eski dostlarla yeniden buluşuluyor, yeni ve ilginç dostlar ediniliyor. Ve öykü sürpriz bir sonla bitiyor.

Dizinin ilk kitabı için bakınız

Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas – Michael Ende

Cim Düğme Ve Vahşi 13’ler – Michael Ende” üzerine bir yorum

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları
Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas – Michael Ende

* Michael Ende'nin "yazar olarak ilk büyük başarısı; çocuklar için yazdığı 'Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas' (Jim Knopf und Lukas...

Kapat