Dante’nin İlahi Komedyası: Cehenneme Tur Düzenleyen Adam – Luna Madanoğlu

“Hayat bazen öyle bir noktaya gelir ki Google Maps bile yolu tarif edemez.”

1300 yılının başlarında Floransa sokaklarında dolaşan, siyasetin tam ortasında kalmış, sürgüne gönderilmiş bir adam vardı. Adı Dante Alighieri’ydi. Ne psikologdu ne din adamı ne de kişisel gelişim uzmanı. Ama öyle bir eser yazdı ki, yedi yüzyıldır insanlık onun peşinden cehenneme, arafa ve cennete doğru yürümeye devam ediyor.

İşin ilginç yanı, Dante’nin anlattığı yolculuk yalnızca ölümden sonraki hayatla ilgili değildir. Aslında o, yaşarken kaybolan insanların hikâyesini anlatır.

Sürgün Edilen Şair

Dante’nin hayatı, roman yazmaya gerek bırakmayacak kadar hareketliydi. Floransa’da doğdu, iyi bir eğitim aldı, siyasete girdi ve sonra bir gün iktidar değişti. Yeni yönetim ona pek sıcak bakmadı. Hakkında idam kararı çıkarıldı. Yakalanırsa diri diri yakılacaktı.

Bugün biri sosyal medyada “Beni engellediler.” diye üzülüyor. Dante ise doğduğu şehre bir daha dönemedi.

İşte İlahi Komedya, biraz da bu sürgünün ürünüdür.

İnsan bazen en iyi eserini, en kötü döneminde yazar.

Neden “Komedya”?

İlk kez kitabın adını duyan birçok kişi aynı soruyu soruyor:

“Şaka mı bu? Bunun neresi komedi?”

Haklı bir soru.

Çünkü ortada kahkahalar yok.

Oysa Orta Çağ’da “komedya”, mutsuz başlayıp umutla biten eser anlamına geliyordu. Dante’nin hikâyesi de karanlık bir ormanda başlıyor, sonunda ilahi ışığa ulaşıyor.

Aslında kitabın adı bize şunu söylüyor:

“Ne kadar kaybolursan kaybol, dönüş yolu her zaman vardır.”

Cehennem Bir Adliye Gibidir

Dante’nin cehennemi rastgele tasarlanmış bir yer değildir. Dokuz çemberin her birinde farklı insanlar vardır ve herkes kendi yaptığı seçimin sonucuyla yüzleşir.

Bugünün okuru bunu okurken şaşırıyor çünkü cezalar fiziksel olmaktan çok semboliktir.

Örneğin açgözlü olanlar, ömür boyu peşinden koştukları şeylerin esiri olur. Öfkesine yenilenler, öfkenin içinde yaşamaya devam eder. İhanet edenler ise en diptedir. Dante’ye göre insanı en çok çürüten şey, güveni yok etmektir.

Vergilius: Yol Arkadaşı mı, Vicdan mı?

Yolculuk boyunca Dante’ye Romalı şair Vergilius eşlik eder.

Peki neden bir peygamber değil de bir şair?

Çünkü Dante aklı temsil edecek bir rehber seçmiştir. Önce akıl insanı karanlıktan çıkarır. Sonra inanç ve sevgi devreye girer.

Belki de bu yüzden İlahi Komedya yalnızca dinî bir eser değildir; aynı zamanda insanın düşünme biçimi üzerine yazılmış büyük bir metindir.

Dante Bugün Yaşasaydı…

Şimdi biraz hayal kuralım.

Dante bugün yaşasaydı cehennemin yeni bir çemberini ekler miydi?

Belki de “Sürekli bildirim kontrol edenler” için sessizliğin hiç bozulmadığı bir kat tasarlardı.

Belki yalan haber üretenleri, ömür boyu kendi uydurdukları hikâyelerin içinde dolaştırırdı.

Belki de trafikte sinyal vermeyen sürücüler için ayrı bir bölüm açardı. Buna kimse itiraz etmezdi.

Şaka bir yana, Dante’nin en büyük başarısı, insan davranışlarının özünü yakalamış olmasıdır. Araçlar değişiyor, kıyafetler değişiyor ama kibir, kıskançlık, açgözlülük ve ihanet hâlâ bizimle.

Neden Hâlâ Okuyoruz?

Çünkü İlahi Komedya, “öbür dünya” kitabı olmaktan çok “bu dünya” kitabıdır.

Her insan hayatının bir döneminde yönünü kaybeder.

Her insan bir kararın pişmanlığını yaşar.

Her insan affetmek, yüzleşmek ya da yeniden başlamak zorunda kalır.

Dante’nin anlattığı yolculuk tam da bu yüzden eskimiyor.

Belki hiçbirimiz cehenneme gitmek istemiyoruz.

Ama hepimiz, zaman zaman kendi içimizdeki karanlıktan çıkmanın yolunu arıyoruz.

Ve belki de Dante’nin bize bıraktığı en önemli cümle şudur:

“En karanlık orman bile sonsuza kadar sürmez.”

Bu yolculuk burada bitmıyor. Bir sonraki yazıda Dante’nin cehenneminin dokuz çemberini tek tek gezecek, o çemberlerde bugünün insanını arayacağız.

Luna Madanoğlu