Değiştirelim – Nejdet Evren

Ana/Ata sözleri bizlere bir olgu hakkında düşünme ve değerlendirme şansı tanır. Bunlar içerisinde benimsemediklerimiz ve değiştirmek istediklerimiz olamaz mı? Olabilir … Anadolu coğrafyasının kültürünü taşıyorum. Alıntıladığım ve değiştirmeye çalıştığım sözlerin çoğu yine Anadolu coğrafyasında yaşamış/yaşamakta olan kültürlerin sözleridirler. Bu sözler o kadar yer etmiş bulunmaktadırlar ki kaynak belirtmeye gerek görmedim. Çünkü Anadolu kültürleri iç-içe yaşar, paylaşır ve çoğaltırlar; bu bir zenginliktir. Değiştirme yaparken elbette düşüncelerimdeki doğruluğun -kendimce- herkesçe savunulması gerektiğini söyleyemem. Yalnızca öneridir. Benimsenir mi?

1-“ağaç yaş iken eğilir”
değiştirelim;
“ağaç yaş iken düzelir”


2-“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar”
değiştirelim;
“yalancının mumu yandığı an söndürülmez ise bir daha sönmez”
..
3-“oku oku adam ol baban gibi, eşek olma”
değiştirelim;
“oku oku adam ol baban gibi, aptal olma”
..
4-”Sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etme”
../
Karnından çıktığını sırtına al ki, insan olasın…

5-” atı atın yanına bağlarsan ya huyundan ya da suyundan çeker”
../
atı atın yanına bağlarsan hem huyundan hem de suyundan çeker…

6-” balık baştan kokar”
../
balık bozulmadıkça kokmaz…

7- “alet işler, el övünür”
../
ilk alet el, övünse de yeridir.

8- “ak akçe kara gün içindir”
../
ak akçe kara-günün yaratıcısıdır.

9- “denize düşen, yılana sarılır”
../.
denize düşene yılan dokunmaz; o, ya kendisini bulur ya da yok olur…

10- “Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar.”
../
her zenginlik, bir yoksulluğun karşılığıdır.

11- “Yılanın başı küçükken ezilmeli”
…/.
suç yılanda değil, onu doğurandadır.

12- “böyle gelmiş, böyle gider”
../.
böyle gelmiş, böyle gitmez

13- “Çobansız koyunu kurt kapar. “
../.
sürünün başındaki çoban, dolunayda olur kurt adam.

14- “Baş kes, yaş kesme. “
../.
başı da kesme, yaşı da…

15- “Davul dengi dengine çalar. “
../
davul, zurnasız çalmaz

Ana/ata sözleri kristalize olmuş düşüncelerdir; ancak masum ve her zaman doğru düşünmeye sevk eden bir yapıda değillerdir.. Davulun dengine çalmasını öğretmek sürekli var olacak kast sistemini benimsetmek demektir. Son zamanlarda aile içi huzursuzluk/mutsuzluğun arttığını söylemek olanaklıdır. Bunun nedeni denklikte/denksizlikte değildir. Bir kere bireyleri özgür düşünemeyen/düşüncelerini özgürce geliştiremeyen/kendisini gerçekleştirecek eylemini yaratamayan toplumlarda davullarda ne denklik olur ne de ilişkilerde sağlık; evliliklerin çoğu diğer ilişkiler gibi sakat doğduğu için bir süre sonra fire vermeye başlıyor. Bu nedenle diyorum ki, davul, zurna olmadan çalamaz. Özgürlük olmadan ilişkiler sağlıklı olamayacağından denklik diye bir şey kast sisteminin ve süre-gelen eşitsizliğin savunulmasıdır. Yıkılması gereken de bu olsa gerek…

16- “sakla samanı, gelir zamanı”
../.
sakla samanı, geçsin zamanı

17- “Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.?
../.
yoksulluğun karşıtı tembelliktir; ayıp olan, yoksulluğun sırtından yaratılan zenginliktir.

18- ”üzümü ye, bağını sorma”
../.
Üzüm bağsız, bağ kimliksiz olmaz; bağını bilmediğin üzümü yeme

19- “Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.”
…/.
kaz gelecek diye tavuk verilmez.

20- ” bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur”
../.
bakarsan dağ gibi özgür,
bakmazsan zincirden bağ olur.

21- ”kızını dövmeyen, dizini döver”
../.
canlıyı/insanı döven, kendisini eğitemez.

22- ?Kızı gönlüne (keyfine) bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya.?
../.
kadını aşağılarsan insan olduğunu unutursun, ne davulcu ne de zurnacı olabilirsin…

23- “Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.”
../.
oynamasını bilmeyen damat, yer beğenmezmiş.

24- “İnsanoğlu çiğ süt emmiş.”
../.
insan çiğden bir damlaymış

Ana/atalar derler ki; ” anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul-zurna az” diye. Önemli olan sözlerin kişiler üzerindeki etkileşimleri olduğuna göre bu konu üzerinde durmaya/düşünmeye/irdelemeye değer. “acıkan her şeyi yemez ve acıyan susmasını da bilir.” şeklinde bir açılım da getirilebilir. Açlıkla insanın terbiye edilmeleri ne denli yanlış ise, açlığın insan üzerindeki etkilerini kişinin var-oluş tarzına göre genellemek yanlış değerlendirmelere neden olabilir. Ana/ata sözleri önemli süzgeçlerdir ve bu nedenle irdelenmeye değerdirler. Bu irdelemeyi yapmak onları önemsemektir ve zenginleştirerek farklıyı göstermektir. Farklılığın ne olduğu konusu tartışmaya açık bir konudur. Düşüncelerimizi açıklar iken karşı düşünceye önem vermek yanında kırıcı olmamak adına gerçek düşüncemizi oto-sansüre tabi tutar isek o zaman yaratıcı/yapıcı değil yanıltıcı oluruz. . Çoğu konuda ayrık olanın/istisnanın kuralı bozmadığı düşüncesi egemendir; oysa ki, ayrık olan var-olduğu için kural ortaya çıkmaktadır/genellenebilmektedir. Dolayısı ile, istisnalar çok önemli olgulardır.

25- “el ile gelen düğün bayram”
../.
el dediğin ile yapamazsın düğün-bayram; görmelisin geleni.

26- “Baş nereye giderse ayak da oraya gider.”
…/.
ayak olmadan baş, hiç bir yere gidemez.

27- “su testisi su yolunda kırılır”
../.
testi, testi olmak için yola çıkar; nasıl olsa kırılacak.

28- “Verip pişman olmaktansa, vermeyip düşman olmak yeğdir.”
../
ver pişman olma, kaybeden sen olmayacaksın; varsın dostun çoğalsın

29- “bana dokunmayan yılan, bin yaşasın”
../
yılan teğet geçiyorsa, hedef sensin

30- ?besle kargayı, oysun gözünü?
../
bak bakalım insana, dönüp bakacak mı sana?

31- “Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir. “
../.
eşeğe altın semeri vuran, eşek olduğunu ne bilsin

32- “Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır. “
../.
hoşafı insan yapar, anlamasını bekler eşekten…

33- “Adam olana bir söz yeter. “
../.
insana bir söz yeter

34- “Sükût ikrardan gelir.”
../.
ikrar eden susmaz

Nejdet Evren
Tüm-zamanlar

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
F. Gladkov ve Çimento – Çağlar Mirik

Kasvetli, havasız bir kulübe... Tavandan sarkan gaz lambası, yer yer gazete ve dergi kupürleriyle kaplı, ağaç kütüklerinden yapılmış duvarları solgun...

Kapat