Descartes’ın bilgi kuramının kurucu yanı, ilk yıkıcı yanından çok daha ilginçtir.

BİLGİ KURAMI
Descartes’ın bilgi kuramının kurucu yanı, ilk yıkıcı yanından çok daha ilginçtir. O yan, bütün skolastik vecize türlerini kullanır. Bir etkinin onun nedeninden asla daha eksiksiz (mükemmel) olamayacağı vecizesi gibi (bu husus, başlangıçta Descartes’ı eleştirenlerce nasılsa gözden kaçırılmıştır).
Bu vecizelerin kabulü için hiç bir neden verilmez. Hâlbuki onlar, ispatı büyük velveleyle ortaya konan, birinin kendi varlığından kesinlikle daha az açık seçiktir. Platon’un Theatetos’u, Sanctus Augustinus ve Sanctus Thomas Descartes’ın, Düşüncelerimde evetleyici olanın çoğunu zaten içermektedir.
Eleştirsel kuşku yöntemi, Descartes’ın kendisi onu yarım yürekle uygulamışsa bile, önemli bir felsefî öneme sahipti. Bir mantık sorunu olarak onun, sadece eğer kuşku bir yerde duruyorsa olumlu sonuçlar verebileceği bellidir.
Eğer hem mantıksal hem empirik bilgi varsa iki durak vardır:
1. Kuşku edilmez olgular.
2. Kuşku edilmez indirgeme ilkeleri.
Descartes’ın kuşku edilmez olguları onun kendi düşünceleridir. («Düşünce»yi olanaklı en geniş anlamıyle kullanıyorum). «Düşünüyorum» onun son öncülüdür.
Burada «ben» sözcüğü gerçekten yasa dışıdır. Descartes son öncülünü «düşünceler vardır» biçiminde dile getirmeliydi. «Ben» sözcüğü gramatik olarak yerindedir. Fakat bir veriyi tanıtlamaz (tasvir etmez).
Descartes daha sonra «ben düşünen bir nesneyim» dediğinde skolastikliğin belirlediği deyiler (kategoriler) aygıtını eliştirisiz kullanmaktadır. Descartes hiç bir yerde, düşüncenin bir düşüneni gerektirdiğini kanıtlamaz (ispat etmez) ya da buna gramatik bir anlam dışında, inanmamızı sağlayacak neden de vermez.
Bununla birlikte ilk empirik kesinlikler olarak dış nesnelerden çok, düşüncelere dikkat etme kararı çok önemliydi ve sonraki felsefe üzerine derin etki yapmıştı.

Bertrand Russell
Batı Felsefesi Tarihi 3
Türkçesi: Muammer Sencer
Bilgi Yayınevi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here