Devrimin Kardeşleri / Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi

devrimin_kardeşleriDünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Herkes için.

Editörler Ann ve Jeff VanderMeer’in “Yeni keşifler serisinin ilk ayağı…” olarak nitelendirdikleri Devrimin Kardeşleri kadına ve kadınlığa dair, hayal dünyasının gözü pek arayışlarına kucak açarken bir şekilde gerçekliğe dokunmayı başaran provokatif öyküleri bir araya getiriyor. Feminist spekülatif kurgu türü altında toplanan öyküler, okuyucuya özgün bakış açılarında sürükleyici anlatılar sunuyor.

Spekülatif kurgu; bilimkurgu, fantezi, korku ve büyülü gerçekçilik gibi birçok alanı kapsayacak bir üst tür olarak yirminci yüzyılın ilk yarısında ortaya atılmış bir terimdir. 1960’lar ve sonrasında ikinci dalga kadın hareketleriyle iç içe geçerek yaygınlaşmış ve “feminist spekülatif kurgu” olarak yeni bir kimlik kazanmıştır. Margaret Atwood ve Ursula K. Le Guin arasındaki ünlü kurgu ve gerçekliğin ilişkisi üzerine süregelen tartışmanın temeline oturan spekülatif kurgu terimi; bilimkurgu, doğaüstü kurgu ve büyülü gerçekçilik gibi alanlarda kadın meselesinin eksikliğine bir cevap niteliği taşır. Feminist spekülatif kurgu, hem edebiyat çevrelerinde felsefi ve teorik bir tartışma ateşlemeyi başarmış, hem de kadın yazarlara hak ettikleri görünürlüğü kazanmalarını sağlamıştır. Neticede Nebula ve Hugo gibi prestijli edebiyat ödüllerine layık görülen kadın yazarların sayısında da gözle görülür bir artış yaşanmıştır.

Devrimin Kardeşleri bu bağlamda feminist spekülatif kurgu türünün özellikli örneklerine yer verirken, feminist tartışmanın ışığında, okurlarını davet ettiği hayal aleminde yalnızca kadınların değil, erkeklerin de gebe olduğu sonsuz olasılıklarla baş başa bırakıyor. Nebula, Hugo, James Tiptree, Jr. ödülleri başta olmak üzere, çeşitli ödüller ve onurlarla alanında rüştünü kanıtlamış isimlerden; kadınlıktan anneliğe, toplumsal cinsiyet inşasından ataerkil toplum eleştirisine kadar farklı meselelere dair büyülü, sürükleyici ve şaşırtıcı öyküler paylaşıyor.

İçindekiler
1. Margaret A.’nın Yasaklı Sözleri – L. Timmel Duchamp
2. Benim Yün Donlarım – Leonora Carrington
3. Köpekbalığı Adası Anneleri – Kit Reed
4. Palmiye Haydutu – Nnedi Okorafor
5. Dil Bilimcinin Beş Kızı – Eleanor Arnason
6. Ve Salome Dans Etti – Kelley Eskridge
7. Mükemmel Evli Kadın – Angélica Gorodischer
8. Cam Şişe Hilesi – Nalo Hopkinson
9. Annelerinin Gözyaşları: Dördüncü Mektup – Leena Krohn
10. Burgu Sineği Solüsyonu – James Tiptree, Jr.
11. na Re’nin Yedi Kaybı – Rose Lemberg
12. Akşam ve Sabah ve Gece – Octavia E. Butler
13. Bitkilerin Uykusu – Anne Richter
14. Ağaçlarda Yaşayan Adamlar – Kelly Barnhill
15. Memeden Hikayeler – Hiromi Goto
16. Omurgasızlar Aleminde Aşk ve Seks – Pat Murphy
17. Değiştiğinde – Joanna Russ
18. Kendini Gezegen Sanan Kadın – Vandana Singh
19. Gestella – Susan Palwick
20. Oğlanlar – Carol Emshwiller
21. Orta Kademe Yöneticilik için İstikrarlı Stratejiler – Eileen Gunn
22. Kuzey Usulü Satranç – Tanith Lee
23. Teyzeler – Karin Tidbeck
24. Sur – Ursula K. Le Guin
25. Korkular – Pamela Sargent
26. Hiçliğe Giden Yolda Dönemeçler – Rachel Swirsky
27. Uzay/Zamana Bakmanın On Üç Yolu – Catherynne M. Valente
28. Deniz Kenarındaki Ev – Élisabeth Vonarburg

Kitaptan:

“Antarktika toprağındaki ilk adımlarım, Ross Adası’na yaptığım tek ziyaret, safi keyiften ibaret değildi. İngiliz şairin şu dizelerini düşündüm:

Her umut hoşnut eder de,
Bir tek İnsan alçaktır yine.

Öte yandan kahramanlığın görünmeyen yüzü hüzündür çoğu zaman; kadınlar ve hizmetçiler bilir bunu. Kahramanlığın sırf bu yüzden daha az gerçek olamayacağını da bilirler. Fakat başarı erkeklerin düşündüğünden daha küçüktür. Büyük olan, gemi o akşam tekrar batıya doğru seyir hâlindeyken ardından baktığım gökyüzüdür, topraktır, denizdir, ruhtur.”

-“Sur”, Ursula K. Le Guin

“Bazı yerlerde zaman, zayıf ve rastlantısal bir olgudur. Biri çıkıp da geçtiğini iddia etmediği sürece, zaman aslında geçmiyor veya sadece kısmen geçiyor olabilir; olaylar, spiraller ve daireler oluşturmak üzere birbirlerinin içine kıvrılırlar.
Yeğenler uyanır ve bekler, uyanırlar ve beklerler, Teyzeler’in gelmesini.”

-“Teyzeler”, Karin Tidbeck

“Tarih ve bellek aynı değildir. Tarih yazılmalı, yapılmalı, düzenlenmelidir. Bellek Sibirya trenlerinde sürüler hâlinde güdülür, bellek çalışma kamplarında yok olur, bellek açlıktan eriyip tükenir, bellek düsen tomrukların altında donar kalır, bütün izleri eritir, siler. Büyükbabam hatırlıyor. Kafasında bir Rusça eşanlamlılar sözlüğü yazıyordu, onu hayatta tutmuş olan buydu. Orada tarih yazamadı. Ya da o zamandan beri.”

-“na Re’nin Yedi Kaybı”, Rose Lemberg

“Ağaçlarda yasayan adamlar bizim gibi kederlenmiyor. Ölüm var olmadığı için kederleri de bir başka. Geçenlerde Molarular üç hafta boyunca onlardan biriyle beraber yaşamamı yasakladı. Müşterek yerleşimlerini ziyaret etmeme izin verilmedi, gerçi o yerlerin varlığı bile meçhul. Bazıları ağaçlarda yaşayan adamların kuş gibi yuva yaptıklarını ve şakıyarak sınırlarını çizdiklerini söylüyor. Ben bunun doğru olduğunu düşünmüyorum, fakat evlerini hiç görmediğim için sanırım her şey mümkün. Hâl böyle olunca her gece yerde uyuduk biz de, yüzümüz gökyüzüne dönük. Şifacı bana Molaru hikaye anlatıcılığının inceliklerini ve ellerini nasıl toprağa resmettiklerini öğretti. On birinci günde, mahkumların sürgüne gönderildiği yerin surlarına götürdü beni. Orada öylece dikilmemize rağmen surları gözetleyen askerler bizi fark etmedi. Bir elimi duvara, diğerini de onun avucuna koymamı söyledi. Yaptım ve keder zavallı kalbime bir bıçak gibi saplandı aniden. Bir elimle esirlerin iniltilerini, kuru ağızlarını, boş midelerini, çürüyen bacaklarını, eğilen sırtlarını, yıkılan umutlarını ve içler acısı çaresizliklerini, diğeriyle yeni dostumun korku dolu dehşetini, hissiz kabullenişini ve paramparça kalbini hissettim. Çıt çıkarmadan ayrıldık oradan. Kimseler görmedi bizi.
-Tamino Ailare’nin Günlüklerinden”

– “Ağaçlarda Yaşayan Adamlar”, Kelly Barnhill

“Bilimkurgu yazarı on dokuz yaşındayken bir düşük yaptı. Hamile olduğunu bilmiyordu bile. Ama kanadı, kanadı ve kan durmadı. Doktor, belli bir ilaç tedavisi görürken bunun yaşanabildiğini açıkladı ona. Bilimkurgu yazarı konuyla ilgili nasıl hissedeceğini bilemiyordu, on yıl sonra, olmayan bebeğin babasıyla evlenip boşandıktan, kimsenin pek de beğenmediği pembe bir gaz devi içinde yüzen metan-böceksi şehirler hakkında bir kitap yazdıktan sonra, hâlâ karar veremedi nasıl hissedeceğine. On dokuzundayken ellerini karnına koydu ve hamileliğinin sürdüğü tarih aralığını düşünmeye çalıştı. Kız mı olacaktı? Babasınınki gibi mavi gözleri olabilir miydi? Onun Danimarkalı burnunu mu, yoksa babasının Yunan çizgilerini mi alacaktı? Bilimkurguyu sevecek miydi, büyüyünce endokrinolog mu olurdu? Onu sevmeyi becerebilir miydi? Ellerini karnına koydu ve üzülmeye çalıştı. Üzülemedi. Ama sevinemedi de. Hiç doğurmamış olması gereken bir gerçeklik doğurduğunu hissetti.”
-“Uzay/Zamana Bakmanın On Üç Yolu”, Catherynne M. Valente

Yorumlar

“Spekülatif kurgunun başlı başına siyasi gücünü gösteren gerekli, iyi derlenmiş bir antoloji.” —Kirkus Reviews

“Devrimin Kardeşleri’ndeki öyküler tam da bekleneni karşılıyor; klişeleri yerle yeksan ediyor, cinsiyet kavramını sorguluyor, toplumun kuralları ve etiketlerine incelikli entellektüel bir değerlendirme çerçevesinde hicivli bir yaklaşımla kimlik kavramını inceliyor.” —Mahvesh Murad, tor.com

“Bu olağanüstü derleme, Yeni Dalga bilimkurgu ve feminist spekülatif kurgu türlerindeki akımların, kültür, kadınlık, feminist görüşlere dair değişimleri nasıl yansıttığını ortaya koyuyor.”—Vanessa Bush, Booklist

“Hepimizi yakından ilgilendiren, tür ve cinsiyet, kültür ve bağlam gibi tartışmalara değerli ve iddialı bir katkı.” —Kari Sperring, strangehorizons.com

“Geçtiğimiz birkaç on yılda üretilmiş en iyi kadın spekülatif kurgu yazarlarını bir araya getiren seçkin ve hayret verici bir derlemesi.” —Andrew Andrews, truereviewonline.com

“VanderMeer çifti, feminist bilimkurgunun (ya da herhangi başka bir türün) en iyi derlemesini sunuyor.” —Elizabeth Hand, Los Angeles Times

“Geniş ve çok zengin kaynakları taramış editörler… spekülatif kurgunun çeşitliliğinin hakkını veriyor. Türden ve siyasi duruşlardan bağımsız olarak iyi bir antoloji.” —Keith Brooke, Guardian

“VanderMeer adını taşıyan bu “özenle bir araya getirilmiş” feminist spekülatif kurgu derlemesi; sadece fantastik yazının, korku ve fantezi dahil, her türünden öyküyü seçmekle kalmıyor, bu alanda bir antolojiden beklenmeyecek kadar üstün bir sürreal ve zengin bir grotesk anlatı da sunuyor.” —Gwyneth Jones, New York Review of Science Fiction

Arka Kapak:
Devrimin Kardeşleri, feminist spekülatif kurgu başlığı altında bilimkurgudan doğaüstü kurguya, fanteziden büyülü gerçekçiliğe uzanan türleri kapsayan, alanının en saygın editörleri Ann ve Jeff VanderMeer’in derlediği kapsamlı bir öykü antolojisidir. 1970’lerden günümüze feminist spekülatif kurgu alanının ses getiren öykülerini bir araya toplayan seçki, okuyucuyu hayal gücünün uçsuz bucaksız diyarlarında gezintiye çıkarıyor.

James Tiptree, Jr. erkeklerdeki cinsel arzunun kadınları öldürme arzusuna dönüştüğü bir distopya yaratırken, Ursula K. Le Guin, iz bırakmaya ihtiyaç duymayan kadınları anıyor. Susan Palwick kurt adamların istila ettiği hayal dünyamızı yerle bir ederek bir kurt kadının adımlarını takip ederken, Eleanor Arnason okurları kadınların ağzından dökülen sözcüklerin gücüyle yaratılan alemlere, Kelly Barnhill ise cinsiyet kavramının geçişken olduğu büyülü bir diyara davet ediyor. Yeni doğum yapmış bir annenin bedeniyle ve bebeğiyle kurduğu ilişki Hiromi Goto’nun karanlık anlatımıyla kalıpları yıkarak belleklerde yerini alırken, ataerkil normlarla bezeli efsaneler ve halk masalları da Nnedi Okorafor’un kaleminden nasibini alıyor.

Devrimin Kardeşleri’nde yer alan öyküler, toplumsal cinsiyetin işleyişini sorgulamakla kalmıyor, kimi zaman mizahi kimi zaman grotesk bir anlatıyla kaideleri yerle bir ediyor; gerçekliğin sınırlarında gidip gelirken nelerin mümkün olduğunu ve olabileceğini gösteriyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Herkes için.

Editörler Hakkında
Ann VanderMeer, Buzzcity Press’in kurucusudur. Weird Tales, Tor.com, Weirdfictionreview.com ve Cheeky Frawg Books gibi çeşitli mecralara editör olarak katkı sağlamaktadır. The Weird: A Compendium of Strange and Dark Stories antolojisiyle British Fantasy ve The World Fantasy ödüllerine layık görülmüştür.

Jeff VanderMeer, köşe yazarı, editör ve yazardır. Booklife, Shriek: An Afterword ve Wonderbook gibi kitaplarının yanı sıra, on iki edebiyat antolojisinin de editörlüğünü üstlenmiştir. Yazıları New York Times Book Review, Guardian ve Los Angeles Times başta olmak üzere birçok mecrada yer almaktadır. Üç defa World Fantasy Ödülü’ne layık görülmüştür.
VanderMeer çifti, Florida’danın Tallahassee şehrinde yaşamaktadır.

Devrimin Kardeşleri
Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi
Derleyen: Ann & Jeff VanderMeer

Çeviri:
Yaprak Aydın – Yasemin Barlan – Albina Ulutaşlı – Gözde Serteser – Gonca Doğan –
Poyzan Şahiner – Eda Doğançay – Özge Akkaya – Hale Şirin –
Elif Sorgun – Amy Marie Spangler – Cansen Mavituna – Deniz Güzgün

Yayıma Hazırlayan: Poyzan Şahiner – Eda Doğançay
Kapak Tasarımı: Deniz Akkol
Sayfa Düzeni: Kolektif
1. Baskı, Şubat 2016
ISBN: 978-605-5029-49-4
472 s. / 32,00 TL

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Kral Oidipus, Hamlet ve Satıcının Ölümü Oyunlarında Trajik Olan

Sıfırdan Yayınları, Ramazan Aksoy’un Tiyatro Kuram Dizisi içinde “Kral Oidipus, Hamlet ve Satıcının Ölümü Oyunlarında Trajik Olan” adlı çalışmasını okuyucularla...

Kapat