Diyar Saraçoğlu: “Ortalıktaki kitap, dergi, gazetelerin çoğunun okunmaması daha iyi”

İlgi alanına göre insanı rezil de eden, vezir de eden bir siteden bahsediyoruz. Bildiğiniz, bilmediğiniz kitaplarla dolu, ?Şunu okudun mu??, ?Bunu okumalısın,?, ?Aslında buna da bir baksan,? dedirterek, sizi oradan oraya sürükleyebilecek bir site. Kendine has seçimleri, gelişmeleri ve ilerlemeleri ile ismini duyuran Okuma Listeleri, gençlere yön gösteriyor, işin içinden çıkamayanlara yardımcı oluyor. Kolektif olarak işleyen bu sistemden Diyar Saraçoğlu, tüm evreleri bir bir anlatırken işin mutfağına da giriyor. Listelerin seçilmesi, hazırlanması derken koca koca kategoriler ortaya çıkıyor. Politika, felsefe gibi pek çok kafa karıştırabilecek ve nereden başlanması gerektiği soru işareti olarak kalan konulara el alıyorlar.

Okuma Listeleri fikri nasıl ortaya çıktı? Yurt dışında da benzer siteler var mı yoksa bu tamamen sizin ?haydi böyle bir şey yapalım? demenizle mi baş gösterdi?

Okuma listeleri bizim ihtiyaçlarımızdan ortaya çıktı diyebiliriz. “İyi güzel de hangi kitabı okumalı?” sorusuna biz de uzun süre yanıt aradık. Sonrasında yanıtlarımızı insanlarla paylaşalım diye düşündük. Fakat bunun da çözüm olmayacağını gördük. İlgili konularda ciddi okumalar yapmış, tezler, kitaplar yazmış kişilere ulaşıp onlardan okuma listeleri istemek en iyi çözüm diye düşündük. Böylelikle hem iyi listeler yayınlayabilecek hem de okuyucularla güven ilişkisi kurabilecektik.

Yurtdışında da okuma listeleri içeren siteler var. Üye olan herkesin okuma listesi oluşturabildiği siteler birçoğu. Dolayısıyla çok eklektikler. Biz marksist dünya görüşüyle oluşturulabilecek listelere odaklanıyoruz. İnsanların beğenilerinin ve önerilerinin dünya görüşünden ayrı olamayacağını, objektif okuma listelerinin hazırlanamayacağını düşünüyoruz.

Okuma Listeleri’nin kategoriler anlamında bir çerçevesi, ‘olmaz’ları var mı? Şu an sitede var olan listelere bakıldığında epeyce geniş bir alana dokunulmuş. Liste kriterleri neler?

Sitemizde şu anda Sanat-Toplum İlişkisi, Emek Tarihi, Toplumsal Sınıflar, Kadın Mücadelesi, Dünden Bugüne Felsefe gibi farklı birçok konuda yirmiden fazla liste var.

Kolektif olarak belirlediğimiz okuma listelerinin yanı sıra liste istediğimiz kişilerden ya da okuyuculardan gelen isteklere göre yeni listeleri belirliyoruz. Tabi çok teknik konular veya genel konularda okuma listeleri oluşturmaktan kaçınıyoruz. Bir de baskısı olmayan, eski kitaplara listelerimizde çok yer vermemeye çalışıyoruz.

Kitap seçimlerini de, listeyi hazırlayanın deneyimlerine ve bilgi birikimine bırakıyoruz. O konuda okunması gereken kitaplar olarak düşünüyoruz. Elbette genel olarak listenin bütünlüklü bir bakış sunması önemli bizim için.

Okuma listelerinin oluşturulmasının temelinde yatan, okumak öğrenmek. Sizce ‘kitap okumak’ fiilinin önemi nedir bu noktada?

Elbette kitabın etkileyici, ikna edici, değiştirici, dönüştürücü rolündeki değişimin farkındayız. Fakat bu konuya dair, klasik ?okumuyoruz? muhabbetinin ötesinde bir şeyler söylemek gerek. Çünkü ortalıktaki kitap, dergi, gazetelerin çoğunun, okunmaması daha iyi! Bütün bu tespitlere rağmen, sistematik bir okumanın yaratacağı birikimin, ‘değiştirme’ eyleminin o sürekli değişir/gelişir kılavuzuna kaynaklık edeceğini düşünüyoruz.

?Üniversite öğrencileri kitap temin etmede sıkıntılar çektiyor?

Peki, bu listeleri okuyan var mı gerçekten? Geri dönüşler, eleştiri ve taleplerden söz etsek biraz?

Okuma listelerinin tamamının temin edilmesi ve okunması zor olabiliyor. Özellikle üniversitede okuyanların kitapları temin etmede sıkıntılar çektiğini biliyoruz. Listelerde yer alan kitapların hepsi okunmasa da bizim yaşadığımız sıkıntılara benzer sıkıntılar yaşayanlar çalışmamızı önemli buluyor. Özellikle sosyal medya aracılığıyla birçok öneri alıyoruz. Gelen öneriler doğrultusunda, listelerimizde 20 adet kitap/makale/yazıyı geçmemeye çalışıyoruz. Böylelikle listelerin temininin daha fazla gerçekliği olabiliyor. Ayrıca liste talep formu kullanılarak, istenilen konuda bir okuma listesi oluşturulması da istenebiliyor.

Peki, bu kadar sistematik bir okumanın bugün açısından gerçekliği var mı?

Çok tartıştığımız konulardan… 20 kitap olsa listede, kaba hesap her biri 20 liradan 400 tl. Dolayısıyla profesyoneller dışında, bir listenin tümden temini zor görünüyor. Tabi burada şunu aklımızda tutmalıyız: Bu ‘listeleme’ etkinliği aynı zamanda da bir seçme etkinliğidir. Dolayısıyla liste içerisinden seçilecek kitaplardan her biri alanındaki -belki- yüzlerce kitap arasından seçilen kitaplardır.

Sanırım bir kolektif olarak yapıyorsunuz bütün bunları? Tek bir kişi olarak karar vermek zorken bir de toplu bir karar verme sürecinden mi geçiyor listeler?

Böyle bir çalışmayı kolektif olarak yürütmek en baştan beri hedefimizdi. Seçimlerde genel olarak ortaklaşabiliyoruz. Zaten liste yayınlamak istediğimiz konularda erişilebilecek isimler sınırlı oluyor. Bunun için seçim konusunda çok sıkıntı yaşamıyoruz. Ayrıca kendi aramızda da çeşitli iş bölümleri yapıyoruz. Listeler için isimlerin belirlenmesi, iletişim kurulması, görsellerin hazırlanması, sosyal medyada listelerin duyurulması gibi işleri beraber yürütmeye çalışıyoruz.

?Dünyayı anlamanın ve değiştirmenin bilgisinin üretilmesi için sistemli okumalar yapılması önemli?

Kolektifinizin hazırladığı okuma listelerini ‘diğer’lerinden ayıran şeyi ne olarak tanımlıyorsunuz? Neden seçimimiz onlar değil de siz olmalı?

İnternette ya da basılı birçok dergide satış rakamlarına göre hazırlanan, piyasa kültürünün etkisinde olan listeler yer alıyor. Bu listelerdeki kitaplar tek tek incelendiğinde bile bir çok sorun varken bir de liste haline gelince sorunlar iyice katlanıyor. Ayrıca bazı ?ünlü? kişilere sorulup ?hobi? amaçlı oluşturulan okuma önerileri var ki bunlar da oldukça sorunlu. Bu şekilde oluşturulan listeler, egemen bakış açısını yansıtmaktan ve yeniden üretmekten öteye gidemiyor. Bizler, dünyayı anlamanın ve değiştirmenin bilgisinin üretilmesi için sistemli okumaların yapılmasını önemli buluyoruz. Bu nedenle seçici olmanın yanı sıra kişinin kendini gerçeklediği alana dair somut bir liste önermeye çalışıyoruz.

Kitap okuma alışkanlıkları değişiyor. Artık eski stil kitap yaprağı kokusu, eskimiş ciltler, e-kitaplar ile tarihe karışıyor. Bu iyi midir, saygı mı duyulmalı? Yoksa iyice kopacak mıyız kitaplardan?

Kitap okuma alışkanlığını etkileyen daha temel faktörler var: İdeolojik tahakküm, sosyo-ekonomik ve siyasal kuşatma, bireycileştirme, yaşamı yüzeyselleştirme vb. İnternet burada okuyanla kitap arasında bir aracı olabilir sadece. Kitap okuyanlar için her yerde okuyabilmek, üzerinde kolayca çalışmak, hızlıca notlar almak önemli bir şey olabilir. Ama erişilebilirliğin artmasının tek başına okuma alışkanlığını arttırması çok zor.

Okuma Listeleri’nin yeni projeleri var mı? İlerisi için neler düşünüyorsunuz?

Hazırlanan okuma listeleri içerisindeki kitap/makale/yazıları internetten erişilir kılmak gibi bir isteğimiz var uzun süredir. Telif tartışmaları yüzünden bu isteğimizi hayata geçiremedik. Bu konuyu aramızda tartışmaya devam ediyoruz. Yakın zamanda bir çözüm bulabiliriz diye düşünüyoruz.

Bir de çalışmaya ilk başladığımızdan beri aklımızda olan okuma grupları oluşturma konusu var. Farklı illerde, hazırlanan okuma listelerinin okunduğu-tartışıldığı gruplar oluşturmak istiyoruz. Henüz bunun için erken ama hedeflerimiz arasında kalmaya devam ediyor.

SU BAHADIR  02-05-2013, http://www.sabitfikir.com

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
1 Mayıs 1977’den Kalan Sorular / Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ile söyleşi – Zafer Köse

Yalova'nın Çiftlikköy İlçesi'ne bağlı Taşköprü Beldesi'nde bir evin kapısını çalıyoruz. 1973-1977 yıllarında İstanbul'da belediye başkanlığı yapmış olan Ahmet İsvan içeriye...

Kapat