Molotov Anlatıyor, Stalin’in sağkoluyla yapılan 140 görüşme, Feliks Çuyev

?Heyecanlı olduğum zamanlarda kendi adım Skriabin?i telaffuz etmekte güçlük çekerim. Çok fazla sessiz harf var. İşte bu nedenle kendime telaffuzu daha kolay bir ad aradım. ?Makhov? ve ?Molotov? arasında tereddüt ettim. Kendi adımı heyecanlandığım zamanlarda bile kolay söyleyebileyim diye. Molotov endüstriyel bir isim. İşçilerin hep yanında oldum.? (Molotov anlatıyor, Yordam Kitap, s.149)

Devrim ve sosyalizm tarihinin kritik ismi, Stalin döneminin ikinci adamı Molotov?un isminin öyküsü böyle. Askeri devrimci komite üyesi olarak Lenin?le çalışan, Ekim 1917?de Petrograd?da ayaklanma hazırlıklarında görev alan Molotov, İkinci Dünya Savaşı sırasında Devlet Milli Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı olarak özellikle dış politika alanında etkin oldu. Savaş ve sonrası dönemin tüm kritik hamlelerinde dahli var. Churchill?in yazdığına göre Molotov ?sanatkarca işlenmiş bir diplomat?. Kendisine göre ise, ?Ben kendimi diplomat olarak görmüyorum. Bir politikacı olaraksa, evet. Bu da o kadar saygın bir etiket.? (age, s.122)

Molotov, 1973?ten 1986?daki ölümüne dek kendisiyle Feliks Çuyev?in yaptığı görüşmelerde bir Bolşevik bilgeliği ve mütevaziliğiyle tarihin karanlık sayfalarını aydınlatıyor.

?1942?de ikinci cephe ile ilgili bütün müzakerelere katıldım ve buna inanmayanların da başında geliyordum. Ben sakindim: Onlar içinse bu tamamen imkansızdı. Ama, ilk olarak, bu istek politik olarak zorunluydu; ikinci olarak elde edebileceğimizin en fazlasını onlardan koparmalıydık. Stalin de inanmıyordu, eminim: Ama yine de istemeliydik. Kendi halkımız için bu zorunluydu.? (age, s.71)

Hakkında yazılan onlarca kurguyu bir kalemde silen ve son derece yalın ifadeler…

İkinci Savaş ve sonrası dönemde emperyalist siyasetçileri hayran bırakan performansın altında kimi zaman poker ruhuyla mücadele eden bir ?yaratıcılık? bulunuyor:

Atom bombasının dünya gerçeği haline gelişinden sonra BM?de yaptığı konuşmada ?Unutmamalı ki bir tarafın atom bombasına diğer taraf atom bombasıyla karşılık verebileceği gibi daha başka şeylerle de verebilir ve o zaman büyüklük taslayan ama biraz aptal olan tarafın bozgunu da çok muhteşem olur? diyor Molotov.

?Bu benim kişisel fikrimdi, dedi Molotov. Bunda hiçbir risk olmadığını düşünüyordum. Çok düşündüm: Mutlaka bir şeyler demek gerekiyordu, bombalar Japonya?ya atılmıştı ama tabii Sovyetler Birliği hedeflenmişti, sanki bize ?bakın bizde ne var? diye hatırlatır gibi. Sizin atom bombanız yok; bizim var ve eğer kıpırdarsanız halinizin ne olacağını görün.

Bu nedenle sesimizi biraz yükseltmemiz, bir karşılık vermemiz gerekiyordu.? (age, s.98) ?Sonradan Stalin bana dedi ki: ?Çok sert vurdun!? Daha hiçbir şeyimiz yoktu ama çok iyi bilgilendirilmiştim.? (age, s.99) Evet, Molotov kurusıkı atmıyor; kısa bir süre sonra atom bombası Sovyetlerin de sahip olduğu bir silah oluyor ve hatta hidrojen bombası gibi ?başka şeyler? de…

Savaşın ve savaş diplomasisinin tüm inceliklerini kavramış olan Molotov, bu döneme ilişkin kurgular konusunda kimi zaman öfkeli, ama çoğu zaman bunları politik saldırılar olarak görüyor ve ?doğal? karşılıyor. Kendi çıkardığı dersleri savunurken son derece net:

?-Bugün aman savaş olmasın diyorlar.

-O Kruşçev dargörüşlülüğü. Çok tehlikeli bir şey. Kendimizi yeni savaşlara hazırlamayı düşünmemiz lazım. Olaylar kaçınılmaz bir şekilde gelişiyor. Ve bizim hazır olmamız gerek. O zaman emperyalistler iki kere düşünürler. Ve eğer o kadar aşırı uçlara gitmeye kalkışırlarsa biz de güçlü bir şekilde direnebiliriz.? (age, s.108)

***

?-Bana öyle geliyor ki, dedim Molotov?a (FÇ konuşuyor), bazen Stalin darbeler size gelsin diye sizi öne sürmek durumunda kalıyordu.

-Bazen, evet. En önde o duruyordu, onun için ben bir şekilde arazi yoklaması için önden gidiyordum. Bu kaçınılmazdı, olağan dışı bir şey yok bunda.? (age, s.29)

Genel bir tavır olarak ?öyle olması gerekiyordu, öyle oldu? yalınlığı farklı konulardaki değerlendirmelerinde de öne çıkıyor. İstendiğinde bunun altını dolduracak ?bir araba? açıklamasının olduğu çok belli.

Örneğin çok tartışılan 1937 dönemine ilişkin: ?Ben o gün izlenmiş olan siyasetin sorumluluğunu üstleniyorum ve doğru olduğuna inanıyorum. Kabul ediyorum ve her zaman da söyleyeceğim: Büyük hatalar yapılmış, aşırılığa kaçmalar olmuştur ama genelinde siyasetimiz doğruydu.

Politbüro?nun bütün üyeleri, ben dahil, yapılmış hataların sorumluluğunu taşıyoruz.? (age, s.333) Hatta, ?Stalin 10 milyon kulak?ı sürgün ettiğimizi söyledi. Aslında 20 milyonunu sürgün etmiştik. Benim kanımca gerçekleştirmiş olduğumuz kolektifleştirme çok büyük bir başarıydı.? (age, s.333)

1937?deki ?itiraflar?a ilişkin ise, kavganın içinden yapılması olanaklı olan bir değerlendirmeye sahip: ?Bence halka açık bir soruşturmada kötülüğü bu derece üstlenerek iddianamenin bütün inandırıcılığını yok etmek, partiye karşı yürütülen bir mücadele yöntemiydi.? (age, s.340)

Molotov Ekim?in ve Lenin döneminin de canlı tanıklığını yapıyor. Bu tanıklıklardan Lenin?in Stalin?e atfedilen ?sert? ve ?despot? özelliklere fazlasıyla sahip olduğunu öğreniyoruz. Hatta Stalin?i ?yumuşak? bulduğunu. Molotov, aktarımlarında son derece içten ve özel siyasi hassasiyetlere sahip bir seçiciliği var. Lenin?e dair bir anektod: ?Aklımda hep kalan, Sovyetlerin iktidarını ilan eden Lenin. Ben tribünün arkasındaydım, başkanlığın yer aldığı sekinin arkasında. Lenin tribünün üstünden konuşuyor; başkanlık şurada, ben de işte burada yandayım. Tuhaf ama şunu hatırlıyorum, Lenin salona doğru konuşurken, bir bacağı kıvrık duruyor, onun alışkanlığıydı bu, işte o nedenle de ben ayakkabısının tabanını görüyorum ve çok eskidiğini fark ediyorum. Deliğin şeklini bile hatırlıyorum. [Lenin?in ayakkabısının delik tabanını çiziyor]. Şöyle bir şey. İç kısmı çok iyi durumda ama taban delik. Tabanın şekli bile aklımda…? (age, s.163) Diğer yandan yine Lenin?le ilgili hep tartışılan vasiyet meselesi; son derece basit: ?Sanki Lenin?in en önemli şeyi vasiyetiymiş gibi! Vasiyet tali bir şey. Halbuki Lenin?le ilgili son derece esaslı, öncelikli konular var. Son yıllar onun için zordu, kaygı yıllarıydı.? (age, s.182)

***

1957?de Kaganoviç ve Malenkov ile Kruşçev?i devirme girişimleri ve bu nedenle partiden ihraç edilmiş olması da onun için politik mücadelenin bir gereği. ?Parti karşıtı? grup olarak adlandırılıp, Sovyet tarihinde bir dönemin haini ilan edilse de, ısrarlı bir şekilde partiye tekrar tekrar başvuruyor. Kendisinden 30?ların sonundaki dönemde yapılanların ?hata? olduğunu söylemesi isteniyor. Elbette kabul etmiyor.

1906?da 16 yaşında parti üyesi olan ve uzunca bir dönem birinci kademe sorumluluklar üstlenen Molotov, ancak Çernenko döneminde partiye tekrar kabul ediliyor. Ve ülkenin en kıdemli SBKP üyesi oluyor: 80 yıllık!

SBKP üyeliği kesintili de olsa, Bolşevikliğe hiç ara vermiyor Molotov. Her zaman Bolşevik kalıyor: ?Yazılı olarak söylenmemiştir ama Brejnev XXIV. Kongre?yi şu sözlerle kapatmıştı: ?Daha özgürce nefes alıyoruz, iyi çalışıyoruz, sakin yaşıyoruz.? Bir Bolşevik için ne biçim bir ifade tarzı: ?Sakin yaşıyoruz!? Bunlar gerçek Bolşevik sözleri değil. Daima ileri gitmek, zorlukların üstesinden gelmek isteyen Bolşevikler eğer sakin yaşayacaklarsa kesinlikle bir işe yaramazlar ki. Sakin bir hayatta Bolşevik neye yarar? Sosyal demokrat olsun daha iyi. Bu tamamen yeterli olur. Sosyal demokratlar kapitalizmin bu doğal eğilimini izlerler hep.? (age, s.287)

Ekim devrimine bir teşekkür de Bolşevik kadroları ve bıraktığı siyasi dersleri için…”
Gamze Erbil, internet sol gazetesi, 12 Kasım 2007

“Molotov, 1890’dan 1986’ya kadar süren asırlık hayatında, aralarında son Rus Çarıyla Lenin, Stalin, Kruşçev, Brejnev ve Gorbaçov’un da bulunduğu tam 11 yönetici gördü.Bolşeviklere 16 yaşındayken katıldı. Ekim 1971’de devrimi yöneten beyin takımının yanı başındaydı. İç savaşa katıldı. Lenin sonrasındaki iktidar mücadelesinde Stalin’i destekledi ve onlarca yıl boyunca SSCB’nin iki numaralı adamı olarak kaldı. Lenin’den sonraki parti içi mücadelelerin, kolektifleştirme hareketinin, 1937-1938 yargılamalarının, Nazi-Sovyet Paktı’nın ve II. Dünya Savaşı’nın önemli figürlerindendi.
Molotov’un bir özelliği de II. Dünya Savaşı ve izleyen Soğuk Savaş döneminde Dışişleri Bakanlığı yapmış olması. Görevi nedeniyle tanıdığı Hitler’i, Churchill’i, Roosevelt’i de anlatıyor bu kitapta. Hatta yeri geliyor, Boğazlar üzerinde denetim hakkı ve Doğu Anadolu’dan toprak isteyip istemedikleri tartışmalarına da açıklık getiriyor.”
Kitabın Tanıtım Yazısı

Molotov anlatıyor, Stalin’in sağ koluyla yapılan 140 görüşme
Feliks Çuyev
Çev. Suna Kabasakal
Yordam Kitap, 2007, İstanbul

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Stalin ve Hruşçov Hakkında, Benediktov ile Söyleşi, V. Litov

Aleksandr Benediktov genç yaşta Stalin tarafından Sovyetler Birliği Tarım Komiserliği?ne (Tarım Bakanlığı) getirilmiş biri. Daha sonra Köy İşleri Bakanı olarak...

Kapat