Dostum Foucault

Paul Veyne, Foucault adlı kitabında parlak düşüncenin arkasındaki parlak ve mücadeleci insana daha da yaklaşmamızı sağlıyor.

Türkçe artık Foucault okurları için oldukça zengin bir dil haline geldi. Foucault?nun henüz İngilizce?ye çevirilmeden Türkçeye aktarılmış Collége de France dersleri, Seçme Yapıtlar başlığıyla ciltler dolusu makaleleri ve söyleşisinin yayımlanması Türkiye?de Foucault felsefesinin derinlemesine tartışılmasını olanaklı kıldı. Elbette, sosyalbilimler alanında eleştirel bakışın Frankfurt Okulu?ndan uzaklaşıp Foucault?yu benimsemesiyle birlikte Foucault?nun kitaplarına olan talep de arttı. Foucault, şu anda Türkiye dahil bir çok ülkede ?baş tacı? edilse de kitapları Fransa?da ilk yayımlandığı zaman büyük bir ?skandal? olarak değerlendirilmişti.

Paul Veyne, Foucault?nun her anlamda dostu olan bir tarihçi. Antik Yunan dönemi uzmanı olan Veyne, Collége de France?da Foucault ile birlikte çalıştı ve onun yakın dostuydu. Foucault?nun antik Yunan çözümlemeleri yaparken çoğu zaman Veyne?e danıştığı bir sır değil fakat Veyne, ?Ben sadece birkaç şey söylüyordum, gerisi onun dehasının ürünleriydi? diyerek eşsiz bir alçakgönülllük sergiler. Veyne?in dostu üzerine kaleme aldığı Foucault adlı kitap biyografik bir çalışma değil ama bu parlak düşüncenin arkasındaki parlak ve mücadeleci insana da yaklaşmamızı sağlıyor.

Veyne, Foucault?nun düşüncesini bazı biyografik öğelere bağlamaktan kaçınıyor. Kötü edebiyat çalışmalarında bir romanı yazarının hayatıyla açıklamaya çalışan karikatür anlayışlara karşı, düşünceyi geliştiren ve mücadele içinde olan kişiyi de tanımamızı sağlıyor. Dolayısıyla Veyne?in kitabının altbaşlığı olan ?düşüncesi ve kişiliği? ibaresi, ?hayatı ve eserleri? ibaresine hiç benzemiyor. Düşüncenin lokomotif olduğu bir yaşam, her kitabını kendini değiştirmek için yazan bir düşünür… Avrupa düşüncesinin ayrıcalık tanıdığı kişilerden biri olsa da normal ve anormal arasındaki sınırı sorgulayan bir zihin: Foucault bunların hepsi. Veyne, kitabında düşünce ve kişiliğin tutarlı bir biçimde iç içe geçtiği düşünürün her yönünü ele alıyor. Foucault?nun temel kavramlarına bazen bir yaşanmış bir anekdot ekleniyor ama değindiğimiz gibi, düşünce asla biyografik bir atıfla açıklanmıyor. Foucault?nun düşüncesiyle mücadele ettiği kavramları ele alırken, kişi olarak da mücadelesini okuyoruz. Özgür düşünceli bilinen akademinin muhafazakâr dirençlerini okurken, tarihsel dönem hakkında da önemli bilgiler ediniyoruz. Bir de en önemlisi, Veyne?in akıp giden, çok iyi anladığı için sadelikle ama basitleştirmeden anlatabilmesini sağlayan üslubunun tadı var bu kitapta.

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi Türkçe?deki Foucault külliyatı bizlere Foucault?nun kavramlarıyla analiz ya da bu kavramlar hakkında derin tartışma yapabilme olanağını sundu. Veyne?in kitabı bu külliyata önemli bir katkıda bulunuyor. Foucault?yu ?yiyip yutmuşlar?, düşünürün temel kavramlarını yeniden başka bir bütünlük içinde düşünme fırsatı bulacak. Foucault?ya ?yeni başlayanlar? ise temel kavramları çok iyi bir profesörden dinleyecek. Orta düzeyde olanlar ise bildiklerini test etme şansını yakalayacak.

NERGİS DOĞAN
15.08.2014, http://kitap.radikal.com.tr/

FOUCAULT
Düşüncesi, Kişiliği
Paul Veyne
Çeviren: Işık Ergüden
Alfa Yayınları
2014, 181 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, Makaleler
Êdouard Levê’nin “intihar” üçlükleri – Onur Köybaşı

?Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Ancak hiçbiri kalmayınca öleceksin? Belki de sadece bu sebeple Êdouard Levê, hiç ölmemiş gibi...

Kapat