Etiket: Işık Ergüden

Var olan düzeni kabullenip onunla mutlu yaşayan herkes “sosyal böcek”tir. – Albert Caraco

Savaş, erkeklerin iklimi Yeri geldikçe “bilgelerin sesini duymayı bıraktığımızdan beri dünya bambaşka bir hal aldı; pek çok şey kötüye gitti” deyip duruyorum. Onların karamsarlığı veya iyimserliği fark etmez; önemli olan, hayatımızla ve dünyayla ilgili hangi teşhisleri koydukları ve bunda doğruluk payı bulunup bulunmadığı. Şayet bir şekilde doğruluk payı varsa orada izlenmesi gereken bir şeyler var

okumak için tıklayınız

Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler – Marguerite Duras

Fransız edebiyatının tartışmasız en başarılı ve üretken yazarlarından Marguerite Duras’nın zaman zaman romanlarında da yansıttığı iç dünyasına dolaysız bir dokunuş. Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler, Duras’nın Hindiçin’de geçen çocukluğundan Nazi işgali sırasında sonsuzmuş gibi gelen bekleyişlerine, Paris’in gündelik hayatı ve sıradan sakinleri hakkında yaptığı etkileyici gözlemlerden politik görüşlerine acıyla, özlemle, başarıyla yoğrulmuş bir yaşamdan

okumak için tıklayınız

Frankensteingillerin hikâyesi

Eski bir tartışma bu: Bilim iyi güzel de kötüye kullanıldığında ne yapacağız? Her Nobel Barış Ödülü verildiğinde “Ama, ama dinamit” diyesim gelir. Çılgın Dâhiler’i okurken içimden sık sık “ama dinamit” demek geldi. Laurent Lemire’in yazdığı kitap “Arşimet’ten günümüze bilimlerin çılgın tarihini” anlatıyor. Kitap, Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Popüler Bilim Serisi’nden Işık Ergüder’in çevirisiyle çıktı.

okumak için tıklayınız

Dostum Foucault

Paul Veyne, Foucault adlı kitabında parlak düşüncenin arkasındaki parlak ve mücadeleci insana daha da yaklaşmamızı sağlıyor. Türkçe artık Foucault okurları için oldukça zengin bir dil haline geldi. Foucault?nun henüz İngilizce?ye çevirilmeden Türkçeye aktarılmış Collége de France dersleri, Seçme Yapıtlar başlığıyla ciltler dolusu makaleleri ve söyleşisinin yayımlanması Türkiye?de Foucault felsefesinin derinlemesine tartışılmasını olanaklı kıldı. Elbette, sosyalbilimler

okumak için tıklayınız

Foucault Düşüncesi Kişiliği – Paul Veyne

Michel Foucault ve Paul Veyne. Filozof ve tarihçi. Paul Veyne’nin Foucault’nun düşüncesi ve kişiliğini anlattığı bu kitap sadece bir tarihçinin gözüyle değil bir “dost” bakışıyla yazılmış bir kitap. Foucault’nun yakın dostu Veyne, filozofun devrim niteliğindeki düşüncelerini bu düşünceleri biçimleyen yaşamıyla birlikte ele alıyor. Filozofun kişiliğinde ete kemiğe bürünen bu düşünce Veyne’nin kaleminde yaşayan, hareket eden,

okumak için tıklayınız

Saramago?nun kilit taşı – Mert Tanaydın

Belki de Nobel?li yazarlar arasında ülkemizde son yılların en çok sevilenlerinden biri José Saramago. Márquez bir adım öndedir belki, Orhan Pamuk?u saymıyorum; okur onun üslubuna, mantığına ve temalarına olabildiğince alışmış durumda. Bugün bakınca, Türkiye?deki kitabevi raflarında üçüncü kez arzı endamına şahit oluyoruz, José Saramago?nun ilk başyapıtı Baltasar ile Blimunda?nın çevirisinin. İsmi, arada Manastır Güncesi de

okumak için tıklayınız

Okuma ediminin incelikli ölçütleri – Kaya Özsezgin

“Okuma Üzerine”, yaşamı boyunca farklı yörelerde yaşamayı seçmiş olan Marcel Proust’un birey ile kitap arasındaki ilişkiyi ve özgün psikolojik edim olarak okumayı irdelediği, bu edimin kaynaklarına yaptığı yolculuğu içeren bir anlatı. Büyük bir yazarın kitapla kurulan ilişki üstüne derin düşünme denemesi aynı zamanda. Okuma eylemi kuşkusuz her dilde alfabeyi çözmekle başlıyor ama ABC?nin aracılık ettiği

okumak için tıklayınız

Baltasar ile Blimunda – Jose Saramago

18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların sarstığı Portekiz’de geçen Baltasar ile Blimunda’da, Nobel ödüllü yazar José Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de romana ustalıkla katıyor: Bekledikleri veliahtın doğumunu kutlamak için manastır inşa ettiren kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk aleti, Passarola’yı yapmaya çalışan Peder Bartolomeu; ve iki âşık: sol

okumak için tıklayınız

Spinoza’yı Anlamak – Hadi Rizk

17. yüzyıl felsefesinin önde gelen düşünürlerinden Spinoza, dönemin Hıristiyan Avrupa’sında Yahudilerin yaşadığı sıkıntılara karşıt Altın Yüzyıl’ını yaşayan Amsterdam’daki refah ve özgürlük ortamında sonradan cemaatten dışlanmasına sebep olacak fikirlerini dile getirmeye başlar. Düşüncelerini Descartes okumalarıyla geliştirip onlara cevaben yazdığı metinlerle kendi konumunu belirler, batıl inançlar ve yanılsamaları saf dışı bırakan bir sistem oluşturur. Spinoza’yı Anlamak, sonsuzun

okumak için tıklayınız

Bir Yıldıza Övgü – Pablo Neruda

Yirminci yüzyılın büyük ozanı, Şilili usta Pablo Neruda?dan çocuklara ve hep çocuk kalmak isteyenlere yıldızlar kadar zarif, yıldızlar kadar ışıltılı ve büyülü bir şiir. Büyüdüklerinde, gündelik hayatın akışına katıldıklarında, düşlerini unutmasınlar, yüreklerinde ve beyinlerinde bir yıldız taşımayı ihmal etmesinler diye minik bir anımsatma…

okumak için tıklayınız

Homeros – Jacquelıne De Romılly

Araştırmacıların belirttiğine göre, İlyada ve Odysseia son şeklini MÖ VI. yüzyılda almış. Ancak yine öğreniyoruz ki, destanların yazarı Homeros, MÖ VIII. yüzyılın şairi. Bu bilgileri yazmamızın nedeni, kaç yüzyıldır okunduğunu hatırlatmak için. Antik Yunan kültürünün bu ilk yazılı eserleri yalnızca okumakla kalmış metinler değil, pek çok “Yunan lirik şairleri, tragedya yazarları, tarihçiler bu eserlerden beslenmiş

okumak için tıklayınız

Gündelik Hayatın Eleştirisi 1 – Henri Lefebvre

“Aşina olunan bilinmez,” diyor Hegel. 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Henri Lefebvre, ‘politik dramın’ gündelik temelinin unutulduğu, felsefecilerin hakikati başka yerde aradığı, edebiyatçıların mucize ve macera peşinde koştuğu bir dönemde aşina olunana bakıyor: “Asıl değişim nerede olup biter? Gündelik hayatın esrarsız derinliklerinde!” İktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği, buna rağmen değişimin ve

okumak için tıklayınız

Kitabın Tarihi – Albert Labarre

Antik doğu’da kil tabletlere yazılarak kaydı düşülen söz, yirmi birinci yüzyılda dokunmatik ekranlarda okunabilen dijital metinlere dönüşene dek uzun bir yol kat etti. Düşüncenin ifade edilmesi, bilginin korunması ve yayılması için bir devrim sayılan matbaanın bulunuşu gibi temel önemdeki tarihsel geçiş noktalarında boyut ve hacim değiştirdi. Yunan-Roma dünyasından bugüne kitabın tarihine dair bir soruşturma, iktisattan

okumak için tıklayınız

Yüzyıl – Alain Badiou

20. Yüzyıl: Kısa ya da uzun, totaliter ya da liberal, terörist ya da mücadeleci, ütopik ya da yanılsamalı, soykırımlarla ve avangardlarla dolu benzersiz bir dönem. “Bir yüzyıl kaç yıl eder? Yüz yıl mı? (…) Tek bir an bile sonunu getirebiliyorsa, yüz yıl dediğimiz nedir ki, bin yıl nedir ki? (…) 20. Yüzyılı sona erdiren istisnai

okumak için tıklayınız

Kabil – Jose Saramago

Saramago’nun ölmeden önce yazdığı son romanı… José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. Adem ile Havva’nın oğlu, kardeş katili, “sürgün ve gezgin” Kabil’le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit’in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman

okumak için tıklayınız

Maddesiz (Bilgi, Değer ve Sermaye) – Andre Gorz

Siyasi ekolojinin önemli düşünürlerinden André Gorz, kapitalizmin, kaynakları akıldışı kullanması yüzünden dünyanın yıkıma doğru gidişini eleştiren tavrıyla bilinir. Gorz?un elimizdeki çalışması da, yine benzer bir eleştiriden hareketle, gün geçtikçe maddilikten çıkan ve sanal alemin içinde dönüp dolaşan paranın aldığı yeni biçimleri irdeliyor. Düşünür, bu yeni yapıda sermayenin nasıl ele avuca sığmaz bir nitelik kazandığını ve

okumak için tıklayınız

Marx’ı Okuma – Emmanuel Renault, Gerard Dumenil, Michael Löwy

Elinizde tutuğunuz kitap bir Marksizm el kitabı değil! Bu konuda da haklı gerekçelerimiz var: Marx’ın düşüncesini tanımanın en iyi yolunun, düşüncelerini ifade ediş ve argümanlarını düzenleyiş, problemleri ortaya koyuş ve çözümlerini oluşturma tarzına dikkat göstererek yazılarını okumak olduğu kanısındayız. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, basitçe, bir metin seçmesinden yola çıkmak ve bunların her birinin de önüne

okumak için tıklayınız

Proudhon’dan Deleuze’e Anarşist Felsefe Sözlüğü – Daniel Colson

Bu sözlük kendine koyduğu sınırlar içinde eğretidir, çok sayıda ekleme ve düzeltmeye müsaittir. Bilinçli soyutluğu içinde tek bir hedefi vardır ve dört noktada özetlenebilir: 1) Anarşi’ye bağlılığını kararlı bir şekilde belirten bir hareketin olası (ve paradoksal) teorik tutarlılığının anlaşılmasını sağlamak; 2) uzunca bir süre ortadan silindikten sonra yirminci yüzyılın ikinci yarısında bu hareketin teorik canlanmasının

okumak için tıklayınız

Manastır Güncesi – Jose Saramago

18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların sarstığı Portekiz krallığında geçen Manastır Güncesi’nde, José Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de romana ustalıkla katıyor. Bekledikleri veliaht doğduğu takdirde Mafra’da bir manastır inşa ettirme sözü veren Kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk aleti, Passarola’yı yapmaya çalışan Peder Bartolomeu Lourenço; ve iki âşık:

okumak için tıklayınız

Gençler İçin Hayat Bilgisi El Kitabı – Raoul Vaneigem

Giderek sıradanlaşan gündelik hayatımızdaki sefaleti hangi yanılsama gizleyebilir? Topluluk halinde yaşadığımızı sanırken yalnızlığımızı ve tecrit oluşumuzu keşfettiğimizde ölü birer nesneden farkımız kalmadığını da görmüyor muyuz? Birbirimize dokunuyoruz sadece; kimse kimseyle karşılaşmıyor, yüz yüze gelmiyor. Âşık olarak birlikte olduğumuzu sanıyoruz, oysa çoğu zaman sıradanlığın içinde iflas edip gidiyor aşkımız. Nesneleştikçe toplumsallaşıyoruz. Sürekli bir aşağılanma ve saldırganlık

okumak için tıklayınız