Duygusal Eğitim – Gustave Flaubert

1836 yılında Gustave Flaubert, 15 yaşında Trouville sahilinde, o sırada 26 yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca ?mesafeli bir şekilde de olsa- ona aşık kaldı. Bayan Schlésinger, Flaubert’in daha sonra kaleme alacağı Duygusal Eğitim’deki Marie Arnoux karakterinin temel ilham kaynağı oldu.
1845’te Duygusal Eğitim’in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber çıktığı bir İtalya seyahatinde, Cenova’da görüp derinden etkilendiği bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla Aziz Anthony’nin Baştan Çıkışı’nı yazmaya başladı. 1849 sonbaharında, yakın dostları Louis Bouilhet ile Maxime du Camp’a Baştan Çıkış’ın taslağını yüksek sesle okudu. Arkadaşları da Flaubert’e bu metni çöpe atıp, böyle geniş ve belirsiz konulardan da vazgeçip, daha ‘yere yakın’, ‘hayatın içinde’ bir tema bulmasını tavsiye ettiler.
Genç Flaubert, madam Schlesinger?e duyduğu aşkı, daha sonraki yıllarda ?Duygusal Eğitim? adıyla yayınladığı romanda anlattı.

Gustave Flaubert, yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda bitirip 1869?da yayımladığı Duygusal Eğitim?de, genç bir hukuk öğrencisi, Frédéric Moreau, kendinden yaşça büyük bir kadına ömür boyu sürecek bir aşkla tutulur ve ona yakın olabilmek için kocasıyla arkadaşlık kurar. Fonda bütün Avrupa?yı çalkalayan 1848 devrimleri, Fransa?da İkinci İmparatorluk yönetiminin kuruluşu ve bütün kargaşasıyla Paris hayatı vardır. Ondokuzuncu yüzyıl Fransız edebiyatının çıkardığı en büyük romanlardan biri sayılan Duygusal Eğitim, büyük şair Cemal Süreya?nın çevirisiyle, İletişim Dünya Klasikleri?nde.

?Duygusal Eğitim?i, çocuklar gibi oyalanmak için ya da hırslı tipler gibi bir şeyler öğrenmek için okuma; yaşamak için oku.?
Gustave Flaubert George Sand?e yazdığı bir mektuptan, Aralık 1869

?Duygusal Eğitim, benim için hayatımda ancak iki-üç dostumun yakınlığıyla karşılaştırabileceğim derecede değerli bir kitap olmuştur; nerede, ne zaman sayfalarını çevirecek olsam, hep şaşkınlığa kapılır, teslim oluverir, hikâyeye kapılır giderim ve kendimi hep Flaubert?in manevi oğluymuşum gibi hissetmişimdir ?zayıf ve beceriksiz oğlu.?
Franz Kafka Felice?e yazdığı bir mektuptan, 15 Kasım 1915, gece yarısı

?Dostoyevski?nin bütün romanlarının ismi Suç ve Ceza olabileceği gibi, Flaubert?in bütün romanlarının ?en başta Madame Bovary olmak üzere? ismi de pekâlâ Duygusal Eğitim olabilirdi.?
Marcel Proust

Gustave Flaubert
Çevirmen : Cemal Süreya
Duygusal Eğitim
491 sayfa
Yayın Tarihi: Haziran 2007

Gustave Flaubert’in Hayatı
Gustave Flaubert, 12 Aralık 1821’de Rouen’de doğdu. Anne-Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu’de başcerrahlık yapan Achille-Cléophas’nın ortanca çocuğuydu. Baba mesleği olan tıbbı sürdüren Gustave değil, ağabeyi Achille oldu. Küçük kızkardeş Caroline ise, 1845?te Flaubert’in arkadaşlarından Emile Hamard ile evlendi ve 1846’da öldü.
Rouen Koleji’nde okuduğu yıllarda (1832-1840) ve Paris’te hukuk okuduğu sıralarda Flaubert yoğun bir şekilde yazdı. Bir Çılgının Hatıraları (1838), Smarh (1839) ve Kasım (1842) bu dönemin ürünleridir. 1836 yılında, Trouville sahilinde, o sırada 26 yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca ?mesafeli bir şekilde de olsa- ona aşık kaldı. Bayan Schlésinger, Flaubert’in daha sonra kaleme alacağı Duygusal Eğitim’deki Marie Arnoux karakterinin de temel ilham kaynağıdır. 1844’te, Flaubert muhtemelen sara kaynaklı olan ilk krizini geçirdi. Babasının derslerini bırakmasında ısrar etmesi üzerine eve döndü ve hayatının geri kalanını, Rouen yakınlarındaki Croisset’de, aile evinde geçirdi.
Flaubert’in hayat hikayesi, aslında temel olarak eserlerinin hikayesidir. 1845’te Duygusal Eğitim’in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber çıktığı bir İtalya seyahatinde, Cenova’da görüp derinden etkilendiği bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla Aziz Anthony’nin Baştan Çıkışı’nı yazmaya başladı. 1849 sonbaharında, yakın dostları Louis Bouilhet ile Maxime du Camp’a Baştan Çıkış’ın taslağını yüksek sesle okudu. Arkadaşları da Flaubert’e bu metni çöpe atıp, böyle geniş ve belirsiz konulardan da vazgeçip, daha ‘yere yakın’, ‘hayatın içinde’ bir tema bulmasını tavsiye ettiler. Flaubert daha sonra Du Camp’la yaklaşık iki senelik bir Yakın Doğu seyahatine çıktı ve Croisset’ye dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851’de Madame Bovary’yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirecekti.
Flaubert’in bu dönemdeki mektuplaşmaları, özellikle de uzatmalı sevgilisi Louise Colet ile olanlar hayli ilginçtir ve rahatlıkla Flaubert’in eserleri arasında sayılabilir. Colet ile aralarındaki fırtınalı ilişki, aralıklarla 1846’dan 1854’e kadar sürdü. Son bozuşmalarının ardından, artık Madame Bovary konulu mektupların hepsinin muhatabı Louis Bouilhet’dir. Flaubert’e 1857’de Madame Bovary’nin “gayrıahlakiliği” ve “zındıklığı” suçlamasıyla dava açıldı; ve Rouen’li avukat Marie-Antoine-Jules Sénard çok başarılı savunmasıyla kitap ve yazarı aklandı (ki Flaubert kitabı daha sonra Sénard’a ithaf etmiştir.)
Flaubert 1856’da Baştan Çıkış’ın 1849 taslağını elden geçirdi. 1857’nin sonlarına doğru, başlardaki adı Kartaca olan Salammbô’yu yazmaya koyuldu. 1858 ilkbaharında Kuzey Afrika’ya yaptığı bir araştırma gezisi dolayısıyla yazmaya iki aylığına ara verdiği bu romanı, Nisan 1862’de bitirdi. Son taslağını 1864-1869 yılları arasında yazdığı Duygusal Eğitim’le beraber Flaubert’in “modern”, “burjuva” konulara geri döndüğü söylenebilir. Bugün pek çok eleştirmence Flaubert’in en güçlü kitabı sayılan bu roman, yayımlandığında, sanki sözleşmişler gibi bütün eleştirmenler tarafından sert eleştirilere boğuldu. Flaubert tekrar Baştan Çıkış’a döndü, 1872’de üçüncü ve son versiyonunu bitirdi ve kitap 1874’te yayımlandı. Yeni “gerçekçi” ekolün öncüsü olarak kabul edilmeye başlanan Flaubert, Croisset’de ve Paris’teki dairesinde dönemin pek çok önemli edebiyatçısıyla buluşuyordu: bunların başlıcaları Théophile Gautier, Goncourt kardeşler, George Sand, Turgenyev, Zola ve Maupassant’dı. Bitiremeyeceği son projesi Bouvard ve Pécuchet’yi yazmaya 1874’te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877’de yayımlanacak olan Üç Hikaye’yi (Saf Bir Kalp, Konuksever Aziz Julien Efsanesi ve Hérodias) kaleme aldı.
Flaubert?in başlıca şu eserleri yazdı: ?Üç Hikaye?, ?Aday?, ?Gönül Şatosu?, ?Salammbo?, ?Tarlalarda ve Kumsallarda? ve tamamlamaya zaman bulamadığı alaylı eseri ?Basmakalıp Fikirler Sözlüğü?.
Gustave Flaubert, burjuva sınıfına yönelttiği eleştirileriyle tanınırdı. Burjuva denilince, çıkarlarının dışında bir amacı olmayan, hiçbir değere inanmayan, kafası sınırlı kaba insanlar aklına gelirdi. Ona göre roman yazmak bilim yapmak gibidir. Sanat; dünyanın aynasıdır, insan ruhunun yansıdığı parlak bir yüzeydir. Eserlerini bilimsellik tutkusuyla üreten Flaubert?in romanlarında, kişiler ve nesneler tümüyle gerçeğe uygun bir biçimde yarısıtılmıştır. Öyle ki, Madam Bovary?nin ölümünü gerçeğe uygun biçimde anlatabilmek için, tıp kitapları okumuş, arseniğin etkilerini araştırmıştır. Salammbo adlı eseri için Kuzey Afrika?ya gitmesi gerekmişti.
En önemli eseri olan Madam Bovary, edebi olarak tanımadan önce ?halkın ahlakına ve dine ters düşmek? iddiasından yargılama konusu olmasıyla tanınmıştı. Dava tümüyle yazarın, hayatının gerçeklerini anlatma hakkı ekseninde sürdü ve beraatle sonuçlandı. Bu eserde; evlilik dışı ilişkiler geliştiren Madam Bovary?nin kişiliği bu ilişkiler içerisinde çarpıcı bir değişime uğrar. İstediği kalıcı ilişkiyi kuramayan genç kadının sevgileri, umutları, hayal kırıklıkları ve trajik sona giden adamları yetkin bir biçimde sergilenmiştir . Madam Bovary?nin, ruhsal çöküşüne paralel olarak ekonomik açıdan da çökmesi gerçekçilik açısından gerekli olmasa da, ?Gerçekçilik Akımı?nın önemli eserlerinden biridir bu roman ve yazarına edebiyat dünyasında bir yer açmaya yeter.
Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, ani bir felç sonucu, Croisset’de öldü.

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Tavandaki Kukla – Ingvar Ambjörnsen

İngvar Ambjörnsen'in Tavandaki Kukla (Dukken I Taket) adlı romanı, intikamcı bir kadının hikayesi.. Ama aynı zamanda "suç", "ceza" ve "intikam"...

Kapat